Buralarda Değişen Bir Şey Yok
"Yönetici değişse de halkın kaderinin
değişmemesi" temasını işleyen klasik bir doğu kıssasıdır.
Hikaye, büyük imparatorlukların ve istilaların gölgesinde yaşayan küçük
insanların hayata bakışını ve çaresizliğini özetler.
Hikayenin aslı ve verdiği mesaj şu şekildedir:
Hikaye: Gelen
Ağam, Giden Paşam
Moğol ordularının (bazı anlatılarda Cengiz Han
veya Hulâgû Han'ın) İslam coğrafyasına doğru süratle ilerlediği, önüne çıkan
şehirleri yakıp yıktığı dönemdir. Her yerde büyük bir panik ve korku hakimdir.
Herkes malını mülkünü bırakıp kaçacak yer aramaktadır.
Bir kasabada, herkes korku içinde sağa sola
koştururken, tarlasında sakin bir şekilde toprağı çapalayan yaşlı bir köylü
dikkat çeker. Kasabanın ileri gelenleri veya kaçmaya çalışan komşuları köylünün
yanına koşarak hayretle sorarlar:
"Yahu sen
ne yapıyorsun? Duymadın mı, Moğol ordusu geliyor! Taş üstünde taş, omuz üstünde
baş bırakmıyorlar. Herkes kaçıyor, sen neden hala tarlanı çapalıyor, kaçmak
için hazırlanmıyorsun?"
Yaşlı köylü hiç istifini bozmaz. Çapasına
dayanır, derin bir nefes alır ve tarihe geçen şu cevabı verir:
"Evlat,
gelen Moğol ordusu benden şu anki yöneticilerin aldığı vergiden daha fazlasını
mı alacak? Hayır, toprağımdan ne çıkarsa yine ancak hayatta kalmama yetecek
kadarını bana bırakacaklar. Ha Harzemşahlar (veya mevcut sultan) yönetmiş, ha
Moğollar gelmiş... Benim için ne değişecek ki? Biri gider, biri gelir. Benim
hayatım hep aynı; ben yine bu toprağı çapalayacağım, yine ezileceğim, yine
vergi vereceğim."
Hikayenin Ana
Fikri ve Tarihsel Altyapısı
Bu hikaye, tarih boyunca yönetimlerin,
hanedanların ve krallıkların değişmesine rağmen üretici sınıfın (köylünün,
işçinin) kaderinin neredeyse hiç değişmediğini vurucu bir şekilde anlatır.
·
Siyaset Üstü Çaresizlik: Büyük
savaşlar ve taht kavgaları genellikle saraylar ve ordular arasında geçer.
Toprağı işleyen halk için ise devletin adı değişse de ödediği vergi ve çektiği
çile baki kalır.
·
Tarihsel Gerçeklik: Maalesef
hikayedeki köylünün bu "biri gider biri gelir" iyimserliği (veya
boşvermişliği) Moğol istilalarının ilk dalgasında pek karşılık bulmamıştır.
Çünkü Moğol orduları sadece yönetimleri değiştirmekle kalmamış, geçtikleri
yerlerdeki tarım alanlarını, sulama kanallarını ve köyleri de tamamen yok
ederek büyük bir demografik ve ekonomik yıkıma yol açmıştır.
Bu kıssa, günümüzde de "Gelen ağam, giden
paşam" veya "Yukarıdakiler dövüşür, faturayı aşağıdakiler
öder" mantığını açıklamak için sıkça kullanılan edebi ve felsefi bir
fıkradır.
Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Yorumlar
Yorum Gönder