HAKİKATİN SIRRI VE ZÂHİRİN PERDESİ: SEFÎNE-İ EVLİYÂ’DA İBN-İ ARABÎ TENKİTLERİNİN DERİNLİĞİ
"İslâm mâneviyat tarihinde 'Şeyh-i Ekber' olarak yâd edilen Muhyiddîn İbn-i Arabî’ye yönelik tenkitler / criticisms, Hüseyin Vassâf’ın Sefîne-i Evliyâ eserinde sadece ruhanî bir ihtilâf değil, aynı zamanda bir 'idrak ve mertebe' meselesi olarak en ince detaylarıyla analiz edilmiştir." Eserde, İbn-i Arabî’nin tefekkür sistemi ve 'Vahdet-i Vücûd' nazariyesi / theory etrafında şekillenen itirazların, genellikle zâhir ulemasının / outward scholars onun 'batnu’l-butûn' / inner of the inners (en derin manalar) olan ifadelerini kavrayamamasından neş’et ettiği / originated (doğduğu) vurgulanmaktadır [Vassâf, 262, 263]. "Şeyh-i Ekfer" İthâmı ve Küfür Tartışmaları Sefîne-i Evliyâ 'da zikredilen en ağır tenkit, İbn-i Arabî’nin bazı çevrelerce "Şeyh-i Ekfer" / The Most Infidel Sheikh (En Kâfir Şeyh) olarak nitelendirilmesidir. Vassâf, bu durumu "Hâşâ sümme hâşâ" / God forbid (asla ve kat’a) diyerek reddetmiş ve bu ...