Kayıtlar

M. Sami Kirazoğlu Hatıralar-3 (Aşık Mustafa Dede - Mutlu Evliliğin Sırları)

Resim
  Aşık Mustafa dedi. "Şöyle enteresan. Mescidi Kubayı yaparken Remzi diye çalışan minarde bir çocuk vardı. Bu bir gün geldi yarıma dedi ki hocam bir şey konuşacağım. Ne var dedim? Haydi inşallah. Ya benim dedi büyük bir dedem var. Bunun kimsesi yok şu anda hayatta tek yaşıyor. Fakat Medine aşıkı aşağı yukarı işte 90 küsur yaşında yakın. Yani Medine aşığı bu tutturdu illa gideceğim diye. Bunu buraya nasıl alırız? Oğlum dedim bir kere normal vize mümkün değil bana. Yani işçi vizesi olmaz. O yaşta zaten çıkartılmaz. Allah'ın izni bir şekilde hallederiz dedim. Onu bir özel bir vize çıkarttırmaya çalışalım. Ben dedim ona göre yetkililerle bir konuşayım edeyim. İnşallah bir Rabbim bir şey lütfeyler. Bir özel izin çıkartırız. Yani Medine aşığı. Ben Medine'ye gideceğim diyor. Efendimize aşığım diyor. Bize aktarılan bu kadarı. Peki dedik o zaman sen haber gönder. Bizden de bahset. Allah'ın izni ben ona özel bir vize çıkartırım dedim. Vize de o zaman Arabistan'da probleml...

HIRZUN li'l-HIFZI

Resim
Mahmud Celâleddin Efendi tarafından açık renk kağıt üzerine altın ile yazılmış olan sülüs levhada “Veba/Taun duası” olarak bilinen “Lî hamsetin utfî biha harra'l-vebâi’l-hatıme el-Mustafa ve’l-Murtezâ vebnâhuma ve Fatıma” (beş şey vardır ki ateşi söndürür Mustafâ salla'llâhü aleyhi ve sellem, ve Murtezâ -Hz. Ali [kerrem'allahü veche radiyallâhü anh] - ve iki oğlu -Hasan ile Hüseyin- ve Fâtıma [aleyhimüsselâm)     ibaresi yazılıdır. Bunun altına ise daha ince bir kalemle  “tahassantu bismillahi ve tevesseltu birasûlihi'l-Kerim, şâzire, nasıra, erîşa, bedişa, emrava, garfit rıdvanullahı aleyhim ecmaîn ” ibaresi yer almaktadır. *********ALINTI********* Prof. İsmail Kara’dan böyle bir yazı geldi bana. Sorduğu matbu dua bende yok. Olan varsa kendisine ileteyim. Eski evrakı (kesret için evrakları demek lazım) karıştırınca unuttuğum neler çıkıyor bir bilseniz? Bugün bir vesile ile İslâmcıların Siyasi Görüşleri 1'e dair sonradan birikmiş (nisbeti h...

ARAMAKLA BULUNMAZ -İsmail Kara

RÜYA İLE SAYILARIN ESRARI ARASINA SIKIŞMIŞ BİR SECDE-ÖMÜR Babanzâde Ahmet Naim Bey’in secdeden Hakk’a yürüdüğünü öğreneli çok olmuştu; dostlarından Elmalılı Hamdi Efendi’nin vefatına yazdığı meşhur tarih beytini de: Verdi ser Hamdi bu tarihe cihan Secdeden gitti Hûda’ya Naim Fakat bu vefatın arkasında rüyalarla, sayılarla örülü çok katmanlı bir “müslüman tarihi”nin olduğunu yakın zamanlarda öğrendim. İşte bu “tarih”in tabakalarını kendi kronolojisine göre değil de benim öğrenme seyrime göre tahkiye edeceğim. 1.1933 Üniversite reformuyla tasfiye edilenler arasında 1911 ’den beri Darülfünun felsefe grubu hocası olan Ahmet Naim Bey de vardı. Fakat Buharî muhtasarı Tecridi Sarih tercümesi ve şerhi gibi büyük ve muhalled [Ebedî. Dâimî. Bâki. Sürekli olarak kalan] bir işle iştigal ediyor oluşu bu tasfiyeyi muhtemelen gözünde küçültmüştü. Çok az insana nasip olacak bir işin, bir mazhariyetin dünyasında yaşıyordu. Tercüme “Hasta namazı” bölümüne gelmişti. Kendisi de hasta idi, kalp rahatsızlı...

ŞEYH EFENDİNİN RÜYASINDAKİ TÜRKİYE

Hzl. İsmail KARA, ŞEYHEFENDİNİN RÜYASINDAKİ TÜRKİYE II. Abdülhamit döneminde Şeyhülislâmlık'ta görev yapmış Şeyh Rahmi Baba 1930'lu yıllarda şeyh ve halife arkadaşlarını gizlice Anadolu'nun bir kasabasına davet eder. "Kahriye" okunacak, yani “Ya Kahhâr" zikri çekilerek Mustafa Kemal 'in ve rejiminin "kahr u tedmiri" için dua edilecektir. Davet kabul görür ve gizlice toplanılır. Kahriyenin okunacağı sabaha birkaç saat kala Şeyh Efendi bütün niyetlerini altüst edecek bir rüya görür: Bir dünya haritası. Ortasında Türkiye. Türkiye toprakları dünyanın diğer bölgelerinden bariz bir şekilde ayrılırcasına yemyeşil. Fakat etrafı, sınırları simsiyah, hayli kalın, lâkin alçak duvarla çevrili. Peygamber Efendimiz haritanın başında ve insanların gözüönünde dünyayı yeniden taksim ediyor; şurayı şuna, burayı buna verin diye emirler veriyor, etrafındakiler de gerekeni yapıyorlar. Mustafa Kemal, Trakya bölgesi gibi bir yerde duruyor. Yüzü Peyga...