Kayıtlar

Kalleşlik Eden İyi Denilen İnsanlar, Dünyanın Düzenini Bozdular

  İnsan bir yola çıktı mı orada en güvenilir olan olmalıdır. Eğer sana birileri güvendiyse onları yolda bırakıyorsan rezil bir insansın.  Rivayete göre, Ebu’d-Derda ile Rasulüllah salla'llâhu aleyhi ve sellem   arasında şöyle bir konuşma geçer: - Ebu’d-Derda: Yâ Resulallah! Mümin hırsızlık yapar mı? - Rasulüllah salla'llâhu aleyhi ve sellem: Evet, bazen olabilir. - Ebu’d-Derda: Peki, mümin zina edebilir mi? - Rasulüllah salla'llâhu aleyhi ve sellem:   Ebu’d-Derda hoşlanmazsa da "Evet!”. - Ebu’d-Derda: Peki, mümin yalan söyler mi? -Rasulüllah salla'llâhu aleyhi ve sellem: "Yalanı ancak iman etmeyen kimse uydurur.” (Kenzu’l-Ummal, h. No: 8994). Bir film seyrettim. Gerçekten, karaktersiz birinin istese iyilerden olsun, beş para etmediğinin göstergesiydi. Arkadaşları ile hırsızlık işine giriyorlar. Sonra o insanlara kalleşlik yapıyor. Kalleşlik, hırsızlıktan bin beter bir ahlaksızlık olduğunu anladım. Baştan o kişilere güven verip, sonra onları yarı yo...

Görüntünün İktidarı: Sinemanın Toplumsal Hafızayı ve Savaşları İnşa Eden Gizli Gücü

  Sinema, icadından bu yana yalnızca beyaz perdeye yansıyan ışık oyunlarından ibaret olmamış; toplumsal algıyı yöneten, savaşlara zemin hazırlayan ve "gerçekliğin baştan çıkarılması" / seduction of reality yoluyla kitleleri belirli bir ideolojik çerçeveye hapseden devasa bir aygıta dönüşmüştür. Bu makalede, Hollywood’un bir "mitoloji fabrikası" olarak nasıl çalıştığı, Hitler Almanyası’ndan günümüzün dijital platformu Netflix’e uzanan süreçte sinemanın toplumsal mühendislikteki rolü tarihsel eleştiri ve ekomateryalizm / çevresel-maddi maliyet analizi perspektifinden incelenmektedir. Toplumsal Sözleşme ve Sinematik İllüzyon Bireyler ve sinema sektörü arasında zımni bir "sosyokültürel sözleşme" mevcuttur. Bu sözleşmeye göre seyirci, eğlence ve görsel şölen karşılığında, perdede sunulan kurgunun kendi gerçekliğini, değer yargılarını ve hatta tarihsel hafızasını yeniden şekillendirmesine izin verir. Paul Valéry’nin kehanet gibi sözlerinde belirttiği üze...

Çok Eski Yazılarımızdan

Arşivden yazılar getiriliyor...