Print Friendly and PDF

Hz. Ali Ne Yapabilirdi...Ancak Yapamadı mı, Yaptırılmadı mı?

 

Muaviye’yi sahabe diye temize çıkarmak iseyenler, gerçek hayatlarında böyle birisi ile karşılassalardı, neler söylerdi diye düşünmek gerekir.

Hz. Ali kerrema'llâhu vecheh radiyallâhu anh, Muaviye'nin kendisinden daha zeki olmadığını, ancak İslam ahlakı ve Allah korkusu nedeniyle hileye başvurmadığı için süreçlerin bu noktaya geldiğini bizzat vurgulamıştır. Bu konudaki en net tarihi kayıt, Şerif er-Radî tarafından derlenen Nehcü'l-Belâga adlı eserde yer alan 198. Hutbe (bazı nüshalarda 200. Hutbe) olarak bilinir.  

Hz. Ali’nin siyasi mücadelelerdeki duruşunu ve hileye bakışını özetleyen meşhur sözleri ve tarihi bağlam şu şekildedir:

Hz. Ali'nin Meşhur Hutbesi

Hz. Ali, Muaviye'nin kurnazlığı ve kendisinin yenik düşmüş gibi görünmesi hakkında halka şöyle hitap etmiştir:

"Vallahi Muaviye benden daha zeki (kurnaz) değildir. Aksine o, kalleşlik etmekte ve fitne çıkarmaktadır. Eğer hilekârlığın çirkinliği ve dinimin yasaklaması olmasaydı, şüphesiz ben de Arapların en kurnazı olurdum. Fakat her vefasızlığın bir günahı, her günahın da bir cezası vardır."  

Bu sözüyle Hz. Ali, siyasi başarısızlık gibi görünen durumun bir zekâ eksikliğinden değil, tamamen ahlaki ilkeler ve dini sınırlara sadakatten kaynaklandığını açıkça belirtmiştir.  

 

Hz. Ali’nin Mücadeleyi Özetleyen Diğer Sözü

Hz. Ali, sefer öncesinde kendisini eleştirenlere ve durumun vehametini soranlara süreci şu vurucu cümleyle özetlemiştir:

"Yol uzun, düşmanlar hileli, dostlar cahil."  

Bu tarihi vesikalar gösteriyor ki Hz. Ali, Muaviye'nin askeri veya zihni üstünlüğünden ziyade, onun hiçbir ahlaki sınır tanımadan her türlü propagandayı ve hileyi rahatça kullanabilmesi nedeniyle halkı manipüle ettiğini savunmuştur.  

 

Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Benzer Yazılar

Yorumlar

Çok Eski Yazılarımızdan

Arşivden yazılar getiriliyor...