Kayıtlar

"Olacak O Kadar"la Oluyor mu?

  Özelleştirme Geleceğine Büyük Yükler Bırakıyor 1980'lerin sonunda ve 1990'ların başında Meksika, binlerce kilometrelik otoyolu özel sektöre devretti. Şirketler o kadar yüksek geçiş ücretleri belirledi ki, kamyon şoförleri ve halk yeni yolları kullanmayı reddederek eski ve bakımsız devlet yollarına geri döndü. Şirketler zarar edince devlet, milyarlarca dolarlık borcu üstlenerek yolları tekrar kamulaştırmak (satın almak) zorunda kaldı. Yani halk, yolları yaparken ayrı, şirketleri kurtarırken ayrı para ödedi. 2008 yılında Chicago şehri, sokaklardaki tüm otopark otomatlarının işletmesini 75 yıllığına 1.15 milyar dolar nakit para karşılığında özel bir konsorsiyuma devretti. Şirket fiyatları hemen fırlattı. Daha da kötüsü sözleşmeye göre; şehir yönetimi sokakta bir festival yapıp yolu kapattığında veya yol çalışması nedeniyle otopark iptal edildiğinde, şirkete "kayıp kâr" ödemesi yapmak zorunda kalıyor. Chicago Belediyesi, aldığı paranın katbekat fazlasını şirke...

Sen, Seni Sevdiğinle Bil. O, Seninledir

Resim
Dervişin âdetiydi; hep sızlanarak Rabbine münacat ederdi. Bir gün eline bir kitap almıştı. İçinde, "Bazı dualar göklere yükselmez, bir yerlerde kalır," yazıyordu. Canı sıkıldı. "Melekler neden duayı yukarı çıkarmaz ki?" dedi. Sonra sitemle ekledi: "Allah'ım, zatın için noksanlık yoktur. Garip kullarına gazap ettiğini de düşünemiyorum. Aramıza bu melekleri niye sokuyorsun? Ben küçüksem, zatın çok büyük; bu aralığa bunca melek neden girsin ki? İstemiyorum aradaki perdeleri ve daha da ötesini! Eğer büyüklüğünü karşıma koyup benden bir şeyler bekliyorsan; bu acizin, Sana layık kulluğu yapacak gücü nasıl olsun? Hangi yüzle amellerini Sana sunabilir? Meleklerin varmış, günahı sevabı yazarlarmış. Bunlara onlar mı karar veriyor? Sonra diyorsun ki: 'Melekler kalbin içindekini bilmezler.' Beni onların eline bırakmana çok üzülüyorum. Aldatmak istedin mi, Senin hilenden kim aldanmaz? Aldanıyorum. Bizi çamurdan yaptın; seçilmiş çamurunla başımıza ne işle...

Ferraş Dede 1 ve 2. Bölümler

Resim
  1.BÖLÜM Geceleri dondurucu soğuğu, gündüzleri ise kavurucu kuraklığıyla bilinen o eski memlekette, kendi halinde, meczup bir dede yaşardı. Bütün işi gücü, sokaklardaki çöpleri toplamaktı. Hayatta tek bildiği, annesinin küçükken elinden tutup götürdüğü, o şeyhiydi. Onu canından çok severdi. Oğlunun bu süpürme işiyle ömür tüketmesi annesini her ne kadar üzse de, dede, elinden süpürgesini hiç düşürmez, her yeri köşe bucak temizlerdi. Annesi sürekli arkasından söylenirdi: "Oğlum, bu koca sokaklar, bu devasa meydanlar süpürmeyle temizlenir mi? Bırak artık şu işi." Ama kalbine düşen o aşk, bu sevdadan vazgeçer miydi hiç? Elinde süpürgesiyle her gün sokakları adımlar dururdu. Akşam karanlığı çökünce de kuytuda kalmış, cemaati az küçük bir mescide gider, orayı pırıl pırıl yapana kadar süpürür ve silerdi. Sonra da görevini hakkıyla bitirmiş bir memur edasıyla evinin yolunu tutardı. Mahallenin çocukları, onun geçeceği saatleri bildikleri için inadına çöpleri sokaklara s...

Çok Eski Yazılarımızdan

Arşivden yazılar getiriliyor...