Hallâc-ı Mansûr’un İdam Öncesi Sitemkâr Münacatı ve Son Savunması
Ey Allah’ım! Beni idam edecekler. Hz. İsa gibi "Susadım", “Hele, hele, lamat zabak ta ni” “Fenalaşıyorum, fenalaşıyorum, yüzümü karanlık istila ediyor” dediğimi yüzlerce defa duydun. Sevgili Peygamberimiz salla'llâhu aleyhi ve selleme ise “ Mâ vedde ake rabbuke ve mâ kalâ…Rabbin seni terk etmedi”, dedin. Şu halimi senden iyi kim bilecek ki? Tükenişimin, bu yakıcı sevdanın başlangıcı olduğunu görüyorum; alaycı olmayan kalbime yazıklar olsun. Ey hastanın yardımcısı, ey dertlilerin sığınağı! Beni şimdi bu zindan köşesinde, bu amansız dertle yapayalnız, baş başa mı bırakacaksın? Bak, ben Seni bildim, Senin o ulu sırrına aşina oldum; kalbimin en mahrem odalarında Seni ağırladım. Ancak bugün, benim idama gidişimi, haksız yere kanımın döküleceğini bildiğin halde neden engel olmuyorsun, neden sessiz kalıyorsun, Allah’ım? Günahlar denizinde ne kadar uzakta bir beşer olduğumu bilerek kapına geldim; kendini, seni gören ama senin O mutlak güçle özdeşl...