Kayıtlar

"Büyük Olayların Çıkışındaki Küçük Görülen Hatalar"

  Bu durum, temelde, başlangıç koşullarına duyarlılık prensibi etrafında şekillenir ve küçük hataların, olaylar silsilesinin genel seyrini kökten değiştiren " katalizör " / kışkırtıcı rolünü üstlendiğini ortaya koyar. I. Kozmik ve Fiziksel Düzeyde Küçük Nedenlerin Gücü (Kaos Teorisi) Fizik ve matematik, bir sistemin ilk durumundaki en ufak bir sapmanın, zamanla katlanarak, öngörülemez ve büyük sonuçlar doğurabileceğini kesin bir dille belirtmektedir. Kaynaklarımız bu durumu kaos teorisi ile ilişkilendirir: Kelebek Etkisi ve Büyük Sonuçlar: Kaos, en yalın tanımıyla, "büyük sonuçları olabilen küçük nedenlerdir". Bu olgu, "yakında kanat çırpan kelebeğin, uzakta kasırga yaratması" metaforuyla somutlaşır. Öngörülemezlik Sınırı: Klasik fizikte, olayların zorunlulukla / gerekircilikle belirlendiği varsayılsa bile, karmaşık sistemlerde (örneğin hava tahmini veya uzay mekaniği) başlangıç koşulları hakkındaki en küçük...

Şeyh Öldü

Resim
  Bir zamanlar bir şeyh varmış. Celalliymiş derler. Celalli, melalli, gam yok. Talebelerinin yolunu çabuk açar, yetmiş yıllık işlerini yetmiş günde ikmal edermiş.     Kuş yuvasından bir an önce uçsun der gibi acele edermiş. Talebelerde vefalı olan, az olur derler,   yetiştirdikleri de şeyhlerini nedense sonra beğenmezlermiş. Şöylenin böylenin olmazsa olmazında kalırlarmış. Şeyh, iyi adamdı, canım adamdı, onlara tuzak kurmazdı. Fakat talebeleri ona erken tuzak kurdular. Şeyh talebe yetiştirmek için girmiş   bu yola, oldurmanın peşindeyken, talebeler uçmak kaçmak peşindelerdi. Böyleyken, şeyhin öğretmediği bir ince yolu vardı. Onu, yalnız o bilirdi. Öylede gerekliydi. Tabutunda saklı duranı kim bilirdi ki?         Bu nedenle, şeyh öldü… Talebeler kamil olduk gölgesinde, kendi başlarına kalmışlar. Şeyhten ayrı düşmüşlerdi. Aldatan ayrılık değildi, yolun çok geniş ve kolay oluşu idi. Bilmiyorlardı, geniş gibi görünen şeyin g...

Endülüs İşi Yok Etme

  Endülüs'ün yıkılış dönemindeki "Mülûkü't-Tavâif" (Beylikler Dönemi) olarak adlandırılan süreci acı bir bir şekilde özetlemektedir. Müslüman beyliklerin ve kabilelerin (aşiretlerin) birbirleriyle olan taht ve güç kavgaları yüzünden İspanyol krallıklarıyla ittifak kurmaları, kendi sonlarını hazırlamıştır. Tarihte bu duruma en net örnek, Endülüs'ün son kalesi olan Gırnata Emirliği (Nasriler) döneminde ve son hükümdar Ebu Abdullah (Boabdil) ile amcası El-Zagal arasındaki iç savaşta yaşanmıştır. Bu Sürecin Temel Özellikleri ·         İspanyollarla İttifak Kurmak: Bir Müslüman beylik, komşusu olan diğer Müslüman beyliği yenmek için Hristiyan Kastilya veya Aragon krallıklarından askeri yardım istemiş ve onlara vergi (baca) ödemiştir. ·         Birlikte Hareket Edememek: Hristiyan orduları bir Müslüman şehrini kuşattığında, diğer Müslüman beylikler "oh olsun" mantığıyla ya da kendi çıkarlarını düşüner...

Çok Eski Yazılarımızdan

Arşivden yazılar getiriliyor...