Kayıtlar

Kara Köpeği Unuttular

Resim
Mecnun çölde dolaşıyordu… Uzaktan bir inilti duydu. Yorgunluğuna rağmen, sanki kendi hali onu çekmiş gibi iniltiye doğru yöneldi ve o yöne doğru ilerledi. Uyuz bir köpek… “Ah,” dedi, “Yalnız olduğumu sanıyordum, ama sen de tıpkı benim gibisin.” Yaklaştı. Ve ne gördü… Kara bir köpek değil miydi… Leyla'nın kapısının etrafında dolaşan, onu görünce eteğine yapışan… Sıkıntıya düştüğünde onu teselli etmek için “Üzülme” dercesine havlayan… “Nereden nereye… buraya nasıl geldin?” dedi. Kalbi sarsıldı. Mecnun'dan bir iç çekiş çıktı… sanki içinden alevler fışkırıyordu. Ciğeri yandı kavruldu. Olamaz… “Karam” seni bu halde görecek miydim? Ne oldu” dedi. Yorgun kara köpek, başını zar zor kıpırdattı. Hepsi bu kadardı… Kanlı gözyaşları kara köpeğin gözlerinde iz bırakmıştı… Yorgun bedeni, seyrek tüyleri, sevgilisinin elinin izini taşıyordu… “Senden başka kimse yok,” dedi… Mecnun durdu ve düşündü. Sevgili Leyla bu kadar acımasız olamazdı. O âşktan...

Evlilik ve Bekarlık Konusu

Peygamberimiz tavsiyelerinde "Size bekârları tavsiye ederim. Onların ağızları daha tatlı (kabasaba, kırıcı söz söylemezler...), rahimleri daha hareketlidir (daha çok çocuk yapar), (aza daha kolay razı olurlar)" buyurmuştur. İbn Mâce, Sünen: Nikâh Bölümü (Kitâbü'n-Nikâh), Hadis Numarası: 1861.(Bu eserde Utbe b. Uveym el-Ensarî'nin rivayeti olarak nakledilmiştir).Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ: Nikâh Bölümü, 7. Cilt, Sayfa 81. Hadis ilmiyle ilgilenen İslam alimlerinden El-Elbânî de bu hadisin güvenilirlik derecesini incelemiş ve hadis zincirinin "Hasan" (güvenilir/iyi) derecesinde olduğunu belirtmiştir. Buhârî ve Müslim'deki Ortak Rivayet (Câbir b. Abdullah Hadisi) Câbir bin Abdullah (r.a.) anlatıyor: "Evlenmiştim. Allah'ın Resulü (s.a.v.) bana: 'Evlendin mi?' diye sordu. Ben: 'Evet' dedim. O: 'Bakire (bekâr) biriyle mi, yoksa dul biriyle mi?' buyurdu. Ben: 'Dul bir kadınla evlendim' dedim. Bunun üzerine P...

Cumhuriyet Döneminde Türklerde Az Çekmedi

Cumhuriyet Dönemi Türklerde Az Çekmedi Kürtler hep biz Çektik derler ama, Türklerde az buz çekmedi... “Kürtlere kötü davranıyoruz da sanki Türklere iyi mi davranıyoruz?” Süleyman Demirel  Türkiye gazetesi yazarı Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci 'Cezalı şehirler' başlıklı bir yazı yayınladı. Yazıda, Cumhuriyet döneminde cezalandırılan şehirleri anlatan Ekinci, "Konya, Bursa, Yozgat, Bilecik, Kütahya, Kırşehir, Maraş, Rize, Tunceli, Düzce, Zile, Menemen gibi şehirlerin" cezalı olduğunu belirterek bunların neden cezalandırıldığını yazdı. İşte Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin o yazısı: Batı hukuk tarihinde, çocuklar ve deliler fiillerinden dolayı cezalandırıldığı gibi; ölülere, hayvanlara, hatta cansız varlıklara ceza verildiği olurdu. Daha da garibi, bir savaş kaybedildiği zaman, silahlara ceza verilirdi. Toplar, zincirlenir; kılıçlar, pantolonun içine sokulurdu. Cansızların cezalandırılması geleneğine, cezalı şehirlerle biz de katkıda bulunmuşuzdur. Çoklarından 'bu ...

Çok Eski Yazılarımızdan

Arşivden yazılar getiriliyor...