Kayıtlar

Tabip Hakkı’nın Sırlı Hikâyesi

Resim
    Bir zamanlar, bir şehirde, Tabip Hakkı isimli biri vardı. İhtisası, dahiliye idi. Aslında dahiliyenin de dahiliyesi olan tedavi usullerini bilirdi. Ancak bu tabibin yüzünde siyah bir tül peçe bulunurdu. Dedikodu edenlere göre çok çirkinmiş (!) Çünkü çirkin surete insanlar pek sabredemez. Gerçekten     çirkin midir, bilmiyoruz, bu husus hala muammadır.   Yine de insanlar, ondan daha iyi   hastalıklardan anlayan bir tabip bulamadıklarından     ona giderlerdi. Tabip Hakkı, hastalarını tedavi eder, ücret olarak kapısındaki köpeğine bir öğün miktarı yiyecek bırakmalarını isterdi Bu sanıldığı gibi et falan değil, yal denen bulamaç -o da olmazsa yemek artığı bir şey de olabilirdi Hastalar ucuz ücret alan tabip olduğunu bildiklerinden hep ona gelirler, muayene olurlardı. Sonra da kolayından, ücret olarak köpeğinin önüne bahsedilen nevaleyi bırakırlardı. Şimdi, ben sizin yerinize sormuş olayım, acaba bu insan ne yer ne içer? Gerçekten, Tabip ...

Toprağım, Ayna mı Oldun?

Resim
    Tekkede çirkin yüzlü bir derviş vardı. Geçirdiği günleri çekilir değildi. Arkadaşları onu hiç sevmediler, sonunda tekkeden kovuvermişlerdi… Dervişin son sığınağı olan tekkede kapılarını kapatmıştı… Sohbetlerinde merhametten, sevgiden, aşktan bahseden şeyh, bu durumu görmezden gelmişti... Derviş,… ” Ey Allahım, hiç acımadın mı? Sevgi nişanesi dediğin dostların bana sahip çıkmadı ve kovdular” diyerek dağlana dağlana yollara düşmüştü. Dostu yoktu, evler zaten kapalıydı. Kimsesi yoktu… Hayata küstü, son sığınacak bir yer aradı, derviş ölümü beklermiş gibi, mezarlığa gitti. Eski bir lahdin içine sığındı. Günler geçer mi, geçiyordu. Ziyaretçileri de vardı. Kimlerdi? Uyuz köpeklerdi. Soğuk günlerini kabirde onların sıcağına sığınarak beraber geçirirdi. Ana rahmindeki bebekler gibi, toprağın sıcaklığını hissettikçe gönlüne bir ferahlık gelir “aşkım, sevgilim” diye sarmalanırdı. Toprağa çok muhabbet duymuştu. Nasıl duymasın, çirkinliğini yüzüne vurmayan kadim dost...

Sevdâm...Diş Atmış Aşkın Halleri

Resim
  “Gönül yarasına sebep olan şey başkalarının beklentileri ve varsayımlarıdır.”   Sevdiğime! Aşkıma cevap verdin. Bunun bedeli en çok arzuladığın şey olan varlığım, sana feda olsun. Seninle beraber olmak çok zor … Belki     bu dünyada benim için bundan daha karmaşık bir şey yok gibi. İnsan ne yaparsa yapsın, özenle yapmalı. Aşk için de aynı şey geçerli değil mi? …. Sürekli seni düşünüyorum. Rüyalarımda ismimi söylediğin söylendi. İçimi bir huzur kapladı. Uyandığımda gözlerimden yaşlar aktı. Bu o kadar basit bir şey değil, ama seni özlüyorum. Her şeyimi seninle paylaşmak istiyorum. Bazen ne söylediğimi ne yaptığımı anlayamıyorum… Senin için yapılması   gereken ve yapmayacağım çok şeyler var. Sayılı günleri olan ben…ne çok hataları tekrar tekrar yaptım. Bunlar Seninle buluşmama engel olacak rahatsız eden şeyler. Göz ardı edilmemeli. Kalbimin buz gibi donmasını engellemek için kilidini açmalıyım. Gerekirse bana acıman...

Çok Eski Yazılarımızdan

Arşivden yazılar getiriliyor...