Kayıtlar

Hallâc-ı Mansûr’un İdam Öncesi Sitemkâr Münacatı ve Son Savunması

Resim
    Ey Allah’ım! Beni idam edecekler. Hz. İsa gibi "Susadım", “Hele, hele, lamat zabak ta ni”       “Fenalaşıyorum, fenalaşıyorum, yüzümü karanlık istila ediyor” dediğimi yüzlerce defa duydun. Sevgili Peygamberimiz salla'llâhu aleyhi ve selleme ise “ Mâ vedde ake rabbuke ve mâ kalâ…Rabbin seni terk etmedi”, dedin. Şu halimi senden iyi kim bilecek ki? Tükenişimin, bu yakıcı sevdanın başlangıcı olduğunu görüyorum; alaycı olmayan kalbime yazıklar olsun. Ey hastanın yardımcısı, ey dertlilerin sığınağı! Beni şimdi bu zindan köşesinde, bu amansız dertle yapayalnız, baş başa mı bırakacaksın? Bak, ben Seni bildim, Senin o ulu sırrına aşina oldum; kalbimin en mahrem odalarında Seni ağırladım. Ancak bugün, benim idama gidişimi, haksız yere kanımın döküleceğini bildiğin halde neden engel olmuyorsun, neden sessiz kalıyorsun, Allah’ım? Günahlar denizinde ne kadar uzakta bir beşer olduğumu bilerek kapına geldim; kendini, seni gören ama senin O mutlak güçle özdeşl...

MU'NUN ÇOCUKLARI...Hz. İsa

  Şaman TÜRKSOY             01.06.2011 Geleneksel Hristiyan anlatılarına göre; çarmıha gerilmiş ve ölmek üzere olan İsa yüksek sesle “Hele, hele, lamat zabak ta ni” diye bağırmış, olay esnasında hazır bulunanlar İbranice ya da Ön Asya dillerinden hiçbirine ait olmayan bu sözlerden bir anlam çıkaramamışlar, “Alahım, Allahım! Beni neden yalnız bıraktın?” anlamına gelen “Eli, eli lema şevaktani?” şeklinde Aramice bir cümle olduğunu sanmışlardır. Bu olay Matta İncili’nin 27.bölüm/46 nolu ayetinde şöyle anlatılır: “…Saat üçe doğru İsa yüksek sesle, Elî, Elî, lema şevaktani? diye bağırdı…”. (İsa’nın bu söylemi bazı kaynaklarda “ Eloi, Eloi, lama sabachthani” şeklinde geçmektedir.) Halbuki İsa çektiği büyük acıyı ve ıstırabı hazır bulunan düşmanlarına sezdirmemek için,senelerce Hindistan’da ve Himalaya manastırlarında öğrendiği Mu dili ile “Hele, hele lamat zabak ta ni “ yani “Fenalaşıyorum, fenalaşıyorum, yüzümü karanlı...

Hallacı Mansur'un Başını Verme Nedeni

  Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve sellemi bir şekilde tenkit etmek, O’nu şirk babında Allah Teâlâ’ya rakip görmek günümüzde moda oldu.  O’nun yüce şahsiyetini görmemek. Görmemek ne kelime,  O’nu müsteşrik edasıyla dinden silip atmak bir vazife addediliyor? Ne oldu bu Müslümanlara! Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve selleme karşı olmak yoksa dinden dönmenin başka bir şekli mi? Gün geçtikçe adı Müslüman, kendi de  Müslüman (!), fakat Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve selleme düşman kişiler artıyor ve eksilmiyor. Neden? Diyebilirsiniz, hayır öyle bir şey yoktur. Var Efendim var! Onların işine bak; kulluğuna bak; cemaatine bak, liderine bak; hocasına bak; şeyhine bak ; dergisine bak, … Baktıkça bakın …hiçbirinde Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve selleme dair  az da olsa “minnet babından” duyulan bir söz ve halleri  var mı ? Yoktur. Bazılarında da, Kur’ân-ı Kerim dillerine dolanmış duruyor. Ne oldu?  Rasûlullâh sallallâhü aleyhi ve se...

Çok Eski Yazılarımızdan

Arşivden yazılar getiriliyor...