Kayıtlar

Risale-i Nur Labirentinde Satır Araları...Said Nursi’nin Tartışmalı İfadeleri

  Said Nursi'nin eserlerinde ve hayat hikayesinde yer alan, çeşitli eleştirilere zemin hazırlayan ifadeler kaynaklar ışığında aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır. Metinlerde geçen yabancı kelimelerin yanına Türkçeleri "/" işareti ile eklenmiş, ilgili kısımlar açık ifadelerle belirtilmiştir. "Nerede Türk varsa Müslümandır. Müslümanlıktan çıkan veya Müslüman olmayan Türkler Türklükten dahi çıkmışlardır." "Şeriatta %99 ahlak, ibadet, ahiret ve fazilete aittir. %1 nispetinde siyasete mütealliktir /alakalıdır/. Onu da ul emirlerimiz /yöneticilerimiz/ düşünsünler." "Ben 89 yaşındayken bütün nahiyemiz ve etrafında ahali Nakşi tarikatinde ve oraca meşhur Gavs-ı Hizan namıyla bir zattan istimdat ederken /yardım isterken/, ben akrabama ve umum ahaliye muhalif olarak ya Gavs-ı Geylani derdim." "Çocukluk itibariyle elimden bir ceviz gibi ehemmiyetsiz bir şey kaybolsa; ya şeyh sana bir Fatiha, sen ben...

Allah Teâlâ’m Şikâyetim Sanadır

  Ya Rabbi! Son dönemde çıkan şu ….ilahiyatçı bozmalarını Zâtına şikayet ediyorum. Şerefleri bulundukları makamdan öte gitmeyen bu kişilerin İslamla tek dertleri Hz. Rasûlü'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellemin olmadığı bir din istemeleridir. Onların açıklarını bulmak çok zorlaştı. Çünkü kazıklarını sağlamlaştırdılar. Kendilerini destekleyen dinli dinsiz çok. Ancak ölmüş geçmişlerinin soy kütüklerini bir dökülmesine izin ver. Geçmiş pisliklerinin üstüne beton döktüler sanıyorlar. O betonlar kırılsın rezil rüsva olsunlar. Bu sıra sanki bir el bunları gaza getirdi,  yahut, geçmiş sohbetlerini kaydedenler birer birer servise sokuyor. Ya Rabbi! Hz. Rasûlü'llâh salla'llâhu aleyhi ve selleme saygısı olmayan, misyoner bozuntusu, vahhabi-selefi kalıntısı, hadis düşmanı sapıklar, tarihselciler mezhepsizler, ömründe bir rekat namaz kılmamış dinsizler… sayıları o kadar arttı ki, dini temizleyip Kur’ân-ı Kerimi kullanarak, İslama örtülü saldırmaktan kendilerini alamıyor...

Hüseyin ATAY, Doğru Konuşuyor da, Söyleyemediği Pişmanlığını Bir Bilseydiniz

Resim
bu amcam söyledi kırk yıllık bir emeğimiz var ne yaptınız Siz de söylediniz ki işte boğazları müftüleri  görüyorsunuz din adamlarını Kur'an'a dönelim Kur'an'la başlayan dediniz Siz burada diyorsunuz ki Kur'an'a yeni ve  apaçık bir zihniyetle saf akıl ve hür düşünce ile gidelim On Dört asırlık  kültür birikimini aşarak gitmeliyiz Tamam işlemi tecrübe geçe mi sayıyorsunuz 1400 senelik hocam kazandım  Şimdi de biliyor musunuz onu da kullandığım kelime nedir aşağıda  gidiyorum Evet aşarak gitmeye canı aşağıdaki dedim Fakat bu birikimi bilmemiz gerekli olmakla beraber tabi  şehrini tabi düşmanı bak bir şey açmak Hayırdır bir şey atlamak  ayrılırsa atarsınız emniyet vermezsiniz Ama siz onu okuyacaksınız onu  açacaksınız bir birikim olmadan Siz yeni bir şey ortaya koyamazsınız bizim Şimdi Efendim  ilahiyatçılar alayım Çünkü ilahisi çok denk geldim var o çok Efendim Oy Oy yanlış yapıyorlar O  O geçmiş kültürel Efendim şey değiller geçmiş kültür ...

Artık Şeytana Çok Kızamıyorum…Ondan Beterleri Var

  Ramazan ayı, rahmet ayıdır, denilir. Bu ay, rahmet ( رحمة ) olacakken, aslında bu insanlar sayesinde zahmet ( زحمة ) sıkışıklık / gönül darlığı oluyor . İkisinin arasındaki tek fark küçük bir noktacık. Ah, o küçük nokta kalbe konmuş, İblis’in Hz. Adem’in kuru bedenini gezerken dikkatinin çekiliği yer. Bu nedenle Hz. Rasûlü'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellem Efendimizin kalbindeki bu iz, yani İblis’e üfürük yapacağı yer Allah Teâlâ’nın kudretiyle silinmiştir. Yoksa, belki insani tarafı sürekli eziyet içinde kalırdı. Maksadımıza gelince, Hz. Rasûlü'llâh salla'llâhu aleyhi ve sellemin ramazanın son 10 günü itikafa girdiğini genelimiz bilir. Ve hikmetine dair herkes bir şeyler söyler. Hakikaten ne olabilir, birde benim düşüncemi söylemeliyim. İnsanların ekseri kısmı Kabil’in çocuklarıdır. Kabil Şehri, isminden belli ki, hala yeryüzünde fitnenin kaynaklığı yapar. Hz. Âdem, Habil hadisesinden sonra onu yanından kovunca Yemen taraflarına kaçmış ve orada çoğalmışlardır...