Kayıtlar
HADÎKA...Şiddetli Arzu
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Sendeki bu parlaklık [Allah Teâlâ'ya olan] şiddetli arzun, aşırı hevesindendir. Bu arzu boynuna takılmış tasma gibidir. Bizi yaratan Hakk Subhânehu ve Teâlâyı överiz. O'nun ruhuda bizden ihlas ve samimiyet ister. İçten ateşe verip, aklınızı, canınızı ve bedeninizi yakarlar. Kendine âşık olduğun sürece sadece kendini görürsün, bunun için tövbe potasında olmalısın. Bir kimse ki aşk mahallesine yeni düştü, tevbesiyle/her şeyden vazgeçmesi kapısının anahtarıdır. Sevgilisiz arzu, başlı başına bir zevktir ama nefsin sahibi Allah'tan uzak kalmıştır. Bir de tadı damağınızı cehenneme atan bir şevk vardır, bu ise insanı şaşkın gibi gösterir. Ruh kapıdan ayrıldığında, eskimiş kalp ondan yenilenir. İkinci bir kere tabiatından/bedenin suretinden kurtulup hür olur. Kalbin bu uzaklığı ruha bir hediyedir. Ve ruhun sonsuz seyrinden/koşuşturmasından, haykırışları yerden arşa kadar çıkar Özlem rüzgârından ve acısından yürürken, ...
Çılgınca Seni İstiyorum
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
"Hallac Divânı"ndan كَفى حَزناً أَنّي أُناديكَ دائِباً كَأَنّي بَعيدٌ أَو كَأَنَّكَ غائِبُ وَأَطلُبُ مِنكَ الفَضلَ مِن غَيرِ رَغبَةٍ فَلَم أَرَ قَلبي زاهِداً وَهوَ راغِبُ Farsça حزن و اندوه بس است، جون هموا ره تو را مى خوانم گوبى من دور هستم، يا اينكه تو غايبى بى رغبت، از تو نيكى مى خواهم حال آنكه هيج عابدى را به قذر خويئ خواهان توندي دم Türkçe Yeterince keder ve kederdeyim, her zaman seni sürekli çağırdım Sanki ben uzaktayım ya da sen gitmişsin gibi. İsteksizce rağbetim yokmuş gibi iyilik istiyorum senden O arzumda kalbimi zühd içinde görmedim
ŞEYH VE AYNA
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Hzl: Saffet Murat Tura “Yaşamımıza giren en güzel şey gizem içerendir.” Albert Einstein 1.1. ON YEDİNCİ YÜZYILDA Üsküp'te yaşadığı anlaşılan Asiye Hatun'un şeyhine yazdığı ve yüzyıllar sonra tarihçi Cemal Kafadar (1994) tarafından Topkapı Sarayı Kütüphanesi'nde bulunan mektupları içeren Rüya Mektupları ilginç bir kitaptı. Rüyaları okurken psikanalitik açıdan nasıl ele alınabileceklerini, dahası Asiye Hatun’un nasıl bir kişilik örgütlenmesinin olduğunu, bu rüyalardan yola çıkarak ilk çocukluk deneyimleri hakkında bir fikir sahibi olmaya çalışmanın ne ölçüde hakikati yansıtabileceğini düşünmeden edememiştim. Yüzyıllar önce, farklı bir kültürel ortamda yaşamış bir insanın gördüğü birkaç rüyadan yola çıkarak kişiliğini, çocukluğunu, ana babasının özelliklerini, bu kişiliğin hastalıklı yönlerini saptamaya çalışmak çok iddialı, hatta saçma bir girişim gibi görülebilir ilk bakışta. Zaten ben de bu konuda ulaşacağım sonuçların doğruluğundan emin değilim...
Çok Eski Yazılarımızdan
Arşivden yazılar getiriliyor...