Kayıtlar

Görüntünün İktidarı: Sinemanın Toplumsal Hafızayı ve Savaşları İnşa Eden Gizli Gücü

  Sinema, icadından bu yana yalnızca beyaz perdeye yansıyan ışık oyunlarından ibaret olmamış; toplumsal algıyı yöneten, savaşlara zemin hazırlayan ve "gerçekliğin baştan çıkarılması" / seduction of reality yoluyla kitleleri belirli bir ideolojik çerçeveye hapseden devasa bir aygıta dönüşmüştür. Bu makalede, Hollywood’un bir "mitoloji fabrikası" olarak nasıl çalıştığı, Hitler Almanyası’ndan günümüzün dijital platformu Netflix’e uzanan süreçte sinemanın toplumsal mühendislikteki rolü tarihsel eleştiri ve ekomateryalizm / çevresel-maddi maliyet analizi perspektifinden incelenmektedir. Toplumsal Sözleşme ve Sinematik İllüzyon Bireyler ve sinema sektörü arasında zımni bir "sosyokültürel sözleşme" mevcuttur. Bu sözleşmeye göre seyirci, eğlence ve görsel şölen karşılığında, perdede sunulan kurgunun kendi gerçekliğini, değer yargılarını ve hatta tarihsel hafızasını yeniden şekillendirmesine izin verir. Paul Valéry’nin kehanet gibi sözlerinde belirttiği üze...

Woody Allen’ın Sanatsal Ontolojisi: Yetişme Koşulları, Varoluşsal Perspektif ve Sinematografik Tercihler

  Varoluşsal felsefe ( varoluşçuluk ), insanın dünyaya gelişini ve bu dünyadaki varoluşunu temel alan, bireyin özgürlüğünü, seçimlerini, sorumluluğunu ve anlam arayışını merkeze koyan bir felsefi akımdır; bu felsefeye göre "varoluş özden önce gelir" ve insan, önceden belirlenmiş bir özü olmadan dünyaya gelir, seçimleriyle kendi özünü ve kimliğini yaratır. Kaygı, hiçlik, özgürlük, otantiklik ve bireysellik gibi temaları işler ve insanı somut deneyimleri, duyguları ve eylemleriyle inceler.  Temel İlkeler: Varoluş Özden Önce Gelir: İnsan "tasarımında boş" olarak dünyaya gelir ve kendi varoluşunu şekillendirir; evrensel bir insan doğası yoktur. Özgürlük ve Sorumluluk: İnsan mutlak bir özgürlüğe sahiptir ve bu özgürlüğün getirdiği sorumluluklarla yüzleşmek zorundadır. Bireysellik ve Öznellik: Her birey tektir ve evrensel tanımlardan ziyade kendi somut deneyimleri ve iç dünyasıyla anlam bulur. Kaygı (Angoisse): Öz...