Kayıtlar
Orta Yolu Bulmak
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
"Bir hata varsa, kimin olmalı?" Demirci dükkânında çalışan bir çırak vardı. İşe girdi gireli bir türlü ustasını dinlemez; bir an önce kalfa olmayı, sonrasında ise usta olup kendi dükkânını açmayı hayal ederdi. Yılların yorgun ustası ise çırağını hiç kırmaz, onun bu aceleci ve sabırsız hallerine büyük bir sükunetle katlanır, sessizliğini korurdu. Bir gün çırak yine sabırsızlanarak, “Yetmez mi usta? Beni artık kalfa yap, ayak işlerini yapmaktan bıktım, usandım,” dedi. Ustası, sözle anlatmanın fayda etmeyeceğini anlayınca çırağına baktı ve “Gel benimle,” diyerek onu dükkânın mutfağına götürdü. Tezgahın üzerindeki sepeti işaret ederek, “Şu sepetteki yumurtaları masaya tek tek, düzenli bir şekilde diz,” dedi. Çırak yumurtaları dizmeye başladı; ancak aceleciliğinden ötürü nasıl olduysa yumurtalardan biri elinden kayıp yere düştü ve kırıldı. Çırak hatasının farkına varıp hemen düştüğü yeri temizledi. Fakat çiğ yumurtanın akı ve sarısı eline bulaşınca tiksindi, sevimsiz bir...
Sevdâm...Diş Atmış Aşkın Halleri
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
“Gönül yarasına sebep olan şey başkalarının beklentileri ve varsayımlarıdır.” Sevdiğime! Aşkıma cevap verdin. Bunun bedeli en çok arzuladığın şey olan varlığım, sana feda olsun. Seninle beraber olmak çok zor … Belki bu dünyada benim için bundan daha karmaşık bir şey yok gibi. İnsan ne yaparsa yapsın, özenle yapmalı. Aşk için de aynı şey geçerli değil mi? …. Sürekli seni düşünüyorum. Rüyalarımda ismimi söylediğin söylendi. İçimi bir huzur kapladı. Uyandığımda gözlerimden yaşlar aktı. Bu o kadar basit bir şey değil, ama seni özlüyorum. Her şeyimi seninle paylaşmak istiyorum. Bazen ne söylediğimi ne yaptığımı anlayamıyorum… Senin için yapılması gereken ve yapmayacağım çok şeyler var. Sayılı günleri olan ben…ne çok hataları tekrar tekrar yaptım. Bunlar Seninle buluşmama engel olacak rahatsız eden şeyler. Göz ardı edilmemeli. Kalbimin buz gibi donmasını engellemek için kilidini açmalıyım. Gerekirse bana acıman...
Hani...Türkülerimiz
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Ah, hani hani, hanlar hani, çil çil altınlar hani? Malı mülkü dillere destan o zengin karun hani? Kuş dilini ezber bilen büyük Süleyman hani? Yıllar gider, yeller gider, seller gider, kum kalır Ya hayırla, ya lanetle anılan bir nam kalır... Ah hani güzel gözler, hani o tatlı sözler, hani? Hani keman kaşlar hani, o sırma saçlar hani? Selvi boylu dillere destan o dilber Leyla hani? Şirin için dağlar delen o yiğit Ferhat hani? Yıllar gider, yeller gider, seller gider, kum kalır Ya hayırla, ya lanetle anılan bir nam kalır... Ah hani bitmez yollar, hanı aşılmaz çöller, hani? Hani yalçın dağlar, hani sonsuz ummanlar, hani? Hani evsiz, barksız, işsiz, milyonlarca aç hani? Ellerimiz bir olunca durduracak güç hani? Yıllar gider, yeller gider, seller gider, kum kalır Ya hayırla, ya lanetle anılan bir nam kalır.... Türkülerimiz İnsanların Türküleri Kendilerinden Güzel, Kendilerinden Umutlu, Kendilerinden Kederli, Daha Uzun Ömürlü Kendilerinden. Sevdim İnsanlard...
Ayrı koymuş bizi yardan
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Alın yazımızı yaradan Güldürmemiş felek bizi Ayrı koymuş bizi yardan Yardan haber yok Haber yok yok ah Bu nasıl dünya Vay bana vay vaylar bana Yıl oldu şu aylar bana Eğilsem bir su içmeye Su vermez ki çaylar bana Yardan haber yok Haber yok yok ah Bu nasıl dünya Geçmiş ömür yad ellerde Hançer vurup bağrımıza Susuz kalmışız çöllerde Tuz basmışlar bağrımıza Yardan haber yok Haber yok yok ah Bu nasıl dünya.. Söz : Cem Karaca Müzik : Cahit Berkay
HADÎKA...Kur'ân-ı Kerim'i Yaşamak
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Kur'ân-ı Kerim'i Duymak "Yaşamak" Üzerine Allah Teâlâ emriyle, abdestsiz Kur'ân-ı Kerim'e dokunmayı yasaklamıştır. Şaşkın bir şekilde dizlerine otururken, okuduğun zamanda "ona dokunmama "ya dikkat et. Bir fakir okuyucu bir kuruş için, sanki bir mısır tanesi için kumru gibi şehvetli bir çığlık atıyor. Allah Teâlâ'nın kelâmını, kendisinden dinleyin, çünkü okuyucunun emeği/sesi sadece bir örtüdür Arif, kelamı Hakk'tan işitir; bu yüzden hasretten biraz uyuklamasında bir suç yoktur. Sesinde çatlama, bükülme ve hassasiyet varken, yumuşak bir hayal gücü ile gizlice konuşur. Sözlerin doğası genellikle naziktir ve çünkü aşk, içten gelen zevkten kaynaklanır. Bil ki, ses, kabuk ve müzik olan her şey, dış şeyler içindir. Kafam karışık olsa bile, anlamını anlamadığın sürece sesin - benim için -beni aptal yerine koyuyor. Şarkısında bir anlam olsaydı, bülbül iki bakıra satılmazdı; Mecazi olarak, birkaç renk göz için, ses ise kulak...
Unutur muyum...Bak ağlıyorum kaderime...Yerine Sevemem...Ölsem yeter
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Bak ağlıyorum kaderime Yeniden yazamam günahım ne Düşüyor çığ gibi üstüme Yaralı kırgın ümitlerim Can özüm söyle adaletin ne Veremem seni kimselere Ben kime ne derim şimdi Sen ellerin göz bebeği Olmuyor gülüşünü görmeden Son dileğim koynunda öleyim Ben kime ne derim şimdi Sen ellerin göz bebeği Olmuyor gülüşünü görmeden Son dileğim koynunda öleyim Gökhan tepe: Bak ağlıyorum kaderime Yeniden yazamam günahım ne Düşüyor çığ gibi üstüme Yaralı kırgın ümitlerim Can özüm söyle adaletin ne Veremem seni kimselere Ben kime ne derim şimdi Sen ellerin göz bebeği Olmuyor gülüşünü görmeden Son dileğim koynunda öleyim Ben kime ne derim şimdi Sen ellerin göz bebeği Olmuyor gülüşünü görmeden Son dileğim koynunda öleyim Ben kime ne derim şimdi Sen ellerin göz bebeği Olmuyor gülüşünü görmeden Son dileğim koynunda öleyim Geceler karanlık kabuslar üzerimde Yine dertlerimle ben başbaşayım Gözlerin çağırmıyor sözlerin avutmuyor Kadere küsmüş gönlüm yapayalnızım Söyle bana sensizlik ne...
Yabancısın buralara....Bana esmeyi anlat
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Penceremin perdesini Havalandıran rüzgâr, Denizleri köpük köpük Dalgalandıran rüzgâr Gir içeri usul usul Beni bu dertten kurtar Gir içeri usul usul Beni bu dertten kurtar Yabancısın buralara Nerelerden geliyorsun? Otur, dinlen baş ucuma Belli ki çok yorulmuşsun Bana esmeyi anlat Bana sevmeyi anlat Bana esmeyi anlat Esip geçmeyi anlat Anlat ki çözülsün dilim Ben rüzgârım demeliyim Rüzgârlığı anlat bana Senin gibi esmeliyim... Söz : İlhan Şeşen Müzik : İlhan Şeşen Düzenleme : Cihan Okan
Beyaz Mürekkeple Yaz
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
..her zaman o iyi anne sütünden hiç olmazsa bir parça vardır.. Beyaz mürekkeple yazar kadın. “Helene Cixous” bugünüm fısıltılı adını ansam yüreğim çatlar…nar gibi ağızlarda dudaklarım…leylam derdi şiirlerde şarkılarda gizlemiştim sevincini yitirdi her şey şimdi bir hiç gibi neden sustu sevdiğimiz şarkılar sızanlar aramıza hiç beklemediğimdi hani anlarım bildiklerimi bu ötekiler nereden çıktı âlem bir yana biz bir yana aklımın ucundan geçmiyorlardı kar mı edindiler… sana bir an beni unutturmayı ışığını söndürdüğünde gün … kıskançlıklar şarkılarla dağılsın tek duam sana âşık olmaktı sözcüklerle…iniltilerle sevişmek kalbime sarıl büyük aşkı beraber okuyalım kırmızı dudaklarını bile ısırmak istiyorum kınamasınlar…ne var ki… sözcükleri kötü yapan korkular ve gereksiz kuruntulardı meftunum…kesiğim…âşıkım senden ayırıyor diye aynaları siyah örtülerle kapattım değil kimse…ben dahi salınmayayım tutk...
Karlı Dağ
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Taştın yine deli gönül, Sular gibi çağlar mısın Aktın yine kanlı yaşım Yollarımı bağlar mısın Nidem elim ermez yâre, Bulunmaz derdime çare, Oldum ilimden âvare, Beni bunda eğler misin Yavıkıldım ben yoldaşı, Onulmaz bağrımın başı Gözlerimin kanlı yaşı, Irmak olup çağlar mısın Ben toprak oldum yolunda Sen aşırı gözetirsin, Şu karşıma göğüs geren Taş bağırlı dağlar mısın Harâmi gibi yoluma Aykırı inen karlı dağ Ben yârimden ayrı düştüm, Sen yolumu bağlar mısın Karlı dağların başında Salkım salkım olan bulut Saçın çözüp benim için Yaşın yaşın ağlar mısın Esridi Yunus'un canı Yoldayım illerim kanı Yunus düşte gördü seni Sayrı mısın sağlar mısın. Yunus Emre
Hangi Cevherle Yarattın
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Zi çe cevher âferîdî Zi çe cevher âferîdî dil-i dâğdâr-i mâra Ki hezâr lâle pûşed pes ez în mezâr-i mâra/ Ten-i mâ çerâ misûzî –ki hod în gonâh kerdî To ki bûsegâh kerdî, leb-i porşâr-i mâra/ Çe konem coz în ki gûyem “beniger be lotf beniger Dil-i germsûz-i mâra, reh-i şermsâr-i mâra/ Ze sirişk-i nem feşândem be benefşe zâr-i dovrî Ki zi bûtehâ beçînî gol-i intizâr-i mâra/ Çu nesîm-i âşinâyî, zi kodam sû vezîdi? To ki bîkarar kerdî heme lâlezâr-i mâra/ Menem ân şikeste sâzî ki to em nemî nevâzî Ki fiğan konem zi destî, ki goseste târ-i mâra/ Zi kevîr-i cân-i Sîmîn, ne gol u ne sebze rûyed Dil-i reng u bû pesendet çe koned behâr-i mâra/ Hangi Cevherle Yarattın Hangi cevherle yarattın ki yanık gönlümüzü, Bin lâle örter mezarda üstümüzü. Neden yakarsın bizi, kendin işledin günahı, Sen boğdun öpücüğe ateşli dudağımızı. Neyleyim ‘bak bi gör’ demekten başka, Kızaran yüzümüzü, yanan yüreğimizi. Gözümden su döktüm menekşelere, Daldan deresin diye umut çiçeğimizi. Bir tanıdık yel gibisin,...
Çok Eski Yazılarımızdan
Arşivden yazılar getiriliyor...