Kayıtlar
Ah Şu Üçüncü
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Hep söylerim biz olmalıyız Aslında her insanda zaten biz Biri dünyanın gördüğü Diğeri içimizdeki sakladığımız gizlimiz Hangisi...daha sevimli olmalı İçteki tatlıysa Dışındaki uyumsuz ve ürkek Sanki kanun gibi Hep gizli olanın gerçeğidir Tutkulu, heyecanlıdır nedense Ve hep saklarız onu Sakınırız her şeyden Bizimize vefasız kaldık Yaşatmalıydık… nefes aldırmalıydık Birazda o hükmetliydi hayatımıza … Aslında, doğru olan bu...yapmalı İçi dışa vurmalıydık korkmadan Biraz da cesaretle İçin sesini duyurmalıydık…hiç olmazsa şarkılarda Yoksa hayat koca bir yalan Çekilir mi yıllarca Bizim değil mi Üzülmek için gelmedik ya bu hayata Minnacık bir gülücüğe hasret kalmak ne kötü Geriye bırakmak mı yılları... Acımasız bile bile Bizimle yaşamadan tat almadan Tatlı yaşatmalıydık içimizi de Söylemeliydik hakkını Sevdiğimizi Dünya ölümün değdiği yer değil mi Neyi sağlam bıraktı ki Rüzgara takılan bir tüy k...
Kelebeğin
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Sessizliğimin gizeminden kalbim titreyerek En güzel duygularla seni çok seviyorum Kavuşmak...en büyük hayalim Kolay değildi ama zorlana zorlana Kozama girdim Bu bir umut Belki bu içinde bulunduğum Tüm acılardan kurtulma nedeni olacak Körler kuyusu zifiri karanlık Kozam sırlarım dünyası Soğuk, sessiz, gri ve sıkı Kavuşmak için çarem Dar yerin en darına düşmeli Sıkıntısı çok olacak Fakat seni hayal ederek aşacağım Dayanabilirim bu hâlime Uzun kısa demem Razıyım çile yumağına Bir gün gelecek Güneşim doğacak... Kalbimdeki hasretim dinecek Kelebeğin uçacak Ah ne güzel Saçlarına konduğunu düşündükçe İsmail Hakkı Altuntaş
Sana Kalbin Kadar Uzağım
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Âşık mısın? Kavuşmak mı istiyorsun? İllaki birleşmene gerek yok ki. Sadece sevmek de yeter insana. Sevdiği kadınlarla evlenemeyen onlarca adam gördüm. Yahut tersi Hepsi de aşklarını kâğıtlara döktüler Birbirine sevdalı iki kişi kavuşamayınca, her ikisinin de kalbine bir hançer saplanırmış. Ben… Senden yardım istemeye geldim. Suskun olduğun vakitlerde bile seni çok iyi anlıyorum. Pek çok haris yeminler duydum. Nice duygu fırtınalarına şahit oldum. Ama siz, birbirine sevdalı iki âşık, büyük bir sükût içinde beklediniz… Karşılaşınca da sadece oturdunuz. Ve bu o kadar güzeldi ki… Hem âşık, sevdasını kendi elleriyle kâğıda dökerse maşuk daha da mutlu olur derler. Şiir mi yazmam gerekiyor? İyi de ben şiir yazmayı bilmiyorum ki. Sevdiğini hayal et. Kelimeler kendiliğinden dökülecektir. İşte… Sakın üzerimde yürümeye kalkma! Tane tane olmuş bir kumum ben. Gün doğmadan evvel uçup gideceğim ellerinden. Sakın anlamaya çalışma! ...
Var
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Sanmayın derdimin çâresi var Ciğerimde kimin yâresi Bir bakışıyla vurdun beni İçimde iz yâresi Olmadı bu âlemde nasip Her günümün var bir karesi Beni sersem etti kader Etrafında var binlerce çilesi Felek çok mu gördün bize Yoksa hoşluk mu var üzülmesi Her gün tekrar tekrar Bir cevrin mi var çekilesi Ne vazgeçer başımız birbirimizden Ne zorun var bırakmasın bizi Bu başımız duracaksa eğer Verilmiş söz mü var bir kimseye düşmesi Başka çaremiz mi var Al bizi bizden…isyan edemeyiz ki İsmail Hakkı Altuntaş
Yorgunum-Geç, Git!
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Gönlüm, Yorgunum Bende çok görmüşüm -Söyle; nasılsın? Hayâlin geçti uyur gibi, dertten daralmış, gözlerime görünmedi bedenin, -Ne yarası, bu bendeki? -Senin elinden, açılmış değil, gönlüme de bir bak, kanlı, olmuş-bitmiş deme seni sevmenin kurbanı, yürümeyelim, - gecemde kaçamağım, gündüzlerim karanlıklar içinde, Yorgunum, benim, -Nerelere? yok, aramızda asla kırgınlık, dargınlık bedenimiz yüzünden kuyuya düştü, düşürdüler zamanım Yorgunum, hastayım Gitme, bir düzene girelim, sen yorgun ben de argın! Dertliyim, sebepsiz, bahanesiz, aklım kalmadı yerinde, dimağım yorgun, Bütün ürküntüye usancım, -Geç-git- den gönlümüz huzur bulsun. İsmail Hakkı Altuntaş
Lanet
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
lanet edercesine sevmek. madeni çok sevgi değil de… nedir? beklemediğin… ve onu görmek…sonra nefret edermişcesine lanet etmek. hayat senin benim için ölüm demek… yıkıntılar çaresizlik içinde korktuğumuz yok…kaybeden kimdir…var kaybeder yok değil… yoğu kaybetmek… ormanın yapraksız ağaçları filizlenen yeni çalılar… sorgusuz sualsiz kalbime bir daha dönmemek. lanetin hesabı kime haketmediyse… İsmail Hakkı Altuntaş
Sormuş Canım İçime
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
“bırakır mısın” kim kime diyebilsin ey gülüm… sevgilim bendekilerden daha yakınsa ateşi kalmadan küller bile beni mi…bırakmaz kendini terk eder mi deseler şöyle böyle…o diyerek mi seçildik ve sevildik onlarla olsa olmasa senden uzağa seni sen olarak sevdim ilk defa benim sendim hiç bir iyilik görülmeden sorsana bırakır mısın beni…önce düşünen ve bana kendini fenada ender feda eden biri o da sen bırakmak değil al canımın değersizliği… dök kanımı diyen daha fazla sevemez benim gibi seviyorum söylenmiştim olur ya bir aksilik güllerin en güzeli kırılmamalıyız dikeninden yeşilinden gözü kalmamalı gerçek sevgiliyi…bulanın “beni bırakma” hayır beni sensiz bırakma biz olalım evrende duysun yakini olan melekesi bulduğum için değil..buldurduğun sonsuz minnetle ezel ve ebedi bir tanemsin çiçeklerden daha gerç...
Soğuk Gözyaşları
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Ateşimi çıkardı Sana ulaşmak ve kucaklaşma arzusu Değil mi...bağımlıyım Dudaklarım susuzluktan zonkluyor Nefesini duymamak beni deli ediyor Beni kollarına ve sesinle kulağımı alsan Bana duymayı özlediğim aşklarından söylesen Utangaç yanaklarım kırmızıya boyayıp Bana kendinden bahsetsen Ben farklıyım desen…bunları tekrar tekrar söylesen Sesini seviyorum… Ben sen olmaz mıyım Dünyada olmak güzelse…belki budur Gayem benim Sonsuza kadar sonsuz dahi yetmesin Tanrıyı gökten indirip, gözyaşlarını sildirsem İçim susmaz Herkesi unutacağıma söz Hayallerimde gerçeğimde Gözlerimin önünde bir sen kalırsın Aşkın çaresizliği acıtır Ayrılık hikayeleri sert inlemeleri Çığlıkları ve korku veren umutsuzlukları Ölüm olsa keşke diyecek kadar Kavuşamamak en acısı Anıları istemiyorum Sana seni sevdiğimi söylemekten başka Hep yalnız olmak istiyorum Bi...
Yalnızlaştıranım
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Sevmek nedir biliyorum İstemeyi de Sevilmek can bulmak gibi Verdiğinden beri İçimde heyecandır seni düşünmek Ve hayat seninle yalnızlaştırsın beni Eğer ki kaldıysak beraber ikimiz Bu hal sonsuza kadar gitmeli Hani geç kalınmışlarımız var ya Madem...unutmak için Daha çok sevişmeli Kalan son demleri İsmail Hakkı Altuntaş
Ah Ne Özledim
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Ah ne özledim senli bir hayatı Yürek yanığım benim... Neden…ağlarsın Gözyaşların Yaktı beni Ciğerimi kavuruyor ta uzaklardan Atacağın her adım Herhangi bir kasabada, herhangi bir düşüncemde Çünkü hayatın en güzel resmi seninle Benim bitmez rüyam ol Hep seni göreyim Zaten her gün ayrı bir güzel oluyor Eski günlerim ne güzeldi… Senden bana İlahi bir haberler gibi Gelirdi her sözün ve haberin Şimdi ise ne olduğu bilemiyorum Meçhul dualar…yerine ulaşıyor mu Hangi halin içinde… Gözyaşın mı var sevincin mi var meçhul Bakmaz olma Dünya senin yer senin gök senin Küçük umutlarım var…olsun Ey söz Sen çık ağızdan Ulaşır mısın ulaşmaz mısın bakmam Nasıl olsa senin Bir ayak tozuna değersin Yârim gezdiği yerlerde Bence yetmez bu olanlar Senin için İçten içe selam Asumanda bir yıldız Hep senin için yandım der Ancak gözler arıyor mahzun olma hakkıyla İsmail Hakkı Altuntaş
EL-HASÂİSU'L-KÜBRÂ PEYGAMBER EFENDİMİZ VE MU'CİZELERİ 4
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
13-1 Kurayza Savaşında Vukua Gelen Fevkalâdelikler Sahihtir kaydiyle Hâkim ve Beyhekî Âişe validemizden rivayet ederler. O şöyle demiştir: " Peygamber Efendimiz benim yanımda idi ve biz evde bulunuyorduk. Bir adam gelip bize selam verdi. Bu selamı i şiten Peygamber imiz derhal dı ş arı çıktı. Ben de onun pe ş inden çıktım. Dı ş ardaki selam veren Dıhyetü'l Kelbî idi. Peygamberimiz : "Bu Cebrâîl 'dir, bana Kurayza O ğullarıyla sava ş a çıkmamı emrediyor" buyurdu. Cebrâîl şöyle diyordu: "Siz silah yere, etmişsiniz. Halbuki bizler, müş rikleri Hamrâü'l-Esed'e kadar tâkîb ettikten sonra, silahlarımızı bırakmadık!" Bu ise Hendek Sava ş ı ndan sonra olmuştu. Peygamber imiz de hazırlanıp çıktı. Kurayza Oğuilarına giderken bir t opluluk ile karş ı laş tı ve onlara: "Buradan birisi geçti mi?" diye sordu. Onlar da: "Bir alaca katıra binmi ş olan Dıhyetü'l-Kelbî geçti" dediler. Peygamb...
Çok Eski Yazılarımızdan
Arşivden yazılar getiriliyor...