Kayıtlar

Kozmik Bir Sürgünün Ontolojisi

Galaktik Tarih ve İman Paradoksu 1. Giriş: İnsanlık Tarihinin Yeniden Tanımlanması İnsanlığın kökenine dair mevcut bilimsel ve teolojik paradigmalar, antropolojik kayıtlardaki "sıçramalı denge" (punctuated equilibrium) anomalilerini ve güneş sistemindeki fiziksel yıkımları açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Geleneksel evrim teorisi, fosil kayıtlarındaki devasa süreksizlikleri "rastlantısal mutasyon" retoriğiyle geçiştirirken; modern kozmoloji, gezegenler arası boşluklardaki enkazları erken dönem düzensizliği olarak rasyonalize etmeye çalışmaktadır. Oysa moleküler biyolojinin sunduğu bilgi yoğunluğu ve astrofiziksel veriler, bizi çok daha sarsıcı bir ontolojik sonuca ulaştırmaktadır: İnsanlık, tesadüfi bir biyolojik sürçmenin ürünü değil; "Medeniyet X" olarak adlandırılan yüksek düzeyde teknolojik bir gücün, galaktik bir sürgün operasyonu neticesinde bu gezegene yerleştirdiği, genetik olarak modifiye edilmiş bir mirastır. Bu rapor, Dünya üzerindeki va...

Kozmik Bir Sürgünün Ontolojisi: Tasarım, Galaktik Tarih ve İman Paradoksu

  1. Giriş: İnsanlık Tarihinin Yeniden Tanımlanması İnsanlığın kökenine dair mevcut bilimsel ve teolojik paradigmalar, antropolojik kayıtlardaki "sıçramalı denge" (punctuated equilibrium) anomalilerini ve güneş sistemindeki fiziksel yıkımları açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Geleneksel evrim teorisi, fosil kayıtlarındaki devasa süreksizlikleri "rastlantısal mutasyon" retoriğiyle geçiştirirken; modern kozmoloji, gezegenler arası boşluklardaki enkazları erken dönem düzensizliği olarak rasyonalize etmeye çalışmaktadır. Oysa moleküler biyolojinin sunduğu bilgi yoğunluğu ve astrofiziksel veriler, bizi çok daha sarsıcı bir ontolojik sonuca ulaştırmaktadır: İnsanlık, tesadüfi bir biyolojik sürçmenin ürünü değil; "Medeniyet X" olarak adlandırılan yüksek düzeyde teknolojik bir gücün, galaktik bir sürgün operasyonu neticesinde bu gezegene yerleştirdiği, genetik olarak modifiye edilmiş bir mirastır. Bu rapor, Dünya üzerindeki varlığımızı bir "Yüksek Prog...

Gücü Yeten Yetene

 

Biyolojinin Gölgesinde İnsan: Davranışın Evrimsel ve Moleküler Arka Planı

  İnsan davranışını anlamaya çalışırken karşılaşılan en büyük zorluk, bu sürecin ne kadar karmaşık ve iç içe geçmiş olduğunu kabul etmektir. "Neden o adam iş arkadaşını yumrukladı?" ya da "Tavuk neden karşıdan karşıya geçti?" gibi sorulara verilen yanıtlar, genellikle kişinin baktığı "kova" /bucket/ ile sınırlıdır,. Robert Sapolsky’nin yaklaşımı, bu disipliner kovaları yıkarak, bir davranışın gerçekleşmesinden milisaniyeler öncesinden milyonlarca yıl öncesine kadar uzanan kesintisiz bir süreklilik inşa etmektir,. Kategorisel Düşüncenin Tuzakları İnsan beyni, karmaşık dünyayı anlamlandırmak için bilgileri kategorilere ayırma eğilimindedir. "Kategorisel düşünme / Categorical thinking", sürekli olan olguları keyfi sınırlarla parçalara böler. Bu strateji, bilgiyi depolamayı kolaylaştırsa da üç temel soruna yol açar: Aynı kategori içindeki nesneler arasındaki farklar küçümsenir, farklı kategoriler arasındaki farklar abartılır ve sınır çizgilerin...