Kayıtlar
İsteyerek veya İstemeyerek İtaat Edeceğiz
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Allah, dünyayı ilk yarattığında orayı cinlerin doğasına uygun bir hale getirmeyi murat etti; yani yeryüzünü ateşler, lavlar, gazlar ve patlamalar içinde bıraktı. Ancak cinler kendilerine bahşedilen bu hayatın düzenini bozunca, Allah onlara doğru yolu bulmaları için meleklerden elçiler gönderdi. Ne var ki melekler cinlerle aynı cinsten olmadığı için onları bir türlü yola getiremedi. İlahi hikmet gereği, onları düzeltmek adına bu kez içlerinden, cinsiyeti olmayan bir cinni, yani İblis’i görevlendirdi. İblis, yaratılış olarak meleklerden daha güzeldi; aşkın en üst mertebesinde Allah’a öylesine itaatkar ve bağlıydı ki bu vasfıyla ilahi kata yakınlaştı, bizzat huzura kabul edildi ve bin yıl sürecek bir hükümranlığın başına geçti… Zaman bu şekilde akıp gitti. Derken ilahi irade, insanı var etmeyi murat etti. O zamana kadar her şey düz bir mantıkla ilerlediği için ortada bir sorun yoktu. Fakat Allah kaderi "bulanık mantık" (çok boyutlu ve gizemli bir akış) üzerine kurunca, her...
Bu Yolda Kırılmak Varmış
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Cevizin yeşil kabını yemekle tad bulunmaz, Zâhir ile ey fakih Kur’anı arzularsın. Niyazi-i Mısri (k.s.) Bugün açlığımı biraz yatıştırmak için kuruyemiş yiyordum; tabağın içinde çam fıstıkları vardı. Hepinizin başına gelmiştir; yeterince işleme tabi tutulmamış olanların kabuklarında çatlaklar oluşmadığından, onları dişimizle kırmak hem zor hem de oldukça rahatsız edicidir. Ben de ilerleyen yaşımdan dolayı böyle sert olanları kırmaktan vazgeçip atık bölümüne ayırıyordum. Tam o sırada kalbime şöyle bir ilham doğdu: "Heyhat! Bunca eziyet çek, güneşe ve yağmura katlan, tam yenecek kıvama gel... Fakat tam istifade edileceği safhada, küçücük bir işlem noksanlığından dolayı çöp ol..." Bu, insana acı veren bir durumdu. Her şeyiyle olgunlaşmış, ancak insan eliyle bir nevi engelli hale getirilmiş bu nesne, faydasızlar sınıfına dahil oluyordu. Toprağa dönüp gübre olmak elbette farklı bir durumdu; ancak bu fıstık, kendi tekamül seyrini tamamlayamadan yarı yolda kalmıştı. B...
Kirkor ve Derviş
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Derviş Nasıl Kurtuldu Yalnız yürüdüğü o çetin yolda kalbini dinleyerek gözyaşı döken bir derviş... Kapıları yüzüne kapanmış tekkesinden, ulu bir duman gibi kendini sokağa, kimsesizliğe bırakmıştı. Soluksuz kaldığı bu yorgunluğun içinde, eriyen bir mumun sızıp tükenmemesi ne mümkündü? Şeyhi onu tekkeden kovmuştu. Kovarken de yüzüne karşı, "Epey zamandır emek verdiğimiz birisin; fakat hâlâ bir adım bile atamadın, bırak iki adım atmayı. Senin elinden henüz tek bir insan, hatta kendin bile kurtulamadı!" demişti. Derviş, aslında çok gayretli bir kapı kuluydu. Ancak ne ettiyse, bir Allah kuluna gözle görülür bir fayda sağlayamamıştı. Yerleri öpmekse öpmüştü; kenef temizlemekse her gün yüksünmeden yapmıştı. Mutfakta soğan soymaktan tutun da bulaşık yıkamaya kadar her işe el atmıştı. Ne çare ki, şeyhinin ifade ettiği gibi manevi olarak bir adım bile ileri gidememişti. Nefsine basmıştı basmasına ama neye yarardı ki? Tüm bu çabaların semeresi sadece kendine kalmış, ötekilere bir...
Tabip Hakkı’nın Sırlı Hikâyesi
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Bir zamanlar, bir şehirde, Tabip Hakkı isimli biri vardı. İhtisası, dahiliye idi. Aslında dahiliyenin de dahiliyesi olan tedavi usullerini bilirdi. Ancak bu tabibin yüzünde siyah bir tül peçe bulunurdu. Dedikodu edenlere göre çok çirkinmiş (!) Çünkü çirkin surete insanlar pek sabredemez. Gerçekten çirkin midir, bilmiyoruz, bu husus hala muammadır. Yine de insanlar, ondan daha iyi hastalıklardan anlayan bir tabip bulamadıklarından ona giderlerdi. Tabip Hakkı, hastalarını tedavi eder, ücret olarak kapısındaki köpeğine bir öğün miktarı yiyecek bırakmalarını isterdi Bu sanıldığı gibi et falan değil, yal denen bulamaç -o da olmazsa yemek artığı bir şey de olabilirdi Hastalar ucuz ücret alan tabip olduğunu bildiklerinden hep ona gelirler, muayene olurlardı. Sonra da kolayından, ücret olarak köpeğinin önüne bahsedilen nevaleyi bırakırlardı. Şimdi, ben sizin yerinize sormuş olayım, acaba bu insan ne yer ne içer? Gerçekten, Tabip ...
Toprağım, Ayna mı Oldun?
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Tekkede çirkin yüzlü bir derviş vardı. Geçirdiği günleri çekilir değildi. Arkadaşları onu hiç sevmediler, sonunda tekkeden kovuvermişlerdi… Dervişin son sığınağı olan tekkede kapılarını kapatmıştı… Sohbetlerinde merhametten, sevgiden, aşktan bahseden şeyh, bu durumu görmezden gelmişti... Derviş,… ” Ey Allahım, hiç acımadın mı? Sevgi nişanesi dediğin dostların bana sahip çıkmadı ve kovdular” diyerek dağlana dağlana yollara düşmüştü. Dostu yoktu, evler zaten kapalıydı. Kimsesi yoktu… Hayata küstü, son sığınacak bir yer aradı, derviş ölümü beklermiş gibi, mezarlığa gitti. Eski bir lahdin içine sığındı. Günler geçer mi, geçiyordu. Ziyaretçileri de vardı. Kimlerdi? Uyuz köpeklerdi. Soğuk günlerini kabirde onların sıcağına sığınarak beraber geçirirdi. Ana rahmindeki bebekler gibi, toprağın sıcaklığını hissettikçe gönlüne bir ferahlık gelir “aşkım, sevgilim” diye sarmalanırdı. Toprağa çok muhabbet duymuştu. Nasıl duymasın, çirkinliğini yüzüne vurmayan kadim dost...
Sosyal Medya Hocaları Sayesinde, Türkler Gavur mu oldu?
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
“Denenmiş komplo tekrarı..” Görevli olduklarını söylemeye gerek yoktur. Onları yetiştirenler, bu kişilere öyle bir ayar vermişlerdir ki, nizami bir emir vermeye gerek yoktur. Toplumun temel dinamiklerinden biri olan dindir. Bu kişiler sanki yeni bulmuşlarda eskiler, bu mevzuları konuşmamış gibi, netameli konuları gündeme taşıyorlar. İlimi avam derecesinde olduğu halde kaliteli dinine bağlı insanları, şüpheye düşürüp dinsiz yapmak diye de bir dertleri de yok. Ortalık bulanık olsun asıl konuşulması gerekenler unutulsun istiyorlar. Düşünmeden de, edemiyorum. Bunların atalarının genetikleri de aynı görevleri üstlenmişlerdir. Şöyle ki, bu adamların zırvalamaları ile ne değişiyor. Değişen bir şey yok aslında. Yılların oturmuş inancına gelenek diyorlar. Hatırlayacak olursanız, Fazlurrahman denen reformist, nasıl Pakistan Müslümanlarına akıttığı zehir sayesinde dolaylı olarak ulusun parçalanmasında gizli rol oynamıştır. Aynen benzeri de yurdumuz için u...
İslam Dini İle Uğraşan Hocaların Çoğu Karadenizli…Sebebi No Ola ki?
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Not: Gemini Analizi İsteğiniz, Türkiye'deki ilahiyat ve dinî düşünce sahasının mevcut durumuna dair çok kapsamlı ve detaylı bir analiz gerektirmektedir. "En popüler" veya "en çok alıntı yapılan" gibi sıralamalar kişisel tercihlere ve dönemsel gündemlere göre hızla değişebilse de, Türkiye'de bu alanda öne çıkan, farklı ekolleri temsil eden ve medyada/YouTube'da geniş kitlelerce takip edilen başlıca isimleri ve özelliklerini sizin için derledim. Önemli Not: "En popüler" şeklinde kesin bir sıralama yapmak mümkün değildir. Popülerlik; ana akım TV izlenirliği (Nihat Hatipoğlu gibi), sosyal medya takipçi sayısı (Cübbeli Ahmet Hoca veya Caner Taslaman gibi) veya akademik camiadaki etki (Mustafa Öztürk gibi) bakımından farklılık gösterir. Bu nedenle, isimleri popülerlik kategorilerine ayırarak sunmak daha doğru olacaktır. 1. Ana Akım Medyada ve Halk Nezdinde En Popüler Hocalar Bu gruptaki hocalar, genellikle Ramazan aylarında ulusal kanalla...
Çok Eski Yazılarımızdan
Arşivden yazılar getiriliyor...