Kayıtlar

Yayınlar


İbni Teymiyenin Saklı Yönü...

VAHHABİLERE İKİ HEDİYE Not: İbni Teymiyye eleştirir. Herkese bir noksanlık izafe eder. Aşağıdaki yazıyı  okuyun. Peki kendi talebeleri neden böyleler.   Birinci Hediye: Bir zat vefat etse, vefat sırasında başındaki takkeye 500 dirhem verilse, bit (kımıl) sebebiyle boynundaki bulunan iğnedeki ipe 150 dirhem verilse, gasil suyunu insanlar içseler, gasilden arta kalan sidiri bölüşseler bu harekete günümüz vahhabileri ne der? Acaba. İşte tüm bunlar İbn-i Teymiyye merhumun cenazesinde yapılmıştır. Uydurma falan değil, öğrencisi İbni Kesir, El Bidâye ve’n Nihâye isimli eserinde  İbni Teymiye'yi anlattığı kısımda bu hususu nakletmektedir. İkincisi Hediye: İmam Fahri Razi'nin Kelam İlmi Üzere yazdığı 8 Ciltlik El-Metalib'inde bir bahis vardır. Çoğu kimse habersiz gibi bunu görmekten gelmek istemez. Konu başlığı  'Kabir ve Ölülerin Ziyaretinde Faydalanma Keyfiyetinin Açıklanması'   Şeyhü'l-İslam Ebü'l-Abbas Takiyyüddin Ahmed B. Teymiye'nin Vefatı ...

Hallac-ı Mansur…TAVASİN Ene'l-Hak ( Ben Tanrıyım)

  Çeviren: YAŞAR GÜNENÇ MANSUR’UN TANRILAŞMA VE ŞEYTANLAŞMA SERÜVENİ Eb u’l Muğis el-Hüseyin bin Mansur el-Hallac, 857 yı­lında İran'ın Tur kasabasında doğdu. Dedesinin, Zerdüşt di­ninden olduğu söylenir. Tasavvuf eğitimi gördükten sonra Huzistan'da, Tanrıyla birleşme yolunu öğretmek amacıyla konuşmalar yapan Mansur, birçok yandaş topladı ama o ka­dar da düşman edindi. Kendisini yalancılıkla suçlamaları ve halkı kışkırtmaları yüzünden, Horasan'a gitti; orada beş yıl kalıp görüşlerini yaydıktan sonra Bağdad'a geldi. Müritlerinden dört yüz kişilik bir kalabalıkla Hacca gitti; Mekke’de onu büyücülükle suçladılar. O zaman, yeniden uzun bir yol­culuğa çıktı; Hindistan ve Türkistan'da yıllarca dolaştı; 902 yılında Mekke'ye geldi. Arafat'ta, kendisini herkesin aşağı­lamasını Tanrı'dan diledi. Bağdat'da «kendi cemaati uğruna lânetlenmiş olarak ölmek» isteğini açıkça dile getirdi: «Ey Müslümanlar, beni Tanrı'dan kurtarınız.», «Tanrı, benim ka­nımı s...