Kayıtlar

Yahudilik İnancında Tanrı’nın İsimlerine Yönelik Gösterilen Muazzam Hürmet İle Kazanımları

Giriş Günümüzde Müslüman topluluklar arasında, edepsizlik meselesi veya ilahiyatçıların yaptığı konuşmalar, geçmişte gösterilen saygının önemsizleştirilmesine ve Müslümanların inançlarında zayıflık göstermelerine yol açmıştır. Osmanlı döneminde, insanlar eğitimsiz olsalar bile, Kur'an'a, din alimlerine ve manevi değerlere duydukları saygı sayesinde manevi bir güç hissederlerdi. Ancak son zamanlarda bu durum bozulmuştur… İlahiyatçılar şöyle söylüyorlar: “Kur'an duvarlara asılmak için gelmedi; değer verdiğiniz insanlar o kadar önemli değil; onlar da sizin gibiler; tüm bu edepleriniz şirk/ boşuna.” Bu şekilde, her alanda saygısızlığa ve edepsizliğe kapı açmışlardır. Zamanla Müslümanlar arasında bir zayıflık ortaya çıkmıştır. Ancak bugün, Yahudilerin Tevrat'a ve Tanrı'nın isimlerine duydukları saygı sınırsızdır ve bu sınırsızlık karşısında Müslümanlara karşı daha baskın bir konum elde etmişlerdir. Örneğin, Allah'ın adı "YHWH" yazıldığında, onu si...

Edeb Bizim Genimizde Var...

Resim

PEYGAMBERİMİZİN İSMİNİ TELAFFUZ EDERKEN DAHİ EDEPLİ OLMAK FARZDIR

Hz. Rasûlu'llâh salla’llâhu aleyhi ve selemin ism-i mübarekelerine hürmet etmeyen herkes için: Sefîne-i Evliyâ’da Osmânzâde Hüseyin VASSÂF (Kaddesa’llâhu sırrahû)   Efendimiz buyurdular ki Karasarıklı   İbrâhîm kaddesa'llâhu sırrahû Efendi Kuşadalı hazretlerine yetişmiş bir şeyh-i âlî-kadrdir. İzzet Efendi merhûmla da hem-bezm olarak bi'l-âhare Eyüp’te Bahariye civârında Taşlıburun Dergâhı şeyhi Süleymân Efendi’den Tarîk-ı Sa’diyye’den müstahlef olmuştur. Müddet-i medîde Mâliye Nezâreti’nde kitâbette bulunmuştur. Bi'l-âhare ihtiyâr-ı takâüd eyledi. Beyâz sakallı, beyâz yüzlü, uzunca boylu olup, siyâh cübbe giyer, beyâz arâkıye üzerine siyâh sarık sarardı. Her gören meclûb ve meczûb-ı hüsnü olurdu. Sevdiği meşâyıhın dergâhlarına giderdi. Herhangi bir meclis-i zikirde bulunsa orada derhâl neş'e-i zevk, rûhâniyyet zuhûra gelirdi. Esnâ-i zikirde kendilerine hâl galebe eylediğinden şiddetli sayhalar vurarak kendini yerlere atardı. Bu hâl herkeste haşyet vücûda getirird...

PEYGAMBERİMİZİN İSMİNİ TELAFFUZ EDERKEN DAHİ EDEPLİ OLMAK FARZDIR

Hz. Rasûlu'llâh salla’llâhu aleyhi ve selemin ism-i mübarekelerine hürmet etmeyen herkes için: Sefîne-i Evliyâ’da Osmânzâde Hüseyin VASSÂF (Kaddesa’llâhu sırrahû)   Efendimiz buyurdular ki Karasarıklı   İbrâhîm kaddesa'llâhu sırrahû Efendi Kuşadalı hazretlerine yetişmiş bir şeyh-i âlî-kadrdir. İzzet Efendi merhûmla da hem-bezm olarak bi'l-âhare Eyüp’te Bahariye civârında Taşlıburun Dergâhı şeyhi Süleymân Efendi’den Tarîk-ı Sa’diyye’den müstahlef olmuştur. Müddet-i medîde Mâliye Nezâreti’nde kitâbette bulunmuştur. Bi'l-âhare ihtiyâr-ı takâüd eyledi. Beyâz sakallı, beyâz yüzlü, uzunca boylu olup, siyâh cübbe giyer, beyâz arâkıye üzerine siyâh sarık sarardı. Her gören meclûb ve meczûb-ı hüsnü olurdu. Sevdiği meşâyıhın dergâhlarına giderdi. Herhangi bir meclis-i zikirde bulunsa orada derhâl neş'e-i zevk, rûhâniyyet zuhûra gelirdi. Esnâ-i zikirde kendilerine hâl galebe eylediğinden şiddetli sayhalar vurarak kendini yerlere atardı. Bu hâl herkeste haşyet vücûda getirirdi...