Print Friendly and PDF

Hüseyin Çelik Dosyası




Sevgili dostlar, herkese sevgiyle selamlıyorum. Son günlerde yine sosyal medyada bol bol eee parçaları, tartışılan eee eski bakanlardan Hüseyin Çelik'in açıklamaları var. Evet. Onlarca haber sitesi veya açıklamaları paylaşıyor. Birileri cevap veriyor. Eee ve bir tartışma noktası yeniden ortaya çıkıyor. Bu zat zaten son senelerde iş gücü bıraktı. Abdülhamit Han düşmanlığıyla yatıyor. 6 ayda bir de bunu gündem doğum açıklamalarıyla yapıyorlar. yine de bu nevi tarihe girilmiş, bazı siyasi konularla birleştirilmiş ve yeni açıklamalarıyla gündem olmuş. Tabii tarihi bilgilerine girince de bize de bol gönderiyorlar. Hocam bunlar doğru mu diye. Şimdi siyasi konulara da girmiş ve AK Parti'ye bir süre biçmiş kendince bir eee son biçmiş. Burası beni ilgilendirmiyor. Yani bu kısma muhtemelen AK Partili siyasiler cevap veriyor diye düşünüyorum. Beni ilgilendiren bir taraf yok. Ancak doğal tarih konuları o yine uçup gidiyor. Şimdi bu zamanın bir neredeyse 6 yıl geriye doğru gittiğimizde AK Parti'nin ilk 10 yılı, 12 yılı içerisinde AK Parti'nin birtım uygulamalarına gerçekten mührünü vurmuş bir adam. Kültür Bakanı 5,5 sene. Önce Milli Eğitim Bakanı 6 sene. Yani düşünün bakalım şöyle 6 sene Milli Eğitim Bakanlığı'ndan bahsediyoruz. 5,5 sene Kültür Bakanlığı'ndan. 12 seneye damga vuran bir adam. Ve de bir siyasetin en önemli noktaları bunlar. Milli Eğitim kimin elinde diye düşünüyor gerçekten insan. Yani Milli Eğitim kültür kimlerin elinde kaldığını düşünüyor. Bu kadar kültürsüz bir adam düşünemiyorum açıkçası. Aynı zamanda bir akademisyenden bahsediyoruz. Bir akademisyen bu kişi yani Van 100 yıl üniversitesinde falan İngiltere'de bulunmakta olup orada kalmış doktora tezleri mezunu bir akademisyenden bahsediyoruz. Ben böyle uyuyor, böyle kültürsüz, tarihe bu gözle bakabilecek bir sima düşünemiyorum ve Türkiye'nin 12 yıllık geçmişi olsun diyorum. Başka diyebilecek bir şey yok. Şu paylaşımlarını, konuşmalarını yaşadıklarında, dinlediğimizde başka söylenebilecek hiçbir şey yok. aslında öyle. Milletimizin bir tarihi geçmiş olsun. Ne yani? Biz bazı sıkıntılar yaşadık. Hani her zaman diyoruz ya işte bu FETÖ nasıl uyuttu? Bu milleti nasıl uyuttu? İşte geri plan bu nevi eee ne derler hani yolu açanlar, yolu açanlar, o yolu döşeyenler var. Bu insanlar yolu açmışlar, döşemişler, yol vermişler, konuşturmuşlar, gitmişler. Hani bazen Diyanette söylüyoruz, bazen siyasette ve bazen işte böyle eee bakanlar nezdinde üst düzey insanlar bunları ne yapmış? Bu yolu açmışlar. Biz o zamanlardan da uyarıyorduk. O zamanlardan da konuşanlardanız, söyleyenlerdeniz. Fakat bu adam yani bir taraftan Abdülhamit Han'la kafayı bozmuştu. Şimdi geriye doğru gidiyor. Fatih'e doğru gidiyor. Ondan sonra Osmanlılara, Abdülmecid Han'a, Abdülaziz Han'a yani 1. Ahmet Hana'a böyle hızını alamadı gidiyor. Bu büyük padişahlar, hükümdarlar 20 yıl hükümdarlık yapmış, 10 yıl hükümdarlık yapmış, 30 yıl hükümdarlık yapmış. Bir cümle, bir cümle mıknatısla çekiyor ve onu yargılıyor ve çöpe atıyor. Hani ilkokulda bir padişahla ilgili bir cümle duyarsınız. Kafanızda bir şey oluşturursunuz. Yani bu adamlar ilkokulu öte gidememişler. Hiç bu şekilde ben bir tarih konusunun ele alınabileceğini bir akademisyen tarafından asla düşünemiyorum. Şimdi son dönem tarihimizin, günümüzün iki mütefekkirini ele alıyor. İşte Necip Fazıl Kısakürek diyor. Kadir Mısıroğlu diyor. Türkiye'de diyor tarihi ne yapmış? tarihi anlayışı bu iki kişiyi yerleştirmiştir. Yani Türkiye'de tarihi zannedersiniz ki eee Kadir Mısıroğlu ve Necip Fazıl Kırsakürek tarihi bunlar yazmış, bunları yönlendirmiş ve muhafazakar camiayı hep bunlar almış götürmüş. Ya nasıl bir ifade şu şimdi? Evet. ikisi de bizim en önemli mütefekkirlerimizdendir, düşünürlerimizdendir. Çok yönde eser, çok yönlü eserler vermişlerdir. Ama baktığımızda ikisi de tarihçi değildir. İkisi de hukukçudur. Tarihi konularda araştırmalar yapmışlardır. Bakın her ikisi de tarihi konularda araştırmalar yapmış bizim mütefekkirlerimizdir. Ama ben bir tarihçi olarak benim tarihi yönümü bu ikisi çizmemiştir. Çünkü tarihçi de değildir. Ben bunların kitaplarını okudum mu? Okudum. İstifade ettim mi? İstifade ettim. Katıldığım yönleri var mı? Çok. Katılmadığım yönleri var mı? Az da olsa var. Necip Fazıl Kısakürek oturup tarihi konularını tartışsak pek çok konuda ben Necip rahmetli Necip Fazıl'a ne yaparım? Belki şerh kurum. Hayır bu böyle değil derim. Dediğim de var. Konuşuyorum, yazıyorum. Öyle muhafazakar dindar camiayı vay bunlar efendim yazdı, çizdi, bunlarla gidiyor diye bir söylem yok ya. Böyle bir ifade yok. Bunu söyleyemezsin. Elbette ki liseli yıllarımızda biz bu mütefekkirlerin kitaplarını okuyacağız, yönleneceğiz. Ama bir tarihçi ileride doçentlerin, tarihlerin onlarca Abdülhamit Han'la ilgili çalışmalar var. Sen bunları hiç görmüyor musun ya? Bunları okumuyor musun? Abdülhamit Han'la ilgili bugün bizim üniversitelerimizden ve yayınevlerinde basılmış onlarca yüzlerce kitap var. Bu kitapları okumuyor musun? Takip etmiyor musun? Bir tek iki nokta. Hala içkiden bahsediyorsun sen ya. Hala Romdan bahsediyorsun. Yok torunmuş yok o dememiş yok bu. İçki nedir ya senin? Nedir içki? Yani bu mu konuşur? Bir bakanlık yapmış. Neredeyse 12 sene bakanlık yapmış adam oturup bunu mu konuşacak ya? Sana ne içti içmedi mesela? Sana ne? Senin içkin ne yediğini ne içtiğini mi? Ben araştırıyorum. Bunu mu konuşur bir insan? Açıkçası ne? Kadir Mısıroğlu tarihi konuları. Seni tarihi konularda Kadir Mısıroğlu 50 defa yerin dibine sokar çıkartır. Ya Kadir Mısıroğlu yıllarca araştırdı, belgelerle çalıştı. Her bir mevzuda kitaplar yazdı. Görüyorum ben. Aç biraz oku. Okumadan düşmanlık etme. Birinin sözüyle hareket etme. Falancanın filancanın vay Kadir Mısıroğlu diyerek gitme öyle. Bir oku kitaplarını bir. Bak bak şimdi Kadir Mısıroğlu'na ne diyor. Kadir Mısroğlu efendim ideolojisine belge arayan adam. Ha hayda yani. Bulgar mezalimini yazıyor adam. Şimdi Bulgar mezalimini. Sen Balkan savaşlarını, Balkanlarda Türklere yapılan zulümleri hiç mi okumadın be adam? Kadir Mısıroğlu o Bulgarların yaptığı zulümlere sen inanmıyor musun? Söyle şimdi. O bir ideoloji miydi? Ve o ideolojisine belge arayan adam mıydı Kadir Mısuroğlu? Yunan mezalimi. Yunanlıların yaptığı mezalime sen inanmıyor musun? Kadir Mısroğlu buna belge aramak için çıkan bir adam mı? Bunları araştırıyor adam ortaya koyuyor. Ya sen hiç mi okumuyorsun? Osmanoğullarının dramı öyle ya iki aylıktan bilmem kaç yaşına kadar bütün bir hanedan bir gecede memleketin dışına itilmiş. Bunların ne yaptıklarını, ne ettiklerini araştırmak seni mi gerdi? Seni rahatsız mı etti? Çok önemli eserler bunlar. Sen nasıl bir akademisyensin? Yani bunları sorgulamak lazım. Ve veya Necip Fazıl Kısakürek vay efendim onu da çok kötü bir siyaset ideoloğu idi diyor. Çok kötü bir siyaset ideoloğu imiş. Bana bir tane bu noktada yanlışını göster ya siyaset ideolojisinde bana göre soruyorsan bir numaradır rahmetli Necip Fazıl Kısakürek siyaset ideoloğu olmakta. Nasıl bunları ifade edebilirsin yani? Necip Fazıl Kısakürek siyaset noktasında, düşünür noktasında gerçekten çok kıymetli bir isim. Ben buyur senin siyaset ideoloğun görelim bakalım. 12 sene bakanlık yapmış bir partide şimdi kendin ömür biçerek gidiyorsun. O partiyi o partiyi silmek isteyen hatta bırak onu. Ne o partisi? Bir milleti işgal ettirmek, bir ülkeyi işgal ettirmek isteyen, bir milleti yok etmek isteyen FETÖ ve örgütüne darbe vurduğu için mi karşı çıkıyorsun? Şunlara cevap ver. Senin siyaset ideoloğun diyordun ki kendin yani bir bakıyorsunuz kendin şunu ifade ediyorsun. Fethullah Gülen'le kucaklaşmalıyız. Hasret gidermeliyiz. Hadi bunları da yalanla. Bazı sözleri yalanlıyorsun. Sildiriyorsun. Haydi yalanla. Şun ben böyle bir söz de söylemedim de. Önce konuşuyorsun, söylüyorsun sonra dönüyorsun. Benim böyle bir sözüm yok. Mahkemeye ver ya. Diyorsun ki biz Fethullah Gülen'le kucaklaşmalıyız. Çok özledik. Senin siyaset ideoloğun bu mu? Söyle. Kadir rahmetli Necip Fazıl Kısakürek kötü bir siyaset ideoloğu imiş. Hangi kötü? misal göster. Misal işte ben senin kötülüğünü söylüyorum. Bugünlerde son e 5 yıldır Abdülhamit Han'dan daha kötü bir siyasetçi yok sence? Kıbrıs'ı falan sattı. Bunları bakanken niye söylemedin? Niye bunlarla ilgili yazdırmadın? Kitaplara niye yazdırmadın? Kültürde bunları niye teşvik etmediğinde bugün konuşuyorsun? Bugün o siyaset ideologları, o siyaset ileri gelenleri seni yeniden bakan yapalım gel deseler, ihtiyacımız var deseler, sen nasıl konuşacaksın? Anlatır mısın? Nasıl konuşacaksın? O zaman senin siyaset ideoloğun bu mu? Altına bir masa ve koltuk verdiklerinde, oo, yağla balla o koltuğu altından aldıklarında vur git. Evet. İşte bunlar tartışılır. Necip Fazıl Kısakürek bana göster bakalım kötü bir siyaset ideoloj ideolog oluşunu hangi fikirleriyle? Evet tarihteki fikirlerini ben tartışırım. Evet şiirlerinde bir kısım şiirlerinde şurası olmuş burası olmamış edebiyatçılar tartışabilir. Bunlar gayet normal şeyler. Ama raporlarını okursanız saçınızı başınızı yolarsınız. Hangi raporunu okudun sen ya? Hangi saçını başını yoldun? Söyle ya bir şey ver. O raporlarda ne geçiyor? Bizler o raporları peynir ekmek gibi beklerdik. Ben bunları da söylüyorum. O raporlarda o kadar güzel konular işleniyordu ki okuyorduk biz onları. Haydi buyur göster. Sen nesine alınıyordun onların? Sen o günlerde kimin hizmetindeydin? Kimin adına çalışıyordun? Sen kimlerden besleniyordun? Söylesene ya. Kimlerden besleniyordu? Saçını başını yolacak. Ne vardı o raporlarda? Hadi onları da konuş. Konuşalım. Vallahi Abdülhamit Han'la ilgili mevzularda ben nice bu zatın konuşmalarına cevaplar verdim. Daha bir tanesine cevap verebilmiş değil. Bir tanesine videolar çektim, yazılar yazdım. Daha bir t Abdülhamit Han'ın e Kıbrıs'ı sattığına ve daha nice 10 cümlede 10 hatası olduğuna ben cevaplar verdim. Daha bunların bir tanesine cevap vermiş değil. Bakın şimdi bir şey daha ortaya atıyor. Kemalizmin karşısına Abdülhamidizmi çıkarttılar diyor. Abdülhamidizm diye bir şey duydunuz mu sevgili dostlar? Var mı ya? Geçen ben bunu ileri gelen bir arkadaşımızdan daha duydum. Birileri diyor ki efendim işte kimisi Abdülhamidizm demiş, kimisi Fatihzim demiş, kimisi şuizm demiş. Biz de enverizm demişiz, Kemalizm demişiz. Çocuklar da enverizm deyip gidiyorlarmış. Ben bu çocuklara hak veriyorum dedi. Kendisine dedim ben hiç duymadım. Abdülhamidizm diye bir şey hiç duymadım. Bu işin ideoloğu kim dedim. Başındaki kim? Kim çıkarttı bunu? Bana söyler misin? Dedim tıkandı kaldı. Ya benim adıma bir şey söyleme ya. Benim adıma bir şey söyleme. Bu millet Osmanizm demedi. Türkizm demedi. Bu millet Yavuzizm demedi. Abdülhamidizm demedi. Fatihm demedi. İzm diye bir şey sevmez ya bu millet. Bu millet müslümandır kardeşim ya. Türktür. Müslümandır ya. Kimliğimi bilirim. Dinimi bilirim. Dilimi bilirim be kardeşim. Ben benim izme ihtiyacım yok öyle bir şeylere. Evet. Var mı Kemalizm? Var. En çok da bunu bunu herkes söylüyor. Bugün ileri gelen Atatürkçüler de söylüyor. Ya Kemalizm diyor adamın hırsızlığına, arsızlığına kale oluyor, sed oluyor. Bunlar diyor onu kullanıyorlar. Var mı? Var. Kendileri de söylüyor, ifade ediyor. Ama sen onu haklı çıkartmak için Abdülhamidizim deme kardeşim. Bu yok. Osmanlı'da böyle bir şey yok. Osmanlığı çıkartan Osmanlı Osmanlı'yı sevenler ve Osmanlılar değil. Osmanlı padişahları değil. Jön Türkler, İttihatçılar. Ya bunlar çıkarttı. Sen biraz baksana etrafına. Sen Ali Suavi filan çalışmış adamsın. Sen biraz bak. O İngiliz adamları üzerinde iyi çalıştın sen. Birileri mi acaba zokayı yutturdu? Dikkatli ol. İngiltere'ye gidenler zokayı yutup geliyorlar. Kim veriyor bunu? Ali Suabi kimin adamıydı? Eşi niye bütün belgelerini yaktı onun? Bunları araştırdın mı? Bunları biraz anlat da millet istifade etsin. Şu Ali Suavi'yi dinlesin senden. İngilizlerle işbirliklerini anlat. O hatunun hangi belgeleri yaktığını anlat. Abdülhamit Han'a darbeyi anlat. Sen darbecileri alkışlayan adam mıydın? Hadi anlat Ali Suaviyi. Millet senden istifade etsin madem doktora yapmışsın. Evet. Sen de bir tarihçi değilsin. Gidiyorsun Fatih Sultan Mehmet ne yapmış? Vay efendim. Tamam. Çok iyi adam. Aynı hani şu şeyden aldığı belli. Celal Şengör diye. Fatih şöyle adam böyle adam. Biz Fatih'e bir şey demiz severiz. Belli. Celal Şengör'ün tam bir çaylağı var ortada. Yani şöyle dedi, böyle dedi. Onun sözlerini kullanıyor. Fatih şöyle adammış. E ama ben onu nasıl seveyim ya? Kardeş katlini çıkarttı. Kanun yaptı. Kardeş katlini. Hiç mi o kanunnameyi okumuyorsun? Fatih çıkarttı. Öyle mi? Peki Fatih'in bu atam ve dedem kanunudur. Benim dahi kanunumdur. Ya hiç okumaz mısınız siz? Hiç mi okumazsınız? Bu atam ve dedem kanunudur. Benim dahi kanunumdur. Neyi anlatıyor şu söz size? Peki bu kişi Abdülhamit Han sabah akşam konuşuyor. Kimmiş? Abdülhamit Han'ın eee babası acayip sarhoşmuş Abdülmecid. Acayip sarhoş. Bütün konuşmaları bu. Peki babası alkolikmiş Abdülmecid. E kendinden önceki padişah Abdülaziz. O da bak Abdülaziz'in de babası Abdülmecid. Ya sen ilkokul mezunu falan değil misin ya? Allah Allah. Abdül bunları çalışan adamsın. Abdülaziz'in babası nereden Abdülmecid oluyor? Abdülhamit Han'ın amcası nasıl oluyor da babasının böyle onun babası o oluyor? Şunu bir anlatsana. Yani o kadar düşmanca bir hislerle anlatıyor ki ne dediğinin dahi farkında değil. Ne dediğini Abdülaziz Hanın, Abdülmecid Han'ın şöyle dini yönüne bir bak ya. Dini yönünü bir araştır. Şu Kabe'ye yaptığı hizmetleri bir gör. Haremeyine yaptığı hizmetleri bir gör. Bunlardan rahatsız mısın sen? Bunlar sarhoş olarak devletin hangi iş yanlışını yaptılar? Bir söyle ya. Bırak şimdi içkiyi, şunu, bunu. Bunlar devlet şeyiyle hangi yanlışları yaptılar veya sarhoş olarak içki içtiklerini hangi belgeler söylüyor ya? Bir şeyler ortaya koyun, bir şeyler söyleyin. Abdülmecid Han'ın böyle o alkolik bir sarhoş olduğunu hangi belgeler söylüyor ya? Şunlara bir şeyler söyleyin bari. Eliniz bir ayağınız yere değsin ya. Böyle bazı vay tam düşmana da aa şu oraya koşar buraya koşar o öyle bu hepsi birer cümle gerisi yok. Düşmanlıktan başka bir şey yok. Bakın öylesi bir söylüyor ki arada kaynayıp gidiyor. Abdülaziz Abdülaziz Han'ın babası Abdülmecidmiş. Hadi buyur git biraz oku ya. Araştır araştır biraz takip et. Fatih Sultan Mehmet öyleymiş. Birinci Ahmet Hanş tamamı yalan tarihi ile ilgili söyledikleri şey. Bunlara ne diyelim ya sevgili dostlar? Gerçekten hani bazen denmez ki diyesin deniyor. Söylenecek o kadar çok söz var ki fakat bu kişilerin düşmanlığı nereden geliyor açıkçası bilemiyorum. Bunların fikri yapıları nereden nereden besleniyorlar? Bunları ben biliyorum da aslında. Yani beslendiği bunların hocalarını takip edeceksiniz. Bunların karın ağrılarını takip edeceksiniz veya bunların bir kişi Suudi Arabistan'da mı, İran'da mı, İngiltere'de mi geliyor, okuyor. Takip etmek lazım, araştırmak lazım. Kimlerden ne aldılar? Sadece yıkıp geçiyorlar. Dün bunları en ağır eleştirenler bugün bunlar baştağacı. Onların elinde, onlarla birlikte geziyorlar. Ne diyeceksin? Yürü git onlarla haşır ol diyeceksin. Diyeceğin fazla bir şey yok. Ama bunların asla hele bana gönderenlere ya göndermeyin kardeşim ya. Bu insanların gerçekten acımak lazım. Hasta ruhlu insanlar. Şu ifadelerle bir tarihi kötülemeye hasta ruhlu demekten başka bir şey denemez. Ben yabancı devlet adamı araştırmacıların hatta yabancı devlet adamlarının mesela bir Sırp başbakanının Sultan Muradı Hüdavendiger hakkında bir Macaristan başbakanının devlet başkanının Kanuni Sultan Süleyman hakkında bir işte Sırplı bir Arnavut bir Boşnak bir İtalyan, bir Slovakyalı tarihçilerin Osmanlılar hakkındaki aki konuşmalarını ve araştırmalarını çok okudum. Her gün de okuyan birisiyim. Şu bizimkiler gibi değerlendiren, şu şekilde konuşan bir tek akademisyen gösteremezsiniz. Bir tek akademisyen. Bunlar neden bizden çıkıyor? Yani burada sadece bir siyasetçiden bahsetmiyorum. Ben bu tip şeyleri siyasetçilerden çok duyuyorum. Çok duyuyorum. Onlara çok cevaplar da verdim. Ama aynı zamanda karşımızda bir akademisyen var. Karşımızda 6 sene Milli Eğitim Bakanlığı yapmış, 5,5 sene Kültür Bakanlığı yapmış bir adam var. Bu şekilde bir tarih kötüleme, bir tarih yazımı gibi konuşma açıkçası anlaşılır gibi değil. Öyleyse dikkat. Sevgili dostlar işte bu tip kanallar bunun için çok önemli. Bunlara cevap vermezsek bunlar doğruymuş gibi dinlenir ve gider. Ben şahsen bu kanallarımızın takip edilmesini, duyurulmasını hasseten sizlerden rica ediyorum. Kanalıma abone olun, bildirim tuşunu açın ve dostlara, ahbaplara bu videoları gönderin, yayın. Bir sorunuz olursa o sorulara cevap verelim. Onlara konuşmalar yapalım. Sorularınızı sorun. Geniş anlatalım. Anlatıyoruz da inşallah bunlara destek olmanızı rica ediyorum. Hepinize muhabbetlerimi sunuyorum. Saygı ve sevgilerle. 

Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Benzer Yazılar

Yorumlar