Print Friendly and PDF

Gerçek Tarihçilerin Diliyle 2. Abdulhamid Han

 



hem meclise hem de bu toprak meselesine o zaman kısaca bir değinelim. Çünkü birbiriyle çok paralel gelişmeler var. Biraz önce meclisin açıldığını söylemiştik. Eee Sultan Abdülhamed'in meşrutiyeti ilan etmesiyle. Şimdi meclis sorunlu bir meclis. İşte biraz önce tartışmalarımız. >> %40'ı Türk. Eee, evet Türkler, eee, azınlıkta kalıyor. Eee, Ayan meclisi de bu arada değerlendirdiğimizde şimdi mecliste eee, bu arada Osmanlı Rus savaşı başladı. 93 dediğimiz 24 Nisan 18 aslında ilk baştaki sözleşmeleri o. ortaya çıkan toprak kayıplarının önemli bir kısmı da o dönemde oluyor. >> Tabii. Yani daha eee padişahlığa geçmez savaştı. Savaş elinde daha uygun buldu. Tabii savaşın ortaya çıkmasında Mithat Paşa ve onun gibi düşenlerin önemli bir payı vardı. Yani onların savaşı istiyorlardı. aslında meclis de istiyor. Yani meclis milletvekillerinin büyük bir çoğunluğu savaş taraftarıdır. Konuşmalarında hep bunu vurgularlar. eee, Rusya'ya derinlemesine girmekten bahseden bir şey. Yani sen 1711'den sonra hiçbir savaşta Rusya'yı yenememişsin. >> Yani >> Evet. Kırım savaşı dışında işte 300 çadırla geldik, 300 çadırla geri döneriz diye ahkam kesiyor herkes mecliste. Yani ve tarihimizdeki maalesef birçok zararın sebebi budur. Yani kendine bakmadan >> eee düşmana savaş açarız. Şimdi mesela o dönemde Rusya bizim iki misli 3 sis askeri çıkıyor. Yani bunlar hiç hesaplanmadan savaşa giriliyor. >> Beher Rus savaşı aslında Osmanlı Devletine çok büyük bir darbe olmuştur. Yani o savaşlardan sonraki yıkımın alarma geçmesi için uzun yıllar uğraşmak zorunda kalıyor. Şimdi meclisin açık olduğu bir dönemde savaş da çıktı. Eee ve dolayısıyla bir tarafta Ordu cephesinde savaşıyor. Diğer taraftaki parlamentodaki şiddetli tartışmalar. Eee bu arada giderek eee milletvekilleri eleştirilerine ikinci apemi de yöneltilmeye başlandı. Yani savaşın kötü gidişatından padişahı da sorumlu olmaya başladıca >> eee ik Abdit bir karar aldı. Eee zaten olduğu bu karardı. Mevcut koşullar dahilinde bu meclisin işlevinin gerçekleştirilmesi söz konusu değildir. Meclis >> 13 Şubat 1878 tarihinde meclis kapatıldı. >> Ama anayasa edilemiyor. Bu vurgulamak lazım çok önemli bir açıklama getirmek lazım. Şimdi meclisin faaliyetlerine son verildi. Şimdi anayasanın 73. maddesi şunu diyor. Eee meclis kapandıktan sonra 6 ay içinde seçimlere gitmek gerekir. >> Hı hı. >> Yani aslında ik Abdemid'in yapmadığı seçimleri eee gitme olayıdır. Yani seçimleri yenilememiştir. Fakat anayasanın birçok hükmü aslında yürürlükte kalmakta devam etmiştir. 6 ay içinde seçim yapılmadı. Zaten çıkan kanunlar muhakkak yani geçici olarak çıkarılıyor. Meclis açılınca onaylanmak için >> yani o süre içinde eee çıkan bütün kanunlarda meclis açıldığında eee meriyete girmek üzere şeklinde bir şeyi vardır. >> Hatta ayan meclisine tayinler yapmış. >> O da yapıldı tabii ki. Yani bir süre en azından tayinler devam etti. Yani dolayısıyla böyle bakmak lazım işte eee meclisin kapatılmasıyla beraber çünkü çok önemli suçlamalardan biri de budur. İk habe yönelik eee meclis işlevini yerine getirmediği gibi bir gerekçeyle kapandı. Eee bu arada savaş da tabii çok kötü gidiyordu. Eee ve neticede işte Rus orduları Yeşilköy'e kadar geldiler. >> Yani savaşın tefaratına girmeyelim tabii ki. eee o çok uzun bir şey olur, süreç olur. Yeşilköy'e kadar geldiler ve burada eee bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaya tabii ki karşılıklı olarak yapılan bir anlaşma demek de mümkün değil. Ruslar eee önüne koydular Osmanlı Devleti'nin yani şartlarımız budur diye. >> Herhalde İş geldikten sonra anlaşm şey söz konus yani dolayısıyla çok ağır şartları olan bir anlaşmadır bu. Yani aslında ilk meclisin kapanmasındaki en önemli problem şu. >> Bir kere hükümdarlar zihin olarak meclise hazır değiller. Yani değil kesinlikle o dönemde kalır. 5. Murat belki hazırdı yani onlarla oturup kalktığından ama çünkü özellikle Mahmut'tan sonra tekrar merkezi yapı kuvvetleniyor. Yani devlet adamları da yalnız eee bir kere meclis demek aynı halkın siyasete karışması demek. Bu bunu istenmiyor. Bu bu en önemli sebeplerinden birisi bu. Yani meclisin kapanmasındaki >> tabii aslında zaten ik haft meclisi açarken da meşrutiyet taraftarı değil zaten. >> Yani onu padişah olmak için eee bir koz olarak kullanmıştır. >> Eee dolayısıyla Yeşilk anlaşmasında aslında eee işte birçok toprak parçası elden çıktı. Romanya, Sırbistan, Kanada eee bağımsız olarak imparatorluktan ayrıldılar. Fakat orada çok can alıcı bir nokta var. eee Karadeniz'den Ege Denizi'ne kadar uzanan bir Bulgaristan kuruldu. >> Büyük >> büyük bir Bulgaristan. Rusya himayesinde bir Bulgaristan. >> Evet. >> Şimdi Bulgaristan kurulunca imparatorluğu toprakları ikiye bölündü. >> Hı hı. >> Yani eee Anadolu coğrafyası Edirne'ye kadar Trakya coğrafyası ve ondan sonra araya Bulgaristan giriyor. Sonra gene eee Makedonya işte eee bugünkü Arnavutluy'ya kadar uzanan bir coğrafya. gene Osmanlı Devleti'nin elinde. Fakat eee bunu korumak mümkün değil. Yani >> yani Bangladeş Pakistan gibi >> onun gibi. >> O da ilk kurulduğu zaman arada Keşmir var. Bangladeş Pakistan tek devlet. Sonra ne oldu? Bölündü. >> Azerbaycan Nahçıvan gibi mesela Ermenistan'ın girmesi. >> Hindistan falan var orada. Evet. >> Evet. Yani Keşmir işte Hindistan'ın >> yani tamamen eee devlet ikiye bölündü aslında eee Yeşilköy anlaşmasıyla. Şimdi biraz önce söylemiş olduğum işte Kıbrıs operasyonu bu dönemde devreye girdi. Yani tabii burada İngilizlerin de çıkarı var. İngilizler eee Kıbrıs'a eee idaresini kendi ellerine almak istediler. Böyle bir öneri getirdiler. Eee Kıbrıs'a biz yerleşelim. Buna karşılık Ayasfanos anlaşmasının veya GÇ anlaşmasının hükümlerini değiştirelim. >> Takas >> şey yani bir nevi karşımız. Evet. Eee, hatta işte eee, Kıbrıs'a geldiğimiz takdirde, eee, işte doğuda çıkan üç eee, Livan'ın eee, işte Kars, Ardaan, Batum'u da Ruslar terk ettiğinde eee, biz de Kıbrıs'tan çıkacağız şeklinde bir şeyleri de var. Eee, taahütleri de var. Eee, neticede Kıbrıs anlaşması yapıldı. Yani Kıbrıs'ın idaresi İngiltere'ye bırakıldı. Karşılık olarak da Yeşilköy Anlaşması'nın hükümleri kaldırıldı. Berlin'de yeni bir anlaşma imzalı. Yani büyük Bulgaristan ortadan kalktı. >> Evet. Bu anlaşma tabii birçok alanda aslında Yeşilköy'e benziyor. >> Evet. Fakat en yazıcı noktası biraz önce sözünü etmiş olduğumuz o büyük Bulgaristan'ın evet küçültülmesidir. >> Eee büyük Bulgaristan küçültülünce Osmanlı İmparatorun toprakları arasındaki bağlantı tekrar kuruldu ve eee benim kanaatim şu. Eğer Yeşilköy Anlaşması yürürlükte kalsaydı eee birkaç sene içinde yani 1878'de bu anlaşma yapıldığına göre birkaç sene içinde İstanbul büyük tehlikeye girerdi. imparatorluk da umudumuzun dibine gelmişler. >> Yani aslında şeyi vurgulamak lazım. >> 1877-1878 Osmanlı Rus savaşı yani 93 harbi dediğimiz savaş imparatorluğun omurgasının kırılmasıdır. Yani felc olan bir insan nının durumu neyse imparatorluğun durumu da odur. Yani çünkü imparator >> hocam 93 albinin saraydan idare edildiği için yenilgiyle sonuçlandığı söyleniyor. >> Yani onu tam olarak eee söylemek mümkün değil. Çünkü zaten eee başta Abdulkad Abdulkerim Nadir Paşa başarısız yani eee Ruslar direkt olarak giriyorlar. Eee ama tabii ki sonradan saraydan ne kadar beceriyle idare edilir? O da bir sıkıntıdır tabii ki. >> Eee sonradan eee Süleyman Paşa'ya tabii verildi komutanlık. Süleyman Paşa da eee başarılı olamadı. >> Başarılı olan zaten Gazi Osmanpa Paşa bir Ahmet Muhtar Paşa'nın >> Kilenile Ahmet Muhtar Paşa'nın bazı başarıları var. Netice itibariyle devletin gücü ona yetmiyor. Yani o dönemde Rusya'yla birebir mücadele edecek e güce sahip değil. >> Ya aslında şey var. Ben eee rakamlara baktım. Mesela Rusya'nın bizi yendiği dönemlerde teknolojinin yanı sıra ordusu aşırı kalabalık. Mesela bu 7778 savaşı'a 800.000 civarında ordu çıkarıyor. Ya bizimkiler de o civarda bir ordu toplamayı düşünüyorlar. 300.000'i geçmiyor yanlış hatırlamıyorsam rakamları. Yani Rusya >> eee ve şöyle bir şey var. Mesela Prus savaşı sırasında bizim nüfusumuz 30 küsur milyon. Rusya'nın nüfusu 16 milyon. >> Hı hı. >> Eee, 7778 savaş sırasında da tam tersi bizim nüfusumuz azalmış. Rusya'nın nüfusu artmış. Yani çünkü askerde nüfusa göre çıktığı için eee, Rusya >> şimdi bizim nüfus deyince Türkiye anlaşılabilir. >> Osmanlı nüfusu. Yani 1711'de Prutta bizim nüfusumuz Rusya'nın iki mistiyen 1877'de de bizim asker çıkardığımız nüfus çünkü gayrimüslimlerden alamıyorsunuz. Rusya'nın yarısına düşmüş. Yani bu son derece önemli. Çünkü modern askerlik tarihinde nüfus başına çıkarılan asker önemlidir. Yani Rusya bizim iki mislimizden fazla bir ordu çıkarıyor. Yani sayısal olarak teknolojiyi vesaireyi bırakın becerileri şunu bunu. Korkunç bir sayısal üstünlüğü var Rusya'nın. >> Yani kesinlikle yani kazanma şansı aslında daha savaşın başında eee bellidir. Yani devletin, Osmanlı Devleti'nin bu savaştan zararla çıkacağı. Fakat savaşa bir şekilde girildi tabii ki. eee ve eee çok acı oldu tabii sonuçları. Yani tarihimizdeki en ağır eee feci mağlubiyetlerden biridir. Sonuçları itibariyle çok kötü oldu. Esas olarak da buradan eee tabii ki Balkanlardan eee >> göç >> Anadolu'ya yönelik göçen de söz etmek lazım tabii ki. >> Yani ilk büyük göç 93 şey yani insanlar Can işte Anadolu'ya atmaya uğraşıyorlar. Eee 1.200.000 kişi olduğunu yani öyle bu konuda araştırma yapanlar 1.200 güzel bir kitabı var tarih kurma yayınlarında kon rakam tabii yani o kadar insan canyle kendine eee şey ve bu arada yani gene 400.000 civarında da insan hayatını kaybediyor. Bu şey sırasında yani bu zoraki göç sırasında >> yani Balkanların Türksüzleştirilme operasyonu başlıyor. Yani aslında eee 93 harbinde Türkiye'ye yakın yerler yani Bulgaristan'ın ve Makedonya'daki Türkiye'ye yakın üyelerde Türk nüfus azaltılıyor. >> Şimdi bir seyircimizden efendim Serhat Bey'den Sayın Serhat Paşa'a Sakarya'dan göndermişler. Sultan Ümit döneminde kaybedilen topraklar. Tunus 163.610 km². Mısır 1.81.992 km². Yani bugünkü Türkiye Cumhuriyeti'nden daha büyük. Bugün 776.000 km². >> Kimiz >> o zaman 1.81.992 92 km² büyük çarşaf belgesini getirttim de yukarıdan. [boğazını temizler][homurdanır] >> Sağ ol efendim. Kıbrıs 9000 251 km². Sırbistan 77.414 km² Karadağ 13.812 km². Romanya 238.391 km² toplam 1. 592.896 km. >> İki Türkiye >> yani bugünkü Türkiye Cumhuriyeti sınırlarını top arazisinin iki katı. Eee, Sayın Seyircimiz Serhat Bey bir liste daha eklemişler. Bakın sevgili seyirciler bunları ne Sultan Amid'i ne bir başka hükümdarı eee küçümsemek tarihteki değerini Hıı. >> Azaltmak maksadıyla söylemiyorum. >> Abartmayın diye söyleniyor. >> Bunlar abartmayalım, uçmayalım, uydurmayalım. Onun için söylüyorum. Yani Sultan Abid'in 33 senedir iktidarı boyunca tek karış toprak vermemiştir diyen yalancılar. Maalesef bu ifadeyi kullanmak zorundayım. Sultan Hamit zamanında Osmanlı İmparatorluğu'nun 1.592.806 km² toprak kaybettiğini ya bilmeyecek cahil veyahut bunu gizleyecek derecede sahte kağıdmış. Ya şimdi >> efendim padişahın eşleri eee Nazikeda başkadı efendi Bedri Felek baş kadın efendi >> Safiinaz Nur Efsun kadıfendi Bidar Kadıf Efendi Dilpesent Kadı Efendi Mezide Mestan Kadı Efendi Emsal-i Nur Kadı Efendi Müşfika Kadı Efendi Sakar Hanımefendi Peyveste Hanı hanımefendi, Fatma Pesent hanımefendi, Behice hanımefendi, Salihe Naciye hanım Saliha Naciye hanımefendi. Üç kadın efendi hanımefendi daha var. Çünkü biraz sonra göreceğiz Adobit mirasında 16 kızı kızı 12 olarak yazmış. Ayş Sultan >> e Kassam Beyoğlu Kassam mahkemesinden çıkan bir verased Sultan Ahmed >> 16 anım gözüküyor. >> O zaman resmi bir belgeyse >> efendim Sayın Başar eee biz de teşekkür ediyoruz. Biz de sizin efendim bayramınızı tebrik ediyoruz. Hadise budur. Şimdi efendim şu şey meselesine yukarıdan rica etmiştim. Yavuz getirdi onu. >> Bu arada ben şunu ekleyeyim. Bu eee 1,5 milyon ketk çıktıktan sonra 5 milyon ketkare toprağa sahip de hala. Yani bunlar ellerini çıktıktan sonra iklomet döneminde >> Yemen'den adliyetik kıyılarına kadar hala uzanıyordu imparatorluk ki >> çok önemli bir coğrafya. >> Yani şeyi de vurgulamak lazım. Mesela bizim ders kitaplarında hep şöyle bir şey anlatılıyor ya. Kallovça'dan sonra devamlı yenir gibi 1870'te imparatorluğun sınırları bugünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin sınırlarının yaklaşık 9 misti. >> Yani 778 savaşına girmeden önce yani yani bugünkü hatta 9 10 misli yani 9 misti toprak yani 9 misli Türkiye'nin büyüklüğünde. Yani Yemen de o dönemde elinde, Tunus da o dönem elinde. Yunanistan'ın önemli bir kısmı ve Bulgaristan'ın önemli bir kısmı da Türkiye'nin elinde o dönemde. Şimdi efendim biraz müsaadenizle [homurdanır] geriye döneceğiz. Kusura bakmayın. Burada biraz böyle akrobasi yaparak göstermek zorundayım. Açıl ya müfettihübvab demiş ya. Evet efendim. [homurdanır] Şu gördüğünüz belge. Şöyle arkadaşlar yaklaşabilir miyiz? >> Şunu al istersen kahve >> ç bardağı alalım da. Sultan Amit tüccarlarının devamlı olarak, [boğazını temizler] pardon nereye gitti o? Devamlı olarak eee tahrif ettikleri belgedir. >> Şu şunu büyüteyim. Bir dakika açayım da tekrar. Demin gitti. >> Şöyle [homurdanır] yaklaşabilirsak arkadaşlar. Alabiliyor musunuz? Şu. [homurdanır] >> Evet. Şimdi aldı. >> Şöyle. Nasıl yapacağız? Şöyle yapacağız. >> Hangi kamera? Şey, Jimmy mi alıyor? >> Ha? Siz mi alıyorsunuz? Pardon. Pardon. O zaman şöyle yapalım. Evet. Biraz [boğazını temizler] küçülebilirseniz. Hocam ben bundan göremiyorum. Şu üstü okuyım. Yıldız Serayumayunu mu? Benim de gözlükte bak. Evet. Yazı başkitabet dairesi Yıldız Saray imun. >> Yıldız efendim. 4 Ramazan 1309, 2 Nisan 1892. Tarihi hata yapıyor olabilirim. Eee, şey tarihinde altta, alttaki tarihe bakar mısın? >> Altta gözükmüyor tarih. >> Alta gözükmüyor. Ben göremiyorum çünkü şeyden. >> 1890'lı yıllar. 9. >> Bir dakika bir şöyle çevi hocam. >> Biraz daha yukarı çıkması gerekir belki. >> He. 20 Mart 308. >> 4 Ramazan 309. 20 Mart 30 13 gün koyacağız. 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 1 2 Evet doğru söylemişim. 2 Nisan 1892. Tekrar veriyoruz efendim belge budur. Eee [homurdanır] eee bu belgenin bugünkü Türkçeyle okuyorum. İlgili yayını okuyorum. Bugün yapılan cuma namazı merasiminden sonra Teşvikiyedeki silahneyi teşrif eden padişahımız, silahne dediği yer efendim bugünkü Maden fakültesi. Oradan saraya dönerlerken yolda acayip bir şekilde bellerinden bağlayıp çarşaflara bürünmüş ve yüzleri dahi siyah renkte gayet ince peçeler ile örtülmüş. bazı kadınlar görmüş vesaire vesair. Bunların Hristiyan kadınlara benzedikleri müşahede edilmiş. Hatta İslam olduklarından tereddüt buyurulmuştur. izaha muhtaç olmadığı üzere Devlet-i Muazzama-i İslamiye inşallahu Teala kıyamete kadar bekası veya yükselmesi kadın erkek bütün Müslümanların her türlü hal ve hareketlerinde şeriatın hükümlerine dikkat uymalarına bağlıdır. Bu çarşaflar ise İslam kadınlarının örtünme emrine asla muvafık ve müsait olmadığı gibi. Tekrar okuyorum. Bu çarşaflar ise İslam kadınlarının örtünme emrine asla muvafık ve müsait olmadığı gibi bir maksatla şuraya buraya girmek için bazı münasebetsiz erkekler tarafından dahi bir yerde fesat ve melanet için kullanılmaktadır. Hatta geçenlerde bir erkek bu şekilde çarşafa buyunerek kadın kıyafetinde silahlı olarak bir eve girip evdeki kadının üzerine hücum edip çaldık çaldığı eşyayı pencereden dışarıya atarak savuşmuş olduğundan din ve devlet düzeni bakımından meydanda olan zararlarından dolayı konu icap edenlere münasip şekilde anlatılıp gerekli tenbihlerde bulunulmak suretiyle kadınlara çarşaf giyilmesinin yasaklanma Tekrar söylüyorum kadınlara çarşaf giyilmesinin yasaklanması padişah hazretlerinin fermanı gereğidir. Bu konuda emir ve ferman padişahındır. 4. Ramazan 1309, 2 Nisan 1892 Başkatip Süreyya. Efendim belge budur. Sultan Ümit tüccarları ne kadar kıvırsalar, çevirseler, eğilseler, bükseler açık açık söylüyor. Bu [homurdanır][boğazını temizler] tehlikelidir. Bir, iki, İslam'a mugedir diyor. Belge burada. Arşur numarasını eğer inanmayan efendim o eee şey tüccarlarından, Sultan Hamit tüccarından inanmayan kimse varsa bana mail atsın. Aşivdeki numarasını da bildireyim. Burada bulamadım yani bu. Biliyorum. Bu belgeyi ben de biliyorum zaten. Yani işte bende de var zaten. >> Hocam biz bunu yayınladık Erhan'la dergide >> kıyamet koptu. Neler yazdılar? Vay efendim böyle şey yoktu da nasıl yok yahu adam yazıyor. Bir de Sultan Hamit kadar evhamlı vesveseli bir padişah yanına çarşaflı kadın sokar mı? Bir de o var >> ya. Bir de şeyi vurgulamak lazım. Daha önce de söyledik ya. Yani çarşaf Osmanlı'nın o meşhur kanun döneminde daha sonra vesairede yok. sonradan geliyor. Yani o dönemde İstanbulluların yediği feraceli daha e bu örtünme yok demek değil yani bu söylüyor zaten. İslam kadın örtünme >> böyle siyah çarşaflar altında örtünme yok. Sonradan Osmanlı İmparatorluğu 19. yüzyılda eee yayılan bir şey. >> Evet. Yani tekrar söyleyelim. Sultan Hamit zamanında çarşaf yıldız başkad saray başkadibi yani bugünkü Cumhurbaşkanlığı genel sekreteri >> karşılığıdır. >> Yıldız Sarayı başkatibi Süreyya Paşa'nın padişahın bizzat verdiği emri eee göndermesinden sonra yasak edilmiştir. Hadise budur. Hiç kimse tekrar söyleyeyim lütfen o Abdülhamit tüccarları oturopla kalkıp efendim eee yok e Lozan Zafer değildir. Sultan Hamit zamanında 33 sene boyunca eee tek karış toprak elelden çıkmamıştır. Efendim Sultan Hamit çarşafı yasaklamamıştır diye palar edip geçimini bundan sağlayan o zavallılar uydurmasınlar. İşte belge burada >> tarihini arasam bulurum. Bu bilgisayarda da vardı da şimdi hiç bunları vakit harcamaya değmez. >> Ama tekrar söyleyelim hocam z ara verin diyorlar. >> Sultan Hamit zamanında elde çıkan top elden çıkan topraklarım tekrar ediyorum arazi miktarı 1.592.806 km²edir. 33 sene boyunca tek karış toprak vermedi diyen zavallılar biraz daha okusunlar. Buyurun efendim. >> E şimdi bu belgeyle ilgili bir değerlendirme yapmak lazım. Şimdi meseleye eee Abdültam taraftarı ve aleyhtarı şeklinde bakıldığında aslında bir noktaya varmak kesinlikle mümkün olmuyor. Şimdi ortada bir belge varsa bu belge bir bilgi veriyorsa, eee buna inanmak gerekir. Yani onun dışında herhangi bir şekilde farklı bir yorum yapmak söz konusu değil. >> Yani bu >> belge var, bilgi bu bilgiyi veriyor. Dolayısıyla yani bu dinin görüşü de değil. Yani onu da vurgulamak lazım. Bu Abdülhamid'in görüşüyorsunuz. Onu >> birçok başka belgeler de var yani. Eee ayrıca da bu ik Abdülhamid'in ne kadar önemli bir devlet başkanı eee olduğu gerçeğini de değiştirmez. Yani bu >> şey yayınlamıştı değil mi? Dergide >> o zaman dergide yayınlanmıştı ilk defa tarih dergisinde. >> Efendim numarasını buldum. >> Merhaba merhaba. >> Eee dahiliye dahiliye dahiliyeler 99 887. >> Evet. 86 veya 87. >> H >> büyük ihtimalle 87'dir. >> Yani devlet arşivlerinde Osmanlı arşivleri dahiliye diskleri bölümü 99.887 belgedir. Hala bu konuda ticaret yapmak eee arzusunda olanların şerhine karşılığı. Kendi batıl metotlarıyla zummu batıllarınca şerhlen karşılığında. >> Dergiden Nuri mi onu yayınlamıştı? Nureke yayınlamıştı yanlış hatırlamıyorsam Mersin Üniversitesi >> kıyet kopumu son >> evet öğretim üyelerinden Nur yazılmış da uyumludu da Murat yalan da Erhan bilmem ne dedi zaten o dergi palavra derg dergisinde ya belgenin fotoğrafları da koymuşuz daha yani o şimdi doğal olarak şey oluyor böyle bir sorun oluyor belli konular ortaya konuluyor Türkiye'de. Yani bu yalnız Abdülhamit yaşadığı değil birçok konuda konu haline getiriliyor. Eee eleştirilemez bir hale getiriliyor. Kristal bir vazo haline getiriliyor. Bunun gibi bir hata var.

Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Benzer Yazılar

Yorumlar