Siyonizmin beklediği Mesih kim?
Kudüs'ün olduğu yerde zorla
dönüşün haram olduğunu, caiz olmadığını söylüyorlar. Siyasal siyonizm bunun tam
tersini yapıyor. İlk başta siyonizm ilk ortaya çıktığında zaten kabul etmiyor.
Burjuva diye bir şey çıkınca en çok para kimde var? Yahudilerde. Yahudilerin
burjuva üzerinden yükselerek ekonomik örgütlenmelerinin hemen hemen hepsine
girmiş oluyorlar. Kendilerine zulmedenlere aşık olup biten Müslümanlara
zulmediyorlar. Yani tamiriler gerçek Yahudilerin kendilerinin olduğunu
söylüyorlar. Tanrıyla ahit yapan tek topluluk.
>> Muhammet hocam GZ tarifesini tekrardan hoş
geldiniz.
>> Hoşgeldiniz tekrar.
>> Yahudiler bu kadar güçlüyken neden Kudüs'ü
işgal etmiyorlar?
>> Belki de o kadar güçlü değillerdir. Yani
sonuçta bu şeyin yaratacağı infialin bilgisi olarak bu zamana kadar yayarak
uygun bir konjonktürü bekliyor olmayı bekliyorlar . Benim de aslında özetleki
soru ama çözümleri gelen en ödemeli seçim satın almış gibi geliyor. Yani İsrail
bu bağlamda hiçbir şey takmayacak gibi duruyor ama bir yandan da uluslararası
dengeler var. Sanki bunu şimdilik göze alamaz ama ilerleyen işlemlerde nasıl
bir takvimin geliştiğini görürüz. Kademeli bir şekilde bizi o manzaraya
alıştıra alıştıra getiriyor. O gün ne zaman geleceğin garantisi ama herhangi
bir çılgınlık anının geliri mi o da olabilir hocam. Bence kendi aralarında
anlaşamıyorlar. Mesela o kutsal bölgeye şu an girmemesi gerektiğini düşünen bir
kesim var. O bakımdan işgal edilir.
>> Şimdi teolojik olarak giderseniz zaten yine
aynı süreç bir önceki bölüm hatırlarsınız bu Mehdi'yi beklemenin Şiilikte
imanın şartı olduğu söylenirken Yahudilikte de Mesih'i beklemenin imanın şartı
olduğu söylenir. Biliyorsunuz ünlü Babil sürgünü vardı. Babil sürgünden sonra
Babil sürgünü 586'da gerçekleşti. 586'da tapınak ilk kez yıkılıyor. Genelde biz
buna Süleyman Muhabedi diyoruz. 931'den 586'ya kadar Yahudilerin dini
faaliyetlerini sürdürdükleri bir tapınak var. Buna birinci tapınak dönemi
deniyor. 1ci tapınak döneminde bu tapınak yıkılınca Yahudiler sürgüne gidiyor.
Sürgünden sonra bu büyük Kiros veya Kehüsref dedikleri adam yani Pers hükümdarı
bunları geri gönderiyor . Babilleri yıkıyor ve Babilleri yıktıktan sonra da
Yahudiler geri dönüyor. Orada iki tapınay tekrar inşa ediyorlar. 516'da 516'dan
milattan sonra 132'ye kadar bu tapınak fiili anlamda devam ediyor. Fakat
Romalılar bu tapınağı yıkıyorlar. Romalılar tapınağı yıktıktan sonra Yahudi
geleneği, Rabbani gelenek şöyle bir şey üretiyor. Biz başka dinleri taklit
ettiğimiz için Tanrı bizi cezalandırdı. Tanrının cezasının hükmünün düştüğü gün
Mesih'in geri geldiği gündür. Dolayısıyla biz Mesih gelene kadar yapmamız
gereken şey yine aynı şekilde takiye benzeri bir süreç. Uluslara karışmamamız
lazım. Duvarı zorla açmamamız lazım. Sabretmek gerekiyor diye üçlü bir ahit
teorisi gelişiyor. Yani İsrail'e veya Kudüs'ün olduğu yere zorla dönüşün haram
olduğunu, caiz olmadığını söylüyorlar. Siyasal siyonizm bunun tam tersini
yapıyor. O da Hümeyni nasıl şiir teorisini dönüştürüyorsa burada da Theodor Hez
teolojiyi değiştiriyor. Ama aralarındaki fark Theodor Hez dindar değil. Hümeyni
dindar.
>> Hocam bu teolojiye karşı bir siyasi hareket
almaları peki halk nezdinde bir karşı görüş ortaya çıkarmıyor mu? İlk başta
siyonizm ilk ortaya çıktığında zaten kabul görmüyor. Siyonizm hatta 1947'de
düşünseniz devletin kurulma arifesinde bir grup Yahudi her tarafta özellikle
ortodoks Yahudi, dindar Yahudiler diyeyim şu anda onlara ultraortodoks
Yahudiler deniyor. Geleneksel bu Yahudi anlayışını takip edenler diyor ki siz
tanrının emrine karşı geliyorsunuz. Böyle bir devlet kuramazsınız. Birleşmiş
Milletler düzeyinde her yerde buna karşı çıkıyorlar. Hatta Bengion mecbur
kalıyor bunlarla masaya oturuyor. Buna centilmenlik anlaşması deniyor. 1947'de
diyor ki siz uluslararası ortamlarda bizim aleyhimizde çalışmalar yürütmeyin.
Bu devlet içindeki Yahudi şeriatine uygun nasıl yaşamanız gerekiyorsa onu
yaşarsınız. Bunlar da bunu kabul ediyor. Nedir bu Yahudi şeriati? İşte şabat
cumartesi günleri çalışma. Nedir bu? İşte askere gitmemek. Çünkü askere gitmek
demek devletin bu bağlamdaki varlığını tanımak demek. Bu sizin tapınak
tartışması da işte böyle bir yere oturuyor. Normalde teknik anlamda zaten o
tapınak Mehdi gelmeden inşa edilemez. Teolojik anlamda da inşa edilemez ama güç
bağlamında da niye inşa edilmiyorsunuz? Cevabı da biraz da şey yani
uluslararası bence güç ortamıyla ilişkili bir şey.
>> Hocam yani siyonizm bu e teolojik backgroundu
reddedip siyasi ortamda güç sahibi olmak için modernleştirilmiş bir Yahudi
düşüncesi gibi mi?
>> Evet. Yahudi milliyetçiliği. İlkine Mesiyanizm
diyelim. Yani kadim 2000 geleceği günü bekle. Evet. Bu mesiyanizm diyelim.
Siyonizm de bunun tam tersini. Siyonizmin temelinde mesela herkes Theodor
Herz'i konuşur ama Theodor Herz kadar önemli bir adam vardır. Harold Pincer
diye. Bu kendi kendini özgürleştirme diye bir kavram üretiyor. Yani diyor ki
biz 2000 yıldır Mesih'i bekliyoruz diyor. Fakat görmediğimiz zulüm görmediğimiz
işkence kalmadı. Dolayısıyla biz bu Yahudiler olarak normal değiliz. Normal bir
ulus olmanın tek koşulu devlet kurmaktır diyor. Ve devletin temelleri böyle. Y
sonrasından ondan 6 yıl sonra da 1881'de bu makaleyi yazıyor. Kendi kendini
özgürleştirmeyi Theodor Hez de 1896'da Yahudi devleti risalesini yazıyor.
Dolayısıyla bu risalelerin sonucunda yavaş yavaş insan toplamaya, kitle
toplamaya başlıyor. Hümeyni gibi. Hümeyni nasıl kasit devrimiyle insanları
toplamaya başlıyor? Burada da bir taraftar edinmeye çalışıyorlar ve taraftarı
buluyorlar.
>> Peki tarih olarak da hocam. Dünya Savaşı'na
denk geliyor aslında. Birbirlerine çok yakın tarihler. I. Dünya Savaşı'nda da
aslında bir Yahudi holokostu yaşandı Nazi Almanya'sı tarafından. Bu ya biz çok
fazla zulüm gördük. Buna karşı olarak bir devlet sistemi kuralım düşüncesi I.
Dünya Savaşı'ndan da etkileniyor mu?
>> Tabii ki zaten en büyük meşru gerekçeyi biraz
da o veriyor. Diyor ki biz normal olmayan ulusuz. Normal olmayan ulustan kastı
ne biliyor musun? diyor ki bizim çiftçimiz yok. Biliyorsunuz değil mi?
Yahudilerin 21. yüzyıla kadar 20. yüzyıla kadar aşağı yukarı bir çiftçi toplumu
yok. Çünkü mesela ne bulundukları İslam topraklarında ne bulundukları batı
topraklarında Yahudilerin çiftçilikle çalışmasına müsaade edilmiyor ve
Yahudiler geleneksel anlamda çiftçilikle uzaklaşmıyor. E siz çiftçi toplumunun
olmadığı bir ulus düşünebiliyor musunuz? Dikkat ed bu yerleşim, yerleşimlerin
temeli de biraz buna dayanıyor. Kibuts diyorlar. İlk kibutlar böyle oluşuyor.
Önce gidelim orada yavaş yavaş çiftçiliği öğrenelim. Önce bir çiftçiliği
görsünler. Zamanla kademeli birlikte biz ulus inşa ederiz. E günümüzde
2026'dayız şu anda. Bir İsrail ulusunun inşasından zaten bahsediyoruz açıkçası.
>> Hocam peki bu içerisinde yaşadıkları
toplumlarda çiftçilik yapmamalarının bir sebebi var mı? Yahudiler genelde getto
halinde yaşıyor. Ghetto halinde yaşadıkları ilk örnekleri Harun Reşit döneminde
mesela şey takılması, rozet gibi bir şey düşünün. Yani onlar takıyor.
Yahudilerin diğer toplumlardan ayrı olması bir şekilde belirgin hale geliyor.
Yahudilere böyle bir şey var. Ve Yahudiler bu bağlamda iki ü şeye önüyor. Bir
bankacılık sistemine. İkincisi gemicilik işlemlerine, uluslararası ticarete.
Yani Yahudilerin aslında bu kadar güçlenmesinin temeli biraz daha buradan
geliyor. Normalde toprağa değer biçilen bir şey değil. Aristokrat var. Bir
Yahudinin teknik anlamda aristokrat olma ihtimali var mı? Yok. Çünkü soylu
aileden gelmeniz lazım. Herhangi bir Yahudinin soylu aileden gelme ihtimali
yok. Ancak burjuvazi devrimi gerçekleşince, burjuva diye bir şey çıkınca en çok
para kimde var? Yahudilerde. Yahudiler dolayısıyla burjuva üzerinden yükselerek
bulundukları toplumlardaki loncalar, işte ekonomik örgütlenmelerin hemen hemen
hepsine girmiş oluyorlar. E en çok para onarda oldukları için dolayısıyla bütün
sistemi bir şekilde ele geçirmeye başlıyorlar. Yahudilerin bugünkü dünya
düzenindeki etkinliğinin biraz da sebebi bu. Ve her Yahudi başka bir ülkedeki
Yahudiyle otomatikman akraba ve bu akraba ilişkileri üzerinden dünyadaki bütün
küresel sistemi böyle böyle kontrol etmeye başlıyorlar ve dünyadaki bütün
ülkelerin politikalarını böyle şekillendirmeye başlıyorlar. birbirlerine bayağı
sahip çıkıyorlar. Yani
>> her zaman hepsi birbirini sevmez ama bu
bağlamda birbirlerini destekledikleri aşikar yani. Ve birbiriyle yakın aileler
bir şekilde iktidarda. Yine dindarlıkla ilgili yani çok dindarsanız zaten bunu
uyguluyorsunuz bir şekilde. Yahudiliğin şöyle bir avantajı var. ata erkili bir
toplum olmadığı için oradaki bu tarz şeylerde bir şekilde sorun ortadan kalkmış
oluyor. Sonuçta hikaye hep anne üzerinden yazıldığı için doğan her çocuk bir
şekilde teknik anlamda Yahudi olduğu için Yahudilerin böyle bir aslında sıkıntısı
sanki yokmuş gibi geliyor.
>> O zaman anne Yahudi ise ve baba Müslümansa da
çocuk Yahudi mi oluyor?
>> Yahudi oluyor. Evet. Ya oradaki avantaj orada.
>> Peki hocam Yahudiler sürekli dışlanmış ya
gittikleri her yerde. Tarihsel olarak da bu böyleymiş. Bunun ilk sebebi neydi?
Bu biliniyor mu tarihsel olarak?
>> Hz. İsa'nın kanını dökenler oldukları için
normalde Hristiyan toprak İslam toprakluklarının hikayesi biraz farklı. Sonra
bunlar sürekli bozgunculuk yaptıkları için böyle bir kısıtlanma ihtiyacı
çıkıyor. Ama İslam topraklarındaki hakları yani batı topraklarına göre daha
iyi. Ama batı topraklarında bayağı zulüm görüyor insanlar ve Hz. İsa'nın kanını
döktüklerini, Hz. kanını içtiklerini ve 2000 yıl boyunca teolojik şöyle
gerçekleşiyor. Peki asıl sorulması gereken soru şu. Nasıl oldu da bunlar
barıştılar? Çünkü şöyle bir teoloji gelişmeye başladı. Özellikle 1940'larda,
50'lerde, 60'larda orada dönüşüm başlıyor. Hristiyan evanjelist teoriye göre
Hz. İsa'nın bulunduğu toplumlardaki ilk o son toplumda Yahudiler çoğunlukta
olduğu için bütün Yahudilerin Kudüs'te toplanması gerektiğini Mesih onların
Mesihinin gelmesi yani Hristiyanların Mesih'inin gelmesi için 6. aşama 7
aşamalı bir plan. 7 aşamalı Garden of Eden dedikleri Eden'ın bahçesi aşamasında
bütün Yahudilerin İsrail'de toplanması gerekiyor. Hristiyanlarda da Mesih
gelecek ya. Mesih'in gelmesi için uygun koşulun oluşması için Yahudilerin
İsrail'de toplanması gerekiyor.
>> İkisi de aynı şeyi söyl
>> aynı şeyi söylüyor. Yahudilikteki nihai hedef
burası. Hristiyanlıkta da bir önceki hedef. E dolayısıyla bu sefer uyuşma
başlıyor ve uzlaşma başlıyor. Özellikle 1967'de İsrail'in büyük bir zafer elde
etmesi Mısır'a işte Suriye'ye falan şeyi çok tetikliyor. Evelistleri çok
güçlendiriyor. Dolayısıyla bu evanjelistler veya Hristiyan siyonistler
dediğimiz kitleyle İsrail'deki siyonistler bir şekilde büyük bir uzlaşı içine
giriyor.
>> Yani burada yine birbirlerini çok
sevdiklerinden değil bir çıkar ilişkisi var. Önce çıkar ilişkisi oluşuyor ama
zamanla birbirlerini desteklemeye başlıyor. Mesela Trump'ın açıklamalarında da
bunu görüyorsun veya oğlunun açıklamalarında da bunu görüyorsun ve Amerikan
toplumunda da bunu görüyorsun. Amerikan ve İsrail'in özdeşleşmesi sadece siyasi
bağlamda gelişmiyor. Bu bağlamda da gelişiyor.
>> Hocam bir de Süleyman Tapınağından bahsettik
ya. Şu anki durumda tekrardan inşa edilmeye mi çalışılıyor? Hayır.
>> Yoksa ortaya mı çıkarılmak istiyor? Normalde
eski dehlizlerine ulaşılmaya, oradan bir şeyler çıkarmaya. Çünkü İsrail şeye
bir şekilde muhtaç. Ne yapıyor? Buranın kendisine ait olduğunu, tanrının buraya
vaad edildiğini, dini bağlamda Evet. kanıtlar var mı? Var. Sonuçta Tevrat
yazılmış mı? Yazılmış. Ama Tevrat'ta şöyle bir sorun var. Hz. Musa'ya yani Musa
diyelim Yahudi teorisinden bahsettiğimiz için Musa'ya eee indirilen Tevrat
milattan önce 14. yüzyılda indi veya 12. yüzyılda ne zaman yazıldı? Tevrat
biliyor musunuz? 4. yüzyıl. 800 yıl var arada. Yani bizde Hazreti Üzeyre'e denk
gelen Ezra diye biri var 5. yüzyılda oturuyor Tevrat'ı bugünkü koşullarda
kodifiye ediyor. Bildiğimiz Tevrat bugünkü koşuluyla önümüze geliyor. Bu
dönüşüm yani o aradaki 800 yıllık bir tarih yazımı yeniden yazılıyor.
Dolayısıyla bu tarih yazımında pek çok tahrifler yapılmış olabiliyor. Sonuçta
Yahudilerin oradaki bir hüküm serüveni var ya en azından 1200'lerden itibaren
oranın onlara ait olduğunu, bunun tanrının emirliği olduğunu söylüyor. E bunu
da bir şekilde kanıtlamak istiyor. Hatırlarsanız Silvan tartışmaları, Silvan
anıtları meselesi vardı ya işte o Silvan anıtlarının biraz da sebebi o.
Hakikaten Silvan anıtları oradaki bir kral Hezekiel diye bir kral var. O kralın
yazışmasını yani iki tünel arasındaki faaliyetleri anlatan bir lahit. Buahit
İsrail için çok önemli. Bunun dışındaki lahitleri de görebilme adına, kanıt
oluşturma adına bu tarz süreçlere girdiklerini düşünüyorum. Ama tapınağı tekrar
inşa etme sürecine çok kürşiklerini zannetmiyorum.
>> O zaman Mescid-i Aksayya girilmemesinin nedeni
bu olabilir mi? Olabilir. Evet. Ya bir de şöyle bir şey yani Müslümanların
oraya sonradan geldiklerini, tırnak içinde söylü hak dinin kendilerinin
olduğunu, e dolayısıyla Müslümanların oradaki herhangi bir muhabbetin
olmamasına yönelik keskin bir uzlaşı var. Fakat şu andaki bir teolojik anlamda
Mesih gelmedi. Hani dinen burada bir şey yapmak şu anda uygun değil. İkincisi
teorik olan pratik anlamda da dünyayı karşılığını almak istemiyorlar gibi bir
görüntü var şu anda.
>> Şimdi teolojik olarak zaten bunu yapmamaları
gerekiyor ya ama bunu yapıyorlard o zaman siyasi olarak mı yapılıyor bu? Hangi
Yahudi kesimi yapıyor?
>> Şimdi işte hikaye buradan gelişiyor. Normalde
şimdi bu dindar olmayan Yahudiler de seküler Yahudiler de meşruiyet sağlamak
için bunu inşa etmek isteyebilirler. Fakat şu anda inşa etmenin onlara teknik
anlamda bir faydası yok. Sadece Müslümanların faaliyetlerinin orada
engellenmesi bile yeterli. Sonuçta bir ağlama duvarı var. O ağlama duvarı
Mesih'in gelişine kadar ayakta olduğu sürece bence onlar için bir dindarlar
için söylüyorum. Bir sorun yok. Seküler Yahudiler oradaki bütün Müslüman
varlığının ve Müslümanlara ait kültürel şeylerin yok edilmesini ister mi?
Elbette ister. Fakat şu anda uluslararası konjonktür buna uygun değil. Yani
>> sonradan geldiğini düşündükleri için mi? Yani
Müslümanların
>> Evet. kendilerine olduğu için Müslümanlığın bu
anlamda tahrif edildiği, Yahudiliğin tahrif edilmiş hali olduğunu düşündükleri
için.
>> Hocam İsrail'de kullanılan dil İbranice ve
kökleri de bir yerde İbranilere dayanıyor diye biliyorum. Ama şu an biz onları
tanımlarken İbrani demiyoruz. Yahudi diyoruz, siyonist diyoruz. Bunun bir
sebebi var mı?
>> Şöyle bir ayrım yapmamız lazım. İbrani
oğulları, İsrailoğulları ve Yahudi. Normalde aslında hepsi böyle aynıymış
gibidir ama ortada bir nüans var. Birincisi, İbrani demek Tevrat'ta nehri geçen
anlamında kullanılıyor. Nehri geçen İbrahim ne demektir? Neye referans veriyor?
Hz. İbrahim'in Urdan yani bugünkü Basra civarından Harran'a, Harran üzerinden
de Fırat'ı geçerek Kenan bölgesine geldiğini işaret eden bir şeydir.
Dolayısıyla Hz. İbrahim'den Hz. Yakup'a ki onun adı Haz. İsrail diye geçer. Biz
tahminen Hz. İbrahim'in bu Kenan iline yani İsrail'in İsrail'den önceki oraya
verilen eski ada Kenan'a geldiğini yaklaşık olarak milattan önce 2100 olarak
kabul edelim. 2100'den 2 1700'e kadar olan süreçte 1700 niye önemli? Haz. Yakup
var. Hz. Yakup'un diğer adı İsrail. Bu süreçteki Yahudilere genel olarak
İbraniğulları tasnifi yapılıyor. Bu İbraniğulları tasnifi Mısır'a kadar
geçerli. Mısır'dan çıkışa kadar. Fakat Mısır'dan çıkıştan itibaren yavaş yavaş
orada bir İsrailoğulları şeyi oluşmaya başlıyor. Niye? Çünkü Yakup'un çocukları
olgunlaşıyor, büyüyor ve bir topluluğa dönüşüyor. Yani dolayısıyla 2100'den
1200'e kadar olan süreçte Yahudiler İbrani oğulları. 1200'den 586'ya kadar
İsrailoğulları. Çünkü bu ikisi birlikte yaşıyorlar. Sonraki süreçte de Yahudi.
Yahudi kimliğinin şekillenmesi 586'dan sonra böyle çok kadim bir şey değil.
>> Peki hocam kendilerini üstün ırk olarak
adlandırıyorlar. Bunun temel bir dayanağı var mı? Çünkü tanrıyla ahit yapan tek
topluluk. Bu bağlamda Tanrı onlara yani Yehova onlara bir ahitte bulunuyor.
Yani bir söz veriyor. Ben burayı size verdim diyor. Dolayısıyla bu üstünlük
anlayışının biraz da temeli var. Aslında Kur'an'da da buna gönderme var. Yani
biz bir zamanlar üstün kıldık göndermesi var. Yani dolayısıyla bir şekilde
teknik anlamda girişi doğru ama o üstünlükleri ancak takvayla ölçüldüğü zaman
devam edebilir. Fakat tahrifat olduğu için bu inanış nasıl olursa olsun Yahudi
olduğunuz sürece üstünlük anlayışına dönüşüyor. Bizde de biz yani Müslüman
geleneğinde de biz ne deriz üstünlük takvadadır. Bizde etnik bir kimlik
üzerinden okunmadığı için böyle bir yoruma gelmiyor.
>> Hocam bir de kutsal ahit sandığından çok fazla
bahsediliyor. Bu sandık tam olarak ne ve gerçekten bulunursa ne olur?
>> Normalde sandık dediğimiz şey Haz Musa
yanançalı dediğimiz özellikle Güney Sina'da Turdağına yakın bir yerde
peygamberlik ona verildiğinde 40 yıl süre boyunca özellikle son zamanlarında
Tevrat yazılı bir nutsa şeklinde şekillenmiş oluyor ve bunun konduğu sandık.
Sonuçta Yahudiler çölde dolaştığı için hani onu bir yere koyamazlar ve bunun
taşınabilir bir çadırları var. Bu çadır içinde taşınıp şey yapılıyor. Ne zamana
kadar bu? Hz. Süleyman Süleyman Mabedi'ni kurduğu güne kadar 300 yıllık bir
süreçten 300 yıl boyunca bunun mobil halde olduğu söyleniyor. Sonra bu mabet
yapılınca Kudüs'te tapınağın içine sandık konuluyor. Fakat sonradan işte bu
yıkımlar sebebiyle sandık kayboluyor. Sandığın hükmü biraz da bu. İnsanlığın
kaybolması, tapınağın kaybolması sinagog merkezli bir yaşam formunu açıyor.
Normalde Yahudilerde tapınağın dışında ekstra sinagog olmaz. Tapınak yıkıldığı
için, kutsal ait kaybolduğu için sinagog kültürü başlıyor. Yoksa normalde
Yahudiliğin merkezindeki tek tapınak şeydir. Süleyman Muhabedid'ir.
>> Bulunursa ne olur peki?
>> Bulunursa ne olur? Bilmiyorum. Ne olur?
>> Bilmiyorum ki hocam.
>> Vallah ben de bilmiyorum yani. Ne?
>> O zaman bunun bulmaması neden bu kadar
tartışılıyor? Sanki hani hedefe ulaşınca bir şey olacakmış gibi davranıyor.
>> Y insanlar bir arayışın içi. Sonra ahit
sandığı çok önemli değil mi? Kayboldu. E bunu anlamlandırma ihtiyacı hissediyor
değil mi insanlar? Sonuçta bir umut beslemek zorunda ve bir gün onun
bulunacağına dair bir şey düşünceleri var. Normalde Tevrat'ın mesela 1200'deki
nüshalarının böyle çok az bir kısmı sonradan 6. yüzyılda bulunuyor mesela. Hani
bu tarz beklentiler bir şekilde inşa edilebiliyor veya insanları ümitvar
kılabiliyor.
>> İçinde Tevrat sayfaları.
>> Tevrat'ın sayfaları olduğu 10 emirin olduğu
bir şeyden bahsediyoruz.
>> Hocam Yahudilerin genel olarak söylemlerinde
biz bir intikam alacağız kokusu değil de bu bu tat değil de ya bir daha bu tarz
kötü şeyler başımıza gelmesin düşüncesi var. Bu onların aslında biraz daha
böyle çekindiğini zamanında böyle çok fazla korktuğunu gösteriyor mu bize?
>> Evet. Diyelim ki mazlumlar kabul 2000 yıl
boyunca çok sıkıntı çektiler. Onu da anladık. E zulmü çektiren biz değiliz ki.
Zulmü çektiren Hristiyanlar. Yani eğer bir mücadeleniz varsa gidin
Hristiyanlarla buyurun. Öyle bir oluyor. Kendilerine zulmedenlere aşık olup
gelip Müslümanlara zulm ediyorlar. Yani sıkıntı biraz da orada. Yoksa
mazlumiyet şeyini anlarım. İtirazım yok yani. Mesela siyonizme karşı çıkan
Yahudiler hala var. Mesela Satmar diye bir örgütlenme var.
>> Var tab.
>> Ben görüştüm onlarla. Eee şeyde var. New
York'ta yaşıyorlar daha.
>> Yani soykırıma karşı olan, siyonizme karşı
olan.
>> Tabii tabii. Ha yani devletin kurulmasına
karşı adamlar.
>> Ha 1949'lardan beri
>> Evet. Evet. Şu anda Naturay Karta sitenin
muhafızları diye geçiyor. Bir örgütlenme Satmar diye ikinci bir örgütlenme var.
Bunlar İsrail'in kurulmasının meşru olmadığını, bunun Tanrıın emirlerine karşı
geldiğini, dünyanın her tarafında İsrail'in yıkılması için faaliyet
gösteriyorlar. Hatta siz çok hatırlamayabilirsiniz de 2009'da Ahmedi Necat'ı
ziyaret etmişlerdi. İlginç tarafı 2009'da Ankara'ya gelmişlerdi ve ben iki gün
bunları dolaştırmıştım. Benden sonra da Ahmedi Necat'ı ziyarete gitmişlerdi.
Yani öyle bir anım var.
>> Peki şu an onların savundukları şu mu? Farklı
devletlerde, farklı uluslarda biz Yahudiler olarak yaşamaya devam edelim.
Mehdi'yi bekleyelim. O gelince İsrail devletini kuralım. Bunu mu savunuyorlar?
>> Aynen. Siz Tanrının emrine karşı geldiniz.
Tanrının ermine karşı geldiğiniz için sizin kurduğunuz devlet meşru değildir ve
sizin kurduğunuz devletin yıkılması lazım diye faaliyet gösteriyorlar şu anda.
>> Hocam peki etkileri oluyor mu?
>> Benim şu anda son bahsettiğim kutup çok zayıf.
Azınlık yani azınlığın da azınlığı şeyi hikaye dönüştürebilecek bir
fonksiyonları veya bir güçleri yok. Yani
>> şimdi bir Mesih bekleme olayı var ya.
>> Evet.
>> Geldiğini nasıl anlayacaklar? Mesela
Şiilikteki kişi belirgindir. Hasan El Askeri'nin oğlu Muhammed bin Mehdi diye
bir adam. Bu gelecek. Orada şey yok. Kimin geleceğine dair sadece Davut'un
soyundan biri gelecek. Davut'un soyundan birinin kim olduğunu, nasıl olduğunu
biz bilmiyoruz. E tabii onların da kıyamet alametleri var. Aynı benzer
alametler sonucuna bir gelecek yani ortaya çıkacak. Bir de mesela bu çok
tartışılmaz da gelecek kişi peygamber değil. Gelecek kişi kral. Anladın mı?
Sadece belki dindar olması gerek. Yoksa ulvi bir adam değil. Yani peygamberlik
şeyiyle şey yapılmış bir şey değil. Çünkü Yahudi geleneğinde peygamberler
neredeyse hiçbir zaman kral olmamıştır. İlginç bir şey söylüyorum şu anda.
>> Güçlü biri gelecek yani.
>> Yani yok kral krallık soyunda. Yahudilikte
peygamberlik geleneği var. Bir Kohenlik geleneği var. Yani yazıcılık geleneği
var. 2. Krallık geleneği var. 3. Krallılık geleneği ancak Davud'un soyundan
gelenlere aittir.
>> Ve onlardan biri de Mesih olarak
>> mesih olarak gelecek. Normalde Mesih kavramı
yağla meshedilmiş. Yani şey gibi düşün. Hristiyanlıktaki kutsanmış anlamına
gelir. Hep Mesih mevcut krala, mevcut Kohen'e veya mevcut peygambere kullanılan
bir isimdir. Fakat şeyden sonra değişmeye başlıyor. Bu sefer gelecekteki krala
atfediliyor. Bir krallık soyu Davut'a aittir. Katiplik soyu Levilere aittir.
Levi yani Hz. Yakup'un oğullarından biridir. Harun'un soyundandır. Yani
peygamberlikte peygamber onun özel bir soyu yok. Yani her şeyden gelebilir ama
peygamberler kral olamaz. Yani Hz. Davut bizim için peygamber kraldır. Onlar
için peygamber değildir. Sadece kraldır. Süleyman, Hz. Süleyman bizim için
peygamber artı kraldır. Onlar için sadece kraldır.
>> Hocam şimdi aklımdaki soruya geldi. Tam olarak
muhabbet Dun diye bir film serisi var ve bu film serisinde Mesih olarak
>> çok güzel bir yere geldi.
>> Mesih olarak gösterilen bir Paul karakteri
var. Kralın oğlu.
>> Orada ne diyor peki? Mesih'e
>> lisanel gayp deniyor.
>> Başka? El Mehdi diyor. Elmehdi deniyor.
>> Elkaim diyor.
>> Ama burada Paul karakteri tam olarak inanmıyor
Mesih olduğuna. Bununla alakalı net bir belirti olmadığını söylüyor. Ama
oradaki halkın biraz gazıyla o şeye gelmiş oluyor. Daha önce Yahudiler de bu
tarz bir şeye kalkıştı mı?
>> Ferisiler diye bir topluluk var. Yahudi çölde
saklanan.
>> Aynen. Filmde de fremler olarak geçiyor.
>> Tamam. İşte bu normalde ya şu anda o Ferisi
geleneği neredeyse yok. Yani o tapınak yıkılıyor. Bir hayat kurmaları
gerektiğini her şeyin çöle giriyorlar ve çölde yaşıyorlar ve o çölde ibadetleri
gerçekleştiri ve zamandan münezzeh bir şekilde yaşamaya çalışıyorlar. Orada ona
gönderme var ama benim şaşırdığım kısım o filmde eee oradan doğrudan Mesih'e
değil de Mehdi'ye gönderme yapmaları. Öyle bir topluluk var ama gerçekte. Hatta
onun Kamran'da özellikle Ürdün civarında ölü deniz yazmaları çıktı. Bu
toplulukların varlığına ilişkin somut deliller var. Peki daha önce herhangi bir
isme, herhangi bir krala işte sen Mesihsin deyip onu gaza getirdikleri veya
ardından yürüdükleri oldu mu?
>> Sabat sevi işte Mesih inancının şekillenmesi
4. yüzyıl milattan önce ortada Mesih inancı yok. Öncesinde böyle bir hikaye
teknik anlamda olamaz. Ancak tapınak yıkılırsa tapınak yıkıldıktan sonra siz
krizi anlamlandırmak isterseniz milattan sonra 1586'da siz o zaman Mesih
inancına başvurursunuz. Durup dururken niye Mesih inancına başvurasınız ki?
veya Mesih inancının daha da keskinleşmesi Roma sürgününden sonra milattan
sonra 132'de sonuçta bir kriz var ortada. Tapınak yıkılmış ortadasınız. Bu
krizi nasıl anlamlandıracaksınız? İşte bu Mesih anlayışıyla anlamlandırırsınız.
>> Yani bunlar bir nevi sürekli tokat yedikçe,
tokat yedikçe gelecek Mesih'i beklemeye başlıyor.
>> Bu krizi kurtarıcı mitleri bu mesela sadece
Yahudilere veya Şiilere veya Sünnilere özgü bir şey değil. Osiris var mesela
Mezopotamya'da. Zerdüşt var. Zerdüşlükte soşantı var. Mesela hem Yahudilik hem
Şiilik bu anlamda Zerdüş inancından çok fazla etkileniyor. Özellikle bu
Mesihilik ve Mehdilik bağlamında
>> hocam İslam dünyasında da aslında yani Sünni
dünyada da bir mehdi inanışı var hatta. Ama inanmak zorunlu değil.
>> Haz İsa bağlamındaki şey daha güçlü. Yani Hz.
İsa'nın geleceğine mesela şimdi ayetteki yorumda bazıları Hz. Haz İsa'nın vefat
ettirilerek gökyüzüne çıkarıldığını söylüyor. Ama bu çok az. Yani Hz. İsa
meselesi daha sabit gibi duruyor. Ama Mehdi meselesi ehli sünnet anlayışına çok
güçlü değil. İnanan var mı? Tabii ki var canım. Mesela mehdilik anlayışı bizim
hayatımızın her yerinde değildir ama İran'da her yerindedir. Sokakta
görürsünüz. İfadede görüzorsun. Ya Mehdi ya kaim ya muntazır yani her şeyde
görürsünüz bunu. Sünnilikte öyle bir şey yok.
>> Hristiyanlıkta Hazreti İsa'ya Mesih mi deniyor
peki?
>> Evet. geri geleceği söyleniyor.
>> Evet. O İsa. O İsa işte ama Yahudilikteki
Mesih başka. Bir kim olduğunu bilmiyoruz.
>> Peki hocam Davuto soy devam ediyor mu?
>> Evet. Ya benim çok ilginç bir şey oldu. Allah
bana nasip etti. Böyle 130'dan fazla ülkeye gittim. İyi dolaştım.
>> Çok iyi hocam. 130 maç öyle kaç tane ülke bir
şeye gittim. Bu Nablus'ta Filistin'de yani bir dağın tepesine Samiri diye bir
topluluk duydum. Kim bunlar falan. Gittim yukarıda adamların bir tane kitabı
var. Gittim adamla konuşuyorum. Başındaki kişi. Ben ilk defa şairını oradan
öğrendim. Dedi ki biz Leviller soyundan geliyoruz. Yani bu yazıcı dedim ya
düşünsenize şeyde Arap ve Yahudi geleniklerinde şecere çok güçlü. Biz
Levillerin soyunda hatta bana şey gösterdi. Bak abdest siz nasıl alıyorsunuz
dedim böyle alıyorum dedi. Bak biz de aynısını alıyoruz falan dedi. Toplam kaç
kişiler biliyor musun? 1000. Bu Yahudilikten başka bir din bu. Tamiriler yine
Yahudi aslında da bizim klasik gerçek Yahudilerin kendileri olduğunu
söylüyorlar. Nablus'ta bir dağın başında var. 586 kişi rakamı bile hatırlıyorum
veya 584 müydü? Geri kalanı da Telaviv'de yaşıyor falan. Sonra mesela onlarda
Gerizm diye bir dağ vardı. Asıl dağın kutsal olan dağın o olduğunu
söylüyordular. Diğer dağ anlatırken de dağ bana gösteriyor. Çok lanetli bir dağ
olduğunu söylüyorum. Diyorum bu dağ niye lanetli yahu kızdı bana. Görmüyor
musun dedi ya. Hiçbir ağaç yok dedi orada. O zaman Davut soyundan da
>> var ama kimin şu anda olduğunu bilmiyoruz.
Yani ben bilmiyorum.
>> Acaba şey oluyor mu? Her doğan çocuğa bir
Mesih gözüyle bakılıyor mudur şu an?
>> Ha öyle ya. O o kadar böyle onu tek
tartışacaklarını zannetmiyorum ya. Bir de soy birliği meselesinde şimdi mesela
o dünyaya dağılan bütün Yahudilerin karışmadan dağılma ihtimali yok. Zaten ulus
öyle bir şey değil. Yani biyolojik anlamda soy birliğinin teknik anlamda olması
imkansız. Yani
>> hocam bir de tapınak yıkıldıktan sonra aslında
bu Mesih inancını yayıldığını söylediniz ya. Bu Tevrat'ta yazan bir şey
değildi. Yani
>> şöyle iki tane gelenek var. Şimdi Talmud'un ne
olduğunu biliyor musunuz? Bizim ilmi hal gibi düşünün. Kur'an var. Kur'an'ın
ilim hali veya tefsiri gibi düşünün. Normalde Yahudilikte iki tane tefsir var.
İkisi de milattan sonra 200. Bak Tevrat milattan önce 1300'de geldi. İlk
tefsirleri ciddi tefsirleri milattan sonra 200 yaklaşık 1500 yıl var. Arada
1500 yıl sonra iki tane tefsir var. Bir Kudüs Talmudu, bir Babil Talmudu.
Babil'in Irak'ta dediğimiz yeri. Basra'nın oraları. Babil Talmudundan Mesih'in
gelişmesine göre bayağı bir külliyat var. Ama Kudüs'te yok. Bu ne demek biliyor
musun? Yahudiler ne zaman ki İran'la yani Irak'ı da İran'ın parçası gibi
düşünün, ne zaman ki İran'la temas kuruyorlar, Mesihlik inancı başlıyor. İslam
orduları ne zaman yine Babil'le, Kufe'ye işte İran'a temas ediyorlar, bizde
Mehdilik inancı başlıyor. Bu ne demek biliyor musun? Belli ki hem İslam hem
Yahudilik oradaki Zerdüşt inancından özellikle Mesihlik ve Mehdilik ilişkileri
etkilenmiş. Çünkü teolojinin kökeni Soyant inancından geliyor.
>> İran'ın dünyaya yaydığı inançlar. Hocam çok
teşekkür ederiz. Görüşmek üzere.
>> Teşekkür ederim. Çok güzel sorulardı. Teşekkür
ederim.
Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Yorumlar
Yorum Gönder