Kayıtlar
Muhammedi Dua
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
1. Bölüm: Allah’a Övgü (Hamd, Tespih ve Tenzih) Ey Allah’ım! Sen yücesin, celâl ve ikram sahibi her kusurdan pak ve münezzehsin. İlham ettiğin hidayetler ile verdiğin nimetlere, Sana yaraşan hamd ile şükrederiz. Seni tespih ve takdis ederiz. Yaratılmışların varlığı, kuvvet ve gücün yalnızca kendisinde olan Allah’ım, şükürler olsun. Kendi güç ve dileğinle her şeyi var ettin. Şahadet ederiz ki, Sen’den başka bir ilah ve ortağın yoktur; birsin; âlemlerin Rabb’isin. Ey yardımcısı olmayanların yardımcısı, senedi olmayanların senedi; ey azığı olmayanların azığı; ey her garibin sahibi ve her yalnızın gönüldaşı! Senden başka ilah yoktur; hem dünyada hem ahirette Seni tenzih ve tespih ederiz. Ey Allah’ım; Sen’i tespih, tazim ve yüceltmeyi ezelden ebede kadar ancak cemal ve celal sıfatını bir bakışta görebilen Efendimiz Muhammed Mustafa yapabilir. Ey merhamet edenlerin en merhametlisi Rabb’im, duamızı bizden kabul buyur ve bize yararlı bir marifet ihsan et. Tövbemizi kabul buyur, m...
Bana Çok Merhametli Davrandın
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Ey Allah’ım! Sana gizli kalmayan halimi, nasıl şikâyet edeyim? Şunu yapmam, hayır yapmam, dediğim halde tekrarlarım beni yıldırdı... Yine de kötü fillerim ve hatalarıma rağmen bana çok merhametli davrandın. Biliyorum nefsimden daha yakınsın, ben ise aksine Senden kaçkınım! Ey Allah’ım! İyi ve kötü ne yaparsam yapayım,… beni kapından savmak için neden kılmadın … Her şekilde kendime söylendim Bir kul nasıl olmalı diye; Binlerce kez söz verdim, Olmuyor, olmuyor, Ya Rabbim… Böyleyken; Duramıyorum, yüzsüzlüğüme merhametini perde tutup geliyorum. Ve Sen de, bu kaçıncı dönüşün, demeden Beni hep huzuruna kabul ettin … İnsanın unutkanlığı adından belli; Senin bana yaptığını unutmuş gibi davranışından; o kadar mahcubum ki, Her gün sebepsiz ağlıyorum. Ama bitsin istiyorum... Bu tekrarlarım beni yıldırdı, derdimi sanki anlatamıyorum, Bir mazeret sahibi gibi oralı olmuyorsun. Bu halimden çok yoruldum... Takat ve derman bırakmadı…. Ey Allah’ım! Amell...
Gibi
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Ey Sevgilim, Merhametine sığınarak dua ediyorum. İçimde onulmaz dertlerim var, Fakat bana olan sevgini bilince, Bu üzüntüme alıştım sanki. Bir kulcağız takdir edebilir mi seni? Sen, kendini övdüğün gibisin. Keşke anlatabilseydim, Bendeki dayanılmaz değerini. Sen hepsini biliyorsun, Kalbimdeki o özel yerini. Taşlar içinde niceleri var, Bendeki sevgin elmas gibi. Beni yokluğa mahkum eden, İçimdeki o ateşin yanıyor. Sana da söylemezdim, sadece sen anlarsın İçimdeki derdimi. Sanki bilmiyormuşsun gibi Tekrar tekrar ediyorum. "Yoksa beni sevmiyor mu?" Demek Acı veren sızı gibi. Muradını bilemem, Sevmenin belirtisi görülmeli. Ruhum senden kopan bir parça; Tozdan bile küçük, yok gibi. Candan özlüyorum Rahmani nefesini. Bezm-i Elest'te duyduğum "Kullarım" demeni... Başımıza koydun o izinli görevliyi, Bağımızı koparmak için gayretini... Anlamıyorum, Neden ...
Pirim Başıma Bir Taç Koydu Adını İman Taktı
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
[Kadir gecesinde şarap içti diye beni ayıplama. Sevgili sarhoş geldi, rafta da bir kadeh vardı... Dayanamadık! (144) Hafız] Sâki döksün bâde, ateş yaksın Canım efendim geldi, bir kadeh sundu… Ben içmem, o da hatırım için iç dedi. Kadehinden öptü, bana verdi Hasret kalır mı, gecem kadir oldu Sunduğu ne biçim bâdeydi Tıpkı gönlümün arzusu Hoş bir beyaz su, acı da değildi, Sevda nöbetim geldi mi, dayanamıyorum Bütün dostlarıma diyorum Birkaç kadeh siz de içseniz ne olur ki? O bizdendir dedi, beni seçti Boş boş daldığım suretlerden kurtarıverdi İçinde bembeyaz selsebil suyu Onun şehrinde deli divaneyim İki dünyâda, bu böyle olacak gibi Sana hoca diyorlardı Ayık değilsin, bari gizlen Ayıklık kör olsun, şişe şişe içmekteyim Sevgilinin duvarındaki resimlerden her biri, Kızıl bâdeden sarhoş olmuşlar, Benim kadehim âb-ı hayat dolsun Ne efsane kalsın, ne efsun kalsın Meyhaneciye açıktan sordum. Sesini kıs, sırrı gözet Tanrı’nın rahmetini bekle! ...
Şarkıyı Tek Nota'da Dinlemek
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
“Muse’nin basmış olduğu, henüz basmadığı yerde değil. “ Eski Hıdırlı... fısıldadı kulağıma... "Az görülen şeyleri... görmek mi istiyorsun?... Değiş o zaman... Değişmezsen... hayatını kaybedersin... Ve tüm şarkıyı... tek bir notada dinlemek için... Sözlerin geriye dönük... olmasın..." Muse’un bilgelik... ve aşk kitabı... Kaderin bir devrini... gösterir her satırda... Geçmişteki geleceğin... ötesinde... gizemli... Çok zaman cevapsız... ve sessizce dinlediğimiz... Akan her gözyaşında... yüzen bir deniz... Her şey bir ima... görüntüler sahteyse... Sesler neyi övüyor... diye merak ederim... Hızlı solan... övgü çelenkleri gibi... Yalan... köklerimizi besleyip... zehirlerken bedeni... Arkamızdan... "Yaşadı ve öldü" denildiğinde... Harfler yankısız kalır... güzellikler kaybolur... Gözler arıyor... ama görmüyor... Açılan eller... sadece havayı tutuyor... Ne buradayız... ne orada... Madem istenmiyordu... niçin yaratıldı bu ...
Birİnci Bulundu
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Arıyorum... Arıyorum diye yılları geçti. Bir inci arıyordu, Varlıkta bulamadı, yokluğa vurdu kendini. Yıllarca yürüdü yetmedi, koştu durdu, Burnunun direğinden öteye gidemedi. "Yeter artık!" dedi, "Yıllarca bu yolun kulu oldun, Daha ne kadar gideceksin peşine? İyi bir adın var; onu da bir hiç uğruna satma, Çıkanın girmediği, gidenin gelmediği bir pazarda! Yıllarca çölde kaldın, neler çektin yalnızlığında... 'Beni duanda an' diye yalvaranlar, Bak, seni bir yılan gibi sokmakta!" Şimdi inci ortada, peki o nerede? İyi mi oldu böyle, o nerede? Yıllar bitti, yollar bitti, ömür nerede? Şimdi inci ortada, peki o nerede?.. Harap bir duvar gibi çöktü nihayet, Söylendi durdu çaresizce: "Anam beni doğurmasaydı, Yahut bir aslan paralasaydı... Tanrım! Sana düşeni yaparsın, Arifler şarabını içer, sırlar söyler de Sen örtersin üzerlerini. Şimdiyse bende korku ve elem, İftira, suç ve haddini aşan keder... Her gün biraz daha eritiyor beni; 'Hastay...
İsteyerek veya İstemeyerek İtaat Edeceğiz
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Allah, dünyayı ilk yarattığında orayı cinlerin doğasına uygun bir hale getirmeyi murat etti; yani yeryüzünü ateşler, lavlar, gazlar ve patlamalar içinde bıraktı. Ancak cinler kendilerine bahşedilen bu hayatın düzenini bozunca, Allah onlara doğru yolu bulmaları için meleklerden elçiler gönderdi. Ne var ki melekler cinlerle aynı cinsten olmadığı için onları bir türlü yola getiremedi. İlahi hikmet gereği, onları düzeltmek adına bu kez içlerinden, cinsiyeti olmayan bir cinni, yani İblis’i görevlendirdi. İblis, yaratılış olarak meleklerden daha güzeldi; aşkın en üst mertebesinde Allah’a öylesine itaatkar ve bağlıydı ki bu vasfıyla ilahi kata yakınlaştı, bizzat huzura kabul edildi ve bin yıl sürecek bir hükümranlığın başına geçti… Zaman bu şekilde akıp gitti. Derken ilahi irade, insanı var etmeyi murat etti. O zamana kadar her şey düz bir mantıkla ilerlediği için ortada bir sorun yoktu. Fakat Allah kaderi "bulanık mantık" (çok boyutlu ve gizemli bir akış) üzerine kurunca, her...
Çok Eski Yazılarımızdan
Arşivden yazılar getiriliyor...