KIZIL ELMANIN GÖLGESİNDE BİR İSTİHALE: BEKTAŞÎLİĞİN SÜNNÎ KÖKLERDEN ŞİÎLEŞME SÜRECİNE ANALİTİK BİR BAKIŞ
"İslâm mâneviyat tarihinde Bektaşîlik, başlangıçta Horasan irfanının ve Ahmed-i Yesevî meşrebinin bir devamı olarak tamamen Sünnî / Sunni (Ehl-i Sünnet) bir zeminde neş’et etmiş; ancak tarihî süreç içerisinde siyâsî, sosyal ve ezoterik / esoteric (içsel) etkilerle İsnâ-aşeriyye (Oniki İmamcılık) ve Hurûfîlik unsurlarını bünyesine katarak bir 'mânevî istihâle' / spiritual transformation geçirmiştir." Kaynaklar, Hacı Bektâş-ı Velî’nin (ö. 1271 civarı) bizzat kendisinin tasavvufî silsilesini Kutbüddîn-i Haydar ve Lokmân-ı Serahsî gibi büyük Sünnî sûfîlere dayandırdığını, ulûm-ı İslâmiyye’deki / Islamic sciences vukûfunun şüphe götürmez olduğunu en ince detaylarıyla kaydederler. Ancak bu yolun kurumsallaşması ve "Bektaşîlik" adıyla müstakil bir tarikat haline gelmesi sürecinde, başlangıçtaki "zühd" / asceticism (dünyadan el çekme) rengi, yerini daha bâtınî / batinî ve Şiî meşrep bir karaktere bırakmıştır [Vassâf, 378, 381]. 1. Hurûfîlik ve Ali el-...