Print Friendly and PDF

Sinematik İllüzyonun Yıkılışı: 2022 "Savaş Tiyatroları / Theaters of War" Belgeseli

 

 Sinematik İllüzyonun Yıkılışı: 2022 "Savaş Tiyatroları / Theaters of War" Belgeselinde Ele Alınan Yakıcı Sorular ve Tarihsel Yanıtlar

2022 yılında seyirciyle buluşan "Savaş Tiyatroları / Theaters of War: How the Pentagon and CIA Took Hollywood" belgeseli, İletişim Çalışmaları profesörü Roger Stahl tarafından yönetilmiş, gazeteci ve akademisyenler Matthew Alford, Tom Secker ile Sebastian Kaempf tarafından ortak yapımcılığı üstlenilmiştir. Belgesel, Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı / Department of Defense ve Merkezi İstihbarat Teşkilatı / Central Intelligence Agency tarafından 60.000 sayfadan fazla gizliliği kaldırılmış belgeye ve Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası / Freedom of Information Act başvurularına dayanarak eğlence endüstrisindeki sistematik denetim çarkını gözler önüne sermektedir.

Devlet ve Hollywood arasındaki sözleşmeli işbirliği, gerçek askeri teçhizat kullanımı karşılığında senaryoların tam teslimiyetini ve ideolojik aklanmasını zorunlu kılmaktadır.

Aşağıda belgesel metninde doğrudan sorulan, araştırılan ve konunun akademisyenleri, gazileri ile askeri yetkilileri tarafından yanıtlanan temel sorular ve verdikleri detaylı yanıtlar sıralanmıştır:


1. Askeri Sansürün / Censorship Devasa Boyutu ve Senaryo Müdahaleleri

Belgeselde Roger Stahl konuyu açarken "Kaç film Savunma Bakanlığı / Department of Defense tarafından etkilendi, gerçekten senaryo / script değişiklikleri oldu mu ve bunlar nelerdi?" sorusunu sorarak incelemesini derinleştirir.

  • Soru: "Kaç film? Gerçekten senaryo / script değişiklikleri oldu mu? Peki bunlar neydi?"
  • Yanıt: Akademisyenler Matthew Alford ve Sebastian Kaempf, Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası / Freedom of Information Act belgeleri ve elde edilen resmi veritabanı sayesinde 2.500'den fazla sinema filminin ve 1.100'den fazla televizyon dizisinin (bireysel bölümlerle birlikte binlercesinin) Amerika Birleşik Devletleri ulusal güvenlik devleti tarafından doğrudan denetlendiğini ve senaryo / script düzeyinde yeniden yazdırıldığını açıklamışlardır. Yapımcılar bir uçak gemisi, helikopter veya askeri üs istediklerinde senaryonun / script tamamını teslim etmek zorundadır; askeri denetçiler uygun görmedikleri sayfaları değiştirtmekte, aksi takdirde "oyuncaklarımızı alıp eve gideriz" diyerek desteği kesmektedir.

Eğlence kılıfı altında sunulan askeri yapımlar, kitlelerin eleştirel savunma mekanizmalarını gevşeterek militarizmi küresel ölçekte doğallaştırmaktadır.


2. Resmi Kuralların Amacı ve Yapımcılar Üzerindeki Otosansör / Self-Censorship Etkisi

Roger Stahl bürokratik yapıyı sorgularken "Ordunun kendi kurallarının ne söylediğini merak ediyor olabilirsiniz bu konuda?" sorusuyla resmi yönetmelikleri incelemeye alır.

  • Soru: "Ordunun kendi kurallarının ne söylediğini merak ediyor olabilirsiniz bu konuda?"
  • Yanıt: Onlarca yıl boyunca resmi direktiflerin amacı askeri temsilin özgünlüğünü ve saygınlığını korumak olarak tanımlanmışken, 1988 yılından sonra kurallar genişletilmiştir. Yeni kurallara göre bir yapımın destek alabilmesi için kamuoyunun anlayışını artırması, orduya adam alma / recruitment faaliyetlerine katkı sağlaması ve resmi devlet politikalarını olumlaması şart koşulmuştur.
  • Soru: "Senaryolarının / scripts inceleneceğini biliyorlar; peki çoğu zaman bunun etkisi nedir?"
  • Yanıt: Sebastian Kaempf, yönetmenlerin ve senaristlerin askeri destek alamama korkusuyla kendi kendilerine otosansör / self-censorship uyguladıklarını ifade etmektedir. Yapımcılar daha senaryoyu / script yazarken masadan reddedilmemek / desk rejection için potansiyel eleştirileri ve olumsuz sahneleri kendi handsiyle ayıklamaktadırlar.

3. Sansürlenen / Censored Temalar ve Engellenen Projeler

Roger Stahl askeri müdahalenin kırmızı çizgilerini araştırırken "Hangi temaların bir filme reddedilme hakkı kazandırabileceğini soruyorsunuz?" cümlesiyle yasaklı konuları listeler.

  • Soru: "Hangi temaların bir filme reddedilme hakkı kazandırabileceğini soruyorsunuz?"
  • Yanıt: Belgeselde sunulan kanıtlara göre Savunma Bakanlığı / Department of Defense ve Merkezi İstihbarat Teşkilatı / Central Intelligence Agency; savaş suçlarını, yasa dışı silah kaçakçılığını (İran-Kontra / Iran-Contra skandalını konu alan Countermeasures / Karşı Tedbirler filmi gibi), ordu içi kurumsal ırkçılığı, cinsel taciz ve tecavüz skandallarını, asker intiharlarını, ruh sağlığı yıkımlarını (Jarhead filmi gibi), nükleer felaket politikalarını ve Ajan Orange / Agent Orange gibi kimyasal silah tahribatlarını içeren projeleri doğrudan reddetmiş veya senaryolarını / scripts sansürlemiştir / censored.

4. Sinema Sektörünün Karanlıkta Kalması ve Oliver Stone'un Eleştirileri

Roger Stahl, usta yönetmen Oliver Stone ile görüşürken "Endüstri olabilir mi? Geri kalanımız kadar karanlıkta mı kalacağız?" sorusu üzerinden sektörün cehaletini tartışır.

  • Şahıs Analizi (Oliver Stone): Oliver Stone, Vietnam Savaşı'na gönüllü katılmış, savaşta yaralanarak madalya kazanmış gazi bir film yönetmenidir. Savaşın tüm kanlı ve çıplak gerçeğini Platoon / Müfreze ve Born on the Fourth of July / 4 Temmuz'da Doğdu senaryolarına / scripts aktarmış, ancak Savunma Bakanlığı / Department of Defense tarafından "Amerikan askerini olumsuz ve gerçek dışı gösterme" gerekçesiyle yıllarca engellenmiştir. Stone, Amerikan devletinin orduyu fetişleştirdiğini, sinemada kötü yanların üzerini örterek topluma yalanlar ve yanlışlar sunduğunu sert bir dille eleştirmiştir.
  • Soru: "Endüstri olabilir mi? Geri kalanımız kadar karanlıkta mı kalacağız?"
  • Yanıt: Oliver Stone ve Roger Stahl, en başarılı halkla ilişkilerin / public relations görünmez olanı olduğunu vurgularlar. Yapımcılar ve seyirciler serbest bir sinema izlediklerini zannederken, devletin görünmez eli olumsuz gerçekleri (köylülerin öldürülmesi, tecavüzler, dost ateşi / friendly fire) silmekte ve tarihi tahrif etmektedir.

5. Kurumsal Irkçılık, Cinsel Saldırılar ve Gerçeklerin Örtbas Edilmesi

Belgeselde ordu içi kurumsal sorunların sinemaya nasıl yansıtıldığı incelenirken sorular şu şekilde detaylandırılır:

  • Soru: "Bu yeni hikayeyle, orijinal senaryodaki / script sahne ne olacak?" (The Tuskegee Airmen filmi incelenirken)
  • Yanıt: Orijinal senaryoda / script yer alan ırkçı sataşmalar ve yumruklaşma sahneleri, Savunma Bakanlığı / Department of Defense müdahalesiyle çıkarılmıştır. Eğlence Ofisi / Entertainment Office, ordu içerisindeki sistemik ırkçılığı münferit bir subayın kişisel bağnazlığı gibi göstermiş, komuta zincirini aklamıştır.
  • Soru: "Donanmanın her NCIS senaryosunu / script incelediği göz önüne alındığında, ne olur yapımcılar sürüklenseydi bu resmi komplodan?"
  • Yanıt: Donanma, 1991 Tailhook skandalı sonrasında cinsel saldırı ve tacizlerin orduda örtbas edildiğini gösteren senaryolar / scripts geldiğinde panikle müdahale etmiş; NCIS ve Army Wives dizilerinde cinsel saldırı vakalarını ordunun "hiçbir tolerans göstermeden anında adalet sağladığı" kurgusal propagandalara / yaymacalara dönüştürmüştür.

6. Savaş Suçlarının Silinmesi ve Amiral Dennis Moynihan'a Sorulan Yakıcı Soru

Roger Stahl, Donanma tarafından düzenlenen bir seminerde bizzat söz alarak "Askeri anlaşma nasıl... Ordu savaş suçu iddialarıyla nasıl başa çıkıyor?" sorusunu Amiral Dennis Moynihan'a yöneltmiştir.

  • Soru: "Askeri anlaşma nasıl... Ordu savaş suçu iddialarıyla nasıl başa çıkıyor? Marcus Luttrell'in kitabında komutanın yakalanan keçi çobanlarını öldürmeyi önerdiği sahnelerin Lone Survivor / Son Kalan filminde eksik olması özgünlük ilkesini zedelemiyor mu?"
  • Yanıt: Amiral Dennis Moynihan, filmin orduya iyi yansıması ve adam alma / recruitment aracı olarak kullanılabilmesi için her ayrıntının gerçek olmasına gerek olmadığını, ortaya halkın ve askerlerin gurur duyacağı inandırıcı bir ürün çıkmasının yeterli olduğunu rahatlıkla savunmuştur. (Benzer şekilde Windtalkers filminde ölü Japon askerlerinin ağzından altın diş söken Diş Hekimi karakteri de sansürlenmiştir).

7. Tarihsel Manipülasyon: The Long Road Home Dizisi, Tomas Young ve Gary Volesky

Belgeselde 2004 yılındaki Sadr Şehri pususunu işleyen The Long Road Home dizisi incelenirken gaziler ve araştırmacılar gerçeğin nasıl tahrif edildiğini sorgular.

  • Şahıs Analizi (Tomas Young): Tomas Young, Irak Savaşı'nın henüz beşinci gününde Sadr Şehrindeki zırhsız konvoyda vurularak felç kalan genç bir Amerikan askeridir. Yaşadığı fiziksel yıkım ve travmanın ardından savaşa karşı çıkmış, felçli haliyle eylemlere katılmış ve dönemin Devlet Başkanı George W. Bush'a "savaş suçlusu" olduğunu belirtip hesap soran tarihi bir mektup yazmıştır. Ancak dizi çekilirken askeri müdahaleyle Tomas Young'ın savaş karşıtı kimliği, protestoları ve intiharı tamamen gizlenmiş, izleyiciye korkak ve pasif bir figür olarak sunulmuştur.
  • Şahıs Analizi (Gary Volesky): Gary Volesky, 2004 pusu anında zırhsız araçlarla askerleri pusuya sürükleyen hatalı kararlar almış bir tabur komutanıdır. Pusunun ardından Yüzbaşı George Lewis'i günah keçisi yapıp görevden almıştır. Ancak dizi çekimleri sırasında Ordu Halkla İlişkiler Şefi olan Volesky, kendi hatalarını örtbas etmiş ve gerçekte pusu anında bulunmadığı halde kendisini konvoyun önünde savaşan kurgusal bir kahraman olarak senaryoya ekletmiştir.
  • Şahıs Analizi (Yüzbaşı George Lewis): Gerçek pusu anında konvoyun en önünde savaşan cesur bir subaydır. Ancak ordu içerisindeki bürokratik çekişmeler sonucu günah keçisi ilan edilip görevinden alınmış, dizide ise Volesky tarafından ismi ve rolü tamamen gasp edilerek tarihten silinmiştir.
  • Soru: "Acaba neden öyle olduklarını bunu mu yapıyorlar? Bu sahneleri neden olanlarla çelişecek şekilde tasvir ediyorlar?" (Gazi Duncan Koebrich'in sorusu)
  • Yanıt: Duncan Koebrich ve Roger Stahl, bunun sanatsal bir yaratıcı serbestlik / creative license olmadığını; ordunun stratejik zırh eksikliği hatalarını, başarısızlıklarını ve Tomas Young gibi savaş karşıtı gazilerin varlığını gizlemeye yönelik sistematik bir örtbas / cover-up operasyonu olduğunu belirtmişlerdir.

8. İşkence Kılavuzları, Ajan Orange / Agent Orange ve Nükleer Politika Sansürü

Roger Stahl ve Matthew Alford, devletin gizli tutmak istediği tatsız gerçekleri sorgular.

  • Soru: "Peki ya bazı tatsız tarihsel gerçekler? Merkezi İstihbarat Teşkilatı / Central Intelligence Agency ve Savunma Bakanlığı'nın / Department of Defense gizli kalmasını tercih edeceği konular?"
  • Yanıt: Merkezi İstihbarat Teşkilatı / Central Intelligence Agency, Meet the Parents komedi filmindeki Robert De Niro'nun masasından işkence kılavuzlarını sildirmiş; 11 Eylül sonrasında ise 24 ve Zero Dark Thirty gibi yapımlarla işkenceyi meşru ve gerekli göstermiştir. Hulk filminde Vietnam'daki zehirli Ajan Orange / Agent Orange kimyasal silah programının adı olan "Ranch Hand", Savunma Bakanlığı isteğiyle "Angry Man / Kızgın Adam" olarak değiştirilmiştir. The Day After filminde ise Amerika Birleşik Devletleri'nin tehlikeli nükleer politikası olan "uyarı üzerine fırlatma / launch on warning" sahneleri çıkarttırılmak istenmiştir.

9. Anayasal İhlaller ve Şeffaflık Çözüm Önerileri

Roger Stahl belgeselin sonunda yasal zemini ve kamuoyuna yönelik propagandayı sorgular.

  • Soru: "Ve aslında bu kuruluşlara para ödemeli miyim? Bize propaganda / propaganda olarak geri dönecek yapımları finanse etmek zorunda mıyız?"
  • Yanıt: Amerika Birleşik Devletleri yasaları (propaganda kanunları) kamu kaynaklarının yerli halk üzerinde propaganda / propaganda amacıyla kullanılmasını ve belirli ideolojik görüşlerin kayırılmasını yasaklamaktadır. Ancak ulusal güvenlik devleti, eğlence medyasının arkasına gizlenerek vergi mükelleflerinin parasıyla kendi halkını manipüle etmektedir.
  • Soru: "Peki ya bu anlaşmalar daha şeffaf hale getirilebilseydi? Ne yapmalıyız?"
  • Yanıt: Sebastian Kaempf ve Roger Stahl; filmlerin en sonunda geçen jenerik yazıları yerine, filmin tam başında ekranı kaplayan açık bir uyarı etiketi konulmasını önermektedirler: "Bu film Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı / CIA desteğiyle çekilmiş ve senaryosunda sansür / değişiklik yapılmıştır". Bu şeffaflık sağlandığında kitleler ne izlediklerinin bilincine varacak, eleştirel medya tüketicilerine dönüşerek cüzdanları ve ayaklarıyla oy kullanacaklardır.

Kaynakça (APA Formatında)

  • Alford, M. (2017, September 12). Washington DC's role behind the scenes in Hollywood goes deeper than you think. Salon.com.
  • Department of Defense. (2014, September 17). DoD Assistance to Non-Government, Entertainment-Oriented Media Productions (32 CFR Part 238, Docket ID: DOD-2012-OS-0075). Federal Register, 79(180), 55679–55687.
  • Kaempf, S. (2024, October 14). Theaters of War: How the Pentagon and CIA Took Hollywood. Faculty of Humanities, Arts and Social Sciences, The University of Queensland.
  • Lemke, J. (2004). Critical Analysis across Media: Games, Franchises, and the New Cultural Order. First International Conference on CDA, Valencia, Spain, 1–22.
  • Mirrlees, T. (2025, February 25). The Militarization of Movies and Television. Costs of War Research Series, Watson Institute for International and Public Affairs, Brown University, 1–10.
  • Stahl, R. (Yönetmen & Anlatıcı), Alford, M., Secker, T., & Kaempf, S. (Yapımcılar). (2022). Theaters of War: How the Pentagon and CIA Took Hollywood [Belgesel Film Transkripti]. Media Education Foundation.

 

🍃 6176543011605328376

Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Benzer Yazılar

Yorumlar

Çok Eski Yazılarımızdan

Arşivden yazılar getiriliyor...