Print Friendly and PDF

Richard Condon’ın Öz-Eleştirileri, Varoluşsal Sorgulamaları ve İdeal İnsan Tasavvuru

 

 İllüzyondan Hakikate Kaçış: Richard Condon’ın Öz-Eleştirileri, Varoluşsal Sorgulamaları ve İdeal İnsan Tasavvuru

" " Amerikan ve İngiliz sinema endüstrisinde geçirdiği yirmi iki yıl boyunca kitleleri büyüleyen yapay algıların merkezinde yer alan Richard Condon, edebi hayatına adım attıktan sonra geçmişine, Hollywood’un yozlaşmış çarklarına ve insanlığın özgür iradeden vazgeçişine yönelik sarsıcı bir öz-eleştiri süreci başlatmıştır.

(Sinema dünyasının göz alıcı illüzyonlarından kaçış, kitleleri büyüleyen sahte gerçekliklerin perde arkasını ifşa etme ve ahlaki bir sorumluluk üstlenme arzusundan doğmuştur.)

Bireyin kendi özgür iradesini güvenlik ve konfor uğruna güç odaklarına devretmesi, zihinsel köleliği ve yapay sanrıların tutsağı olmayı kaçınılmaz kılmaktadır.


"Richard Condon’ın Kendi Geçmişine Yönelttiği Eleştiriler ve Edebi Kaçış"

" " Richard Condon, profesyonel yazarlığa adım atmadan önce sinema sektöründe yürüttüğü faaliyetleri ve bu sistemin parçası olmayı kendi şahsiyeti adına en büyük varoluşsal kırılma ve eleştiri konusu olarak değerlendirmiştir.

1938 yılından itibaren 22 yıl boyunca Amerikan ve İngiliz sinema endüstrisinde publicist / halkla ilişkiler uzmanı ve press agent / basın temsilcisi olarak görev yapan Condon; Cecil B. DeMille, Sam Goldwyn, Otto Preminger, Frank Sinatra, Sam Spiegel, Darryl Zanuck, Walt Disney ve Howard Hughes gibi Hollywood moguls / sinema patronları için propaganda ve medya kampanyaları yürütmüştür.

Kendi Şahsiyetini ve Sektörü Eleştirdiği Temel Konular:

  • İllüzyon Üretimine Hizmet Etmek: Sinema sektörünün insanı alaycı, samimiyetsiz ve narsist bir baskı altında tutan yozlaşmış yapısında (star system / yıldız sistemi) yer alarak, kitlelerin zihnini manipüle eden yapay yanılsamaların (illusions / yanılsamalar) üretilmesine katkıda bulunmasını ağır biçimde eleştirmiştir.
  • Görünürlük ve İtibar Tutkusuna Kapılmak: Hollywood kültürünün temelini oluşturan şöhret, statü arayışı ve züppeliği (snobbery / züppelik) bir tür toplumsal hezeyan ve "zihinsel maraz" (delusion / sanrı) olarak nitelemiş; geçmişte bu çarkın içinde bulunmuş olmaktan derin rahatsızlık duymuştur.
  • Duvardan Atlayarak Kaçış: 1958 yılında ilk romanı The Oldest Confession / En Eski İtiraf’ı yazarak sinema sektöründen "duvardan atlayarak kaçış" (escape over the wall / duvardan atlayarak kaçış) gerçekleştirmiş ve kendisini bağımsız edebiyata adamıştır.
  • Kurguladığı Dehşetin Gerçeklikle Kesişmesi Şoku: 1958’de The Manchurian Candidate / Mançurya Adayı romanını kaleme alırken zihin kontrolü konusunu sadece teorik bilgi sanırken, 1970'lerde Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (Central Intelligence Agency - CIA / Merkezi İstihbarat Teşkilatı) MKULTRA projesiyle gerçek vatandaşları kurban ettiğini öğrenmesi onda büyük bir vicdani şok ve zihinsel yük yaratmıştır.

(Güç odaklarının ve medyanın illüzyon mekanizmasını içeriden kavramak, otoritenin üzerindeki dokunulmazlık perdesini yıkarak ahlaki bir sorumluluk bilinci doğurur.)


"Böyle Olmalıydım Dediği İlkeler ve İdeal İnsan Tasavvuru"

" " Richard Condon, sinema sektörünün sahte ışıltısını terk ettikten sonra hem kendi yaşam tarzında hem de insanlığa sunduğu reçetelerde "nasıl bir şahsiyet olunması gerektiğine" dair radikal ilkeler benimsemiştir.

1. "Büyük Bir Ahlaki Ses" (Great Moral Voice / Büyük Ahlaki Ses) Olabilmek: Condon, medya manipülasyonunun ve güç odaklarının suç ortağı olmak yerine; kitlelerin zihnini felç eden cryptocracy / gizli iktidar mekanizmalarını teşhir eden, toplumun varoluşsal sorunlarını sorgulayan bağımsız bir vicdan ve "büyük bir ahlaki ses" (great moral voice / büyük ahlaki ses) olmayı temel hedefi haline getirmiştir.

2. Göçebe Yaşam ve Gösterişten Uzak Durmak: 1953 yılından itibaren eşi Evelyn, iki kızı ve "Pepper" adlı köpeğiyle her iki yılda bir ülke ve ev değiştirerek Paris, Madrid, Cenevre, Mexico City ve İrlanda'da yaşamıştır. Şöhret ve mülkiyet bağımlılığına düşmemek adına köksüz ama entelektüel açıdan zengin bir göçebe yaşamı tercih etmiştir.

3. Bireysel Öz-Sorumluluk (Self-Responsibility / Öz-Sorumluluk) Üstlenmek: Condon'a göre insanın en hayati görevi, konfor veya korku uğruna kendi özgür iradesini (free will / özgür irade) otoritelere ya da teknolojiye devretmemesidir. Birey kendi eylemlerinin ve zihninin sorumluluğunu (self-responsibility / öz-sorumluluk) eline almadıkça gerçek özgürlüğe kavuşamaz.


"Roman Karakterlerinde Şahsiyet Eleştirisi, Pişmanlıklar ve Yarım Kalan Hayaller"

" " Condon, kendi şahsi sorgulamalarını ve insanlığın güç tutkusu yüzünden kaçırdığı hakiki değerleri romanlarındaki trajik karakterlerin son nefeslerindeki itiraflarıyla sembolleştirmiştir.

  • Edward Courance West (Mile High / Bir Mil Yüksekte): Prohibition / içki yasağı döneminde yasa dışı içki ticareti (bootlegging / içki kaçakçılığı) ve mafya ağlarıyla milyar dolarlık bir suç imparatorluğu kuran bu acımasız adam, hayatının sonunda felç geçirip yatağa bağlandığında bakıcısına tek bir cümle fısıldar: "Volevo essere un ballerino" ("Bir dansçı olmak istiyordum"). Milyar dolarlar kazanan muktedir bir adamın gerçekte olmak istediği tek şey bir dansçıdır (dancer / dansçı).
  • Francis Vollmer (Any God Will Do / Herhangi Bir Tanrı İş Görür): Biyolojik ebeveynlerinin bir sirk cücesi ile kasiyer olduğunu öğrenince akıl sağlığını yitiren Francis, züppelik hezeyanlarını ve pişmanlık kavramını "Pişmanlık umutsuzdur ve yararsızdır. Pişmanlık sadece geçmiş hakkında endişelenmektir" ("Regret is hopeless and useless. Regret is only worry about the past") sözleriyle açıklar.
  • Wilhelm von Rhode (An Infinity of Mirrors / Sonsuz Sayıda Ayna): İkinci Dünya Savaşı'nın yıkımından sonra hayatının boşa harcandığını gören Prusyalı subay, en büyük günahı "İsraf, boşa harcamak günahların en büyüğüdür" ("waste is the greatest sin of all") diyerek dile getirir.

(İnsanın kendi geçmişinden ve çocukluk travmalarından kaçış çabası, zihninde inşa ettiği yapay sanrıların kölesi haline gelmesiyle sonuçlanır.)


"İnsan Psikolojisi Verileriyle Şahsiyet ve Travma Analizi"

İnsan psikolojisinin temel verilerine göre; ebeveyn yaraları (parent fish / ebeveyn balık) ve çocukluk travmaları, bireyin yetişkinlikte aşırı narsist, paranoit veya güç düşkünü davranışlar sergilemesine yol açar. Condon, insanın kendisini başkalarına kanıtlama ve güç biriktirme hırsının altında yatan asıl nedenin yetersizlik duygusu ve sevilme açlığı olduğunu vurgular. Karakterlerin ve bireylerin yapay hezeyanlara (delusions / sanrılar) sığınması, gerçekliğin getirdiği acılardan korunma refleksidir.


"APA Formatında Kaynakça / Dipnotlar"

  • Bowart, W. (1978). Operation Mind Control (Foreword by R. Condon). Fontana/Collins.
  • Condon, R. (1958). The Oldest Confession. Apperley / Mysterious Press.
  • Condon, R. (1959). The Manchurian Candidate. Pocket Star Books / Simon & Schuster.
  • Condon, R. (1966). Any God Will Do. Penguin Books / William Heinemann Ltd.
  • Condon, R. (1967). The Ecstasy Business. The Dial Press.
  • Condon, R. (1969). Mile High. The Dial Press / Mysterious Press.
  • Condon, R. (1971). The Vertical Smile. The Dial Press.
  • Condon, R. (1974). Winter Kills. RosettaBooks.
  • Condon, R. (1990). Emperor of America. Simon & Schuster.

🍃 8979854293189580776

Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Benzer Yazılar

Yorumlar

Çok Eski Yazılarımızdan

Arşivden yazılar getiriliyor...