Sarı Gazetecilik / Yellow Journalism
Dezenformasyonun
Tarihsel ve Ticari Menşei: Sarı Gazetecilik / Yellow Journalism Üzerine
Epistemolojik Bir Analiz
"Sarı
Gazetecilik / Yellow Journalism olgusunun 19. yüzyılın son çeyreğinde
Amerika Birleşik Devletleri medya ekosisteminde / ecosystem nasıl bir
dezenformasyon enstrümanı haline geldiği" hususu, modern sahte haber / fake
news ve propaganda çalışmalarının kurumsal temelini oluşturmaktadır. Sarı
gazetecilik, herhangi bir etik standart veya doğruluk / accuracy kaygısı
gütmeksizin, kitleleri heyecanlandırmak, tirajları artırmak ve reklam
gelirlerini / advertising revenues maksimize etmek amacıyla kurgulanmış
bir habercilik pratiğidir. Bu rapor, söz konusu olgunun tarihsel gelişimini,
ekonomik saiklerini ve toplumsal maliyetlerini kapsamlı bir şekilde
incelemektedir.
1. Tanımsal Çerçeve ve Ekonomik Dinamikler
Sarı gazetecilik, haberin nesnel bir bilgi
aktarım aracı olmaktan çıkıp, pazarlandığı kitleye yönelik bir "meta"
/ commodity haline gelmesi sürecidir. 19. yüzyılın son on yılında,
özellikle New York merkezli gazete patronları arasındaki rekabetin bir sonucu
olarak ortaya çıkmıştır. Bu dönemde habercilik, rasyonel / rational bir
bilgilendirme faaliyetinden ziyade, şok, dehşet ve merak duygularını tetikleyen
sansasyonalist / sensationalist bir kurguya evrilmiştir.
Ekonomik açıdan bakıldığında, bu modelin başarısı
"tık odaklı ekonomi" / attention economy kavramının ilkel
versiyonudur. Gazete satışlarından elde edilen gelir, reklamverenlere sunulan
"okuyucu kitlesi" ile doğrudan bağlantılıdır. Dolayısıyla, bir
haberin gerçek olup olmamasından ziyade, ne kadar çok sattırdığı önem
kazanmıştır. Bu durum, medyanın "rızanın imalatı" / manufacturing
consent sürecindeki ilk büyük yozlaşma aşamalarından biri olarak tarihe
geçmiştir (daha önce bahsettiğimiz üzere).
2. Savaş Kışkırtıcılığı: "Remember the
Maine!" Vakası
Sarı gazeteciliğin en yıkıcı etkisi, uluslararası
ilişkileri manipüle ederek devletleri savaşa sürükleme kapasitesinde
görülmüştür. 1898 İspanyol-Amerikan Savaşı, bu dezenformasyon türünün
zirvesidir.
- Kurgusal Mezalim / Fabricated Atrocities:
Gazeteler, Küba’daki İspanyol yetkililerin halka işkence ettiğine dair
tamamen hayal ürünü olan hikayeler uydurmuş ve bunları gerçeği yansıtan
illüstrasyonlarla / illustrations desteklemişlerdir.
- Maine Gemisinin Batırılması: Havana
limanında Amerikan zırhlısı Maine’in infilak etmesi, sarı gazetecilik
yapan medya patronları tarafından hiçbir kanıt olmaksızın İspanyolların
bir saldırısı olarak sunulmuştur. "Maine'i hatırla!" / Remember
the Maine! sloganı, dezenformasyonun kitleleri savaş ateşine
sürüklemek için nasıl bir sloganik silaha dönüştüğünün en somut kanıtıdır.
Bu süreçte medyanın dördüncü kuvvet olmaktan
çıkıp, "saldırgan köpek" / attack dog rolüne büründüğü
görülmektedir.
3. Kurumsallaşma ve 20. Yüzyıldaki Evrimi
- yüzyılın başlarında gazeteciliğin profesyonelleşmesi ve etik kodların
/ codes of ethics belirlenmesiyle sarı gazetecilik ana akım
medyadan kısmen tasfiye edilmiştir. Ancak bu tasfiye tam bir yok oluş
değil, bir form değişimidir.
- Süpermarket Tabloidleri: 1950’li
yıllardan itibaren "Weekly World News" gibi yayınlar, kripto / crypto
tarzı gizemli konuları, uzaylıları ve ölü ünlülerin yaşadığına dair sahte
haberleri kullanarak sarı gazetecilik geleneğini sürdürmüştür.
- İstisnai Skandallar: Saygın
medya kuruluşları dahi zaman zaman bu tuzağa düşmüştür. Örneğin, 1980
yılında Washington Post gazetesinde yayınlanan ve Pulitzer ödülü alan
"Jimmy’s World" başlıklı haber, sekiz yaşında bir eroin
bağımlısı hakkında tamamen kurgulanmış bir "sarı haber"
örneğidir. Bu vaka, en prestijli yayınların bile denetim mekanizmaları / gatekeeping
iflas ettiğinde dezenformasyon üretebileceğini kanıtlamaktadır.
4. Edebi Temsiller ve Kültürel Etki
Sarı gazetecilik olgusu, toplumsal bilince o
kadar derin işlemiştir ki edebi kurgularda da kendine yer bulmuştur. J.K.
Rowling’in Harry Potter serisindeki "Rita Skeeter" karakteri,
sarı gazeteciliğin ahlaksız ve yıkıcı doğasını temsil eden ikonik / iconic
bir figürdür. Skeeter, kurbanlarını aşağılamak ve dezenformasyon yaymak için
her türlü etik dışı yöntemi kullanan bir "yalan haber / fake news"
üreticisidir.
5. Dijital Dönüşüm: Tık Tuzağı / Clickbait
ve Algoritmalar
Günümüzde internetin bu işe alet olmasıyla sarı
gazetecilik, "tık tuzağı" / clickbait başlıklar ve yapay zeka
/ artificial intelligence (AI) tarafından yönetilen algoritmalar
aracılığıyla varlığını sürdürmektedir.
- Haber Balonları: Sosyal
medya algoritmaları, kullanıcıları sadece kendi görüşlerini doğrulayan
içeriklerle buluşturarak "yankı odaları" / echo chambers
oluşturmakta ve sarı gazetecilik taktiklerinin etkisini katlamaktadır.
- Ticari Manipülasyon: Modern
dijital haber siteleri, içeriğin doğruluğundan ziyade sayfa görüntüleme
sayısını artırmak için sansasyonel / sensational başlıklar
kullanmaktadır (daha önce bahsettiğimiz üzere). Bu durum, kullanıcıların
rasyonel düşünme yetisini (Sistem 2 / System 2) devre dışı bırakıp
duygusal tepkilere (Sistem 1 / System 1) odaklanmasına neden olan
bir "beyin sapına doğru yarıştır".
Sonuç ve Epistemolojik Özsavunma
Sarı gazetecilik, tarihin her döneminde kılıf
değiştirerek karşımıza çıkan bir bilgi kirliliği / information pollution
türüdür. Tarihsel olarak bakıldığında, 1898’deki bir İspanyol-Amerikan Savaşı
ile bugünün sosyal medya manipülasyonları arasında motivasyon / motivation
açısından hiçbir fark yoktur: Güç devşirmek ve prooit / kâr elde etmek. Bu
dezenformasyon okyanusunda boğulmamak için bireylerin bilgi okuryazarlığı / information
literacy becerilerini geliştirmesi ve her metne karşı sağlıklı bir
şüphecilikle yaklaşması zorunluluktur.
Kaynakça (APA Stilinde):
- Barclay, D. A. (2018). Fake News, Propaganda, and Plain Old Lies:
How to Find Trustworthy Information in the Digital Age. Rowman &
Littlefield.
- Cammaerts, B., et al. (2016). Journalistic Representations of
Jeremy Corbyn in the British Press: From Watchdog to Attackdog. London
School of Economics.
- Lega, E. (2022). Bufale, fake news, rumors e post-verità:
Discipline a confronto. Mimesis Edizioni.
- Seneviratne, K. (2020). Myth of ‘Free Media’ and Fake News in the
Post-Truth Era. SAGE Publications.
- Wilhelm, J. D., et al. (2023). Fighting Fake News: Teaching
Students to Identify and Interrogate Information Pollution. SAGE
Publications.
Amerika
Birleşik Devletleri Siyasi Hayatında Dezenformasyon Mekanizmaları, Komplo
Düzenekleri ve Savaş Kışkırtıcılığının Epistemolojik Analizi
"Amerika
Birleşik Devletleri’nin (ABD) siyasi tarihindeki sahte haber üretim süreçleri
ve savaş kışkırtıcılığı" konusu ele alındığında, karşımıza sadece basit
yanlış bilgilendirmeler değil, stratejik olarak kurgulanmış devasa bir
dezenformasyon / disinformation endüstrisi çıkmaktadır. ABD siyasi
hayatı, kamuoyunu yönlendirmek ve uluslararası müdahaleleri meşrulaştırmak
amacıyla tasarlanan "rızanın imalatı" / manufacturing consent
süreçlerinin laboratuvarı niteliğindedir.
1. ABD’de Sarı Gazetecilik ve Savaşın Medyatik
İnşası: "Remember the Maine!"
ABD siyasi
hayatında dezenformasyonun modern anlamda kurumsallaşması, 19. yüzyılın sonunda
"Sarı Gazetecilik" / yellow journalism dönemiyle başlamıştır. Bu dönemde
medya patronları, tiraj artırmak ve siyasi ajandalarını dayatmak için sahte
haberleri bir silah olarak kullanmıştır.
- 1898 İspanyol-Amerikan Savaşı: Bu
savaşın patlak vermesinde, Maine gemisinin Havana limanında batırılmasına
dair kurgulanan haberler merkezi rol oynamıştır. Dönemin gazeteleri,
patlamanın İspanyollar tarafından yapıldığına dair hiçbir kanıt olmamasına
rağmen, kamuoyunu savaş kışkırtıcılığı ile zehirlemiş ve "Maine'i
hatırla!" / Remember the Maine! sloganıyla toplumu galeyana
getirmiştir. Bu durum, medyanın bir ulusu savaşa sürükleme gücünün ilk
büyük kanıtıdır.
2. Kamuoyu Algısının Tasarımı: Körfez Savaşı ve
İnkübatör Yalanı
"Savaş kışkırtıcılığında halkla ilişkiler
firmalarının ve kurmaca tanıklıkların rolü" incelendiğinde, 1990 yılındaki
Körfez Savaşı öncesi yaşananlar ders niteliğindedir.
- Nayirah Vakası: Kuveyt
hükümeti tarafından kiralanan Hill & Knowlton adlı halkla ilişkiler / public
relations firması, "Nayirah" isimli 15 yaşındaki bir genç
kıza ABD Kongresi önünde sahte bir ifade verdirtmiştir. Nayirah, Iraklı
askerlerin Kuveyt’te hastanelere girip bebekleri inkübatörlerden / incubators
çıkararak ölüme terk ettiğini ağlayarak anlatmıştır.
- Çıkarılacak Dersler ve Günümüze Bakışı: Daha
sonra Nayirah’ın Kuveyt’in Washington büyükelçisinin kızı olduğu ve olayın
tamamen kurgulandığı ortaya çıkmıştır. Bu hikaye, duygusal
tetikleyicilerin rasyonel düşünceyi (Sistem 2 / System 2) nasıl
devre dışı bıraktığını göstermektedir. Günümüzde de benzer "insani
müdahale" kurguları, sosyal medya üzerinden yayılan doğrulanmamış
video klipler aracılığıyla devam ettirilmektedir.
3. Irak İşgali ve Kitle İmha Silahları: En Büyük
"Fake News" Vakası
Daha önce bahsettiğimiz üzere dezenformasyon,
devletlerin en üst kademelerinde onaylanabilmektedir. 2003 yılındaki Irak
İşgali, modern tarihin en maliyetli ve yıkıcı sahte haber kurgusu üzerine inşa
edilmiştir.
- WMD Yalanı: ABD
yönetimi, Saddam Hüseyin’in elinde "Kitle İmha Silahları" / weapons
of mass destruction (WMD) bulunduğuna dair sahte kanıtları ana akım
medya aracılığıyla yaymıştır. Nitekim, dönemin Dışişleri Bakanı Colin
Powell’ın BM’de sunduğu belgelerin Merkezi İstihbarat Teşkilatı / Central
Intelligence Agency (CIA) kaynaklı bir dezenformasyon olduğu sonradan
itiraf edilmiştir.
- Sermayenin Rolü: Bu
süreçte silah üreticileri (GE, Westinghouse gibi) ve enerji şirketlerinin
çıkarları, medya mülkiyeti üzerinden haber içeriğini filtrelemiştir. Bu
durum, finans kapitalizminin / finance capitalism savaş
kışkırtıcılığını bir kâr kapısına dönüştürdüğünün tipik göstergesidir.
4. Modern Dönem Komplo Düzenekleri: Pizzagate ve
6 Ocak Baskını
Günümüzde internetin ve sosyal medyanın
dezenformasyona alet olması, komplo teorilerinin fiziksel şiddete evrilmesine
neden olmuştur.
- Pizzagate: 2016 seçimleri sırasında
Hillary Clinton’ın bir pizzacı üzerinden çocuk istismarı şebekesi
yönettiğine dair uydurulan komplo teorisi, bir vatandaşın silahla mekanı
basmasına yol açmıştır. Bu vaka, "erişilebilirlik
cascades" / availability cascades denilen, bir yalanın viral
hale gelerek gerçeklik algısını bastırması fenomeninin zirvesidir.
- The Big Lie / Büyük Yalan: 2020
seçimlerinin çalındığına dair iddialar, ABD toplumunda derin bir
kutuplaşma / polarization yaratarak 6 Ocak 2021 Kongre Baskını ile
sonuçlanmıştır. Bu süreçte algoritmalar / algorithms, kullanıcıları
sadece kendi ön yargılarını doğrulayan (doğrulama yanlılığı / confirmation
bias) içeriklerle besleyerek birer "yankı odası" / echo
chamber yaratmıştır.
5. Gözetim Kapitalizmi ve İstihbaratın
Dezenformasyon Ağı
"Verilerin silaha dönüştürülmesi ve
istihbarat servislerinin algı yönetimi" konusu, bugün "Gözetim
Kapitalizmi" / surveillance capitalism kavramıyla açıklanmaktadır.
- Dijital Manipülasyon: Sosyal
medya platformlarındaki her hareketimiz veriye dönüştürülmekte ve bu
veriler yapay zeka / artificial intelligence tarafından profilimizi
hedefleyen reklamlar ve siyasi mesajlar üretmek için kullanılmaktadır.
Harris’in tabiriyle bu, "beyin sapına doğru bir yarıştır"; zira
sistem, en ilkel korkularımızı tetikleyerek bizi manipüle eder.
- İstihbarat ve "Fake News": KGB’nin
Soğuk Savaş döneminde AIDS’in bir ABD biyolojik silahı olduğu veya CIA’nın
JFK suikastının arkasında olduğu yönündeki dezenformasyonları, günümüzün
Rus "troll" fabrikalarının yürüttüğü faaliyetlerin atasıdır. Bu
kurgular, hedef toplumların demokratik kurumlarına olan güveni sarsmayı
amaçlayan kripto / crypto (gizli/şifreli) savaş taktikleridir.
Sonuç ve Epistemolojik Özsavunma
ABD siyasi tarihindeki bu örnekler göstermektedir
ki, sahte haberler tesadüfi hatalar değil, sermaye ve iktidar odaklarının
bilinçli tasarım ürünleridir. "Eğer eleştirel okumazsanız, manipüle
edilirsiniz" ilkesi, demokratik bir hayatta kalma kuralıdır. Bilgi
okuryazarlığı / information literacy, bu bilgi kirliliği / information
pollution çağında cehalete ve yanılsamaya karşı en etkili aşıdır.
Dipnotlar (APA Kaynakçası):
- Barclay,
D. A. (2018). Fake News, Propaganda, and Plain Old Lies: How to Find
Trustworthy Information in the Digital Age. Rowman & Littlefield.
- Effenberger,
W., & MacGregor, J. (2016). Sie wollten den Krieg: Wie eine kleine
britische Elite den Ersten Weltkrieg vorbereitete. Kopp Verlag.
- Fontana,
A. (2017). #IoCredoAlleSirene: Come vivere (e bene!) in un mare di Fake
News. Hoepli Editore.
- Köhler,
P. (2018). Leonardos Fahrrad: Die berühmtesten Fake News von Ramses bis
Trump. C.H. Beck.
- Levinson,
P. (2016). Fake News in Real Context. Connected Editions.
- Marqués,
N. F. (2020). Fake news dell'antica Roma: 2000 anni di propaganda,
inganni e bugie. Bibliotheka Edizioni.
- Orecchia,
A. M., & Preatoni, D. G. (2022). Bufale, fake news, rumors e
post-verità: Discipline a confronto. Mimesis Edizioni.
- Seneviratne,
K. (2020). Myth of ‘Free Media’ and Fake News in the Post-Truth Era.
Sage Publications.
- Wilhelm,
J. D., Smith, M. W., Kesson, H., & Appleman, D. (2023). Fighting
Fake News: Teaching Students to Identify and Interrogate Information
Pollution. SAGE Publications.
Sarı
Gazetecilik / Yellow Journalism Kapsamında Türk Basın Tarihi ve Bölgesel
Algı Yönetimi: Epistemolojik Bir İnceleme
Sarı gazetecilik / yellow journalism,
haberin doğruluğundan ziyade sansasyonel / sensational etkisine,
abartılı manşetlere ve kitleleri duygusal olarak manipüle etmeye odaklanan bir
yayıncılık anlayışıdır,. Tarihsel
olarak 19. yüzyılın sonunda ABD’de doğmuş olsa da, bu yöntemin stratejik ve
ticari amaçlarla kullanımı Türk siyasi hayatında ve Osmanlı’nın son
dönemlerinde de derin izler bırakmıştır. Bu rapor, sarı gazetecilik
pratiklerini Türkiye ve ilgili tarihi süreçler üzerinden detaylandırmaktadır.
1. Osmanlı Devleti’ne Karşı Yürütülen Jeopolitik
Dezenformasyon: Bağdat Demiryolu Örneği
"Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde dış
güçlerin yürüttüğü algı operasyonları nasıl bir strateji izlemiştir?"
sorusuna verilecek en somut yanıt Bağdat Demiryolu (Bagdadbahn)
projesidir.
- Stratejik Engelleme ve Propaganda: 20.
yüzyılın başında İngiltere, Almanya ve Osmanlı Devleti arasındaki ekonomik
ve askeri iş birliğini kendi küresel hegemonyasına bir tehdit olarak
görmüştür. İngiliz medyası ve gizli elitleri, Bağdat Demiryolu'nu sadece
teknik bir proje değil, "Prusya militarizmi"nin (Prussianism)
Doğu’ya sızması olarak resmetmiş ve kamuoyunu bu yönde manipüle etmiştir,.
- Sırp Milliyetçiliğinin Araçsallaştırılması: Daha
önce bahsettiğimiz üzere, sarı gazetecilik tarzı kışkırtmalar genellikle
yerel çatışmaları tetiklemek için kullanılır. İngiliz geostratejistler,
Berlin-Bağdat hattını kesmek için Sırp milliyetçiliğini bir "lunte / fitil"
olarak kullanmış; bu süreçte medya aracılığıyla yayılan dezenformasyon, 1914’teki
Saraybosna suikastına giden yolu döşemiştir,. Burada amaç, halkı bilgilendirmek
değil, İngiltere'nin Ortadoğu'daki petrol tekelini korumak için savaş kışkırtıcılığı
yapmaktır.
2. Modern Türk Medyasında Teyit Mekanizmasının
Çöküşü: Hürriyet ve Gerd Müller Vakası
"Modern Türk medyasında teyit / verification
mekanizmasının çöküşüne dair en somut örneklerden biri nedir?" başlığı altında,
ana akım medyanın hız tutkusuyla düştüğü trajikomik hatalar incelenmelidir.
- İsim Benzerliği ve Sansasyon: 13 Aralık 2013 tarihinde Türkiye’nin
en yüksek tirajlı gazetelerinden biri olan Hürriyet, Avrupa baskısında
devasa bir hataya imza atmıştır. Gazete, Almanya’nın yeni Kalkınma Bakanı'nın
efsanevi futbolcu "Torschützenkönig" / gol kralı Gerd Müller olduğunu
manşetten duyurmuştur.
- Hatanın Anatomisi: Haberde,
1945 doğumlu eski futbolcunun kabineye girdiği iddia edilmiş; ancak atanan
kişinin aslında CSU partili siyasetçi Gerhard Müller olduğu göz ardı edilmiştir.
Bu vaka, sarı gazeteciliğin temel özelliği olan "doğrulama yapmadan hızlıca
sansasyon yaratma" dürtüsünün bir sonucudur. İnsan beyninin hızlı ve sezgisel
olan "Sistem 1" / System 1 işleyişi, rasyonel kontrolü sağlayan
"Sistem 2" / System 2 mekanizmasını devre dışı bırakmış ve
büyük bir dezenformasyona yol açmıştır,.
3. Türk Kimliği Üzerinden Kurgulanan Sosyal
Deneyler ve Hoakslar
Sarı gazetecilik teknikleri bazen "hoaks"
/ hoax (asparagas) haberler aracılığıyla toplumsal korkuları tetiklemek için
de kullanılabilir.
- Türk Karnaval Derneği Vakası: 2008 yılında
Almanya’da yaşanan bir olay, medyanın "doğru olmayan ama inanılmak istenen"
habere olan açlığını kanıtlamıştır. Televizyon moderatörü / moderator
Jan Böhmermann, kendisini "Davut Yılmaz" olarak tanıtıp Türkçe bilmemesine
rağmen "Türk Karnaval Derneği" (TKVD) adlı sahte bir yapı
kurmuştur,.
- Ders ve Analiz: Alman medyası,
"İslami bir karnaval kültürü geliyor" korkusuyla bu kurguyu araştırmadan
haberleştirmiş; böylece halkın yabancı korkusu / xenophobia üzerinden
reyting elde etmeye çalışmıştır. Bu hikayenin anafikri, medyanın önyargıları besleyen kurgulara karşı ne kadar savunmasız
olduğudur; günümüze bakan yüzüyle ise dijital mecraların bu tür "sahte
kimlikleri" ne kadar hızlı büyütebildiğini göstermektedir.
4. Bölgesel Çatışmalar ve Video Manipülasyonları:
Suriye ve "Beyaz Miğferler"
Türkiye'nin güney sınırında yaşanan Suriye İç Savaşı,
sarı gazeteciliğin modern dijital araçlarla nasıl birleştiğinin laboratuvarı
olmuştur.
- Doğrulanmamış Görseller: Savaş sürecinde,
özellikle Halep’in durumuyla ilgili olarak "Beyaz Miğferler" / White
Helmets gibi yapılar tarafından sağlanan videolar, Batı medyasında sorgulanmadan
yayımlanmıştır,. Roger Waters gibi figürlerin de eleştirdiği üzere, bu görsellerin
bir kısmının "stage-managed" / kurgulanmış olduğu ve hükümetleri
müdahaleye zorlamak için duygusal tetikleyiciler (mağdur çocuklar vb.) içerdiği
iddia edilmiştir,.
- Algoritmik Radikalleşme: Daha önce
bahsettiğimiz üzere, sosyal medya algoritmaları bu tür sansasyonel videoları
"echo chambers" / yankı odaları içinde viral hale getirerek toplumları
kutuplaştırmaktadır,. Bu durum, bölge siyasetinde rasyonel tartışmanın yerini
"angertainment" / öfke odaklı eğlenceye bırakmasına neden
olmaktadır.
Sonuç ve Epistemolojik Özsavunma
Türkiye tarihi ve güncel basın pratikleri göstermektedir
ki, sahte haber ve sarı gazetecilik sadece basit birer hata değil, sermaye ve güç
odaklarının "rızanın imalatı" / manufacturing consent için kullandığı
bilinçli araçlardır. "Bilgi okuryazarlığı" / information literacy,
bu bilgi kirliliği / information pollution çağında cehalete ve manipülasyona
karşı geliştirilecek en temel "aşı"dır,.
Dipnotlar (APA Kaynakçası):
- Cammaerts, B., et al. (2016). Journalistic Representations of
Jeremy Corbyn in the British Press: From Watchdog to Attackdog. London
School of Economics.
- Köhler, P. (2018). Leonardos Fahrrad: Die berühmtesten Fake News
von Ramses bis Trump. C.H. Beck.
- Seneviratne, K. (2020). Myth of ‘Free Media’ and Fake News in the
Post-Truth Era. Sage Publications.
- Wilhelm, J. D., et al. (2023). Fighting Fake News: Teaching
Students to Identify and Interrogate Information Pollution. SAGE Publications.
- Effenberger, W. & MacGregor, J. (2016). Sie wollten den Krieg:
Wie eine kleine britische Elite den Ersten Weltkrieg vorbereitete. Kopp
Verlag.
- Orecchia, A. M. & Preatoni, D. G. (2022). Bufale, fake news,
rumors e post-verità: Discipline a confronto. Mimesis Edizioni.
Dijital
Çağın Bilgi Kirliliği: Sahte Haberlerin Psikososyal Etkileri ve Komplo
Teorilerinin Epistemolojik İnşası
Gutenberg'in
matbaayı icat etmesinden bu yana bilgi aktarım süreçleri evrilmiş, ancak
dijital devrimle birlikte "bilgi kirliliği" / information
pollution kavramı daha önce görülmemiş bir boyuta ulaşmıştır. Günümüzde
sahte haberler / fake news, sadece birer hata veya yanlış anlama değil;
belirli siyasi, ekonomik veya ideolojik amaçlara hizmet eden, kasıtlı olarak
kurgulanmış dezenformasyon / disinformation ürünleridir. Sosyal
medyanın algoritmik yapısı ve insan zihninin evrimsel kısıtlılıkları, bu
içeriklerin doğruluğundan bağımsız olarak kitleler tarafından hızla kabul
görmesine zemin hazırlamaktadır.
1. Sosyal Medya Ekosisteminde Dezenformasyonun
Yayılımı ve Algoritmik Manipülasyon
"Sahte haberlerin internet mecralarında bu
denli hızlı yayılmasının temel mekanizmaları nelerdir?" sorusu etrafında
yapılan çalışmalar, karşımıza "gözetim kapitalizmi" / surveillance
capitalism gerçeğini çıkarmaktadır. Sosyal medya platformları (Facebook,
Twitter, Instagram vb.), kullanıcıların her hareketini veriye dönüştürerek
algoritmalar aracılığıyla onları profillemekte ve hedeflemektedir.
·
Yankı Odaları ve Filtre
Balonları: Algoritmalar, kullanıcıları sadece kendi dünya
görüşlerini destekleyen içeriklerle karşı karşıya getiren "yankı
odaları" / echo chambers ve "filtre balonları"
/ filter bubbles oluşturmaktadır. Bu durum, bireyin farklı
perspektiflerle karşılaşmasını engelleyerek mevcut inançlarının
radikalleşmesine neden olur.
- Bilgi Yüklemesi / Information Overload: Dijital
dünyadaki veri miktarının insan kavrayış kapasitesini aşması, bireylerin
analitik düşünme (Sistem 2 / System 2) yerine hızlı ve yüzeysel
değerlendirmelere (Sistem 1 / System 1) yönelmesine yol açar. (Daha
önce bahsettiğimiz üzere), bu süreçte rasyonel sorgulama devredışı
kalmaktadır.
- Ekonomik Güdüler: Dezenformasyon üretimi
büyük bir kazanç kapısı haline gelmiştir. Örneğin, 2016 Amerika Birleşik
Devletleri başkanlık seçimleri sırasında Makedonya'nın Veles kasabasındaki
gençlerin, sırf reklam geliri elde etmek amacıyla yüzlerce pro-Trump / Trump
taraftarı sahte haber sitesi kurması, "paraya hükmedenlerin"
bu ekosistemi nasıl finanse ettiğini göstermektedir.
2. İnsan Zihninin Savunmasızlığı: Yalan Habere
İnanma Nedenleri
"İnsanların doğruluğu kanıtlanmamış
iddialara analitik verilerden daha çabuk inanmasının psikolojik temelleri neye
dayanmaktadır?" hususu incelendiğinde, beynin evrimsel süreçte
geliştirdiği bazı kısa yolların dezenformasyon tarafından suiistimal edildiği
görülmektedir.
- Doğrulama Yanlılığı / Confirmation Bias:
Bireyler, önceden sahip oldukları inançları destekleyen bilgileri kabul
etmeye, çelişenleri ise yok saymaya veya çarpıtmaya eğilimlidir. Eğer bir
haber kişinin dünya görüşünü "tamamen ve inkâr edilemez şekilde"
doğruluyorsa, orada doğrulama yanlılığının pençesine düşülmüş olması
kuvvetle muhtemeldir.
- Erişilebilirlik Yanlılığı / Availability
Bias: Zihnimiz, en kolay hatırladığı veya en sık
maruz kaldığı bilgiyi en önemli ve doğru bilgi olarak kabul etme
eğilimindedir. Sosyal medyada bir yalanın viral hale gelerek sürekli
tekrarlanması, "erişilebilirlik şelaleleri" / availability
cascades yaratarak yalanın gerçeklik algısını bastırmasına neden olur.
- Duygusal Tetikleyiciler: Korku (fear), öfke (anger) ve neşe (joy) gibi güçlü duygular, rasyonel düşünme
mekanizmalarını felç eder. Sosyal medya yapay zekası, "beyin sapına
doğru bir yarış" / race to the bottom of the brain stem
başlatarak en ilkel korkularımızı tetikler ve bizi manipüle eder.
- Aidiyetin Gücü: Sosyal
hayvanlar olarak insanlar için bir gruba ait olma hissi, gerçeklerden daha
güçlüdür. (Daha önce bahsettiğimiz üzere), belirsizlik dönemlerinde
insanlar "iç grup" / in-group bağlarını güçlendiren her
türlü bilgiye (doğru veya yanlış) sarılırlar.
3. Komplo Teorilerinin Sahte Haber Havuzunda
Erimesi ve Epistemolojik Dönüşüm
Komplo teorileri / conspiracy theories,
karmaşık ve belirsiz olaylara basit, tek nedenli ve "kötüye karşı
iyi" eksenli açıklamalar getirerek insanlara sahte bir kontrol hissi
sağlar. Dijital çağda bu teoriler, "bilişsel harmanlama" / blending
cognitivo yoluyla gerçekle kurgunun iç içe geçtiği bir dezenformasyon
okyanusunda erimektedir.
- Pizzagate Vakası: 2016
seçimleri sırasında Hillary Clinton'ın bir pizzacıda çocuk istismarı
çetesi yürüttüğüne dair tamamen kurgu olan iddia, sahte haberlerin bir
komplo teorisine dönüşerek fiziksel şiddete (silahlı baskın) nasıl yol
açtığının en çarpıcı örneğidir. Bu vaka, "akla yatkın olanın"
(plausibility) "gerçek olanın" (truth) yerine geçtiği post-truth
/ gerçeklik sonrası dönemin sembolüdür.
- Kurgusal Simülasyonlar: İnsan
beyni, kurgusal bir simülasyonla karşılaştığında gerçek dünyayla aynı
bölgeleri aktive eder. Bu durum, bir yalanın "inandırıcı bir
hikâye" olarak sunulduğunda gerçeklikten daha doğru kabul edilmesine
neden olur.
Hikâye: "Sirenler ve İnanma Arzusu" Bir
araştırmacı olan Paul Robertson, Discovery Channel'da yayınlanan ve Sirenlerin
(Deniz Kızları) varlığını bilimsel kanıtlarla ispatladığını iddia eden bir
belgesel-kurgu / docu-fiction izler. Programda sunulan "su maymunu
teorisi" / aquatic ape theory, fotoğraflar ve hükümet komplosu iddiaları o kadar inandırıcıdır ki, izleyici bildiği
tüm biyolojik gerçekleri bir kenara bırakıp "doğru olmasa da inanmak
istiyorum" noktasına gelir.
- Ana Fikir: İnsanın
anlam arayışı ve merakı, otorite figürleri (bilim insanı kılığındaki
aktörler) ve "gizli bilgi" (hükümetin sakladığı gerçekler) ile
harmanlandığında rasyonel filtreler çöker.
- Ders: En
eğitimli bireyler bile, kendi duygusal ihtiyaçlarına ve ön yargılarına
hitap eden kurgular karşısında savunmasız kalabilir.
- Günümüze Bakan Yüzü: Bugün
sosyal medyadaki "derin sahteler" / deepfakes ve yapay
zekâ kurguları, bizi aynı "sirenlerin sesine" davet etmektedir;
gerçek ile yalan arasındaki sınır artık hiç olmadığı kadar bulanıktır.
Sonuç ve Çıkarılacak Dersler
Tarihsel
perspektiften bakıldığında, dezenformasyon yeni bir fenomen değildir; Antik
Roma'nın panegiristlerinden / panegyrists Benjamin Franklin'in sahte
yerli saldırısı haberlerine kadar uzanır. Ancak günümüzdeki dijital
teknolojiler, bu saldırıları her bireyin psikolojik zafiyetlerine göre
kişiselleştirebilmektedir. Bilgi okuryazarlığı / information literacy ve
"eleştirel okuma" / critical reading becerileri, bu
manipülasyonlara karşı geliştirilecek en temel "aşıdır". (Daha önce
bahsettiğimiz üzere), eğer her haberi rasyonel bir süzgeçten geçirmeden
tüketiyorsanız, bir başkasının çıkarına hizmet eden bir kukla haline gelmeniz
kaçınılmazdır.
Kaynakça (APA Kaynakçası):
- Barclay,
D. A. (2018). Fake News, Propaganda, and Plain Old Lies: How to Find
Trustworthy Information in the Digital Age. Rowman & Littlefield.
- Fontana,
A. (2017). #IoCredoAlleSirene: Come vivere (e bene!) in un mare di Fake
News. Hoepli Editore.
- Kahneman,
D. (2013). Thinking, Fast and Slow. Farrar, Straus and Giroux.
- Köhler,
P. (2018). Leonardos Fahrrad: Die berühmtesten Fake News von Ramses bis
Trump. C.H. Beck.
- Levinson,
P. (2016). Fake News in Real Context. Connected Editions.
- Orecchia,
A. M., & Preatoni, D. G. (2022). Bufale, fake news, rumors e
post-verità: Discipline a confronto. Mimesis Edizioni.
- Seneviratne,
K. (2020). Myth of ‘Free Media’ and Fake News in the Post-Truth Era.
Sage Publications.
- Wilhelm,
J. D., Smith, M. W., Kesson, H., & Appleman, D. (2023). Fighting
Fake News: Teaching Students to Identify and Interrogate Information
Pollution. SAGE Publications.
Bilgi
Kirliliği Çağında Hakikat Arayışı: Sahte Haberi Tespit Etmede Kullanılan
Epistemolojik ve Metodolojik Analizler
Günümüz dijital ekosisteminde / ecosystem
bilginin doğruluğunu teyit etmek, bireyin sadece entelektüel bir sorumluluğu
değil, aynı zamanda demokratik bir hayatta kalma becerisidir. "Sahte / yalan bir haberi
tespit edebilmedeki en etkin metodlar ve analizler nelerdir?"
sorusu çerçevesinde konuya yaklaştığımızda, karşımıza sadece teknolojik araçlar
değil, aynı zamanda derinlemesine bir eleştirel okuma / critical reading
ve zihinsel disiplin süreci çıkmaktadır. Bilgi okuryazarlığı / information
literacy uzmanları, bu süreci "epistemolojik özsavunma" olarak
nitelendirmektedir.
1. Kaynak ve Yayıncı Otoritesinin Sorgulanması
Sahte haberi tespit etmedeki ilk ve en temel
adım, bilginin menşeini / origin analiz etmektir. Bir haberle
karşılaşıldığında "bu bilgiyi kim oluşturdu?" sorusu merkezi bir
öneme sahiptir.
- Yazar Analizi: Bilgiyi
üreten kişinin özgeçmişi, uzmanlık alanı ve önceki çalışmaları
incelenmelidir. Eğer yazar anonim / anonymous ise veya yazarın
kimliği hakkında nesnel bir biyografik bilgi bulunamıyorsa, bu durum ciddi bir kırmızı bayrak / red
flag olarak kabul edilmelidir. Uzmanlık, sadece eğitimle değil,
ilgili alanda üretilen güvenilir eserlerle de kanıtlanmalıdır (daha önce
bahsettiğimiz üzere, sahte uzmanlar sıklıkla kendilerine abartılı unvanlar
yakıştırırlar).
- Yayıncı İtibarı: Haberi
yayımlayan platformun geçmişi, editoryal standartları ve varsa siyasi
yanlılığı / bias göz önünde bulundurulmalıdır. Saygın yayın
organları dahi hata yapabilse de, onların "hata düzeltme"
mekanizmalarına sahip olmaları, onları dezenformasyon / disinformation
odaklı sitelerden ayırır.
2. Yanlamasına Okuma (Lateral Reading)
Metodu
Stanford Tarih ve Eğitim Grubu (SHEG) tarafından
geliştirilen en etkin yöntemlerden biri "yanlamasına okuma"dır. Bu
metod, bir web sitesinde kalıp o sitenin içeriğini derinlemesine okumak yerine,
o siteyi terk edip diğer kaynaklarda ilgili site ve iddia hakkında neler
söylendiğine bakmayı içerir.
- Sekme Mantığı: Uzman
veri doğrulayıcılar, bir haberi incelerken tarayıcılarında onlarca sekme
açarak bilginin diğer bağımsız kaynaklarda nasıl yer aldığını, iddianın
başka kimler tarafından doğrulandığını veya yalanlandığını kontrol
ederler.
- Kurumsal Kimlik Doğrulaması: Site
içindeki "Hakkımızda" kısmına güvenmek yerine, dış kaynaklardan
(Wikipedia, bağımsız haber analiz siteleri vb.) o kurumun finansal kaynakları ve güvenilirliği araştırılmalıdır.
3. Kanıtın Niteliği ve İlişkisel Analiz
Haberin sunduğu kanıtların "güvenli" ve
"ilgili" olup olmadığı denetlenmelidir. Metodolojik bir analiz için
şu sorular sorulmalıdır:
- Kanıtın Kaynağı: Verilen
istatistikler veya alıntılar specifik / specific bir kaynağa dayanıyor
mu? "Bazı bilim insanlarına göre" veya "yapılan
araştırmalar gösteriyor ki" gibi muğlak ifadeler, genellikle sahte
haberlerin / fake news sığınağıdır.
- Hata ve Kasıt Ayrımı:
Profesyonel gazetecilikte hatalar kazara olabilir; ancak sahte haberlerde
yanlışlık, yayıcının niyetinin ta kendisidir.
- Görsel ve İşitsel Kanıtların Doğrulanması:
Fotoğraflar veya videolar bağlam dışı / out of context kullanılmış
olabilir. Google Tersinden Görsel Arama gibi araçlarla bir görselin ilk
nerede ve ne zaman paylaşıldığı tespit edilmelidir. Günümüzde derin
sahteler / deepfakes ile videoların bile manipüle edilebildiği
unutulmamalıdır.
4. Bilişsel Yanlılıkların Denetlenmesi (Metacognition)
En etkin doğrulama metodu, bireyin kendi zihnini
tanımasıdır. İnsan beyni, evrimsel süreçte hızlı karar verebilmek için
"Sistem 1" denilen otomatik ve duygusal bir düşünme biçimi
geliştirmiştir. Sahte haberler, genellikle bu sistemi tetikleyerek rasyonel / rational
filtreleri devre dışı bırakır.
- Doğrulama Yanlılığı (Confirmation Bias):
Bireyler, halihazırdaki inançlarını destekleyen bilgilere daha çabuk
inanma ve çelişenleri reddetme eğilimindedir. Bir haber sizi aşırı
öfkelendiriyor veya "inkâr edilemez derecede haklı"
hissettiriyorsa, orada doğrulama yanlılığının pençesinde olabilirsiniz.
- Erişilebilirlik Yanlılığı (Availability
Bias): Zihin, en kolay hatırladığı veya en sık
maruz kaldığı bilgiyi en doğru bilgi kabul eder. Viral hale gelen bir
yalanın sürekli tekrarlanması, onun gerçeklik algısını güçlendirir.
- Duygusal Tetikleyiciler: Korku,
öfke ve aşırı neşe uyandıran haberler karşısında durup "bu haber beni
neden bu kadar heyecanlandırıyor?" diye sormak, rasyonel "Sistem
2" düşüncesini devreye sokar.
5. Mantıksal Hataların (Fallacies) Tespiti
Haberin kurgusundaki mantıksal boşluklar,
sahteliğin en somut kanıtlarıdır.
- Ad Hominem: Argümanın içeriği yerine,
argümanı sunan kişinin kişiliğine veya fiziksel özelliklerine saldırmak.
- Saman Adam (Straw Man): Karşı tarafın savunmadığı
bir iddiayı savunuyormuş gibi gösterip o iddiayı çürütmek.
- Yanlış Neden-Sonuç İlişkisi (Post Hoc): İki
olayın art arda gerçekleşmesini, birinin diğerinin nedeni olduğu şeklinde
hatalı yorumlamak.
Hikâye: "Porter ve Pitbull Önyargısı" Bir sosyal
deneyde, Porter isimli bir köpeğin fotoğrafı paylaşılır. Porter, gülümseyen ve
dost canlısı görünen bir pitbull-dur. Fotoğrafın altında "Porter bir zorba
/ bully değildir" yazar. Ancak fotoğrafın başka bir kısmında
Porter'ın geçmişte yaşadığı işkencelerden ve şiddetten bahsedilir.
- Ana Fikir:
Okuyucular, görseldeki "halo / nur" efekti ve "zorba
değildir" ifadesiyle Porter'a hemen sempati duyarlar. Ancak buradaki
tehlike, duygusal bir tetikleyicinin (sevimli hayvan) okuyucunun
pitbull-lar hakkındaki tüm rasyonel verileri veya güvenlik endişelerini
bir kenara bırakmasına neden olmasıdır.
- Ders: En masum
görünen içerikler bile, bir "vibe / hava" yaratarak
okuyucunun eleştirel süzgecini kapatmak için tasarlanmış olabilir.
- Günümüze Bakan Yüzü: Bugün
sosyal medyada paylaşılan duygusal videolar, Porter örneğindeki gibi,
rasyonel bir veri sunmak yerine bizi "iyiler" ve
"kötüler" şeklinde ikiye bölerek (boşluk içgüdüsü / gap
instinct) manipüle etmektedir.
Sonuç ve Çıkarılacak Dersler
Sahte haberi tespit etmek, statik bir kontrol
listesinden ziyade dinamik bir şüphecilik sürecidir. "İyi bilgilendirilmiş bir kamuoyu, sahte
haber parazitlerine karşı güçlü bir bağışıklığa sahip sağlıklı bir siyasi
yapıdır". Bu dezenformasyon okyanusunda boğulmamak için yanlamasına
okuma yapmak, kendi bilişsel yanlılıklarımızı denetlemek ve bilginin
doğruluğunu rasyonel bir süzgeçten geçirmek (daha önce bahsettiğimiz üzere)
demokratik bir zorunluluktur.
Dipnotlar (APA Kaynakçası):
- Barclay,
D. A. (2018). Fake News, Propaganda, and Plain Old Lies: How to Find
Trustworthy Information in the Digital Age. Rowman & Littlefield.
- Fontana,
A. (2017). #IoCredoAlleSirene: Come vivere (e bene!) in un mare di Fake
News. Hoepli Editore.
- Levinson,
P. (2016). Fake News in Real Context. Connected Editions.
- Wilhelm,
J. D., Smith, M. W., Kesson, H., & Appleman, D. (2023). Fighting
Fake News: Teaching Students to Identify and Interrogate Information
Pollution. SAGE Publications.
- Orecchia,
A. M., & Preatoni, D. G. (2022). Bufale, fake news, rumors e
post-verità: Discipline a confronto. Mimesis Edizioni.
- Seneviratne,
K. (2020). Myth of ‘Free Media’ and Fake News in the Post-Truth Era.
Sage Publications.
Saman Adam Safsatası: Mantıksal Deformasyon ve Argüman Manipülasyonu
Üzerine Bir Epistemolojik İnceleme
Saman adam / straw
man safsatası, bir tartışma sırasında rakibin gerçek iddiasını ele almak
yerine, bu iddiayı çarpıtarak, basitleştirerek veya radikalleştirerek
"zayıf bir kurgu" oluşturma ve ardından bu kurguya saldırma
eylemidir. Bu yöntem, ikna edici görünse de mantıksal bir hatadır; zira tartışmacı,
rakibinin gerçekte hiç öne sürmediği bir argümanı çürütmeye çalışmaktadır. Bu
yazıda, bu safsatanın işleyiş mekanizmaları, kaynaklarda yer alan somut
örnekler üzerinden doktora düzeyinde analiz edilecektir.
1. Saman Adam Safsatasının Yapısı ve İşleyiş
Mekanizması
Saman adam
saldırısı, retorik / rhetoric bir strateji olarak, muhatabın savunmasını
imkansız hale getirecek veya onu gülünç duruma düşürecek bir temsil oluşturmayı
hedefler. Tartışmacı, rakibin karmaşık ve çok katmanlı argümanını alır, içinden bir
parçayı cımbızla çeker veya argümanı tamamen farklı bir bağlama oturtur. Bu
süreçte muhatap, aslında savunmadığı bir pozisyonu savunmak zorunda bırakılır
veya izleyici kitlesi, çarpıtılmış bu yeni versiyonun çürütülmesini ana
argümanın çöküşü olarak algılar.
(Daha önce bahsettiğimiz üzere) dezenformasyon / disinformation
süreçlerinde bu safsata, hedef alınan kişiyi veya kurumu kamuoyu nezdinde
itibarsızlaştırmak için sıklıkla kullanılır. Mantıksal bir hata olan saman
adam, genellikle kişisel saldırı / ad hominem ile birleşerek tartışmanın
rasyonel zeminini yok eder.
2. Literatürden Somut Bir Örnek: Okul Kantininde
Gazlı İçecek Yasağı
Kaynaklarda sunulan en açıklayıcı saman adam
örneği, bir okul müdürünün öğrenci sağlığını korumak amacıyla gazlı içecekleri
yasaklama kararı üzerinden kurgulanmıştır.
- Asıl Argüman: Okul
müdürü, öğrencilerin genel sağlık durumunu iyileştirmek ve obeziteyle
mücadele etmek için okulda gazlı içecek satışını yasaklamak ister.
- Saman Adam Saldırısı: Bu
karara muhalif olan bir kişi şu argümanı öne sürer: "Müdürün gazlı içecek
yasağı kampüsteki çöp miktarını / littering azaltmayacaktır, çünkü
halihazırda içecek kutularının %100'ü geri dönüştürülmektedir".
- Analiz: Burada
muhalif taraf bir saman adam oluşturmuştur. Müdür, yasağın gerekçesini
"çöpleri azaltmak" olarak hiçbir zaman belirtmemiştir; asıl odak
noktası öğrenci sağlığıdır. Muhalif kişi, müdürün argümanını "çöp
sorunu" gibi kolayca çürütülebilecek (çünkü geri dönüşüm halihazırda
yapılmaktadır) bir alana çekerek asıl sağlık tartışmasından kaçmıştır.
3. Sosyal Algı ve "Klişe" Temsiller
Üzerinden Saman Adam
Saman adam safsatası sadece sözlü tartışmalarda
değil, görsel ve kültürel metinlerde de karşımıza çıkar. Yazarlar ve
reklamcılar, okuyucunun zihnindeki önyargıları / biases tetikleyerek
saman adam kurguları oluşturabilirler.
- Pitbull Örneği: Bir
içerik üreticisi, pitbull cinsi köpeklerin tehlikeli olduğuna dair yaygın
(ve bazen temelsiz) kanaatlere karşı argüman geliştirirken, tüm
eleştirenleri "köpeklerden nefret eden zalimler" olarak
yaftalayabilir. Bu, karşı tarafın güvenlik kaygılarını veya spesifik
verilerini görmezden gelerek onları "zalimlik" üzerinden kurulan
bir saman adam kurgusuyla tartışma dışı bırakmaktır.
- Kritik Irk Teorisi / CRT
Tartışmaları: Eğitim alanında, okullarda belirli tarihsel
gerçeklerin öğretilmesine karşı çıkan bir ebeveyn, "okulların
çocuklara beyaz olmanın kötü olduğunu aşılayarak beyin yıkadığını"
iddia edebilir. Eğer okul müfredatı sadece tarihsel verileri sunuyor ve
böyle bir ideolojik dayatma yapmıyorsa, ebeveynin bu saldırısı okulun
gerçek pratiğine değil, kendi kurguladığı "beyin yıkama" saman
adamına yöneliktir.
4. Psikolojik Zemin: Sistem 1 ve Bilişsel
Kısıtlılıklar
İnsan zihni, karmaşık sorunları basitleştirmeye
ve hızlı sonuçlara varmaya evrimsel olarak programlanmıştır. Daniel Kahneman'ın
tanımladığı "Sistem 1" / System 1, otomatik, hızlı ve duygusal
tepkiler verir. Saman adam safsatası, Sistem 1'in bu basitleştirme eğilimini
manipüle eder. (Daha önce bahsettiğimiz üzere) bireyler, kendi dünya
görüşlerini destekleyen bilgileri kabul etme eğilimi olan doğrulama yanlılığı /
confirmation bias nedeniyle, rakibin argümanının bu çarpıtılmış
"saman" versiyonuna inanmaya daha yatkındır.
Hikâye: "İçki Sofrasındaki Strateji" Bir
siyasetçi, rakibinin "savunma bütçesinde bir miktar kısıntıya giderek
eğitim harcamalarını artıralım" önerisini bir mitingde şu şekilde halka
aktarır: "Rakibim ordumuzu tamamen dağıtıp sınırlarımızı savunmasız
bırakmak istiyor! Çocuklarımızı korumasız bir geleceğe terk etmemize izin
vermeyeceğiz!"
- Ana Fikir: Makul
bir bütche düzenlemesi önerisi, "ulusal güvenlik tehdidi" gibi
aşırı bir noktaya taşınarak bir saman adam oluşturulmuştur.
- Çıkarılacak Dersler: Bir
argüman size aşırı, mantıksız veya "kötücül" görünüyorsa,
muhtemelen size sunulan şey asıl iddia değil, onun saman adam
versiyonudur. Eleştirel okuma, bu kurguyu fark etmeyi gerektirir.
- Günümüze Bakan Yüzü: Sosyal
medya algoritmaları / algorithms, karmaşık tartışmaları saniyeler
içinde zıt kutuplara ayırarak saman adam kurgularını viral hale getirir;
bu da toplumda rasyonel müzakereyi imkansız kılan bir yankı odası / echo
chamber etkisi yaratır.
Sonuç
Saman adam
safsatası, hakikati aramak yerine tartışmayı kazanmayı önceler. Bu
manipülasyondan korunmanın tek yolu, rakibin argümanını kendi ağzından çıktığı
orijinal haliyle değerlendirme disiplini edinmektir. Bilgi okuryazarlığı / information
literacy, bu tür mantıksal tuzakları deşifre ederek bireyi zihinsel olarak
özgürleştirir.
Kaynakça (APA):
- Barclay, D. A. (2018). Fake News, Propaganda, and Plain Old Lies:
How to Find Trustworthy Information in the Digital Age. Rowman &
Littlefield.
- Wilhelm, J. D., Smith, M. W., Kesson, H., & Appleman, D. (2023). Fighting
Fake News: Teaching Students to Identify and Interrogate Information
Pollution. SAGE Publications.
Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Yorumlar
Yorum Gönder