Print Friendly and PDF

Sarı Gazetecilik / Yellow Journalism

Bunlarada Bakarsınız

 

Dezenformasyonun Tarihsel ve Ticari Menşei: Sarı Gazetecilik / Yellow Journalism Üzerine Epistemolojik Bir Analiz

"Sarı Gazetecilik / Yellow Journalism olgusunun 19. yüzyılın son çeyreğinde Amerika Birleşik Devletleri medya ekosisteminde / ecosystem nasıl bir dezenformasyon enstrümanı haline geldiği" hususu, modern sahte haber / fake news ve propaganda çalışmalarının kurumsal temelini oluşturmaktadır. Sarı gazetecilik, herhangi bir etik standart veya doğruluk / accuracy kaygısı gütmeksizin, kitleleri heyecanlandırmak, tirajları artırmak ve reklam gelirlerini / advertising revenues maksimize etmek amacıyla kurgulanmış bir habercilik pratiğidir. Bu rapor, söz konusu olgunun tarihsel gelişimini, ekonomik saiklerini ve toplumsal maliyetlerini kapsamlı bir şekilde incelemektedir.

1. Tanımsal Çerçeve ve Ekonomik Dinamikler

Sarı gazetecilik, haberin nesnel bir bilgi aktarım aracı olmaktan çıkıp, pazarlandığı kitleye yönelik bir "meta" / commodity haline gelmesi sürecidir. 19. yüzyılın son on yılında, özellikle New York merkezli gazete patronları arasındaki rekabetin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu dönemde habercilik, rasyonel / rational bir bilgilendirme faaliyetinden ziyade, şok, dehşet ve merak duygularını tetikleyen sansasyonalist / sensationalist bir kurguya evrilmiştir.

Ekonomik açıdan bakıldığında, bu modelin başarısı "tık odaklı ekonomi" / attention economy kavramının ilkel versiyonudur. Gazete satışlarından elde edilen gelir, reklamverenlere sunulan "okuyucu kitlesi" ile doğrudan bağlantılıdır. Dolayısıyla, bir haberin gerçek olup olmamasından ziyade, ne kadar çok sattırdığı önem kazanmıştır. Bu durum, medyanın "rızanın imalatı" / manufacturing consent sürecindeki ilk büyük yozlaşma aşamalarından biri olarak tarihe geçmiştir (daha önce bahsettiğimiz üzere).

2. Savaş Kışkırtıcılığı: "Remember the Maine!" Vakası

Sarı gazeteciliğin en yıkıcı etkisi, uluslararası ilişkileri manipüle ederek devletleri savaşa sürükleme kapasitesinde görülmüştür. 1898 İspanyol-Amerikan Savaşı, bu dezenformasyon türünün zirvesidir.

  • Kurgusal Mezalim / Fabricated Atrocities: Gazeteler, Küba’daki İspanyol yetkililerin halka işkence ettiğine dair tamamen hayal ürünü olan hikayeler uydurmuş ve bunları gerçeği yansıtan illüstrasyonlarla / illustrations desteklemişlerdir.
  • Maine Gemisinin Batırılması: Havana limanında Amerikan zırhlısı Maine’in infilak etmesi, sarı gazetecilik yapan medya patronları tarafından hiçbir kanıt olmaksızın İspanyolların bir saldırısı olarak sunulmuştur. "Maine'i hatırla!" / Remember the Maine! sloganı, dezenformasyonun kitleleri savaş ateşine sürüklemek için nasıl bir sloganik silaha dönüştüğünün en somut kanıtıdır.

Bu süreçte medyanın dördüncü kuvvet olmaktan çıkıp, "saldırgan köpek" / attack dog rolüne büründüğü görülmektedir.

3. Kurumsallaşma ve 20. Yüzyıldaki Evrimi

  1. yüzyılın başlarında gazeteciliğin profesyonelleşmesi ve etik kodların / codes of ethics belirlenmesiyle sarı gazetecilik ana akım medyadan kısmen tasfiye edilmiştir. Ancak bu tasfiye tam bir yok oluş değil, bir form değişimidir.
  • Süpermarket Tabloidleri: 1950’li yıllardan itibaren "Weekly World News" gibi yayınlar, kripto / crypto tarzı gizemli konuları, uzaylıları ve ölü ünlülerin yaşadığına dair sahte haberleri kullanarak sarı gazetecilik geleneğini sürdürmüştür.
  • İstisnai Skandallar: Saygın medya kuruluşları dahi zaman zaman bu tuzağa düşmüştür. Örneğin, 1980 yılında Washington Post gazetesinde yayınlanan ve Pulitzer ödülü alan "Jimmy’s World" başlıklı haber, sekiz yaşında bir eroin bağımlısı hakkında tamamen kurgulanmış bir "sarı haber" örneğidir. Bu vaka, en prestijli yayınların bile denetim mekanizmaları / gatekeeping iflas ettiğinde dezenformasyon üretebileceğini kanıtlamaktadır.

4. Edebi Temsiller ve Kültürel Etki

Sarı gazetecilik olgusu, toplumsal bilince o kadar derin işlemiştir ki edebi kurgularda da kendine yer bulmuştur. J.K. Rowling’in Harry Potter serisindeki "Rita Skeeter" karakteri, sarı gazeteciliğin ahlaksız ve yıkıcı doğasını temsil eden ikonik / iconic bir figürdür. Skeeter, kurbanlarını aşağılamak ve dezenformasyon yaymak için her türlü etik dışı yöntemi kullanan bir "yalan haber / fake news" üreticisidir.

5. Dijital Dönüşüm: Tık Tuzağı / Clickbait ve Algoritmalar

Günümüzde internetin bu işe alet olmasıyla sarı gazetecilik, "tık tuzağı" / clickbait başlıklar ve yapay zeka / artificial intelligence (AI) tarafından yönetilen algoritmalar aracılığıyla varlığını sürdürmektedir.

  • Haber Balonları: Sosyal medya algoritmaları, kullanıcıları sadece kendi görüşlerini doğrulayan içeriklerle buluşturarak "yankı odaları" / echo chambers oluşturmakta ve sarı gazetecilik taktiklerinin etkisini katlamaktadır.
  • Ticari Manipülasyon: Modern dijital haber siteleri, içeriğin doğruluğundan ziyade sayfa görüntüleme sayısını artırmak için sansasyonel / sensational başlıklar kullanmaktadır (daha önce bahsettiğimiz üzere). Bu durum, kullanıcıların rasyonel düşünme yetisini (Sistem 2 / System 2) devre dışı bırakıp duygusal tepkilere (Sistem 1 / System 1) odaklanmasına neden olan bir "beyin sapına doğru yarıştır".

Sonuç ve Epistemolojik Özsavunma

Sarı gazetecilik, tarihin her döneminde kılıf değiştirerek karşımıza çıkan bir bilgi kirliliği / information pollution türüdür. Tarihsel olarak bakıldığında, 1898’deki bir İspanyol-Amerikan Savaşı ile bugünün sosyal medya manipülasyonları arasında motivasyon / motivation açısından hiçbir fark yoktur: Güç devşirmek ve prooit / kâr elde etmek. Bu dezenformasyon okyanusunda boğulmamak için bireylerin bilgi okuryazarlığı / information literacy becerilerini geliştirmesi ve her metne karşı sağlıklı bir şüphecilikle yaklaşması zorunluluktur.


Kaynakça (APA Stilinde):

  • Barclay, D. A. (2018). Fake News, Propaganda, and Plain Old Lies: How to Find Trustworthy Information in the Digital Age. Rowman & Littlefield.
  • Cammaerts, B., et al. (2016). Journalistic Representations of Jeremy Corbyn in the British Press: From Watchdog to Attackdog. London School of Economics.
  • Lega, E. (2022). Bufale, fake news, rumors e post-verità: Discipline a confronto. Mimesis Edizioni.
  • Seneviratne, K. (2020). Myth of ‘Free Media’ and Fake News in the Post-Truth Era. SAGE Publications.
  • Wilhelm, J. D., et al. (2023). Fighting Fake News: Teaching Students to Identify and Interrogate Information Pollution. SAGE Publications.

 

Amerika Birleşik Devletleri Siyasi Hayatında Dezenformasyon Mekanizmaları, Komplo Düzenekleri ve Savaş Kışkırtıcılığının Epistemolojik Analizi

"Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) siyasi tarihindeki sahte haber üretim süreçleri ve savaş kışkırtıcılığı" konusu ele alındığında, karşımıza sadece basit yanlış bilgilendirmeler değil, stratejik olarak kurgulanmış devasa bir dezenformasyon / disinformation endüstrisi çıkmaktadır. ABD siyasi hayatı, kamuoyunu yönlendirmek ve uluslararası müdahaleleri meşrulaştırmak amacıyla tasarlanan "rızanın imalatı" / manufacturing consent süreçlerinin laboratuvarı niteliğindedir.

1. ABD’de Sarı Gazetecilik ve Savaşın Medyatik İnşası: "Remember the Maine!"

ABD siyasi hayatında dezenformasyonun modern anlamda kurumsallaşması, 19. yüzyılın sonunda "Sarı Gazetecilik" / yellow journalism dönemiyle başlamıştır. Bu dönemde medya patronları, tiraj artırmak ve siyasi ajandalarını dayatmak için sahte haberleri bir silah olarak kullanmıştır.

  • 1898 İspanyol-Amerikan Savaşı: Bu savaşın patlak vermesinde, Maine gemisinin Havana limanında batırılmasına dair kurgulanan haberler merkezi rol oynamıştır. Dönemin gazeteleri, patlamanın İspanyollar tarafından yapıldığına dair hiçbir kanıt olmamasına rağmen, kamuoyunu savaş kışkırtıcılığı ile zehirlemiş ve "Maine'i hatırla!" / Remember the Maine! sloganıyla toplumu galeyana getirmiştir. Bu durum, medyanın bir ulusu savaşa sürükleme gücünün ilk büyük kanıtıdır.

2. Kamuoyu Algısının Tasarımı: Körfez Savaşı ve İnkübatör Yalanı

"Savaş kışkırtıcılığında halkla ilişkiler firmalarının ve kurmaca tanıklıkların rolü" incelendiğinde, 1990 yılındaki Körfez Savaşı öncesi yaşananlar ders niteliğindedir.

  • Nayirah Vakası: Kuveyt hükümeti tarafından kiralanan Hill & Knowlton adlı halkla ilişkiler / public relations firması, "Nayirah" isimli 15 yaşındaki bir genç kıza ABD Kongresi önünde sahte bir ifade verdirtmiştir. Nayirah, Iraklı askerlerin Kuveyt’te hastanelere girip bebekleri inkübatörlerden / incubators çıkararak ölüme terk ettiğini ağlayarak anlatmıştır.
  • Çıkarılacak Dersler ve Günümüze Bakışı: Daha sonra Nayirah’ın Kuveyt’in Washington büyükelçisinin kızı olduğu ve olayın tamamen kurgulandığı ortaya çıkmıştır. Bu hikaye, duygusal tetikleyicilerin rasyonel düşünceyi (Sistem 2 / System 2) nasıl devre dışı bıraktığını göstermektedir. Günümüzde de benzer "insani müdahale" kurguları, sosyal medya üzerinden yayılan doğrulanmamış video klipler aracılığıyla devam ettirilmektedir.

3. Irak İşgali ve Kitle İmha Silahları: En Büyük "Fake News" Vakası

Daha önce bahsettiğimiz üzere dezenformasyon, devletlerin en üst kademelerinde onaylanabilmektedir. 2003 yılındaki Irak İşgali, modern tarihin en maliyetli ve yıkıcı sahte haber kurgusu üzerine inşa edilmiştir.

  • WMD Yalanı: ABD yönetimi, Saddam Hüseyin’in elinde "Kitle İmha Silahları" / weapons of mass destruction (WMD) bulunduğuna dair sahte kanıtları ana akım medya aracılığıyla yaymıştır. Nitekim, dönemin Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın BM’de sunduğu belgelerin Merkezi İstihbarat Teşkilatı / Central Intelligence Agency (CIA) kaynaklı bir dezenformasyon olduğu sonradan itiraf edilmiştir.
  • Sermayenin Rolü: Bu süreçte silah üreticileri (GE, Westinghouse gibi) ve enerji şirketlerinin çıkarları, medya mülkiyeti üzerinden haber içeriğini filtrelemiştir. Bu durum, finans kapitalizminin / finance capitalism savaş kışkırtıcılığını bir kâr kapısına dönüştürdüğünün tipik göstergesidir.

4. Modern Dönem Komplo Düzenekleri: Pizzagate ve 6 Ocak Baskını

Günümüzde internetin ve sosyal medyanın dezenformasyona alet olması, komplo teorilerinin fiziksel şiddete evrilmesine neden olmuştur.

  • Pizzagate: 2016 seçimleri sırasında Hillary Clinton’ın bir pizzacı üzerinden çocuk istismarı şebekesi yönettiğine dair uydurulan komplo teorisi, bir vatandaşın silahla mekanı basmasına yol açmıştır. Bu vaka, "erişilebilirlik cascades" / availability cascades denilen, bir yalanın viral hale gelerek gerçeklik algısını bastırması fenomeninin zirvesidir.
  • The Big Lie / Büyük Yalan: 2020 seçimlerinin çalındığına dair iddialar, ABD toplumunda derin bir kutuplaşma / polarization yaratarak 6 Ocak 2021 Kongre Baskını ile sonuçlanmıştır. Bu süreçte algoritmalar / algorithms, kullanıcıları sadece kendi ön yargılarını doğrulayan (doğrulama yanlılığı / confirmation bias) içeriklerle besleyerek birer "yankı odası" / echo chamber yaratmıştır.

5. Gözetim Kapitalizmi ve İstihbaratın Dezenformasyon Ağı

"Verilerin silaha dönüştürülmesi ve istihbarat servislerinin algı yönetimi" konusu, bugün "Gözetim Kapitalizmi" / surveillance capitalism kavramıyla açıklanmaktadır.

  • Dijital Manipülasyon: Sosyal medya platformlarındaki her hareketimiz veriye dönüştürülmekte ve bu veriler yapay zeka / artificial intelligence tarafından profilimizi hedefleyen reklamlar ve siyasi mesajlar üretmek için kullanılmaktadır. Harris’in tabiriyle bu, "beyin sapına doğru bir yarıştır"; zira sistem, en ilkel korkularımızı tetikleyerek bizi manipüle eder.
  • İstihbarat ve "Fake News": KGB’nin Soğuk Savaş döneminde AIDS’in bir ABD biyolojik silahı olduğu veya CIA’nın JFK suikastının arkasında olduğu yönündeki dezenformasyonları, günümüzün Rus "troll" fabrikalarının yürüttüğü faaliyetlerin atasıdır. Bu kurgular, hedef toplumların demokratik kurumlarına olan güveni sarsmayı amaçlayan kripto / crypto (gizli/şifreli) savaş taktikleridir.

Sonuç ve Epistemolojik Özsavunma

ABD siyasi tarihindeki bu örnekler göstermektedir ki, sahte haberler tesadüfi hatalar değil, sermaye ve iktidar odaklarının bilinçli tasarım ürünleridir. "Eğer eleştirel okumazsanız, manipüle edilirsiniz" ilkesi, demokratik bir hayatta kalma kuralıdır. Bilgi okuryazarlığı / information literacy, bu bilgi kirliliği / information pollution çağında cehalete ve yanılsamaya karşı en etkili aşıdır.


Dipnotlar (APA Kaynakçası):

  • Barclay, D. A. (2018). Fake News, Propaganda, and Plain Old Lies: How to Find Trustworthy Information in the Digital Age. Rowman & Littlefield.
  • Effenberger, W., & MacGregor, J. (2016). Sie wollten den Krieg: Wie eine kleine britische Elite den Ersten Weltkrieg vorbereitete. Kopp Verlag.
  • Fontana, A. (2017). #IoCredoAlleSirene: Come vivere (e bene!) in un mare di Fake News. Hoepli Editore.
  • Köhler, P. (2018). Leonardos Fahrrad: Die berühmtesten Fake News von Ramses bis Trump. C.H. Beck.
  • Levinson, P. (2016). Fake News in Real Context. Connected Editions.
  • Marqués, N. F. (2020). Fake news dell'antica Roma: 2000 anni di propaganda, inganni e bugie. Bibliotheka Edizioni.
  • Orecchia, A. M., & Preatoni, D. G. (2022). Bufale, fake news, rumors e post-verità: Discipline a confronto. Mimesis Edizioni.
  • Seneviratne, K. (2020). Myth of ‘Free Media’ and Fake News in the Post-Truth Era. Sage Publications.
  • Wilhelm, J. D., Smith, M. W., Kesson, H., & Appleman, D. (2023). Fighting Fake News: Teaching Students to Identify and Interrogate Information Pollution. SAGE Publications.

Sarı Gazetecilik / Yellow Journalism Kapsamında Türk Basın Tarihi ve Bölgesel Algı Yönetimi: Epistemolojik Bir İnceleme

Sarı gazetecilik / yellow journalism, haberin doğruluğundan ziyade sansasyonel / sensational etkisine, abartılı manşetlere ve kitleleri duygusal olarak manipüle etmeye odaklanan bir yayıncılık anlayışıdır,. Tarihsel olarak 19. yüzyılın sonunda ABD’de doğmuş olsa da, bu yöntemin stratejik ve ticari amaçlarla kullanımı Türk siyasi hayatında ve Osmanlı’nın son dönemlerinde de derin izler bırakmıştır. Bu rapor, sarı gazetecilik pratiklerini Türkiye ve ilgili tarihi süreçler üzerinden detaylandırmaktadır.

1. Osmanlı Devleti’ne Karşı Yürütülen Jeopolitik Dezenformasyon: Bağdat Demiryolu Örneği

"Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde dış güçlerin yürüttüğü algı operasyonları nasıl bir strateji izlemiştir?" sorusuna verilecek en somut yanıt Bağdat Demiryolu (Bagdadbahn) projesidir.

  • Stratejik Engelleme ve Propaganda: 20. yüzyılın başında İngiltere, Almanya ve Osmanlı Devleti arasındaki ekonomik ve askeri iş birliğini kendi küresel hegemonyasına bir tehdit olarak görmüştür. İngiliz medyası ve gizli elitleri, Bağdat Demiryolu'nu sadece teknik bir proje değil, "Prusya militarizmi"nin (Prussianism) Doğu’ya sızması olarak resmetmiş ve kamuoyunu bu yönde manipüle etmiştir,.
  • Sırp Milliyetçiliğinin Araçsallaştırılması: Daha önce bahsettiğimiz üzere, sarı gazetecilik tarzı kışkırtmalar genellikle yerel çatışmaları tetiklemek için kullanılır. İngiliz geostratejistler, Berlin-Bağdat hattını kesmek için Sırp milliyetçiliğini bir "lunte / fitil" olarak kullanmış; bu süreçte medya aracılığıyla yayılan dezenformasyon, 1914’teki Saraybosna suikastına giden yolu döşemiştir,. Burada amaç, halkı bilgilendirmek değil, İngiltere'nin Ortadoğu'daki petrol tekelini korumak için savaş kışkırtıcılığı yapmaktır.

2. Modern Türk Medyasında Teyit Mekanizmasının Çöküşü: Hürriyet ve Gerd Müller Vakası

"Modern Türk medyasında teyit / verification mekanizmasının çöküşüne dair en somut örneklerden biri nedir?" başlığı altında, ana akım medyanın hız tutkusuyla düştüğü trajikomik hatalar incelenmelidir.

  • İsim Benzerliği ve Sansasyon: 13 Aralık 2013 tarihinde Türkiye’nin en yüksek tirajlı gazetelerinden biri olan Hürriyet, Avrupa baskısında devasa bir hataya imza atmıştır. Gazete, Almanya’nın yeni Kalkınma Bakanı'nın efsanevi futbolcu "Torschützenkönig" / gol kralı Gerd Müller olduğunu manşetten duyurmuştur.
  • Hatanın Anatomisi: Haberde, 1945 doğumlu eski futbolcunun kabineye girdiği iddia edilmiş; ancak atanan kişinin aslında CSU partili siyasetçi Gerhard Müller olduğu göz ardı edilmiştir. Bu vaka, sarı gazeteciliğin temel özelliği olan "doğrulama yapmadan hızlıca sansasyon yaratma" dürtüsünün bir sonucudur. İnsan beyninin hızlı ve sezgisel olan "Sistem 1" / System 1 işleyişi, rasyonel kontrolü sağlayan "Sistem 2" / System 2 mekanizmasını devre dışı bırakmış ve büyük bir dezenformasyona yol açmıştır,.

3. Türk Kimliği Üzerinden Kurgulanan Sosyal Deneyler ve Hoakslar

Sarı gazetecilik teknikleri bazen "hoaks" / hoax (asparagas) haberler aracılığıyla toplumsal korkuları tetiklemek için de kullanılabilir.

  • Türk Karnaval Derneği Vakası: 2008 yılında Almanya’da yaşanan bir olay, medyanın "doğru olmayan ama inanılmak istenen" habere olan açlığını kanıtlamıştır. Televizyon moderatörü / moderator Jan Böhmermann, kendisini "Davut Yılmaz" olarak tanıtıp Türkçe bilmemesine rağmen "Türk Karnaval Derneği" (TKVD) adlı sahte bir yapı kurmuştur,.
  • Ders ve Analiz: Alman medyası, "İslami bir karnaval kültürü geliyor" korkusuyla bu kurguyu araştırmadan haberleştirmiş; böylece halkın yabancı korkusu / xenophobia üzerinden reyting elde etmeye çalışmıştır. Bu hikayenin anafikri, medyanın önyargıları besleyen kurgulara karşı ne kadar savunmasız olduğudur; günümüze bakan yüzüyle ise dijital mecraların bu tür "sahte kimlikleri" ne kadar hızlı büyütebildiğini göstermektedir.

4. Bölgesel Çatışmalar ve Video Manipülasyonları: Suriye ve "Beyaz Miğferler"

Türkiye'nin güney sınırında yaşanan Suriye İç Savaşı, sarı gazeteciliğin modern dijital araçlarla nasıl birleştiğinin laboratuvarı olmuştur.

  • Doğrulanmamış Görseller: Savaş sürecinde, özellikle Halep’in durumuyla ilgili olarak "Beyaz Miğferler" / White Helmets gibi yapılar tarafından sağlanan videolar, Batı medyasında sorgulanmadan yayımlanmıştır,. Roger Waters gibi figürlerin de eleştirdiği üzere, bu görsellerin bir kısmının "stage-managed" / kurgulanmış olduğu ve hükümetleri müdahaleye zorlamak için duygusal tetikleyiciler (mağdur çocuklar vb.) içerdiği iddia edilmiştir,.
  • Algoritmik Radikalleşme: Daha önce bahsettiğimiz üzere, sosyal medya algoritmaları bu tür sansasyonel videoları "echo chambers" / yankı odaları içinde viral hale getirerek toplumları kutuplaştırmaktadır,. Bu durum, bölge siyasetinde rasyonel tartışmanın yerini "angertainment" / öfke odaklı eğlenceye bırakmasına neden olmaktadır.

Sonuç ve Epistemolojik Özsavunma

Türkiye tarihi ve güncel basın pratikleri göstermektedir ki, sahte haber ve sarı gazetecilik sadece basit birer hata değil, sermaye ve güç odaklarının "rızanın imalatı" / manufacturing consent için kullandığı bilinçli araçlardır. "Bilgi okuryazarlığı" / information literacy, bu bilgi kirliliği / information pollution çağında cehalete ve manipülasyona karşı geliştirilecek en temel "aşı"dır,.


Dipnotlar (APA Kaynakçası):

  • Cammaerts, B., et al. (2016). Journalistic Representations of Jeremy Corbyn in the British Press: From Watchdog to Attackdog. London School of Economics.
  • Köhler, P. (2018). Leonardos Fahrrad: Die berühmtesten Fake News von Ramses bis Trump. C.H. Beck.
  • Seneviratne, K. (2020). Myth of ‘Free Media’ and Fake News in the Post-Truth Era. Sage Publications.
  • Wilhelm, J. D., et al. (2023). Fighting Fake News: Teaching Students to Identify and Interrogate Information Pollution. SAGE Publications.
  • Effenberger, W. & MacGregor, J. (2016). Sie wollten den Krieg: Wie eine kleine britische Elite den Ersten Weltkrieg vorbereitete. Kopp Verlag.
  • Orecchia, A. M. & Preatoni, D. G. (2022). Bufale, fake news, rumors e post-verità: Discipline a confronto. Mimesis Edizioni.

Dijital Çağın Bilgi Kirliliği: Sahte Haberlerin Psikososyal Etkileri ve Komplo Teorilerinin Epistemolojik İnşası

Gutenberg'in matbaayı icat etmesinden bu yana bilgi aktarım süreçleri evrilmiş, ancak dijital devrimle birlikte "bilgi kirliliği" / information pollution kavramı daha önce görülmemiş bir boyuta ulaşmıştır. Günümüzde sahte haberler / fake news, sadece birer hata veya yanlış anlama değil; belirli siyasi, ekonomik veya ideolojik amaçlara hizmet eden, kasıtlı olarak kurgulanmış dezenformasyon / disinformation ürünleridir. Sosyal medyanın algoritmik yapısı ve insan zihninin evrimsel kısıtlılıkları, bu içeriklerin doğruluğundan bağımsız olarak kitleler tarafından hızla kabul görmesine zemin hazırlamaktadır.

1. Sosyal Medya Ekosisteminde Dezenformasyonun Yayılımı ve Algoritmik Manipülasyon

"Sahte haberlerin internet mecralarında bu denli hızlı yayılmasının temel mekanizmaları nelerdir?" sorusu etrafında yapılan çalışmalar, karşımıza "gözetim kapitalizmi" / surveillance capitalism gerçeğini çıkarmaktadır. Sosyal medya platformları (Facebook, Twitter, Instagram vb.), kullanıcıların her hareketini veriye dönüştürerek algoritmalar aracılığıyla onları profillemekte ve hedeflemektedir.

·        Yankı Odaları ve Filtre Balonları: Algoritmalar, kullanıcıları sadece kendi dünya görüşlerini destekleyen içeriklerle karşı karşıya getiren "yankı odaları" / echo chambers ve "filtre balonları" / filter bubbles oluşturmaktadır. Bu durum, bireyin farklı perspektiflerle karşılaşmasını engelleyerek mevcut inançlarının radikalleşmesine neden olur.

  • Bilgi Yüklemesi / Information Overload: Dijital dünyadaki veri miktarının insan kavrayış kapasitesini aşması, bireylerin analitik düşünme (Sistem 2 / System 2) yerine hızlı ve yüzeysel değerlendirmelere (Sistem 1 / System 1) yönelmesine yol açar. (Daha önce bahsettiğimiz üzere), bu süreçte rasyonel sorgulama devredışı kalmaktadır.
  • Ekonomik Güdüler: Dezenformasyon üretimi büyük bir kazanç kapısı haline gelmiştir. Örneğin, 2016 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimleri sırasında Makedonya'nın Veles kasabasındaki gençlerin, sırf reklam geliri elde etmek amacıyla yüzlerce pro-Trump / Trump taraftarı sahte haber sitesi kurması, "paraya hükmedenlerin" bu ekosistemi nasıl finanse ettiğini göstermektedir.

2. İnsan Zihninin Savunmasızlığı: Yalan Habere İnanma Nedenleri

"İnsanların doğruluğu kanıtlanmamış iddialara analitik verilerden daha çabuk inanmasının psikolojik temelleri neye dayanmaktadır?" hususu incelendiğinde, beynin evrimsel süreçte geliştirdiği bazı kısa yolların dezenformasyon tarafından suiistimal edildiği görülmektedir.

  • Doğrulama Yanlılığı / Confirmation Bias: Bireyler, önceden sahip oldukları inançları destekleyen bilgileri kabul etmeye, çelişenleri ise yok saymaya veya çarpıtmaya eğilimlidir. Eğer bir haber kişinin dünya görüşünü "tamamen ve inkâr edilemez şekilde" doğruluyorsa, orada doğrulama yanlılığının pençesine düşülmüş olması kuvvetle muhtemeldir.
  • Erişilebilirlik Yanlılığı / Availability Bias: Zihnimiz, en kolay hatırladığı veya en sık maruz kaldığı bilgiyi en önemli ve doğru bilgi olarak kabul etme eğilimindedir. Sosyal medyada bir yalanın viral hale gelerek sürekli tekrarlanması, "erişilebilirlik şelaleleri" / availability cascades yaratarak yalanın gerçeklik algısını bastırmasına neden olur.
  • Duygusal Tetikleyiciler: Korku (fear), öfke (anger) ve neşe (joy) gibi güçlü duygular, rasyonel düşünme mekanizmalarını felç eder. Sosyal medya yapay zekası, "beyin sapına doğru bir yarış" / race to the bottom of the brain stem başlatarak en ilkel korkularımızı tetikler ve bizi manipüle eder.
  • Aidiyetin Gücü: Sosyal hayvanlar olarak insanlar için bir gruba ait olma hissi, gerçeklerden daha güçlüdür. (Daha önce bahsettiğimiz üzere), belirsizlik dönemlerinde insanlar "iç grup" / in-group bağlarını güçlendiren her türlü bilgiye (doğru veya yanlış) sarılırlar.

3. Komplo Teorilerinin Sahte Haber Havuzunda Erimesi ve Epistemolojik Dönüşüm

Komplo teorileri / conspiracy theories, karmaşık ve belirsiz olaylara basit, tek nedenli ve "kötüye karşı iyi" eksenli açıklamalar getirerek insanlara sahte bir kontrol hissi sağlar. Dijital çağda bu teoriler, "bilişsel harmanlama" / blending cognitivo yoluyla gerçekle kurgunun iç içe geçtiği bir dezenformasyon okyanusunda erimektedir.

  • Pizzagate Vakası: 2016 seçimleri sırasında Hillary Clinton'ın bir pizzacıda çocuk istismarı çetesi yürüttüğüne dair tamamen kurgu olan iddia, sahte haberlerin bir komplo teorisine dönüşerek fiziksel şiddete (silahlı baskın) nasıl yol açtığının en çarpıcı örneğidir. Bu vaka, "akla yatkın olanın" (plausibility) "gerçek olanın" (truth) yerine geçtiği post-truth / gerçeklik sonrası dönemin sembolüdür.
  • Kurgusal Simülasyonlar: İnsan beyni, kurgusal bir simülasyonla karşılaştığında gerçek dünyayla aynı bölgeleri aktive eder. Bu durum, bir yalanın "inandırıcı bir hikâye" olarak sunulduğunda gerçeklikten daha doğru kabul edilmesine neden olur.

Hikâye: "Sirenler ve İnanma Arzusu" Bir araştırmacı olan Paul Robertson, Discovery Channel'da yayınlanan ve Sirenlerin (Deniz Kızları) varlığını bilimsel kanıtlarla ispatladığını iddia eden bir belgesel-kurgu / docu-fiction izler. Programda sunulan "su maymunu teorisi" / aquatic ape theory, fotoğraflar ve hükümet komplosu iddiaları o kadar inandırıcıdır ki, izleyici bildiği tüm biyolojik gerçekleri bir kenara bırakıp "doğru olmasa da inanmak istiyorum" noktasına gelir.

  • Ana Fikir: İnsanın anlam arayışı ve merakı, otorite figürleri (bilim insanı kılığındaki aktörler) ve "gizli bilgi" (hükümetin sakladığı gerçekler) ile harmanlandığında rasyonel filtreler çöker.
  • Ders: En eğitimli bireyler bile, kendi duygusal ihtiyaçlarına ve ön yargılarına hitap eden kurgular karşısında savunmasız kalabilir.
  • Günümüze Bakan Yüzü: Bugün sosyal medyadaki "derin sahteler" / deepfakes ve yapay zekâ kurguları, bizi aynı "sirenlerin sesine" davet etmektedir; gerçek ile yalan arasındaki sınır artık hiç olmadığı kadar bulanıktır.

Sonuç ve Çıkarılacak Dersler

Tarihsel perspektiften bakıldığında, dezenformasyon yeni bir fenomen değildir; Antik Roma'nın panegiristlerinden / panegyrists Benjamin Franklin'in sahte yerli saldırısı haberlerine kadar uzanır. Ancak günümüzdeki dijital teknolojiler, bu saldırıları her bireyin psikolojik zafiyetlerine göre kişiselleştirebilmektedir. Bilgi okuryazarlığı / information literacy ve "eleştirel okuma" / critical reading becerileri, bu manipülasyonlara karşı geliştirilecek en temel "aşıdır". (Daha önce bahsettiğimiz üzere), eğer her haberi rasyonel bir süzgeçten geçirmeden tüketiyorsanız, bir başkasının çıkarına hizmet eden bir kukla haline gelmeniz kaçınılmazdır.


Kaynakça (APA Kaynakçası):

  • Barclay, D. A. (2018). Fake News, Propaganda, and Plain Old Lies: How to Find Trustworthy Information in the Digital Age. Rowman & Littlefield.
  • Fontana, A. (2017). #IoCredoAlleSirene: Come vivere (e bene!) in un mare di Fake News. Hoepli Editore.
  • Kahneman, D. (2013). Thinking, Fast and Slow. Farrar, Straus and Giroux.
  • Köhler, P. (2018). Leonardos Fahrrad: Die berühmtesten Fake News von Ramses bis Trump. C.H. Beck.
  • Levinson, P. (2016). Fake News in Real Context. Connected Editions.
  • Orecchia, A. M., & Preatoni, D. G. (2022). Bufale, fake news, rumors e post-verità: Discipline a confronto. Mimesis Edizioni.
  • Seneviratne, K. (2020). Myth of ‘Free Media’ and Fake News in the Post-Truth Era. Sage Publications.
  • Wilhelm, J. D., Smith, M. W., Kesson, H., & Appleman, D. (2023). Fighting Fake News: Teaching Students to Identify and Interrogate Information Pollution. SAGE Publications.

Bilgi Kirliliği Çağında Hakikat Arayışı: Sahte Haberi Tespit Etmede Kullanılan Epistemolojik ve Metodolojik Analizler

Günümüz dijital ekosisteminde / ecosystem bilginin doğruluğunu teyit etmek, bireyin sadece entelektüel bir sorumluluğu değil, aynı zamanda demokratik bir hayatta kalma becerisidir. "Sahte / yalan bir haberi tespit edebilmedeki en etkin metodlar ve analizler nelerdir?" sorusu çerçevesinde konuya yaklaştığımızda, karşımıza sadece teknolojik araçlar değil, aynı zamanda derinlemesine bir eleştirel okuma / critical reading ve zihinsel disiplin süreci çıkmaktadır. Bilgi okuryazarlığı / information literacy uzmanları, bu süreci "epistemolojik özsavunma" olarak nitelendirmektedir.

1. Kaynak ve Yayıncı Otoritesinin Sorgulanması

Sahte haberi tespit etmedeki ilk ve en temel adım, bilginin menşeini / origin analiz etmektir. Bir haberle karşılaşıldığında "bu bilgiyi kim oluşturdu?" sorusu merkezi bir öneme sahiptir.

  • Yazar Analizi: Bilgiyi üreten kişinin özgeçmişi, uzmanlık alanı ve önceki çalışmaları incelenmelidir. Eğer yazar anonim / anonymous ise veya yazarın kimliği hakkında nesnel bir biyografik bilgi bulunamıyorsa, bu durum ciddi bir kırmızı bayrak / red flag olarak kabul edilmelidir. Uzmanlık, sadece eğitimle değil, ilgili alanda üretilen güvenilir eserlerle de kanıtlanmalıdır (daha önce bahsettiğimiz üzere, sahte uzmanlar sıklıkla kendilerine abartılı unvanlar yakıştırırlar).
  • Yayıncı İtibarı: Haberi yayımlayan platformun geçmişi, editoryal standartları ve varsa siyasi yanlılığı / bias göz önünde bulundurulmalıdır. Saygın yayın organları dahi hata yapabilse de, onların "hata düzeltme" mekanizmalarına sahip olmaları, onları dezenformasyon / disinformation odaklı sitelerden ayırır.

2. Yanlamasına Okuma (Lateral Reading) Metodu

Stanford Tarih ve Eğitim Grubu (SHEG) tarafından geliştirilen en etkin yöntemlerden biri "yanlamasına okuma"dır. Bu metod, bir web sitesinde kalıp o sitenin içeriğini derinlemesine okumak yerine, o siteyi terk edip diğer kaynaklarda ilgili site ve iddia hakkında neler söylendiğine bakmayı içerir.

  • Sekme Mantığı: Uzman veri doğrulayıcılar, bir haberi incelerken tarayıcılarında onlarca sekme açarak bilginin diğer bağımsız kaynaklarda nasıl yer aldığını, iddianın başka kimler tarafından doğrulandığını veya yalanlandığını kontrol ederler.
  • Kurumsal Kimlik Doğrulaması: Site içindeki "Hakkımızda" kısmına güvenmek yerine, dış kaynaklardan (Wikipedia, bağımsız haber analiz siteleri vb.) o kurumun finansal kaynakları ve güvenilirliği araştırılmalıdır.

3. Kanıtın Niteliği ve İlişkisel Analiz

Haberin sunduğu kanıtların "güvenli" ve "ilgili" olup olmadığı denetlenmelidir. Metodolojik bir analiz için şu sorular sorulmalıdır:

  • Kanıtın Kaynağı: Verilen istatistikler veya alıntılar specifik / specific bir kaynağa dayanıyor mu? "Bazı bilim insanlarına göre" veya "yapılan araştırmalar gösteriyor ki" gibi muğlak ifadeler, genellikle sahte haberlerin / fake news sığınağıdır.
  • Hata ve Kasıt Ayrımı: Profesyonel gazetecilikte hatalar kazara olabilir; ancak sahte haberlerde yanlışlık, yayıcının niyetinin ta kendisidir.
  • Görsel ve İşitsel Kanıtların Doğrulanması: Fotoğraflar veya videolar bağlam dışı / out of context kullanılmış olabilir. Google Tersinden Görsel Arama gibi araçlarla bir görselin ilk nerede ve ne zaman paylaşıldığı tespit edilmelidir. Günümüzde derin sahteler / deepfakes ile videoların bile manipüle edilebildiği unutulmamalıdır.

4. Bilişsel Yanlılıkların Denetlenmesi (Metacognition)

En etkin doğrulama metodu, bireyin kendi zihnini tanımasıdır. İnsan beyni, evrimsel süreçte hızlı karar verebilmek için "Sistem 1" denilen otomatik ve duygusal bir düşünme biçimi geliştirmiştir. Sahte haberler, genellikle bu sistemi tetikleyerek rasyonel / rational filtreleri devre dışı bırakır.

  • Doğrulama Yanlılığı (Confirmation Bias): Bireyler, halihazırdaki inançlarını destekleyen bilgilere daha çabuk inanma ve çelişenleri reddetme eğilimindedir. Bir haber sizi aşırı öfkelendiriyor veya "inkâr edilemez derecede haklı" hissettiriyorsa, orada doğrulama yanlılığının pençesinde olabilirsiniz.
  • Erişilebilirlik Yanlılığı (Availability Bias): Zihin, en kolay hatırladığı veya en sık maruz kaldığı bilgiyi en doğru bilgi kabul eder. Viral hale gelen bir yalanın sürekli tekrarlanması, onun gerçeklik algısını güçlendirir.
  • Duygusal Tetikleyiciler: Korku, öfke ve aşırı neşe uyandıran haberler karşısında durup "bu haber beni neden bu kadar heyecanlandırıyor?" diye sormak, rasyonel "Sistem 2" düşüncesini devreye sokar.

5. Mantıksal Hataların (Fallacies) Tespiti

Haberin kurgusundaki mantıksal boşluklar, sahteliğin en somut kanıtlarıdır.

  • Ad Hominem: Argümanın içeriği yerine, argümanı sunan kişinin kişiliğine veya fiziksel özelliklerine saldırmak.
  • Saman Adam (Straw Man): Karşı tarafın savunmadığı bir iddiayı savunuyormuş gibi gösterip o iddiayı çürütmek.
  • Yanlış Neden-Sonuç İlişkisi (Post Hoc): İki olayın art arda gerçekleşmesini, birinin diğerinin nedeni olduğu şeklinde hatalı yorumlamak.

Hikâye: "Porter ve Pitbull Önyargısı" Bir sosyal deneyde, Porter isimli bir köpeğin fotoğrafı paylaşılır. Porter, gülümseyen ve dost canlısı görünen bir pitbull-dur. Fotoğrafın altında "Porter bir zorba / bully değildir" yazar. Ancak fotoğrafın başka bir kısmında Porter'ın geçmişte yaşadığı işkencelerden ve şiddetten bahsedilir.

  • Ana Fikir: Okuyucular, görseldeki "halo / nur" efekti ve "zorba değildir" ifadesiyle Porter'a hemen sempati duyarlar. Ancak buradaki tehlike, duygusal bir tetikleyicinin (sevimli hayvan) okuyucunun pitbull-lar hakkındaki tüm rasyonel verileri veya güvenlik endişelerini bir kenara bırakmasına neden olmasıdır.
  • Ders: En masum görünen içerikler bile, bir "vibe / hava" yaratarak okuyucunun eleştirel süzgecini kapatmak için tasarlanmış olabilir.
  • Günümüze Bakan Yüzü: Bugün sosyal medyada paylaşılan duygusal videolar, Porter örneğindeki gibi, rasyonel bir veri sunmak yerine bizi "iyiler" ve "kötüler" şeklinde ikiye bölerek (boşluk içgüdüsü / gap instinct) manipüle etmektedir.

Sonuç ve Çıkarılacak Dersler

Sahte haberi tespit etmek, statik bir kontrol listesinden ziyade dinamik bir şüphecilik sürecidir. "İyi bilgilendirilmiş bir kamuoyu, sahte haber parazitlerine karşı güçlü bir bağışıklığa sahip sağlıklı bir siyasi yapıdır". Bu dezenformasyon okyanusunda boğulmamak için yanlamasına okuma yapmak, kendi bilişsel yanlılıklarımızı denetlemek ve bilginin doğruluğunu rasyonel bir süzgeçten geçirmek (daha önce bahsettiğimiz üzere) demokratik bir zorunluluktur.


Dipnotlar (APA Kaynakçası):

  • Barclay, D. A. (2018). Fake News, Propaganda, and Plain Old Lies: How to Find Trustworthy Information in the Digital Age. Rowman & Littlefield.
  • Fontana, A. (2017). #IoCredoAlleSirene: Come vivere (e bene!) in un mare di Fake News. Hoepli Editore.
  • Levinson, P. (2016). Fake News in Real Context. Connected Editions.
  • Wilhelm, J. D., Smith, M. W., Kesson, H., & Appleman, D. (2023). Fighting Fake News: Teaching Students to Identify and Interrogate Information Pollution. SAGE Publications.
  • Orecchia, A. M., & Preatoni, D. G. (2022). Bufale, fake news, rumors e post-verità: Discipline a confronto. Mimesis Edizioni.
  • Seneviratne, K. (2020). Myth of ‘Free Media’ and Fake News in the Post-Truth Era. Sage Publications.

Saman Adam Safsatası: Mantıksal Deformasyon ve Argüman Manipülasyonu Üzerine Bir Epistemolojik İnceleme

Saman adam / straw man safsatası, bir tartışma sırasında rakibin gerçek iddiasını ele almak yerine, bu iddiayı çarpıtarak, basitleştirerek veya radikalleştirerek "zayıf bir kurgu" oluşturma ve ardından bu kurguya saldırma eylemidir. Bu yöntem, ikna edici görünse de mantıksal bir hatadır; zira tartışmacı, rakibinin gerçekte hiç öne sürmediği bir argümanı çürütmeye çalışmaktadır. Bu yazıda, bu safsatanın işleyiş mekanizmaları, kaynaklarda yer alan somut örnekler üzerinden doktora düzeyinde analiz edilecektir.

1. Saman Adam Safsatasının Yapısı ve İşleyiş Mekanizması

Saman adam saldırısı, retorik / rhetoric bir strateji olarak, muhatabın savunmasını imkansız hale getirecek veya onu gülünç duruma düşürecek bir temsil oluşturmayı hedefler. Tartışmacı, rakibin karmaşık ve çok katmanlı argümanını alır, içinden bir parçayı cımbızla çeker veya argümanı tamamen farklı bir bağlama oturtur. Bu süreçte muhatap, aslında savunmadığı bir pozisyonu savunmak zorunda bırakılır veya izleyici kitlesi, çarpıtılmış bu yeni versiyonun çürütülmesini ana argümanın çöküşü olarak algılar.

(Daha önce bahsettiğimiz üzere) dezenformasyon / disinformation süreçlerinde bu safsata, hedef alınan kişiyi veya kurumu kamuoyu nezdinde itibarsızlaştırmak için sıklıkla kullanılır. Mantıksal bir hata olan saman adam, genellikle kişisel saldırı / ad hominem ile birleşerek tartışmanın rasyonel zeminini yok eder.

2. Literatürden Somut Bir Örnek: Okul Kantininde Gazlı İçecek Yasağı

Kaynaklarda sunulan en açıklayıcı saman adam örneği, bir okul müdürünün öğrenci sağlığını korumak amacıyla gazlı içecekleri yasaklama kararı üzerinden kurgulanmıştır.

  • Asıl Argüman: Okul müdürü, öğrencilerin genel sağlık durumunu iyileştirmek ve obeziteyle mücadele etmek için okulda gazlı içecek satışını yasaklamak ister.
  • Saman Adam Saldırısı: Bu karara muhalif olan bir kişi şu argümanı öne sürer: "Müdürün gazlı içecek yasağı kampüsteki çöp miktarını / littering azaltmayacaktır, çünkü halihazırda içecek kutularının %100'ü geri dönüştürülmektedir".
  • Analiz: Burada muhalif taraf bir saman adam oluşturmuştur. Müdür, yasağın gerekçesini "çöpleri azaltmak" olarak hiçbir zaman belirtmemiştir; asıl odak noktası öğrenci sağlığıdır. Muhalif kişi, müdürün argümanını "çöp sorunu" gibi kolayca çürütülebilecek (çünkü geri dönüşüm halihazırda yapılmaktadır) bir alana çekerek asıl sağlık tartışmasından kaçmıştır.

3. Sosyal Algı ve "Klişe" Temsiller Üzerinden Saman Adam

Saman adam safsatası sadece sözlü tartışmalarda değil, görsel ve kültürel metinlerde de karşımıza çıkar. Yazarlar ve reklamcılar, okuyucunun zihnindeki önyargıları / biases tetikleyerek saman adam kurguları oluşturabilirler.

  • Pitbull Örneği: Bir içerik üreticisi, pitbull cinsi köpeklerin tehlikeli olduğuna dair yaygın (ve bazen temelsiz) kanaatlere karşı argüman geliştirirken, tüm eleştirenleri "köpeklerden nefret eden zalimler" olarak yaftalayabilir. Bu, karşı tarafın güvenlik kaygılarını veya spesifik verilerini görmezden gelerek onları "zalimlik" üzerinden kurulan bir saman adam kurgusuyla tartışma dışı bırakmaktır.
  • Kritik Irk Teorisi / CRT Tartışmaları: Eğitim alanında, okullarda belirli tarihsel gerçeklerin öğretilmesine karşı çıkan bir ebeveyn, "okulların çocuklara beyaz olmanın kötü olduğunu aşılayarak beyin yıkadığını" iddia edebilir. Eğer okul müfredatı sadece tarihsel verileri sunuyor ve böyle bir ideolojik dayatma yapmıyorsa, ebeveynin bu saldırısı okulun gerçek pratiğine değil, kendi kurguladığı "beyin yıkama" saman adamına yöneliktir.

4. Psikolojik Zemin: Sistem 1 ve Bilişsel Kısıtlılıklar

İnsan zihni, karmaşık sorunları basitleştirmeye ve hızlı sonuçlara varmaya evrimsel olarak programlanmıştır. Daniel Kahneman'ın tanımladığı "Sistem 1" / System 1, otomatik, hızlı ve duygusal tepkiler verir. Saman adam safsatası, Sistem 1'in bu basitleştirme eğilimini manipüle eder. (Daha önce bahsettiğimiz üzere) bireyler, kendi dünya görüşlerini destekleyen bilgileri kabul etme eğilimi olan doğrulama yanlılığı / confirmation bias nedeniyle, rakibin argümanının bu çarpıtılmış "saman" versiyonuna inanmaya daha yatkındır.

Hikâye: "İçki Sofrasındaki Strateji" Bir siyasetçi, rakibinin "savunma bütçesinde bir miktar kısıntıya giderek eğitim harcamalarını artıralım" önerisini bir mitingde şu şekilde halka aktarır: "Rakibim ordumuzu tamamen dağıtıp sınırlarımızı savunmasız bırakmak istiyor! Çocuklarımızı korumasız bir geleceğe terk etmemize izin vermeyeceğiz!"

  • Ana Fikir: Makul bir bütche düzenlemesi önerisi, "ulusal güvenlik tehdidi" gibi aşırı bir noktaya taşınarak bir saman adam oluşturulmuştur.
  • Çıkarılacak Dersler: Bir argüman size aşırı, mantıksız veya "kötücül" görünüyorsa, muhtemelen size sunulan şey asıl iddia değil, onun saman adam versiyonudur. Eleştirel okuma, bu kurguyu fark etmeyi gerektirir.
  • Günümüze Bakan Yüzü: Sosyal medya algoritmaları / algorithms, karmaşık tartışmaları saniyeler içinde zıt kutuplara ayırarak saman adam kurgularını viral hale getirir; bu da toplumda rasyonel müzakereyi imkansız kılan bir yankı odası / echo chamber etkisi yaratır.

Sonuç

Saman adam safsatası, hakikati aramak yerine tartışmayı kazanmayı önceler. Bu manipülasyondan korunmanın tek yolu, rakibin argümanını kendi ağzından çıktığı orijinal haliyle değerlendirme disiplini edinmektir. Bilgi okuryazarlığı / information literacy, bu tür mantıksal tuzakları deşifre ederek bireyi zihinsel olarak özgürleştirir.


Kaynakça (APA):

  • Barclay, D. A. (2018). Fake News, Propaganda, and Plain Old Lies: How to Find Trustworthy Information in the Digital Age. Rowman & Littlefield.
  • Wilhelm, J. D., Smith, M. W., Kesson, H., & Appleman, D. (2023). Fighting Fake News: Teaching Students to Identify and Interrogate Information Pollution. SAGE Publications.

 

Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Benzer Yazılar

Yorumlar