Print Friendly and PDF

Erkekler neden başını kapatmalı?

 


Hiç diyet yapmadan, spor yapmadan, normal hayatını devam ettirerek ayda 4 kilo vermek nasıl >> iddialı. >> Peygamberimiz aleyhisselatu vesvese Hendek Savaşı'nda açlığını hissetmek için midesine iki tane taş bağlamış. Ben de dedim ki bunu tok hissettirmede kullanalım. Tansiyon zaten yüksekti. Yanlış ölçü. Tuzay ne yapıyor? Daha da yükseltiliyor. Onun için doğru şekilde kullanabilmeniz çok önemli. Aklınızda kalsın diye ben izolasyonu lanet lanet dağıtımları L ile başlıyor ya. LDL HDL ise ertesi gün H ile başladı. >> Mesit hocam GZ TF hoş geldiniz. >> Hoşgeldiniz. Teşekkür ederim. >> Herkesin merak ettiği soruyla ben başlamak istiyorum. >> Tabii ki >> spor ve diyet yapmadan zayıflayabilir miyim? Bunun bir çözümünü buldunuz mu? >> Evet. Bunun bir çözümünü buluruz. Hiç diyet yapmadan, spor yapmadan, normal hayata devam ederek ayda 4 kilo vermek nasıl? >> İddialı. >> Haftada 1 kilo gibi mi? Evet. Haftada 1 kilo gibi. Geçende de bir hastamız 2 ayda 10 kilo verdi. >> Çok iyi. >> Evet. Bir tanesi çok hızlı gitti. 5 Günde 2,5 kilo vermiş. O dedim sakın bu kadar >> biraz abartmış sanki hocam. >> Yani vücudu abartmış. Herhalde zayıflamaya susamış. Böyle bir yöntem olduğunda çok iyi adapte oldu. Peki bu yöntem nedir? >> Nasıl seçilir? Yerli bir çözüm mü? >> Öncelikle Nereden esinlendiğimi kesintiye uğrattım? >> Tabii. >> Biliyorsunuz peygamberimiz aleyhissalatu damarım hendek savaşı'a açlığını hissetmek için midesine iki tane taş bağlamış. Sahabeler de arkadaşları bir taş bağlamışlar. Neden? Açlığını hissetmek için. Midenize taş bağladığınız zaman bu hacmi küçültür. Hacmi küçültünce çok az yemekle çok çabuk ve erken doyarsınız. Hatta o kadar ki açlık hissetmezsiniz. Ben de dedim ki kişinin açlığını hissetmezse, hissetmez mi Sümey Hanım? >> Evet >> veriyorlar. O zaman bunu hissettirmede kullanalım. Bizim nerede olduğumuzu hissetmenin rengi var mı? Obezte. Maşallah. Obez olan hastalarımız hiç tok kalmayacaklar . Devamlı aç hissediyoruz. İşte biz bunu ellerinden gelenler diye düşündük ve aynı taş gibi midede balon koyalım dedik. Bu da sert olsun. Ve bu balon dışarıdan bir korse ile üzerine iki tane bant oturtturularak baskı yapsın. Yani bir korse düşünün. Tam mideden geçen bölümünü üçgen taş gibi sert cisim koyuyoruz kavuçuktan. Sonra bunu sarıyor beline ve dıştan da tam o mide bölgesine iki tane bant lastik koyuyoruz. İyice baskı yapıyor. Kişi bunu sabah kalkınca takıyor, gece yatarken çıkarıyor. Ne oluyor? Mide hacmi küçüldüğü için erken doyuyor. Yiyemiyor. Yiyemediği için de ayda 4 kilo vermiş oluyor. >> Bu günlük rutinini bozan bir şey mi? Mesela karnında bir balonla yaşıyor aslında gün içinde yani bir baskı falan hissediyor mudur? O baskısını kendisi ayarlayabiliyor. Yani o yapıştırmalı bir korsa olduğu için daha iyi zayıfladıkça daha ileriye atıyor. Zayıfladıkça daha ileri atıyor. Ve orada alışıyorsunuz buna. Mesela yeni bir saat aldınız. O sizi önce bir rahat hiss eder mi? Yani değişik bir şey hissedersiniz orada. Bu da böyle yani oranızda bir şey var. Yani bunu bir baskı var. Midenize doğru baskı yapıyor. Bir süre sonra 34 gün 5 gün sonra buna alışıyorsunuz ve vücudunuzun bir parçası oluyor. Yani >> gün boyu kalması gerekiyor ama değil mi? Sabahtan kalktığınızdan gece e yatıncaya kadar. >> Hocam peki bunun yan etkileri oluyor mu ciltte veya genel sağlıkta? >> Evet. Yaptığımız çalışmada eee 100 kişilik hastada 5050 böldük. 50 gruba diyet diğer gruba bizim balonu verdik. Eee herhangi bir yan etki olmadı. 100 kişinin ikisinde daha evvelden de refli şikayeti olan kişilerde 100 kişinin ikisinde reflü görüldü. Onun haricinde 100 kişinin birinde orada bir kızarıklık oldu. Biz de onlara diyoruz ki pudra dökün oraya ve atletin üzerine takılıyor. Önemli olan bu. >> Doğrudan deriye değil >> değil atlet. Atletin üzerine koyuyoruz ki o kızarıklık, terleme, şu bu durumlar kaşıntı bunların önüne geçmiş oluyoruz. Böyle bariz herhangi bir yan etkisi olmadı. Hocam peki bunun çözüm olmasının sebebi olarak şeyi söylediniz ya insanlar açlık hissetmiyor. O yüzden yemek yemiyor ve doğal olarak kilo veriyor. >> Evet. >> Bazı insanlar tamamen keyfi yemek yiyor. Onlara da bir etkisi olur mu? >> Tabii. Bizim yaptığımız çalışmada biz bu tedaviden önce her iki gruba da hem diyet hem ekolin ekster gazık balon grubuna yeme alışkanlığındaki değişiklikleri sorduk. Mesela bizim bu balon grubunda hastaların günde 4 öğün, 5 öğün yerken iki öğüne düştü. Ara öğünlerde yerken yine aynı şekilde bunlar azaldı. Gece kalkıp yemek yemeler kayboldu ve her öğünde yediği gıda miktarı da porsiyon da azalmış oldu. Dolayısıyla buyurduğunuz gibi onlarda çok güzel değişiklikler oldu. >> Yani keyfi yemeği de azaltıyor biraz. >> Evet. Canınız istemiyor çünkü. İstemeyince de kalkıp buzdolabını karıştırmıyorsunuz gece veya gelip geçerken mutfaktan işte masa üzerinden herhangi bir şey atıştırma ihtiyacı duymuyorsunuz. Neden? Onu size yaptıran nedir? Açlık hissi. Açlık hissini duymazsanız bunu yapmıyorsunuz. Yani >> peki mide rahatsızlığı olan biri bunu kullanabilir mi? Mesela reflüsü, gastriti olan >> kullanabilir. Hiç problem değil. Neden? Mideye giren gıda miktarını. Dolayısıyla zararlı gıdaların da miktarını azaltmış oluyor. Çünkü gastritin ülserin bir sebebi de çok yememizden dolayı acı, ekşi, baharat birçok gıdanın yenmesi. E siz az yiyince ne olacak? Bunları da az yiyeceksiniz. Sadece mide fıtığı dediğimiz yani midenizin yemek borusunun alt ucu mideyile beraber toraks dediğimiz diyaframın üzerine çıkıp kalbin akciğerlerin olduğu yere çıkan hastalar var. Buna mide fıtığı diyoruz. Normalde akciğer ve kalbin olduğu yerde mide olmaz. Yemek borusu olur. Diyaframın altındadır. Ama o diyaframın deli o kadar açılıyor ki, fıtık genişliyor ki mide yukarı çıkıyor. Ben öyle hastalar gördüm. Midenin dörte kalbin yanına girmiş. Bunlar mide fıtığı diyoruz. Herni diyoruz. Dolayısıyla hiatal herni diyoruz. Bu bir kontraendikasyonu. Bunlar kullanamaz ama onun dışında herkes kullanabilir. >> Hocam peki bu balon sonuçta insanın günlük normalde yediği gıdayı azaltıyor. >> Vücudun da ihtiyaç duyduğu bir protein, karbonhidrat seviyesi var. Bu ilk aşamalarda bir halsizlik, sürekli uykulu olma durumu, yorgunluk yapıyor mu? Bu tarz etkileri var mı? >> Hayır. Yapmıyor. Çünkü obez olan kişilerin zaten midesi çok geniş. Biliyorsunuz bir parantez açayım. Mide bir balon gibidir. Yani balon üfleyince büyür, üfledikçe şişer, üfledikçe şişer. Hatta mide rezeksiyonu bu baristik cerrahi tüp mide ameliyatı olanlar var ya dörte alınıyor. Dörte bir kalıyor. Bu 1örte bir işte bu balon özelliğinden dolayı o da tekrar büyümeye başlıyor maalesef. Dolayısıyla balonu üflemezseniz yani kişi toks hiss ettiği için az yiyecek, az yediği için de erken doyacak ama yiyecek yine de kendine yetecek derecede onu yemiş oluyor. Protein de, karbonhidratı da. Çünkü biz bunlarda yağı da yasaklama yapıyor muyuz? Hayır. Ne istersen ye. Dolayısıyla sadece fazla porsiyonu engellemiş oluyor. Hiç öyle yan etkiler görmedik. >> Peki hocam mide küçültme ameliyatları tehlikeli mi? >> Evet. Cera arkadaşlar bana kızabilirler. Tabii haklı oldukları nokta var. Ne zaman cerrahi tedavi uygulamamız lazım? Bunun şartları çok önemli. Birincisi biliyorsunuz vücut kitle indeksi formülü var. Nedir? Ağırlık bölü boyun metre cinsinden karesi. Yani 110 kilo 110/ boyu da 1,55 1.55 dediğimiz metre cinsinden 1.55 x 1.55 yani karesi. Eğer bu vücut kitle indeksi dolayısıyla demek ki birimi kilogram/ m². Eğer bu 18 ile 25 arasındaysa normal kabul ediyoruz. 18'den aşağı ise zayıf diyoruz. Zayıflar bunu kullanamaz. 25 ile 30 arasında isa fazla kilo overwide dediğimiz kullanabilir. 30 ile 35 arasıysa evre 1 obez kullanabilir. 35 ile 40 arasıysa evre 2 obez kullanabilir. 40'ın üzerinde ise morbit obez diyoruz. Ağır obez. Mortalite var, morbidite var. Ne demek mortalite? mortalden geliyor. Yani ölümcül demek. Morbidite ise kişinin konforlu ve iyi ve normal yaşamasının bozulması demek. Ne oluyor? Obez olan kişi nefes nefese kalıyor. Çarpıntısı oluyor. >> Günlük hareketleri kısıtlıyor. >> Evet. Kısıtlanıyor, yürüyemiyor, yokuş çıkamıyor gibi yani birçok başka birtım komplikasyonlar onları ya. Şeker, diyabet oluyor, hipertansiyon oluyor, kalp krizi geçiriyor. Allah korusun bunlarını öldürmüyor ama normal sağlıklı yaşamasını bozmuş. Buna da morbidite diyoruz. İşte eğer 40'ın üzerindeyse bu vücut kitle indeksi ama bak şurası çok önemli. Her türlü yol denenmişse obezitede çaresiz kalmış artık. O zaman cerrahi. Evet. Ben iddialıyım. 200 kiloluk hastamız da kullandı. >> Kaç kilo verdi? >> Yani ilk mesela 6 ayda bu hastamız ne kadardı? 25 kilo kadar verdi. Sonra 6 ayda tekrar verdi. >> Kan şekeri düşüyorsa hani çok az yemek yediği için ve bu sağlığını kötü etkiliyorsa hani bayılmalar, gözünün kararması gibi şeyler yaşıyorsa bunu mutlaka muayene olup mu kullanması gerekir diyabeti veya şekeri varsa. >> Bu onun yemesi içmesi ile ilgili değil. Yani az yerse biz çünkü biz buna sizin tanımladığınız ben anladım. Buna biz reaktif hipoglisemi diyoruz. Yani kişi yemek yiyor. Yarım saat, bir saat sonra açlık hissetmeye başlıyor. Terliyor, bulantı oluyor. Elleri titriyor, tremör oluyor. İşte gözde bulanık görmeye başlıyor. Ya şekeri düşüyor bu şeker düşme bulgusu. Neden? Biz buna ne diyoruz? Unlu ve şekerli gıdaları az yiyoruz. Az ye, seyrek diyoruz. E bu Korse onu yapıyor aslında. Ona iyi bile geliyor. Ama biz bunun reaktif hipoglisemi olduğunu hakikaten tespit edersek o zaman buna bir ilaç da tavsiye ediyoruz. daha kolay atlatmış oluyor. Bilakis yani diyabetik hasta mesela şekeri çok yüksek. E bu zaten gıda alımınızı azalttığı için şeker alımınızı da azaltıyor. Mesela çok yanlış bir diyet var şeker hastalarında. Vücudumuzda kaç hücre var? >> Çok vardır hocam. >> Atın bakalım lütfen. Kaç hücre var? Tahmin. >> Atı serbest 200.000. Evet. >> Hücre olarak düşününce maddenin en küçük hali ise böyle bir 10 milyon vardır. >> 10 milyon. Sü >> koca vücut. >> Bence de çok vardır ya. >> Söyle işte. >> Ben de yarısını söyleyeyim. 5 milyon. >> 5 milyon. Bak şimdi dudaklarınız uçuklayacak. >> Daha daha yüksek. >> Ne kadar basit bir soru değil mi? Bak daha vücudunuzda kaç hücre olduğumuzu bilmiyoruz. Yani ben talebelerimi de soruyorum onlar da bilmiyor. Sıkı durun. 37 trilyon. >> Ben kazandım >> ya. [kahkaha] En çok sen yaklaştı o >> değil mi? Şimdi 37 trilyon neyle besleniyor? Aynı arabanın şimdi elektrikte çıktı gerçi ama benzin koymak gerekiyor değil mi? 37 trilyon hücrenin hepsi glikoz istiyor. Olmazsa olmaz. Glüoz dışında hiçbir şeyle çalışamaz. Yürümez hücre. E siz şekeri kestiniz. Ne olacak >> hocam? Bu sağlıklı insanlar içinde mi yoksa şeker hastası olanlar için de mi? >> Şeker hastası olanlar ve obez olanlar için de diyorum. Yani diyetten çok yanlış diyet bu. Ona da gireriz isterseniz. Diyette mesela diyor ki karbonhidrat şekeri çıkarttım veya bir başka yöntem diyor ki yağları çıkarttım veya proteini çıkarttım. Şimdi bak normalde bizim almamız gereken bir pizza tabağı gibi düşünün. Alacağımız günlük 2000 kalorinin yarısı %70'si karbonhidrat olmalı. Şeker. Normalde %30 da %20 ama ben kolay olsun diye %25'i protein, %25'i de yağ olmalı. Siz şimdi buradan yağı çıkarttınız veya sadece şekeri çıkarttınız. Olmaz. Bu sefer nereden alacak kaloriyi? İki tane emekli asubay tanıdığım vardı. Su diyeti yaptılar biliyor musun? Su diyeti ne demek? 15 gün bunlar hiçbir şey yemediler. Sadece su. Çok özür dilerim. Suda kaç kalori var? >> Sıfır değil mi? >> Tabii sıfır. Hiç kalori yok. Yani siz 15 gün boyunca tam 20 kilo verdiler her ikisinden. Şeker yok, yağ yok, protein yok. Vücut önce böyle bir durumda şekeri yakıyor. Şekeriz düşüyor. Harika. Diyabetsel ilaç ihtiyacı kalkıyor. İnsülin ihtiyacı kalkıyor. Ama vücutta şeker bitince yağlana geliyor. Harika kilo veriyor. 20 kilo, 15 günde ne demek? O da bitiyor. Ama enerjiye ihtiyacımız var. 2000 kalori en az 2500 ne yapıyor bu sefer? Proteine saldırıyor. Bunların hepsi şekere dönüşür. Yağda, proteinde. Vücut bunları yakar, parçalar, glikoz elde eder. Protein kaslarda çok değil mi? Biliyorsunuz kalpte de çizgili kas var. Önce kalbe saldırıyor vücut. İkisi de kalp krizinden öldü. Su diyeti bu. O zaman sağlıklı diyet ne? Bak onu söylüyorum şimdi. Çok önemli. %50 %25 %25 dedim ya aslında %30 %20 yani yağ %30 protein %20. Bunun pizzanın çapını küçülteceğiz. 10 cm ise 7,5 cm olacak. Küçüldü mü? Ama içindeki oran değişmeyecek. 7,5 cm olduğunda yine yarısı karbonhidrat, 1örte biri protein, 1örte biri yağcık. Bu çok önemli. Sağlıklı diyet bu işte. >> Hocam peki tamamen şekeri bıraktım. İşte çay ekmek yok falan. >> Tabii ki işte en önemli sıkıntı bu. yarıya indir. Karbonhidratlı gıdaları yarıya indir. Ben sayıyorum onları. Bak ekmek, çörek, börek, pilav, makarna, tatlılar, meyveler. İki meyve yiyorsan bir meyveli, iki baklava yiyorsan bir tane, bir dilim pasta yiyorsan yarım böyle >> hocam. Ama nereye kadar? Mesela bu yemek azaltma işinin nerede bırakması lazım? >> İstediği kiloya ulaşınca zaten o zaman mide küçülmüş olacak. Sonra istese de yiyemeyecek. Alıştırdı ya vücudu. >> Onu normal haline getirecek. >> Bak porsiyonlarda ben hastalarım onu diyorum. Alırken porsiyonunu az al >> alırsan gel. Öyle bir psikolojimiz var. İllaki tabağ bitireceğiz. Yani tamam sünnet çok güzel bir şey ama bunu da iyiye döndürelim. Az alalım. Hani dedim ya çapını küçülteceğiz. Porsiyon işte porsiyon tabağın çapını küçülteceksin. İki kepçe makarna yiyeceğine bir kepçe koy. Doyacaksın zaten. Merak etme. >> Doymazsa zaten yine bir ara yönün yapar aslında. Mantıklı olan o. >> Doyma var ya ilk 20 dakikadır arkadaşlar. İlk 20 dakikayı atlattın mı kolay doyarsın. Yemeklere saldırdığın an odur. Bir örnek vereyim size. İftar açarken sünnet olan nedir? >> Çorbayı iç. Biraz bekle. >> O beklerken ne yapıyor? >> Namaz kılıyor. >> Evet. Ne namazı? Akşam. >> Akşam namazı. >> Bravo. Çorbayı, hurmayı yedi, değil mi? Gitti namazın. Bir abdest de almamışsa hadi bir 10 dakika geçti hemen hemen. Değil mi? Tamam. O kadar acıkmışız ki bütün gün öyle saldırıyoruz ki işte o en tehlikeli 15 dakika. 10 dakika 10 dakikayı işte bir çorbayla ver 15 dakikayı kurtardık. Boşuna bunu öğüklenmiyor. Yani sünnetse bunun bir faydası var. Doktor olduğumdan beri bunu düşündüm ve bunu ispatlamaya zaten ihtiyaç yok da ben kendi kendime tatmin etmek açısından sünnetlerin, vaciplerin ve farzların acaba bizim dünyadaki vücut olarak ne faydaları var? Mesela bir parantez açayım buraya. Bir yazım çıkmıştı internette. Başlık çok önemli. Erkeğin başını kapatması. Erkek başını kapatır mı? Normalde kapatmıyor. >> Kapatmaz işte. Onun için çok güzel bir başlık koydum ve inanılmaz dolaştı. Hala dolaşıyor. Bakabilirsiniz ona. Beş yerde erkek başını kapatması gerekiyor. Bu aslında takvadır. Mesela tuvalete girerken hatırlayın dedelerinizden. Yatarken başına takke koyar. Namaz kılarken takke koyar. Yemek yerken takke koyar. Tuvalete girerken takke takar. Doğru mu? Öyledir. Türk filmlerine bakın. Kapı çalınır gece vakti. Eski Türk filmlerinde yataktan kalkar. başında bir takke vardır mutlaka. Yatakta öyle. Neden? Mesela yatakta yatarken takke takmanın amacı şu. Buraya kadar yorganı çektiniz. Sollar, vücut, bacaklar, her şey sıcak bir ortam. Oh. Dışarıda kalan ne var? Kafa. Kafada soğudu mu vücuda göre? Soğuk olan yerin damarları büzüşür. Oradaki kan sıcak olan yerde de damarlar genişler. Beyindeki kanı tüm vücut çeker orada ve küt diye bayılırsınız. Gece sabaha karşı felç geçirirsiniz. Allah korusun. Bayılırsınız. Sen kopulursunuz. Ama başınıza bir takke koyduğunuz zaman o başı ısıtır. Sıçacık yapar. O zaman kan diğer vücut tarafına beyinden gitmez yani. >> Ama ne varsa eskilerde var gerçekten. >> Yani dedim ya ne hikmeti var acaba? Bunu hep düşündüm ve işte bu ekster gastrik balon da böyle çıktı. Bir sünnetin tekrar yaşanması değil mi şimdi? >> Evet. >> Belki oradan da sevap alırız inşallah. >> İnşallah. >> İnşallah hocam. Çok etkilendim ben. >> Evet. >> Şimdi bu şeker mevzularına girmişken şunu sormak istiyorum. Yine acaba yanlış mı yapıyoruz? Şekerimiz düştüğünde hemen böyle bir çikolata bir şey yemeye çalışıyoruz ama bu doğru mu sizce? >> Bir şeker düşme şikayetlerini iyi bilmemiz lazım. >> Ha bir de acaba doğru mu biliyoruz? Şekerimiz mi düşmüş? >> Evet. Önce ona iyi karar vermeliyiz. Hani ölçüm imkanımız yoksa mesela şeker düşmesinde ne olur? Onu konuşalım önce. Kişide inanılmaz bir açlık hissi olur. Midesi kazınır. Elleri titremeye başlar. Soğuk terler. halsizlik olur, yorgunluk olur. Acayip bir şekerleme, uyku hali gelir. Yemeklerden sonra birçok insanda bu olur. Dikkat edin. >> Evet. Bir uyku hali olur. Hemen >> Evet. İşte bu reaktif hipoglizimi dediğimiz şeker düşmesidir. Bunlar varsa tabii ki şeker içeren bir şeyler almak lazım. Bu önemli. Ama öncelikle bu açken mi oldu? Uzun süre aç kaldınız. Diyelim ki 6 saate bir yemek yiyorsun, 8 saat oldu. Şekeriz düştü. Böyle mi oldu? Yoksa siz öğle yemeğini yediniz. Ondan sonra mı oldu? Bir saat sonra ikisinin sebepleri ve tanıları farklı. Biri açlık hipoglisemisi. Uzun süre aç kalma işte Ramazan'da da olur bu. Diğeri ise tokluk hipoglisemisi. Ona reaktif hipoglisemi diyoruz. Genelde diyabeti olmayan insülin direnci olanlarda bunu çok görürüz. Tokluk hipoglisemisini. O zaman tabii ki her ikisinde de şeker içeren gıdaları almak lazım. >> Ama ne kadar hocam? Abartmadan mesela >> ya sizin kendinize getirinceye kadar mesela bir bardak şekerli limonata içebilirsiniz. Bir tane meyve yiyebilirsiniz. 2ü tane bisküvit yiyebilirsiniz gibi. >> Bir de şöyle bir durum oluyor bazen işte gün içinde birden başımız dönüyor, halsizleşiyoruz falan. Tansiyonum düştü diyoruz. Kendimize tanı koyuyoruz. Bu doğru bir tanı mı? Hemen tansiyonum düştü demek doğru bir şey mi? >> Bakın hastalar bu konuda çok yanlış davrananlar oluyor maalesef hastalarımızdan. Ben bunu özellikle Instagram'ımda da söyledim. Altını çizmek gerekiyor. Tansiyon düşmesiyle yükselmesinin bulguları hemen hemen aynıdır. Mesela baş tansiyon yüksekliğinde olmaz mı? Olur. Düşüklüğünde yine olur. Terleme tansiyonun düşüklüğünde olmaz mı? Olur. Yüksekliğinde yine olur. Bulantı her ikisinde olur. Kusma her ikisinde de olur. Baş ağrısı ensede hem tansiyon düşüklüğünde hem yüksekliğinde olur. Nasıl ayırt edeceğiz? >> Nasıl yapacağız? Hemen doktora mı gidelim? [kahkaha] >> Evet. Böyle bir durumda tansiyon düşmeyle yükselme ayak hasta düz bir yere yatırılacak. Ayakları yukarıya kaldırılacak. Tansiyon düşükse hasta kendine gelmeye başlar. Yüksekse çok fazla bir zarar vermez. Ona ölçmek ama doğru ölçmek. Peki otomatik ölçenler bunu üreten firma yetkililerini bana kızmasın. Benim için sağlığı önemli. Önce hastam önemli. >> Otomatikler doğru ölçmüyor mu yani? >> Maalesef. Bakın ben size yanlış ölçtüğünü ispatlayayım. Kendi kendiniz otomatik ölçeniz var. Koldan olanlar bir nebze daha iyi. Bilekten tamamen sıkıntılı. Ölçün tansiyonunuzu. Hiç hareket etmeden oturduğunuz yerde aynı pozisyonda televizyonu izlemeden yaklaşık 3 dakika sonra bir daha ölçün. Mesela ben manuel ölçmüş olsam aynısını buluruz ama otomatikte aynı çıkmayacak. Aynı çıkmıyorsa yanlış ölçülebilir. Bir de ben imtihan ediyorum otomatik aletleri. Hastaya diyorum ki aletini getir. Muayendeme. Önce ben ölçüyorum. Yazıyorum ama kağıda büyük tansiyon küçük tansiyon kapatıyorum buraya. diyorum ki şimdi sen ölç bakalım. Ölçüyor. Sen bunu buldun. Ben bunu buldum. Farklı mı? Farklı. E şimdi yani çok özür dilerim. Yalan söyleyen bir çoban hikayesi var ya ne zaman doğru söylediğini bilemiyoruz. Alet de böyle. Şimdi bir de şu var. Eczaneleri şimdi tansiyon ölçülmüyor. Çok iyi bir hadise. Yani çok özür dilerim. O arkadaşlarımızı yermek, eleştirmek değil ama oradaki bunun eğitimini almamış bir kalfa, bir çırak. Tansiyon ölçüyor ve diyor ki o tansiyonu çok düşük diyor. Kaç? 9a 6. Eve git diyor hemen tuzlu ayran iç. Hastamız eve gidiyor tuzlu ayran ediyor. Beyin kanamasıyla bize geliyor. Niye? Çünkü tansiyon zaten yüksekti. Yanlış ölçü. Tuzlu ayran ne yapıyor? Daha da yükseltiyor. Onun için doğru ölçmek çok önemli. >> O zaman limonlu su, tuzlu ayran gibi şeyler tansiyon düşünce kullanılır. Öyle mi? >> Bizim halkımız limonlu suyu yüksekliğinde kullanıyor. Tansiyon düşürdüğünü düşünüyor. İçinde C vitamini var. Çok uzun vadeler çok miktarlarda C vitamini alırsanız biraz damarları genişletebilir ama yarım bardak su yarım limon ya da bir limonla düşme olmaz. Ama buradaki o limonun verdiği bir ferahlık var ya tansiyon yüksek olan kişinin başı dönüyor, başı ağrıyor, bulağın tuzusu oluyor. İşte o limon içmezse ferahlatıyor onu. O da ferahlatınca tansiyonum düştü zannediyor ama düşmüyor. >> Psikolojik bir şey yani. >> Evet. Ama düşük tansiyonda tuzlu ayran gerçekten faydalı olur. Yükseltiyor tansiyonu ama düşük olduğundan emin olalım. >> Şimdi tuzlu ayran işe yarıyor ama tansiyon yükseldiğinde biz ne yapabiliriz? Anlık olarak ölçtük. Eminiz yükselmiş. >> Evet. Bir defa serin bir ortam. Yakasını falan açmalı. Etrafına üşüşmemeli insanlar. Çok bol oksijen olmalı. Camı pencereye açmak lazım. Bu önemli. Ve uzatmak lazım hastayı. Ama ayaklarını yukarı kaldırmayacağız. sakin, ışık söndürülebilir, sessiz olabilir ve bu şekilde biraz beklenebilir. Tansiyonu hakikaten yükselen bir hastaysa ve yakınları tecrübeliyse dil altı kaptoperil diye bir ilaç var. Ama dediğim gibi bak bu çok önemli. Yüksekliğinden emin olacağız. Dedim ya aynı belirtileri verebilir. Yüksekliğinden eminsek 140'ile 160 arasındaysa büyük tansiyonumuz küçükle 9ile 10 arasındaysa bir tane dil altı verilebilir. Verdiniz yarım saat geçti düşmedi artık asile götür veya ölçtünüz 180 190 110 çok yüksek hemen acile götürün. Çünkü orada oyalanma bir tane dil altı verip götürebilirsiniz ama acile gitmeli. Beklemenin bir anlamı yok yani. Allah korusun bir beyin kanaması olabilir ya. O zaman felç gelir arkasına ya. Hocam peki bir diş sarımsak yutmayı da bazı insanlar şey yapıyor yüksek tansiyonda. Bunun da etkisi oluyor mu? Düşürücü >> sarımsağın tansiyonu düşürmede etkisi var ama bir baş sarımsağı yuttun onun kana geçmesi hani bir kaptopril gibi. Yani sen orada 1 kilo sarımsak yemen lazım. O ani düşüşü sağlayabilmen için o bir tane baş sarımsak ama şu olur. Adamın tan kişinin tansiyonu yüksek. Ben her gün bir tane baş sarımsak alın. Tamam olabilir. Bu uzun vadede uzun >> tamam ama anlık böyle faydası olmaz yani. >> Şimdi iyi kolesterol kötü kolesterol var. Bunun farkı ne? Yani ne zaman tehlikeli olur bizde? >> Evet. Kan lipitleri diyoruz. Kan yağları. Kan yağları deyince bunlar iki kardeş. Birisi kolesterol biri trigliserit. Kolesteroller damarların tıkanmasına yardımcı oluyor. Kolesterol en büyük zararı bu. Damarları tıkıyor. Diğer kardeşi olan trigliserit ise organları yağlandırıyor. Mesela karaciğeri yağlandırıyor. Kalbin etrafını yağlandırıyor. Pankkreası yağlandırıyor. Ve cilt altı yağ dokularımızı arttırıyor. Demek ki kolesterol damarları tıkıyor. Trigliserit organları yağlandırıyor. Kolesterolün de iki tipi var bizim en çok kullandığımız. Biri kötü kolesterol. LDL. aklınızda kalsın diye ben hastalarıma lanet diyorum. Lanet [homurdanır] kolesterol L ile başlıyor ya. L DL bu yüksek olursa damarları tıkıyor. Bunun düşük olmasını istiyoruz. HDL ise hayırlı kolesterol H ile başladığı için bu da ne kadar yüksek olursa damarları o kadar çok temizliyor. Dolayısıyla HDL ile LDL'nin farkı bu. LDL yükselten gıdalar, kırmızı et, yumurtanın sarısı, çikolata, paça, işkembe falan falan işte HDL'yi yükselten yani hayırlı olduğu için yükseltmesi çok iyi. En güzeli zeytinyağı. Zeytinyağı HDL'yi çok yükseltiyor. HDL'yi düşüren ise ne? Sigara. Hayırlı olanı sigara çok düşürüyor. Dikkat edin sigara içenler de onun için damarları tıkanıp ayağı kanan oluyor. Onun için beyin ve damar işte kalp damarı tıkanıp kalp krizi veya Allah korusun felç geçiriyor. >> Demek ki sigara hayırsız bir şey. >> Evet hayırsız bir şey. Onun için hani kolesterol yüksek olanların maalesef kelle paçadan kırmızı et yumurtanın sığı çikolatanın uzak durması gerekiyor. Bizim en çok zorlandığımız bir nokta var biliyor musunuz? Ne >> hocam? >> Kolesterol yüksek olan hastalara ilaç başlama. basında var ya maalesef bazı doktorlarımız işte kolesterolini kullanmayın kolesterolü yükselten gıdaları yiyebilirsiniz böyle e konuşuluyor. Hasta bırakıyor kolesterol için. Sonra acilde biz görüyoruz. Onu söyleyen doktorların hiç bundan haberi yok. Ne oluyor? Kalp krizi geçiriyor geliyor. >> Çok fazla yanlış bilgi dolanıyor hocam sağlıkla ilgili. >> Kesinlikle. Yani bu beyaz çerçeve ekrana çıkan herkes ben de dahil beni de eleştirin. Bilgilerim süzgeçten geçirir. Kim olursa olsun her zaman doğru söylüyor demek değil >> aslında. Bildiğin iyi bildiğin bir doktora gidip muayene olmak daha mantıklı. Yani bu bilgiler tek başına yeterli değil. >> Bildiğiniz doktor çok önemli ve iyi bildiniz. Bir de işinin ehli olacak. Mesela elinizde bir altın var. Bu gerçek mi değil mi? Nereye gidersiniz? Kuyumcuya. Manava gider misin? gitmez >> yani. >> Ama bak mesela şimdi doktor olmayan birçok profesörler var ekranda. Kimyacı mesela adam fizik profesör, kimya profesörü. Aman Allah'ım yani benim cesaret edemediğim diyetler konusunda, ilaçlar konusunda o kadar çok rahat bilgiler veriyor ki ben hakikaten üzülüyorum. Yani >> sorgulamak gerekiyor hocam. >> Sorumluluk çok önemli burada. >> Evet. Çok teşekkür ederiz. >> Verdiğiniz bilgiler için, püf noktaları için. Tamam. >> Görüşmek üzere. >> Oldu. Görüşmek üzere. Gezdiğimiz içerikleri her gün daha iyi hale getirmeye çalışıyoruz. Bizi desteklemek için. Evet şimdi gördüm. Hypeladığın için teşekkürler.

Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Benzer Yazılar

Yorumlar