Print Friendly and PDF

Yayınlar


David Karp… Çan Kardeşliği 22. Yıl

Bunlarada Bakarsınız

David Karp… Çan Kardeşliği

 David Karp'ın (romancı ve televizyon yazarı) eserleri ve kaynaklarda yer alan kişisel bilgileri temel alınarak, kronolojik yaşamı, felsefesi ve gizli örgütler hakkındaki düşünceleri aşağıda detaylı olarak sunulmuştur.

David Karp'ın (Romancı) Kronolojik Yaşamı

David Karp, 5 Mayıs 1922'de New York'ta doğmuş bir Amerikalı romancı ve televizyon yazarıdır.

İlk Yılları ve Eğitimi

  • Karp, küçük yaşlardan itibaren geçimini çalışarak sağlamıştır. Çalıştığı işler arasında açık hava standında tişört satmak, tiyatroda yer göstermek, bir eğlence grubuna liderlik etmek ve bulaşık yıkamak bulunmaktadır.
  • 1942'de Amerika Birleşik Devletleri Ordusu'na katılmış.
  • II. Dünya Savaşı sırasında Filipinler ve Japonya'da Sinyal Birlikleri'nde (81. Piyade Tümeni ile) görev yapmıştır.
  • 1944'ten 1987'deki ölümüne kadar Lillian Klass Karp ile evli kalmıştır.
  • 1946'da ordudan ayrıldıktan sonra yarıda kalan eğitimine devam etmiştir.
  • 1948'de New York Şehir Koleji'nden (City College of New York) mezun olmuş ve yaratıcı yazarlık dalında Ward Madalyası almıştır.
  • Medya kariyerine New York'taki bir radyo istasyonunda süreklilik yazarı olarak başlamıştır.

Edebi Kariyeri ve Önemli Eserleri (Kronolojik)

Karp, kariyerinde Wallace Ware ve Adam Singer takma adlarını da kullanmıştır.

  • 1952: İlk romanı The Big Feeling yayınlanmıştır. Aynı yıl, dünya hakimiyetini hedefleyen gizli bir topluluk hakkında incelikle işlenmiş kara filmi Kadife Kardeşliği (The Brotherhood of Velvet) yayınlanmıştır.
  • 1953: One (Bir) adlı romanı yayınlanmış. Bu roman, Book-of-the-Month Club'ın alternatif seçimi olmuş ve "hicivsel ve peygamberane bir yazı" olarak nitelendirilmiştir. One daha sonra Escape to Nowhere adıyla da yayınlanmıştır.
  • 1955: The Day of the Monkey (Maymun Günü) romanı yayınlanmıştır.
  • 1956: All Honorable Men (Tüm Saygıdeğer Adamlar) yayınlanmıştır.
  • 1957: Leave Me Alone (Beni Yalnız Bırak) romanı yayınlanmıştır.
  • 1958: Daha sonra filme uyarlanacak olan Çan Kardeşliği (The Brotherhood of the Bell) romanına dayanan senaryoyu yazmıştır.
  • 1960: Enter, Sleeping (diğer adıyla The Sleep-Walkers - Uyurgezerler) yayınlanmıştır. Aynı yıl, Murray D. Lincoln ile birlikte kurgusal olmayan eseri Devrimden Sorumlu Başkan Yardımcısı (Vice President in Charge of Revolution) yayınlanmıştır.
  • 1964: The Last Believers (Son İnananlar) romanı yayınlanmıştır.
  • 1970: David Karp'ın senaryosunu yazdığı ve romanına dayanan The Brotherhood of the Bell adlı televizyon filmi vizyona girmiştir.
  • 1999: Karp, 11 Eylül 1999'da Massachusetts, Pittsfield'da amfizemden ölmüştür.

David Karp'ın Felsefesi ve Düşünce Dünyası

Karp, kaynaklarda "öfke romancısı" ve "sosyal yetersizliklerin tutkulu eleştirmeni" olarak tanımlanır. Temel felsefesi, bireyin gücü ve otoriter sistemlerin yarattığı baskı ve uyum zorunluluğu üzerine kuruludur.

1. Bireysellik ve Erezinin Önemi (The Heretic)

  • Karp'ın distopik romanı One, bir insanın kimliğinin yeniden şekillendirilip şekillendirilemeyeceği sorusuna odaklanır.
  • Romandaki ana karakter Profesör Burden, Birey olmaya devam etmek istemektedir; ancak bu, devlet için bir hastalıktır.
  • Eresinin (Sapkınlığın) Tanımı: Bireysel inançlara sahip olmak tehlikelidir. Eresi, özgür bir toplumda zayıf ve önemsiz olsa da, katı bir şekilde yapılandırılmış bir toplumda patlayıcı bir güçtür.
  • Devletin Rolü: "Devlet-i Hayırsever" (The Benevolent State), vatandaşlarının mutluluğunu arzular ve bireyleri zorla değil, ikna yoluyla sistemin öncüllerini kabul etmeye yönlendirmeyi amaçlar.
  • Bireyin Kıymeti: Burden gibi entelektüellerin, yetenekli, dürüst ve erdemli kişilerin eresiye kapılması, Devlet'i yıkıma götürebilecek temel bir tehlikedir. İnsanlığın temel karakteri eresi tohumunu içerir; bu, sadece özel bir özen ve koşullar birleşimiyle filizlenir.
  • Gurur ve Kimlik: Burden'ın sorunu, kendisini ayrı bir varlık olarak görme konusundaki haksız inancı, yani gururu ve kibridir; bu düşünce, Devlet ile bin yıllık yönetim arasındaki tek engeldir. Karp, bu bireysellik kabuğunun "toz haline getirilmesi" gerektiğini savunur.

2. Siyasi Dogmaların Eleştirisi (Son İnananlar)

  • Karp, romanı The Last Believers'da (Son İnananlar) siyasi fanatizmi ele alır. Kitabın ana karakteri Cameron, gençliğinde Komünist Parti'yi keşfeder ve Parti'nin onu manipüle etmesini ve nihayetindeki acı veren uyanışını anlatır.
  • Karp, geçmişteki başarısızlıkları (ticari felsefe, kendini tatmin miti, büyük dinler, terör, savaş, teknoloji) nedeniyle Devlet-i Hayırsever'in yeni yol olduğunu kabul eder.

3. Ahlaki Çöküş ve Paradokslar

  • İkili Yaşamın Maliyeti: Başka ilkelere inanırken bir ilkeye göre yaşamanın, hem insanlar hem de tüm uluslar için daima mutsuzluğa, huzursuzluğa ve nihayetinde başarısızlığa yol açtığı vurgulanır.
  • 1950'ler Ahlakı: Kadife Kardeşliği romanında, artan "sapkın" cinsel davranışlar (eşcinsel ilişkiler, zina, tefecilik, cinayet) 1950'ler Amerika'sındaki yozlaşmanın ve ahlaki çöküşün sinsi bir işareti olarak kullanılır. Yazar, eşcinsel ifşanın, o dönemde diğer tüm suçlardan (cinayet, uyuşturucu bağımlılığı, zina) daha zorlu ve uzun bir mücadele gerektiren "tek şey" olduğunu belirtir.
  • Bürokratik Aptallık: David Karp'ın eserlerinde, büyük bir organizasyonda (Daire/Dipartimento) bürokratik aptallığın kaçınılmaz olduğu ve çalışanların görevlerinin amacını anlamadan uzun süreler çalışmaktan dolayı sapmalar geliştirdiği işaret edilir.

İki Farklı Takma Ad

David Karp'ın (romancı ve televizyon yazarı) eserleri ve kariyeriyle ilgili kaynaklar, onun kariyeri boyunca iki farklı takma ad kullandığını belirtmektedir.

David Karp'ın kullandığı takma adlar şunlardır:

  1. Wallace Ware
  2. Adam Singer

Bu takma adlardan Adam Singer ismini, 1953 yılında yayımlanan Platoon (Takım) adlı romanında kullanmıştır. Karp'ın ilk romanı The Big Feeling 1952'de yayınlanmış olup, Platoon (1953) dahil olmak üzere ondan sonraki on romanından bazılarını bu takma adlarla yayımlamıştır.

 

Gizli Örgütler Hakkındaki Yazıları ve Düşünceleri

David Karp'ın gizli örgütler konusundaki en belirgin eserleri The Brotherhood of Velvet (Kadife Kardeşliği) ve bunun daha sonra TV filmine uyarlanan versiyonu The Brotherhood of the Bell (Çan Kardeşliği)'dir.

Çan Kardeşliği'nin Yapısı ve Amaçları

  • Bu eserler, dünya hakimiyetini hedefleyen ve Masonik yapılanmaya sahip elit/gizli bir topluluğu konu alır.
  • Kardeşlik, üyelerine acımasız uygulamalar yoluyla zenginlik ve güç kazandırmaktadır.
  • Örgüt, üyelerinin kendilerine veya konumlarına zarar vermeyecek gibi görünen görevleri yerine getirmelerini isterken, asıl amacı yönetimde kendi kontrol ettikleri kişilerin bulunmasını sağlamaktır.
  • Bell Kardeşliği, 200 yıldan daha eski ve Massachusetts Körfezi Kolonisi'nde kurulmuştur.
  • Üyeler, mutlak itaat yemini ederler.
  • Gizli örgütün üyeleri arasında ABD Başkanı, yüksek makam adayları ve Yüksek Mahkeme yargıçlarının bile olduğu iddia edilmektedir.

Kontrol Mekanizması ve Kurbanlar

  • Romanın/filmin kahramanı Profesör Andrew Patterson, 22 yıl sonra lisanstayken katıldığı bu derneğin etik dışı ve acımasız yüzünü görür.
  • Patterson, babasının çok uluslu şirketinin başarısının ve kendisinin akademik kariyerindeki tüm seçeneklerin, bursların ve görevlerin, Kardeşliğin bahşettiği gizli iyilikler sayesinde olduğunu öğrenir.
  • Patterson, Bell'den ayrılmak istediğinde, örgüt onu cezalandırmaya başlar. Bu cezalandırma, Patterson'ın karısının onu terk etmesi, profesörlükten atılması, ve babasının multi-milyon dolarlık şirketinin dolandırıcılık iddianamesiyle karşı karşıya kalıp babasının felç geçirerek ölmesine neden olur.
  • Patterson, 22 yıl boyunca bir atın bir kazığa bağlanıp çayırda serbest sanılması gibi "kasaplık koyun" gibi beslendiğini fark eder. Kardeşlik, üyelerini uzun süre bekletip, zamanı geldiğinde onlardan sadakat eylemi talep etmektedir.

Komplo Teorilerine İşaret Edilen Konular

  • Karp, bu eserinde komplo teorilerinin yarattığı belirsizliği vurgular: Bu olaylar gerçek bir komplo mudur, yoksa karakter (Jim/Andrew Patterson) aklını mı kaçırmış ve paranoyak şizofreninin sonucu olarak her şeyi hayal mi etmiştir?.
  • Patterson'ın gizli örgüt hakkındaki iddiaları, bir televizyon programında alay konusu olur ve dinleyiciler tarafından bu örgütün aslında bir "Yahudi komplosu" veya "Amerika Birleşik Devletleri'nin siyasi, ekonomik ve dini kontrolünü ele geçirmek için Roma'daki gizli Kardinaller Koleji tarafından oluşturulmuş yeraltı Katolik örgütü" olduğu iddialarıyla karşılaştırılır.
  • Patterson'ın hikayesine inananlar, eğitimsiz, aptal ve dünyada inanacak hiçbir şeyi olmayan kişiler olarak resmedilir.

İşaret Ettiği Temel Konular

David Karp, eserlerinde insan davranışlarının ve sosyal sistemlerin karmaşık doğasına dikkat çekmiştir:

  • Bürokratik Akıl ve Amacın Yitirilmesi: Büyük ve kurumsallaşmış organizasyonlarda ("Dipartimento" gibi), memurların uzun süredir görevlerini yerine getirirken işlerinin gerçek amaçlarını dikkate almadıkları için aptallıklar ve sapmaların ortaya çıktığı belirtilir. Bu durum, görevlerini amaçlarını anlamadan yerine getirenlerin olduğu büyük organizasyonların kaçınılmaz bir sorunudur.
  • Otorite ve Şefkat Dengesi: Karp, doktorlar gibi güçlü konumlardaki kişilerin, güç sahibi oldukları için zayıf olanlara karşı kibar davrandığını öne sürer. Bu, gücün getirdiği üstünlük duygusuyla ilgilidir ve Devlet'in (Dipartimento) zayıf olanlara (Birey/Burden) karşı bu gücünü sergilememesi gerektiği anlamına gelir.
  • Zenginliğin Kaynağı ve Sahte Özgürlük: Çan Kardeşliği eserinde, zenginliğin iyi şanstan değil, gizli bir örgüt tarafından sağlanan imkanlardan geldiği gösterilir. Patterson, 22 yıl boyunca farkında olmadan örgütün imkanlarını kullanmış ve zamanı geldiğinde bedelini ödemek zorunda kalmıştır.
  • Gizli Güç Yapıları: Karp, Çan Kardeşliği üzerinden, zengin, nüfuzlu adamlardan oluşan, beyaz Anglo-Sakson Protestan Mafyası olarak tanımlanan süper gizli bir örgütün varlığını işaret eder. Bu yapının, siyah erkekler, kadınlar ve çocuklar tarafından iyi bilinen "Amerika Birleşik Devletleri'nin beyaz güç yapısı" olduğu ileri sürülür.

David Karp'ın (romancı) kendisi, New York'ta doğmuş bir Amerikalı yazar olup, eserlerinde sıklıkla siyasi dogmaları, bireyselliği ve toplumsal çürümeyi ele almıştır. Karp, Yahudi kimliğini ve Yahudi konularını, karakterlerinin geçmişleri, siyasi deneyimleri ve içinde bulundukları toplumun çelişkileri üzerinden derinlemesine işlemiştir.

İki  Kitap

 


  "Çan Kardeşliği" (The Brotherhood of the Bell)

David Karp'ın  "Çan Kardeşliği" (The Brotherhood of the Bell) adlı eseri, onun komplo teorileri ve totaliter güç yapıları üzerine olan felsefesinin merkezinde yer alır. Eser, ilk olarak 1952 yılında "Kadife Kardeşliği" (The Brotherhood of Velvet) adıyla yayımlanan bir romandır ve daha sonra 1970 yılında David Karp'ın yazdığı senaryoyla televizyon filmi olarak uyarlanmıştır.

İşte bu kitap ve filmin kimliği, konusu ve ana temaları hakkında kapsamlı bilgiler:

I. Eserin Kimliği ve Yapısal Gelişimi

Özellik

Kitap (The Brotherhood of Velvet)

Film (The Brotherhood of the Bell)

Yazar / Senarist

David Karp (Romancı)

David Karp (Senaryo)

Yayım Yılı / Vizyon Tarihi

1952

17 Eylül 1970 (TV Filmi)

Romanın Alternatif Adı

The Brotherhood of the Bell

Daha önce 1958 yılında Studio One bölümü olarak çekilen romana dayanır

Tür

Kara film tadında incelikle işlenmiş gerilim romanı

Dram, Gerilim

Başrol Oyuncusu

Jim Watterson (Kitabın anlatıcısı)

Glenn Ford (Prof. Andrew Patterson)

Yönetmen

N/A

Paul Wendkos

Not: Kitap başlangıçta Lion Books tarafından "Kadife Kardeşliği" adıyla yayımlanmıştır, ancak bu adın kitabın edebi yönünü gölgede bıraktığı ve ucuz pazarlama taktiği olduğu düşünülmüştür. Yorumcular Karp'ın aslında "Çan Kardeşliği" adını kullanmak istediğini, Kadife Kardeşliği'nin ise kitapta hiç yer almayan çocuksu bir metafor olduğunu belirtir.

II. Çan Kardeşliği Tarikatı Hakkında Bilgiler

Çan Kardeşliği (The Brotherhood of the Bell), David Karp'ın kurgusal dünyasında dünya hakimiyetini hedefleyen, son derece gizli ve elit bir topluluktur.

1. Kardeşliğin Amacı ve Gücü

Kardeşlik, masonik yapılanmaya sahip bir tarikat olarak tasvir edilir.

  • Asıl Hedef: Amacı finansal zenginlikten ziyade, "Yönetimde kendi ve kontrol ettikleri kişilerin bulunmasını" sağlamaktır. Bu örgütler, para basitleştiği için zaten zenginliği bulmaktadırlar.
  • Acımasızlık ve Gizlilik: Örgüt, bağlı olanlara acımasız uygulamalar yoluyla zenginlik ve güç kazandırır. Topluluk 200 yılı aşkın bir süredir aynı törenle üyeler almakta ve sürekliliğini mutlak itaate bağlamaktadır.
  • Kontrol Mekanizması: Tarikat, üyelerinin yaşamlarını uzun yıllar boyunca kontrol edebilir. Prof. Andrew Patterson'ın babasının (Mike Patterson) şirketinin başarısının ve Andrew'un kariyerindeki tüm seçeneklerin, bursların ve görevlerin, Kardeşliğin emriyle bahşedilen gizli iyilikler olduğu 22 yıl sonra ortaya çıkar. Patterson'a, bu süre zarfında kendini özgür sanan, çayırda kazığa bağlı bir ata benzetildiği söylenir.

2. Kurgusal Gerçeklik ve Komplo Teorileri

Eserin kendisi, komplonun gerçekliği konusunda okuyucuyu sürekli şüphede bırakır.

  • Kitabın üzerinde sürekli "belirsiz bir aura" dolaşır; hikaye gerçekten bir komplo mudur, yoksa ana karakter Jim/Andrew aklını mı kaçırmıştır ve her şeyi paranoyak şizofreni sonucu mu hayal etmiştir.
  • Buna rağmen, kaynaklarda, internetteki komplo teorisyenlerinin web sitelerinde Çan Kardeşliği'nin gerçek bir gizli topluluk olduğuna dair referanslar bulduğu belirtilmiştir.

III. Ana Konu ve Şantaj Olayları

Roman ve film, başarılı üyelerinden istenen, masum bir görünen ancak korkunç sonuçları olan bir görev etrafında döner.

1. Kitap (Jim Watterson ve Clark)

Romanın ana karakteri Jim Watterson, Kardeşlik tarafından, en yakın arkadaşı Clark'ı Dışişleri Bakanlığı'ndaki üst düzey görevinden istifa ettirmesi için manipüle edilir.

  • Şantaj Aracı: Kardeşlik, Jim'in Clark'ı ikna etmesine yardımcı olmak için, Clark'ın gençken girdiği eşcinsel cinsel ilişkilere dair belgeler sunar.
  • Kitabın Teması: Jim, bu sırrın "herhangi bir erkeğin itibarı için olabilecek en kötü ve tamamen yıkıcı sır" olduğuna inanır. Jim görevi yerine getirir ancak pişman olur ve Kardeşliği ifşa etmeye karar verir. Bu tema, dönemin popüler "eşcinsel panik" romanlarının zihniyetini yansıtmaktadır.

2. Film (Andrew Patterson ve Dr. Horvathy)

Filmin ana karakteri Prof. Andrew Patterson, mezun olduğu St. George Koleji'ne geri döner ve Çan Kardeşliği'nin lideri Chad Harmon'dan bir görev alır.

  • Şantaj Aracı: Patterson'dan, Dilbilim Koleji Dekanlığı'nı isteyen Kardeşlik üyesi için yolu açması istenir. Patterson, faşizm/Nazi ve Komünizm'den kaçan bir mülteci olan Dr. Konstantin Horvathy'nin görevi reddetmesini sağlamakla yükümlüdür. Patterson'a, Horvathy'nin anavatanının hükümetine gönderildiği takdirde 30'dan fazla kişi için ölüm cezasına neden olacak kaçış dosyaları verilir.
  • Trajik Sonuç: Patterson, Horvathy'yi ikna edemeyince dosyaları gösterir ve Horvathy intihar eder. Pişmanlık duyan Patterson, Kardeşliğin eylemlerini halka açıklamak ister.
  • Örtbas ve İtibar Kaybı: Patterson, kayınpederi Masters'a güvenir, ancak Masters dosyaları Bell Kardeşliği'ne gizlice yardım eden bir ajana (Thaddeus Burns) verir. Federal Güvenlik Servisi (FBI'ın kurgusal versiyonu) Patterson'ın Burns adında bir ajanla konuşmadığını ve binaya girdiğine dair kayıt olmadığını iddia ederek, Patterson'ın akıl sağlığı sorunu yaşadığını öne sürer.
  • Medyatik İnfaz: Patterson, bir TV programında Kardeşliği ifşa etmeye çalıştığında, hikayesinin "haber değeri" kalmadığı söylenir. İzleyiciler ise bu örgütün beyaz güç yapısı, Yahudi komplosu veya Roma'daki gizli Kardinaller Koleji tarafından oluşturulmuş yeraltı Katolik örgütü olduğunu iddia ederek konuyu saptırırlar. Program sunucusu, Patterson'ın karısını kaybettiğini, işini kaybettiğini ve babasının mali çöküntüyle karşı karşıya olduğunu söyleyerek, onu bir "aptal" (ding-a-ling) olarak damgalar.

IV. Filmin Ödül Adaylığı

The Brotherhood of the Bell filmi, sinematik yönleri zayıf kalsa da konusu nedeniyle dikkat çekmiştir. Yönetmen Paul Wendkos, 1971 yılında Amerika Yönetmenler Birliği tarafından "televizyondaki olağanüstü yönetmenlik başarısı" için aday gösterilmiştir. Film, 2000 yapımı Kafatasları (The Skulls) filmiyle tematik olarak benzerlik göstermektedir.

"Kadife Kardeşliği" kitabı hakkında kapsamlı bir açıklama

David Karp'ın 1952 yılında yayımlanan romanı "Kadife Kardeşliği" (The Brotherhood of Velvet), yazarın komplo teorileri, siyasi yozlaşma ve ahlaki çöküş temalarını işlediği, kara film tadında incelikle işlenmiş bir gerilim romanıdır.

Ancak kaynaklar, kitabın asıl edebi içeriği ile yayıncı tarafından ticari kaygılarla seçilen ismi arasındaki çarpıcı tezatı ve bu durumun kitabın algılanışını nasıl etkilediğini detaylıca açıklamaktadır.


I. Eserin Gerçek Kimliği ve İsim Karmaşası

Roman, başlangıçta David Karp tarafından yazılmış olmasına rağmen, yayınevi (Lion Books) tarafından uygulanan pazarlama taktikleri nedeniyle isminde ve kapak tasarımında değişiklikler yapılmıştır:

  • Orijinal Konu ve Tarikat Adı: Romanın temelinde, dünya hakimiyetini hedefleyen gizli bir topluluk olan "The Brotherhood of the Bell" (Çan Kardeşliği) tarikatı yer alır. Jim Watterson'ın yok etmeye kararlı olduğu grup, hazırlık okulu günlerinde katıldığı bu kardeşlik tarikatıdır.
  • "Kadife Kardeşliği" (The Brotherhood of Velvet) İsim Seçimi: Romanın bu ismi alması, yayınevi Lion Books tarafından bir ucuz pazarlama taktiği olarak yapılmıştır. Bu isim, kitabın içeriğiyle pek ortak noktası olmayan, şüpheli değerdeki eşcinsel ve lezbiyen kitapları üreten "rezillik" pazarına ve müstehcen okuma zevklerine hitap etmek amacıyla kitaba yapıştırılmıştır.
  • Yazarın Tercihi: Yorumcular, Karp'ın kesinlikle kitabın adını "Çan Kardeşliği" koymak istediğini, mevcut ismin ise kitapta hiç yer almayan, çocuksu bir metafor olduğunu belirtmektedir. Kitabın kapağında mor gibi eşcinsel imgelerle ilişkilendirilen renklerin kullanılması da, bu pazarlama stratejisinin bir parçasıdır.

II. Ana Konu ve Jim Watterson'ın Hikayesi

Romanın ana karakteri ve hikayenin anlatıcısı Jim Watterson, Kardeşlik tarafından hayatı manipüle edilen ve sonunda kapana kısılan bir adamdır.

1. Kardeşliğin Kontrolü ve Hedefleri

Kardeşlik, Jim'in hayatını daha iyiye doğru şekillendirip kontrol etmiştir. Ancak Jim, örgütün gerçek yüzünü, zavallı Ted Appleton'ın histerik telefon görüşmeleri ve "o piçler" hakkındaki gizemli yorumlarını duyana kadar fark edemez.

  • Appleton'ın Trajedisi: Kardeşlik, Appleton'ı işinden kovmuş, karısını öldürmeyi başarmış ve oğlunun West Point'ten mezun olmak üzereyken ordu kariyerini mahvetmiştir. Watterson, Appleton'a yardım etmeyi reddettikten sonra, Ted Appleton birkaç gün sonra bir park bankında beynini patlatarak intihar etmiştir.

2. Şantaj ve İhanet Görevi

Appleton'ın ölümünden sonra Kardeşlik, Jim Watterson ile şahsen iletişime geçer ve ona korkunç bir görev verir:

  • Görevin İçeriği: Jim'den, kendisinin de üst düzey bir pozisyona sahip olduğu Dışişleri Bakanlığı ofisindeki en yakın arkadaşı Clark'ı istifa etmeye ikna etmesi istenir.
  • Şantaj Malzemesi: Kardeşlik, Jim'in istifasını sağlamasına yardımcı olmak için, Clark'ın gençken girdiği eşcinsel cinsel ilişkilere dair belgeler sunar.
  • Toplumsal Yargı: Jim'in gözünde bu eşcinsel sır, "herhangi bir erkeğin itibarı için olabilecek en kötü ve tamamen yıkıcı sırdır" ve onu hayatı boyunca rahatsız edip mahvedecektir.
  • Pişmanlık ve İfşa Kararı: Jim, Kardeşliğin talimatlarını izler, ancak kısa süre sonra yaptıklarından pişman olur. Artık kapana kısılmış ve kendi hayatını mahvetme planının kurbanı olan Jim, tek umudunun Kardeşliği ve onların geniş kapsamlı ve uğursuz gücünü ifşa etmek olduğunu anlar.

III. Ana Temalar ve Karp'ın Üslubu

"Kadife Kardeşliği" romanı, David Karp'ın keskin üslubunu ve 1950'ler Amerikan toplumuna yönelik acımasız eleştirilerini içerir.

1. Ahlaki Çöküş ve Cinsel Paranoya

Karp, romanı, 1950'ler Amerika'sındaki yozlaşmanın ve ahlaki çöküşün bir işareti olarak artan eşcinsel ve diğer "sapkın" cinsel davranışları kullanarak Jim'in paranoyasını vurgular.

  • Karp'a göre cinsel sapkınlık, kimsenin asla tam olarak unutmadığı tek şeydi. Eski uyuşturucu bağımlıları ve katiller dahi Amerikan iş dünyasına kabul edilirken; alenen ifşa olan eşcinseller zorlu ve uzun bir mücadeleden geçmek zorundadır.
  • Bu durum, romanın o dönemin popüler "eşcinsel panik" romanlarının zihniyetini yansıttığını gösterir.

2. Yozlaşmış Dünya ve Karakterin Düşüşü

Kitap, rüşvet, aşırı seks, aşırı içki ve aldatmanın her sayfada olduğu yozlaşmış bir dünyayı acımasızca tasvir eder.

  • Jim, Kardeşliğin entrikaları yüzünden alaycı bir alaycılığın batağına derinlemesine düşer ve yabancıların arkadaşı olduğu barlarda teselli bulmaya çalışır. Bir kokteyl garsonuyla ucuz bir flört rolü oynarken, haline geldiği şeyden utanır.
  • Karp, Jim'in karısı Vivian ile sağlıklı bir heteroseksüel evlilik içinde olduğunu göstermesine rağmen, Kardeşlik onu göreve gönderdikten sonra Jim'in yozlaşmaya ve gizli arzulara yenik düşmeye başladığını, hatta Clark'ın karısına cinsel olarak ilgi duyduğunu anlatır.

3. Gerçeklik mi, Paranoya mı?

Komplo teorileriyle ilgilenen çoğu romanda olduğu gibi, "Kadife Kardeşliği" üzerinde belirsiz bir aura dolaşmaktadır: "Bu gerçekten bir komplo mu, yoksa Jim aklını mı kaçırdı ve paranoyak şizofreni sonucu her şeyi hayal mi etti?". Bu belirsizlik, romanın gerilimini artırmaktadır. İlginç bir şekilde, internetteki komplo teorisyenlerinin web sitelerinde Çan Kardeşliği'nin gerçek bir gizli topluluk olduğuna dair referanslar bulunduğu iddia edilmiştir.

IV. Edebi Değerlendirme

"Kadife Kardeşliği" (Çan Kardeşliği), David Karp'ın The Big Feeling (1952) adlı ilk romanının hemen ardından 1952'de yayımlanan eseridir. Yorumculara göre Karp, zeki bir yazardır, keskin bakış açıları ve keskin bir üslubu vardır. Eser, Lion Books'un düşük kaliteli pazarlamasına rağmen harika bir üslupla yazılmış edebi bir roman olarak değerlendirilmektedir.

Karp'ın bu romanı, yazarın daha sonra 1970 yılında "The Brotherhood of the Bell" adıyla televizyon filmine uyarladığı senaryonun temelini oluşturmuştur. Bu film uyarlamasında başrolü Glenn Ford oynamıştır.

David Karp'ın "Çan Kardeşliği" (The Brotherhood of the Bell) ve "Kadife Kardeşliği" (The Brotherhood of Velvet) adlı eserleri, temelde aynı hikayenin farklı isimler ve formatlarla sunulmuş versiyonlarıdır. Kaynak materyaller, bu iki isim arasındaki ilişkiyi, özellikle kitabın edebi niteliği ve ucuz pazarlama taktikleri arasındaki gerilimi vurgulayarak açıklamaktadır.

İşte bu iki eserin karşılaştırmalı ve kapsamlı incelemesi:

I. Eserlerin Kimliği ve İsim Farklılığının Nedeni

Özellik

"Kadife Kardeşliği" (The Brotherhood of Velvet) (Roman)

"Çan Kardeşliği" (The Brotherhood of the Bell) (Film/Konu)

Yazar / Senarist

David Karp (1952)

David Karp (Senaryo)

İsim Kökeni

Lion Books tarafından ucuz pazarlama taktiği olarak yapıştırılmış başlık. Kitapta hiç yer almayan, çocuksu bir metafor olarak tanımlanır.

Romanın orijinal içeriği olan gizli kardeşlik tarikatının adı.

Pazarlama Stili

Eşcinsel ve lezbiyen kitaplarının müstehcen okuma zevklerine hitap eden "rezillik" pazarına uygun hale getirilmiştir.

1970 yılında çekilen önemli bir TV filmi uyarlaması.

Önemli Not: Romanın asıl içeriği ve Kardeşlik örgütünün adı **"The Brotherhood of the Bell"**dir. Karp'ın eserin adını "Çan Kardeşliği" koymak istediği ve Kadife Kardeşliği'nin sadece pazarlama amacıyla kullanıldığı düşünülmektedir.

II. Kitap ve Film Arasındaki Konu ve Karakter Kıyaslaması

Temel komplo ve şantaj mekanizması her iki eserde de aynıdır, ancak karakter isimleri ve istenen görevler farklılık gösterir.

A. Ana Karakter ve Uğradığı Kontrol

Konu

Roman (The Brotherhood of Velvet)

Film (The Brotherhood of the Bell) (1970)

Ana Karakter

Jim Watterson (Hikayenin anlatıcısı)

Profesör Andrew Patterson (Glenn Ford canlandırır)

Kardeşlik Üyeliği

Jim Watterson, hazırlık okulu günlerinde katıldığı Kardeşlik tarikatının (Çan Kardeşliği) üyelerinden biridir.

Prof. Andrew Patterson, 22 yıl önce üye yapılmış, mezun olduğu San Francisco'daki St. George Koleji'ndeki gizli topluluğun yeni üye toplantısına katılır.

Yaşam Kontrolü

Kardeşlik, Jim'in hayatını daha iyiye doğru şekillendirip kontrol etmiştir.

Patterson'a, babasının başarılarının ve kendisinin aldığı her seçeneğin, bursun ve görevin Kardeşliğin emriyle bahşedilen gizli iyilikler olduğu söylenir.

B. Şantaj Mekanizması ve Trajik Görevler

Görev Detayı

Roman (Jim Watterson)

Film (Andrew Patterson)

Hedef Kişi

En yakın arkadaşı Clark (Dışişleri Bakanlığı'nda üst düzey pozisyon).

Dr. Konstantin Horvathy (Dilbilim Koleji Dekanı).

İstenen Eylem

Clark'ın Dışişleri Bakanlığı'ndaki işinden istifa ettirilmesi.

Dr. Horvathy'nin kendisine teklif edilen Dekanlık görevini reddetmesinin sağlanması.

Şantaj Malzemesi

Clark'ın gençken girdiği eşcinsel cinsel ilişkilere dair belgeler. Jim'e göre bu, "herhangi bir erkeğin itibarı için olabilecek en kötü ve tamamen yıkıcı sırdır".

Horvathy'nin anavatanının hükümetine gönderildiği takdirde 30'dan fazla insan için ölüm cezasına neden olacak kaçış dosyalarının fotoğrafları.

Sonuç

Jim, talimatlara uyar ancak yaptıklarından pişmanlık duyar ve Kardeşliği ifşa etmeye karar verir. Ted Appleton adında bir karakter de Kardeşlik yüzünden mahvolur ve park bankında beynini patlatarak intihar eder.

Patterson, Horvathy'yi ikna edemeyince dosyaları gösterir ve Faşizm/Nazi ve Komünizm'den kaçan mülteci olan Horvathy intihar eder. Patterson pişmanlık duyar ve Kardeşliği halka açıklamak ister.

III. Ortak Temalar ve Kardeşliğin Karakteristikleri

Hem kitap hem de film, David Karp'ın komplo algısını yansıtan ortak derin temaları paylaşır:

  1. Mutlak İtaat İsteği: Kardeşliğin sürekliliğinin tek bir şeye bağlı olduğu vurgulanır: mutlak itaat. Üyelerden ne istenirse (22 yıl içinde veya asla) o bedelin gelecekte ödeneceği belirtilir.
  2. Paranoya ve Akıl Sağlığı Şüphesi: Kardeşliği ifşa etmeye çalışan kahramanın akıl sağlığı sürekli sorgulanır. Hem Jim Watterson hem de Andrew Patterson'ın hikayesi üzerinde "bu gerçekten bir komplo mu, yoksa akıllarını mı kaçırdılar" sorusunun belirsiz aurası dolaşır.
  3. Hükümet/Medya Tarafından İhanet: Patterson, ifşa etme girişiminde bulunduğu Federal Güvenlik Hizmetleri (FBI'ın kurgusal versiyonu) ajanı Burns'ün, Kardeşliğe gizlice yardım ettiğini öğrenir. Resmi makamlar, Patterson'ın binada bulunduğuna dair kayıt olmadığını iddia ederek, onun "önemli ölçüde duygusal stres altında" olduğunu ileri sürer. Medya ise onu "aptal" (ding-a-ling) olarak damgalar.
  4. Komplo Amaçları: Kuruluş için para basit bir meseledir; amaç "yönetimde kendi ve kontrol ettikleri kişilerin bulunmasıdır". Filmde, Patterson'ın babasının çok uluslu şirketinin teklifleri, sözleşmeleri ve müzakereleri asla kaybetmemesinin Kardeşlik sayesinde olduğu belirtilir.
  5. Gerçekçi İfşa Çabaları: Patterson, yerel bir televizyon talk show'una çıkarak halka seslenir. Ancak sunucu Bart Harris, hikayesinin artık "haber değeri taşımadığını" söyler ve "hiçbir şeyin bu TV lensinden daha hızlı yalan söyleyemeyeceğini" belirtir. Bu, medyanın gerçeği örtbas etmedeki rolünü vurgular.

IV. Eserlerin Edebi ve Kültürel Değeri

Kaynaklar, Kadife Kardeşliği romanının düşük kaliteli ucuz heyecan kitaplarıyla birlikte pazarlanmasına rağmen, aslında zeki bir yazar olan Karp tarafından kaleme alınmış, kara film tadında bir gerilim romanı ve edebi bir roman olduğunu belirtmektedir. Eser, David Karp'ın The Big Feeling, One ve All Honorable Men gibi diğer romanlarıyla aynı döneme aittir. Film uyarlaması ise 1971'de Amerika Yönetmenler Birliği tarafından "televizyondaki olağanüstü yönetmenlik başarısı" için aday gösterilmiştir.

Karp'ın bu eserleri, gizli topluluklar konusundaki komplo teorilerinin yükselişini ele alan erken dönem örneklerindendir ve internetteki bazı komplo teorisyenlerinin web sitelerinde dahi "Çan Kardeşliği'nin gerçek bir gizli topluluk olduğuna dair referanslar" bulunduğu iddia edilmiştir.

 

 


I. Yahudilik Üzerine Karp'ın Düşünceleri ve Felsefesi

Karp'ın eserlerinde, Yahudi kimliği ve tarihinin, bireyin siyasi ve kültürel konformizme karşı duruşunda merkezi bir rol oynadığı görülür.

1. Holokost ve Nazi Zulmü Bağlamı

Kaynaklar, Karp'ın eserlerinde Holokost'a ve Nazi dönemine doğrudan göndermeler yapıldığını göstermektedir:

  • Anti-Semitizmin Vahşeti: The Last Believers (Son İnananlar) romanında, anlatıcı (Cameron), Ukraynalılar hakkında konuşurken, onların "dünyadaki en kana susamış Yahudi nefret edenler" arasında olduğunu ve Nazilerin Rus Yahudilerinin katliamının büyük bir kısmını onlara bıraktığını belirtmektedir. Bu, Nazi dönemi zulmünün tarihsel gerçekliğine yapılan acı bir vurgudur.
  • Nazi Liderlerinin İkna Mekanizmaları: Hollywood'da geçen bir sahnede, stüdyo yöneticisi Felixson, Nazilerin kanının Yahudilerin elinde olduğu bir dönemde parayı düşünecek bir canavar olup olmadığını sorarak Nazi karşıtı faaliyetlere bağış yaptığını savunur. Bu, Yahudi iş insanlarının bile, ticari kararlarını savunurken Nazi/Holokost gerçeğini nasıl kullandığını ve manipüle ettiğini gösteren bir durumdur. Felixson, "bu burunla Naziler için film çeker miydim?" diyerek kendisini bu suçlamalardan korumaya çalışır.
  • Toplama Kampları Kurbanları: Çan Kardeşliği filminde, örgütün tehdit ettiği Dr. Horvathy'nin tüm ailesinin bir toplama kampında öldürüldüğü belirtilir. Bu durum, Horvathy'nin şantaja maruz kalmasının ardındaki trajik kişisel geçmişi oluşturur.
  • Reichsbank ve SS Yağması: James Stewart Martin'in kitabından yapılan alıntılar, Reichsbank Başkan Yardımcısı Emil Puhl'ün, SS yağmasını ve Auschwitz ile diğer ölüm kamplarından gönderilen altın dişler, mücevherler ve diğer değerli eşya torbalarını alıp elden çıkardığını ortaya koymaktadır. Puhl'ün, Uluslararası Ödemeler Bankası'nda (Bank for International Settlements) Alman üyesi olması, eritilmiş altının uluslararası planda elden çıkarılması için onu ideal bir "paravan" yapmıştır. Bu, Holokost sırasında gerçekleştirilen ekonomik suçların boyutunu ve uluslararası finans kurumlarıyla olan bağlantılarını göstermektedir.
  • Askeri Koruma İddiası: Bir askeri sorgulama sırasında, sorgulanan karakterin Yahudi inancına sahip Amerikalıların savaşta öldüğünü ileri sürerek "koruma" istemesi, komünist taktiği olarak reddedilmiştir.

2. İsrail Konusu ve Siyonizm

David Karp, İsrail'i bağımsızlık ve hayatta kalma mücadelesinin sembolü olarak ele alır:

  • Mücadele Sonucu Elde Edilen Bağımsızlık: The Day of the Monkey romanında, Dr. Luba, Yakın Doğu'daki uluslara dikkat çekerek, hepsinin uyuşuk ve tembel devletler olduğunu, ancak küçük İsrail Devleti'nin istisna olduğunu belirtir. Luba, bağımsızlığın kolay kazanılması halinde kolay kaybedildiğini, ancak İsrail gibi savaşanların zaferlerinin meyvelerini daha iyi değerlendirdiğini savunur.
  • Piyon Olmayı Reddetmek: Bir Yahudi kadının (Lisa Weiss) İsrail'de yaşama tecrübesi, zorluklara ve tehlikelere rağmen kendi kaderini tayin etme isteğiyle ilişkilendirilir. Lisa'nın kardeşi, Yahudilerin kendilerine bir yer bulduklarında, "tuvalet kâsesi yapmak" ya da "temizlemek" gibi ne gerekiyorsa yapmaları gerektiğini söyler. Kardeşi, Lisa'nın sanata olan bağlılığını, Hitler geldiğinde onu koruyamayan Avusturyalı sanatseverlere güvenmekle kıyaslayarak eleştirir. "Bir Yahudi'nin gidecek bir yeri olduğundan beri nerede görülmüş?" diye sorarak, İsrail'in varlığının önemini vurgular.

3. Yahudi Kimliği ve Toplumsal Uyum (Leave Me Alone)

Karp'ın Leave Me Alone (Beni Yalnız Bırak) romanında, banliyö yaşamında Yahudi kimliğinin toplumsal uyum (konformizm) baskısı altında nasıl yer aldığına dair önemli bir diyalog yer alır:

  • Yerel Çıkarlar ve Dışlanma: Oakstown'daki (banliyö) bir kütüphane meselesinde, Arthur Douglas, Yahudilerin bu meseledeki ilgisini sorgular. Marcus, Yahudilerin, ortak dinleri ve tapınak üyelikleri temelinde ortak çıkarlara sahip olduklarını inkar etmez, ancak bunun kütüphaneyi ele geçirme yönünde bilinçli bir çaba olmadığını söyler.
  • Konformizm ve Savunma Mekanizması: Arthur’ın Barney Steel ile konuşmasında, Arthur, Steel'e Wexler'lar gibi Yahudilerin banliyöde neden mutlu olamayacağını sorar. Steel'in yanıtı, Yahudilerin entelektüel eğilimleri ile dünyanın kayıtsızlığı arasındaki çatışmayı vurgular:
    • "Senin gibi, [Wexler'lar] da zihinsel şeylere önem veriyorlar ve dünyanın çoğu umurunda bile değil ve dahası, önemseyen insanlara da dostça davranmıyor. Ne yapmamız gerekiyor? Kendimizi mi yok edelim? Ya da, ne olduğumuzu kendimize saklayıp, geri kalan dünya ile paylaşılacak ne varsa onu mu paylaşalım?".
    • Steel, bu durumu taviz (uzlaşma) olarak nitelendirir ve gençlerin tavizi kirli bir kelime olarak görmesine rağmen, tavizin hayatı katlanılabilir kıldığını söyler. Bu, Yahudi entelektüellerinin, düşmanca veya kayıtsız bir toplum içinde varlıklarını sürdürmek için geliştirdikleri bir hayatta kalma felsefesidir.
  • Yahudilik Başlangıçların Kökeni Olarak: Yazar J. H. Sprague, Arthur Douglas ile yaptığı bir konuşmada, "Tekvin (Genesis) başlangıç demektir. Başlangıcın kaydıdır. Eski Ahit'te yer alır, çünkü her şey Yahudilerle başlar" ifadesini kullanır.

II. Yahudilerin Dünyevi Planda Aşağılayan Liderlerden İntikam Alma Konusu

Karp'ın eserlerinde, Yahudilerin intikam almasından ziyade, baskıcı ideolojilerin kendi kendini yok etme eğilimi ve komünizm/faşizm gibi sistemlerin kurbanları üzerinde durulmuştur. Ancak, Yahudi karakterlerin veya onlarla bağlantılı yapıların, kendilerine zarar veren veya onları aşağılayan sistemlere karşı koyuş biçimleri mevcuttur.

1. Kurgusal Komplo Teorileri ve Yahudi Karşıtlığı

Karp'ın gizli örgütler hakkındaki kurgusu, komplo teorilerinin Yahudi karşıtı unsurlarla nasıl karıştırılabileceğine dair bir gözlem sunar:

  • "Yahudi Komplosu" İddiası: Çan Kardeşliği romanının (ve film versiyonunun) ana karakteri Andrew Patterson, gizli örgüt hakkındaki iddialarını kamuoyuna açıkladığında, dinleyicilerden biri bu örgütün aslında bir "Yahudi komplosu" olduğunu iddia etmiştir.
  • Komünist Hissi: The Last Believers romanında, Komünist Parti içinde olup, Yahudi düşmanlığı yapan Ukraynalılara karşı duyulan nefret dile getirilmiştir.

2. İntikamın Yerine Geçen Mücadele: İdeolojiye Karşı Birey

Karp, intikam arayışından ziyade, ahlaki ilkelere bağlı kalmanın önemini vurgular. Baskı ve haksızlık, bireyleri intikama değil, doğruluk arayışına yöneltir:

  • Yanlışların Geri Alınması: The Last Believers'daki Cameron, oğluna (Abram) Komünist Partisi'nin manipülasyonunu anlatarak, onu "sahte bir dava için vatandaşlıktan vazgeçmekten" vazgeçirmeye çalışır. Bu, Cameron'ın kendi gençlik hatasından "intikam" değil, oğlunu kurtarma çabasıdır.
  • İdeolojik Sapkınlığın Çürümesi: Karp'ın felsefesi, ister adanmış kapitalist ister adanmış komünist olsun, insanlığa insan olarak değer vermeyenlerin arasında "kıl payı fark" olmadığı yönündedir. Nazizm, kapitalizm ve komünizmin (kaynaklarda bahsi geçenler), bireysel insanları yok sayarak kendilerine verdikleri zarardır.
  • Kurgusal Karşılık: Çan Kardeşliği filminde Patterson, kendisine ve ailesine zarar vermeye çalışan örgüte "adil bir uyarı" verir ve sessizliğini bozarak dünyanın öbür ucundan duyulacak bir sesle ifşa edeceğini söyler. Bu, intikamdan ziyade, kurgusal bir gizli güce karşı ahlaki bir meydan okuma eylemidir. Patterson'ın babası, Bell'in (Kardeşlik) kendilerini zengin ettiğini, ancak şimdi onu yok etmek için yola çıktığını söyler; Patterson ise babasına Bell'e inanmadığını söyleyerek akıl sağlığının yerinde olduğunu kanıtlama mücadelesi verir.

Sonuç olarak, David Karp'ın eserleri, Yahudilerin maruz kaldığı soykırımı ve anti-Semitizmi (Ukraynalıların Yahudi nefretine katılımı gibi) sert bir dille kayda geçirirken, İsrail Devleti'ni mücadeleyle elde edilmiş, güçlü bir ulusal varlık olarak konumlandırmıştır. İntikam teması yerine, Yahudi karakterler ve entelektüeller (özellikle Leave Me Alone'da), toplumsal konformizme ve siyasi dogmaya karşı bireysel bütünlüğü ve entelektüel özgürlüğü koruma mücadelesi vermeyi merkeze almıştır.

J. Edgar Hoover ve FBI

David Karp'ın eserleri ve kaynaklarda sunulan bilgilere göre, David Karp'ın (romancı) J. Edgar Hoover veya FBI (Federal Soruşturma Bürosu) hakkındaki düşünceleri, genellikle bu kurumların kitlesel histeri, siyasi damgalama ve gizli örgütler tarafından manipülasyona açık olma potansiyeli bağlamında kurgusal olarak ele alınmaktadır.

Karp, kurgusal eserlerinde, bu tür güçlü federal kurumları, sıklıkla ironi ve derin şüphecilikle tasvir etmiştir:

I. J. Edgar Hoover ve FBI (Açık Referanslar)

Karp'ın romanlarında J. Edgar Hoover ve FBI'a yapılan doğrudan göndermeler, genellikle sıradan insanların siyasi paranoyasını ve bu kurumların baskıcı otoritesini temsil eder:

  • Siyasi Histerinin Hedefi Olarak FBI: Karp'ın The Sleep-Walkers (Uyurgezerler) romanında, bir karakter olan Mrs. Schapiro, "Truth Seeker" (Gerçek Arayanlar) adlı bir grup hakkında duyum aldığında hemen harekete geçer ve FBI'a yazmaya karar verir. Schapiro'nun tepkisi, FBI'ın siyasi muhalifleri veya alışılmışın dışındaki grupları bastırmak için nihai araç olarak görüldüğünü gösterir:
    • Mrs. Schapiro, bu kişilerin "kesinlikle Komünist olması gerektiğini" düşünür ve onlara "güzel uzun cezalar" ve "iyi huylu bir Yahudi değil, kötü niyetli bir yargıç" vermesi için Tanrı'ya yalvarır.
    • Bir dosya kaydı "Dear J. Edgar Hoover," (Sevgili J. Edgar Hoover) ifadesiyle başlar, ancak metin uzmanları tarafından bu yanlış başlangıcın düzeltilmesinin altı hafta sürdüğü belirtilir. Bu, Hoover'ın isminin bürokratik bir kurumun bile ötesinde, kişisel bir otorite figürü olarak görüldüğünü vurgular.
    • Aynı bağlamda, Mrs. Schapiro'nun "Bu gece Schapiro J. Edgar Hoover'a yazıyor" dediği ve bu grupların "Hapishane kuşları, Yahudi nefret edenler, radikaller" olduğunu iddia ettiği belirtilir.

II. FBI'ın Kurgusal Versiyonu (Federal Güvenlik Hizmetleri - FSS) ve Gizli Örgütler

Karp'ın komplo temalı romanı The Brotherhood of the Bell (Çan Kardeşliği) ve Kadife Kardeşliği eserlerinde, Amerika'daki gizli güç yapılarını araştıran devlet kurumları tasvir edilmiştir. Bu kurumlar, gerçek FBI'ın kurgusal karşılığı olarak işlev görür.

  • Komployu Görmezden Gelme: Romanın ana karakteri Andrew Patterson, Bell Kardeşliği adlı gizli topluluğu ifşa etmeye çalıştığında, bir ajan olduğunu düşündüğü Thaddeus Burns'e (Burns'ün aslında Kardeşliğe gizlice yardım eden bir ajan olup olmadığı belirsizdir) dosyaları verir. Daha sonra Patterson, Federal Güvenlik Hizmetleri'nden (FSS) bir ajan olan Shepherd'ın ofisine gider.
  • Yetkili Kurumun Reaksiyonu: FSS ajanı Shepherd, Patterson'ın bahsettiği Burns adında bir ajanı tanımadığını ve Patterson'ın o binaya girdiğine dair hiçbir kayıtları olmadığını iddia eder. Shepherd, Patterson'a kayınpederinin kendisinin "önemli ölçüde duygusal stres altında" olduğunu söylediğini aktararak, Patterson'ın iddialarını akıl sağlığı sorununa indirger.
  • Gizlilik ve Aldatma Mekanizmaları: FSS'nin, devlete ait binalara girerken görülmek istemeyen kişilerle konuşmak için "gizli ofis" (kapak ofisi) kullandığı belirtilir. Patterson'ın bu gizli ofis deneyimi, federal kurumların sadece suçluları değil, aynı zamanda masum vatandaşları da manipüle etmek için karmaşık yöntemler kullandığı izlenimini yaratır.

III. Adalet Bakanlığı ve Siyasi Baskılar (All Honorable Men)

Karp'ın iş dünyası ve siyaset arasındaki etik dışı anlaşmaları konu alan eseri All Honorable Men'e dayanan kaynaklar, ABD Adalet Bakanlığı'ndaki (Department of Justice) siyasi baskılara işaret eder. Bu bağlamda, FBI'ın doğrudan adı geçmese de, soruşturma makamlarının nasıl kısıtlandığı gösterilir:

  • Soruşturmaların Kısıtlanması: 1941'de Başsavcı Francis Biddle'ın, yardımcısı Thurman Arnold'un uluslararası anlaşmalarla ilgili soruşturmasından rahatsız olduğu ve Thomas G. Corcoran'ın Sterling Products, Inc. adlı bir ilaç firması adına araya girmesiyle bir antitröst davasını düşürüp, yerine "muvafakat kararnamesini" kabul ettiği belirtilir. Bu yasal hamle, hükümet müfettişlerinin (ve dolayısıyla FBI gibi kurumların) soruşturmasını durdurmuştur.
  • Karp'ın kurgusal olmayan eseri Vice President in Charge of Revolution'da, yazarın kendisine "özel asistan" pozisyonunu alması için Başsavcıya yardım etmek üzere Adalet Bakanlığı'nda bir birim organize etmesi teklif edilir.

Karp'ın bu eserleri, Hoover'ın liderliğindeki FBI gibi kurumların, halkın gözünde hem bir komplo avcısı hem de siyasi baskının bir aracı olarak görüldüğü, ancak kurgu içinde bu kurumların ya elit gizli örgütler tarafından alt edildiğini ya da sıradan komplo teorilerine indirgendiğini düşündürmektedir. Patterson'ın hikayesi, federal güvenlik kurumlarının, büyük güçler tarafından kolayca aldatılabileceğini veya yalan söyleyebileceğini öne sürmektedir.

David Karp'ın eserleri ve kaynaklarda sunulan komplo teorileri ve dinler arası ilişkiler bağlamındaki bilgiler doğrultusunda, Hristiyan dünyası ile Yahudiler arasındaki gizli savaş teması ve küresel sermayenin Yahudileri neden desteklediği konuları detaylandırılabilir.

David Karp'ın (romancı ve televizyon yazarı) kendisi 1950 ve 1960'larda komplo ve totalitarizm konularını ele almış, ve eserlerinde bu tür "gizli güç" iddialarını incelemiştir.

I. Hristiyan Dünyası ile Yahudiler Arasındaki Gizli Savaş Teması

Kaynaklarda bu konuya doğrudan bir "gizli savaş" olarak bahsedilmemekle birlikte, Yahudilik ve Hristiyanlığın tarihsel olarak birbirini etkileme ve hatta birbirini yok etme çabası içinde olduğu fikrine, özellikle dinler arası diyalog ve siyasi-dini komplolar bağlamında değinilmektedir.

1. Yahudi/Hristiyanlık Çatışmasının Edebi ve Tarihsel Kökeni (Karp'ın Eserlerinde)

David Karp'ın romanları ve kurgusal distopik eserleri, ideolojik çatışmaların kökenini dini ayrılıklara dayandırır:

  • Tarihsel Ereziler (Sapkınlıklar): Karp'ın distopik romanı One'da, bir karakter (Lark), tarih boyunca imparatorlukları ve sistemleri yıkan büyük eresi (sapkınlık) hareketlerinden bahseder. Bu hiyerarşi Yahudilikle başlar:
    • "Tek bir Tanrı'nın Yahudi eresisi, putperest dünyada ilk çatlağı açtı.".
    • Yahudi eresinden "Hristiyan eresisi doğdu", bu da Roma dünyasını böldü.
    • Protestan eresisi ise Katolik dünyasını ayırdı.
  • Hristiyanlığın "Sulu Sepken Yahudilik" Olarak Tanımlanması: Başka bir bağlamda, dinler üzerine yapılan felsefi bir tartışmada, Hristiyanların "sulu sepken Yahudilerden" başka ne olduğu sorusu ortaya atılır (what are Christians anyway but wishy-washy Jews?). Ayrıca, İsa'nın kurtarıcı olup olmadığı konusundaki sonsuz tartışmanın saçmalık olduğu belirtilirken, Hristiyanların O'nun geldiğini söylediği, Yahudilerin ise hala beklediği ifade edilir. Bu durum, iki din arasındaki temel anlaşmazlığın ve birbirini tamamlama/kabul etme zorluğunun altını çizer.

2. Modern Gizli Savaş: II. Vatikan Konsili ve İslam'ı Yok Etme Planı

Kaynakların önemli bir kısmı, Hristiyan dünyasındaki (Katolik Kilisesi/Vatikan) gizli bir girişimi, İslam dünyasına karşı yürütülen bir "savaş" veya "işgal" olarak yorumlamaktadır. Bu planlar, doğrudan Yahudilere karşı bir savaştan ziyade, Hristiyanlığın küresel hakimiyetini (özellikle Asya ve Türkiye üzerinde) kurma hedefini içerir, ancak bu planlarda Yahudi figürlerin de kilit rolü olduğu iddia edilmiştir:

  • İslam'ın Ölüm Fermanı: II. Vatikan Konsili'nin (1962-1965), "Haçlı Seferleri'nin 20. yüzyıl versiyonu" olduğu ve burada "İslam'ın ölüm fermanının imzalandığı" iddia edilmektedir. Bu infaz tarihinin 2050 olarak belirlendiği öne sürülmüştür.
  • Misyonerlik ve Diyalog: Eskiden kılıçla gelenler, şimdi "diyalogla" geldiği belirtilmektedir. Konsil'in amaçlarından biri, Müslüman ülkelerde misyonerliği tamamen serbest bırakmak için laikliğin dayatılmasıdır (Dignitatis Humanae belgesiyle).
  • Asya'yı Hristiyanlaştırma Hedefi: Papa VI. Paul'ün 1964'te Konsil sona ermeden önce, "Üçüncü bin yılda ise Asya'yı (Türkiye'yi) Hristiyanlaştıralım" açıklamasını yaptığı iddia edilmiştir. Papa II. Jean Paul'ün de 1999'da aynı hedefi tekrarladığı belirtilmiştir.
  • Yahudi Kökenli Kardinalin Rolü: Konsil'in gizli mimarının Yahudi asıllı Kardinal Augustin Bea olduğu iddia edilmiştir. Kardinal Bea, Papa XXIII. Johannes tarafından 'Hıristiyan Birliği Sekreterliği'nin başına getirilmiş, bu dairenin asıl adının ise 'İslam'ı Ele Geçirme Dairesi' olduğu öne sürülmüştür. Konsil'in bütün İslam stratejisini Kardinal Bea'nın yazdığı iddia edilmiştir.
  • Nostra Aetate Belgesi: Bu belge, Türk kamuoyunda hoşgörü olarak algılansa da, aslında "Müslümanlar da kurtulabilir" ifadesiyle İslam'ı Hristiyanlığın eksik bir parçası ve alt kolu haline getirme projesi olarak yorumlanmıştır. Bu belgede Müslümanların "İbrahim'in çocuklarıdır" denmesi, Yahudilikten Hristiyanlığa geçişi çağrıştıran, "İbrahim'in asıl çocukları biziz, siz sapmışsınız, gelin bize katılın" anlamına geldiği iddia edilmiştir.

Bu anlatılara göre, Hristiyan dünyası (Vatikan liderliğinde) gizli bir savaş yürütmektedir, ve bu savaşın stratejik mimarisinde Yahudi kökenli bir kardinalin merkezi bir rol oynadığı iddia edilerek, Yahudi ve Hristiyan unsurların bu küresel "diyalog" projesinde birleştiği öne sürülmektedir.

II. Küresel Sermayenin Yahudileri Neden Tuttuğuna Dair Görüşler

David Karp'ın kurgusal eserleri ve kaynaklardaki komplo teorileri, küresel sermayenin ve gizli örgütlerin işleyişi hakkında genel bir çerçeve sunar, ancak bu çerçevede Yahudilerin özellikle küresel sermaye tarafından tutulduğuna veya desteklendiğine dair açık bir felsefi açıklama bulunmamaktadır. Ancak, komplo teorileri, finansal hakimiyet ve Yahudi kimliğinin bu komplolara dahil edilmesi bağlamında bilgiler mevcuttur:

1. Kurgusal Gizli Örgütlerde Paranın Önemi (Çan Kardeşliği)

Karp'ın Çan Kardeşliği romanı/film senaryosu, elitist gizli örgütlerin (Bell Kardeşliği) finansal mekanizmasına dair çarpıcı bir görüş sunar:

  • Paranın Basitliği: Bu tür yapılanmalarda para o kadar "basit bir husustur ki, onlar zaten parayı buluyorlar".
  • Asıl Amaç Kontrol: Örgütün temel amacının finansal zenginlikten ziyade, "Yönetimde kendi ve kontrol ettikleri kişilerin bulunmasını" istemek olduğu vurgulanır.
  • Üyelere Sağlanan Faydalar: Örgüt, üyelere "acımasız uygulamalar yoluyla zenginlik ve güç kazandırdığını" ve Profesör Patterson'ın babasının şirketinin başarısının ve Patterson'ın akademik kariyerindeki tüm seçeneklerin, bursların ve görevlerin "Kardeşliğin emriyle bahşedilen gizli iyilikler" sayesinde olduğunu öne sürer.

Bu bakış açısına göre, küresel sermaye bu örgütlerin birincil hedefi değil, bir sonucudur; örgütler siyasi kontrol için elitleri destekler ve bu elitler arasında Yahudi kökenli bir ayrım yapılmaz (Patterson'ın örgütü "beyaz Anglo-Sakson Protestan Mafyası" olarak iddia edilse de).

2. Komplo Teorileri Bağlamında Yahudilerin Hedef Gösterilmesi

Karp'ın kurgusal dünyası, herhangi bir gizli komplo iddiasının hızla Yahudi komplosuna dönüştürüldüğünü gösterir:

  • Jim Watterson (veya Andrew Patterson) gizli bir topluluğu (The Brotherhood of Velvet/The Bell) ifşa etmeye çalıştığında, bir izleyici bu örgütün aslında bir "Yahudi komplosu" olduğunu iddia etmiştir.
  • Aynı tartışma sırasında, örgütün "Roma'daki gizli Kardinaller Koleji tarafından oluşturulmuş bir yeraltı Katolik örgütü" olduğu da iddia edilmiş.

Bu durum, Karp'a göre, küresel sermaye tarafından desteklenme görüşünden ziyade, küresel komplolara dair halk nezdindeki genel şüphenin ve paranoyanın Yahudi karşıtlığına yönlendirilme eğilimini işaret etmektedir.

3. Yahudi İdeolojisinin Gücü

Kaynaklarda, Yahudilerin tarihsel olarak güçlü bir ideolojiye sahip oldukları ve bu ideolojinin küresel değişimlerde etkili olduğu fikri yer alır:

  • Karp'ın eserindeki totaliter devletin yöneticileri (Lark), Yahudi eresini "dünyayı bölen" ilk büyük siyasi fikir olarak görmüşlerdir.
  • Yahudilerin tarih boyunca kendi kaderlerini tayin etme mücadeleleri ve İsrail'in "savaşan" bir ulus olarak elde ettiği bağımsızlık, siyasi zorluklara karşı duruşun ve entelektüel gücün bir göstergesi olarak sunulmuştur.

Küresel Sermaye ve Yahudi Komplosu

Bu bilgiler, küresel sermayenin Yahudileri desteklediği sonucuna götürmese de, Yahudiliğin tarihsel ve ideolojik etkisinin Karp'ın kurgusal eserlerinde ve komplo teorileri bağlamında güçlü bir rol oynadığını göstermektedir.

David Karp'ın romanları ve özellikle televizyon yazarlığı kariyeri, sinema ve medyanın yüzeyinin ardındaki kontrol gücüne dair derin şüpheler ve incelikli komplo teorileri üzerine kurulmuştur. Karp'ın bu konudaki düşünceleri, kurgusal ancak gerçekçi bir gizli elit örgüt olan "Çan Kardeşliği" (The Brotherhood of the Bell, diğer adıyla The Brotherhood of Velvet) üzerinden şekillenir.

Karp'a göre, sinema, medya ve siyasi yüzeyin arkasındaki komployu kontrol eden güç, bireyin kaderini acımasızca yönetebilen, siyasi ve ticari nüfuza sahip bir gizli topluluktur.

1. Komployu Kontrol Eden Gücün Yapısı ve Amacı

Karp'ın kurgusunda ele aldığı bu gizli güç, yani Çan Kardeşliği, dünya hakimiyetini hedefleyen, Masonik yapılanmaya sahip elit bir dernektir.

  • Gizli Gücün Kapsamı: Bu topluluk, üyelerine acımasız uygulamalar yoluyla zenginlik ve güç kazandırmakta. Örgütün üyeleri arasında, Jim Watterson'ın üst düzey bir pozisyona sahip olduğu Dışişleri Bakanlığı gibi devlet kurumlarında çalışanlar bulunmaktadır.
  • Para Önemsiz, Kontrol Esas: Örgüt için para o kadar basit bir husustur ki, üyeleri zaten parayı bulmaktadır. Asıl amaçları, yönetimde kendi kontrol ettikleri kişilerin bulunmasını sağlamaktır.
  • Kariyerleri Şekillendirme: Örgüt, üyelerinin hayatlarını 22 yıla kadar kontrol edebilir ve şekillendirebilir. Profesör Andrew Patterson'ın akademik kariyerindeki tüm seçeneklerin, bursların ve görevlerin, Kardeşliğin emriyle bahşedilen gizli iyilikler olduğu ortaya çıkar. Karp, bir üyeyi 22 sene boyunca "kasaplık koyun gibi beslediklerini" ve "çayırda kazığa bağlanmış atlara" benzettiklerini belirtir; ipi uzun konulmuştur, bu yüzden üye kendisini özgür sanmaktadır.

2. Medya Yoluyla İfşa ve İtibarsızlaştırma

Karp'ın komplo konulu eserlerinde, medyanın kendisi, bu gizli gücü ifşa etmeye çalışan kahramanları itibarsızlaştırmak ve gerçeği örtbas etmek için kritik bir araç olarak işlev görür.

  • Gerçeğin "Haber Değeri"ni Kaybetmesi: Andrew Patterson, Kardeşliği ifşa etmek için yerel bir televizyon talk show'una çıktığında dibe vurur. Programın yapımcısı Bart Harris, Patterson'a hikayesinin artık haber değeri taşımadığını söyler, çünkü "kimseyi oturup fark ettirecek yeni bir şey" olmamıştır. Bu, medyanın dikkat eşiğini ve kitleleri ilgilendirme zorunluluğunu, komplonun örtbas edilmesinde nasıl kullandığını gösterir.
  • Medya "Gerçek" Algısını Yaratır: Harris, Patterson'a konuşması için platin değerinde yayın süresi vermeye çalıştığını söylerken, aynı zamanda medyanın ikiyüzlülüğünü vurgular: "Doğruyu söylersen bu TV lensi gösterecek. Ama hiçbir şey de bu TV lensinden daha hızlı yalan söylemez, profesör.". Bu, Karp'ın medyaya olan şüphesini yansıtır; medya, gerçeği gösterme potansiyeline sahip olsa da, kontrol eden gücün çıkarları doğrultusunda hızla yalan söyleyebilir.
  • Komplonun Paranoya Olarak Sunulması: Jim Watterson/Andrew Patterson, yaşadığı dehşeti anlattığında, hikayesinin üzerinde sürekli "belirsiz bir aura" dolaşır. Okuyucu veya izleyici (ve TV sunucusu) sürekli şu soruyu sorar: "Bu gerçekten bir komplo mu, yoksa Jim aklını mı kaçırdı ve paranoyak şizofreni sonucu her şeyi hayal mi etti?". Bu, komplonun üzerindeki en etkili örtüdür; ifşa eden kişinin akıl sağlığını sorgulatarak otoritesini yok etmek.

3. Hollywood'un Yozlaşması ve Ahlaki Çöküşün Sinyalleri

Karp, Hollywood stüdyo iç çatışmalarını ve medyanın ahlaki çöküşü nasıl yansıttığını da ele almıştır.

  • Toplumsal Ahlaki Çöküş: Karp, 1950'ler Amerika'sındaki ahlaki çöküşü ve yozlaşmayı anlatırken, artan eşcinsel ve diğer "sapkın" cinsel davranışları sinsi bir işaret olarak kullanır. Kardeşlik, Jim'i en yakın arkadaşının (Clark) itibarını mahvetmek için gençken yaşadığı eşcinsel ilişkiye dair belgeler sunarak manipüle eder, çünkü Jim'e göre bu, "herhangi bir erkeğin itibarı için olabilecek en kötü ve tamamen yıkıcı sırdır".
  • Medyanın Sömürüsü: Yayınevi Lion Books, Karp'ın eserinin edebi yönünü görmezden gelerek, ucuz heyecanlara hitap eden "rezillik" pazarına uygun hale getirmek amacıyla kitabın adını (Kadife Kardeşliği) değiştirmiş ve kapağında eşcinsel unsurları öne çıkarmıştır. Bu durum, medya ve yayıncılık sektörünün, derinlikli sosyal eleştiriyi bile yüzeysel ticari kazanca kurban etme eğilimini gösterir.

4. Modern Medyada Gizli Kontrol İddiaları (Karp Dışı Bağlam)

Kaynaklar, güncel medyadaki komplo inancına dair dolaylı bir örneği de sunar:

  • Türkiye'de popüler kültürdeki yeri tartışılan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bir Hollywood filmi olan Spectral'in bir sahnesinde, ABD ordusunun düşmanı yok ettiği sırada "subliminal biçimde" yüzünün gösterildiği iddia edilmiştir. Bu modern iddia, sinema ve medyadaki görünen yüzün arkasında (subliminal mesajlar yoluyla) bir kontrol ya da algı operasyonu olduğu inancını pekiştirmektedir, ancak bu Karp'ın doğrudan bir felsefi çıkarımı değildir.


Karp'ın kendi düşüncesi, sinema ve medyanın dış yüzeyinin, hırsa kurban olmaya meyilli bireyleri ödüllendiren ve itaat etmeye zorlayan, acımasız ve geniş kapsamlı gizli bir oligarşi (Çan Kardeşliği) tarafından sürekli manipüle edildiği yönündedir. Bu gücün karşısında durmaya çalışanlar ise ya delilikle suçlanmakta ya da hikayeleri "haber değeri" taşımadığı gerekçesiyle medya tarafından susturulmaktadır.

David Karp'ın gözünden sinema ve medya, okyanus yüzeyindeki köpüklere benzer: canlı ve hareketli görünür, ancak yüzeyin metrelerce altında, görünmez ve yavaş hareket eden devasa bir akıntı (gizli örgüt) suyun her hareketini ve akış yönünü belirler. Medyanın parlak ışıkları ve sansasyonel hikayeleri, bu derin ve acımasız kontrol mekanizmasının üzerindeki dikkat dağıtıcı parıltıdır.

David Karp'ın roman yazarlığı ve televizyon yazarlığı kariyeri göz önüne alındığında, kaynaklarda birden fazla eserinin sinemaya, özellikle de televizyon filmi veya dizisi formatına uyarlandığı veya bu eserlerin komplo temalarının güncel medyada tekrarlandığı belirtilmektedir.

David Karp'ın kitaplarından filmlere konu olan veya kullanıldığı düşünülen başlıca eserler ve yapımlar şunlardır:

I. Doğrudan Filmlere Konu Olan Eserler

  1. The Brotherhood of Velvet (Kadife Kardeşliği) / The Brotherhood of the Bell (Çan Kardeşliği) Romanı ve Uyarlamaları
    • Eserin Orijinali: David Karp'ın 1952 yılında yayımladığı romanı Kadife Kardeşliği (The Brotherhood of Velvet). Bu roman, dünya hakimiyetini hedefleyen gizli bir topluluk hakkında incelikle işlenmiş kara film tadında bir eserdir. Kaynaklar, bu eserin aynı zamanda The Brotherhood of the Bell (Çan Kardeşliği) olarak da bilinen bir tarikat hakkında olduğunu göstermektedir.
    • Televizyon Filmi Uyarlaması: Bu roman, 1970 yılında The Brotherhood of the Bell (Çan Kardeşliği) adlı bir televizyon filmine uyarlanmıştır. Filmin senaryosunu bizzat David Karp yazmıştır. Film, Paul Wendkos tarafından yönetilmiş ve Glenn Ford, Rosemary Forsyth, Dean Jagger gibi oyuncular rol almıştır.
    • Daha Önceki Uyarlama: David Karp, senaryoyu bu romanına dayanarak yazmış olup, eser daha önce 1958 yılında Studio One bölümü olarak da çekilmiştir.
    • Benzer Film: Kaynaklarda ayrıca, Çan Kardeşliği temasına benzer bir kurguya sahip olan Kafatasları (The Skulls) (2000) filminin de bu yapımla karşılaştırıldığı belirtilmiştir.
  2. One (Bir) Romanı
    • David Karp'ın 1953 yılında yayımladığı Bir (One) (diğer adıyla Hiçbir Yere Kaçış - Escape to Nowhere) adlı distopik romanı. Bu roman, politik baskı ve totalitarizm konularını ele alır.
    • Kaynaklar, bu romanın Aldous Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sı, George Orwell'in 1984 ve Arthur Koestler'in Karanlıkta Öğle'si gibi büyük distopik romanlarla kıyaslandığını ve bunlarla aynı kategoriye konulduğunu belirtmektedir. Romanın bir uyarlaması olup olmadığına dair kesin bir bilgi olmamakla birlikte, bu edebi kıyaslamalar, onun sinema dünyasını derinden etkileme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.

II. David Karp Tarafından Yazılan Televizyon Yapımları

Karp, romanlarının yanı sıra televizyon yazarı olarak da önemli çalışmalar yapmıştır:

  • The Plot to Kill Stalin (Stalin'i Öldürme Komplosu): Bu yapım, David Karp'ın Playhouse 90 için hazırladığı bir televizyon oyunu olup, 1958 yılının en iyi dramatik programı ödülünü almıştır.
  • The Untouchables (Dokunulmazlar): Karp, bu televizyon dizisi için çeşitli bölümler yazmıştır.
  • The Defenders (Savunucular): Karp, bu dizi için çeşitli bölümler yazmıştır.
  • Hawkins (1973–1974 televizyon dizisi): Karp, bu televizyon dizisinin hem yaratıcısı hem de yazarı olarak görev yapmıştır.

III. Karp'ın Eserleriyle İlişkilendirilen Diğer Filmler

David Karp'ın eserlerinde sıklıkla ele aldığı "eşcinsel panik" ve siyasi ifşaat temaları, kaynaklarda başka filmlerle de karşılaştırılmıştır:

  • Advise and Consent (İzin ve Onay): Bir yorumcu, Karp'ın Kadife Kardeşliği romanındaki arkadaşı Clark'ı ifşa etme görevi hakkındaki bölümü okuduktan sonra, aklına Don Murray'in gizli kalmış bir senatörü canlandırdığı Advise and Consent filminin geldiğini belirtmiştir. Bu filmde senatör, cinsel geçmişinin ifşa edilmesi tehdidi üzerine intihar etmektedir. Bu karşılaştırma, Karp'ın romanındaki temanın, o dönemin sinemasındaki benzer kurgulara ne kadar yakın olduğunu göstermektedir.
  • Hallelujah Train: Karp'ın Leave Me Alone romanından yapılan alıntılarda, bir Hollywood yazarının (Herb Mandell), dört Akademi Ödülü kazandığı ve 1930'larda "sinema tarihinin en büyük komedi politik hicivlerinden biri" olarak hatırlanan "Hallelujah Train" adlı bir filmden bahsedilmiştir. Bu filmin David Karp tarafından yazılıp yazılmadığı kesin olarak belirtilmemiştir, ancak Karp'ın kariyeri ve Hollywood ortamındaki deneyimleri bağlamında anılmaktadır.


Advise and Consent adlı yapım hakkındaki kaynaklarınız, bu filmi David Karp'ın The Brotherhood of Velvet (Kadife Kardeşliği) romanındaki temel bir komplo temasıyla karşılaştıran yorumlar aracılığıyla kapsamlı bir şekilde açıklamaktadır.

İşte kaynaklarda yer alan bilgilere dayanarak Advise and Consent filmi hakkındaki özet, ana tema ve detaylı açıklamalar:

Advise and Consent Filmi: Özet ve Ana Tema

Advise and Consent, oldukça dokunaklı (oldukça dokunaklı) ancak biraz melodramatik (biraz melodramatik) olarak nitelendirilen bir filmdir.

Ana Tema: Filmin ana teması, gerçek cinselliğini kabul etmeyi reddeden gizli kalmış bir senatörün karşılaştığı siyasi şantaj ve toplumsal dışlanmanın trajik sonuçlarıdır.

Kapsamlı Açıklama

1. Karakter ve Gizli Yaşam

Filmin ana karakteri, zavallı Don Murray tarafından canlandırılan gizli kalmış bir senatördür. Senatörün tek büyük günahı (Tek büyük günahı), Donanmada, Orduda veya başka bir yerde yaşadığı düşünülen bir ilişkidir. Bu geçmiş ilişkisinin ardından, senatörün daha sonra "heteroseksüel" olduğu söylenmiştir, ancak kendisi evli bir senatördür.

2. Çatışma ve Trajedi

  • İfşa Tehdidi: Senatör, yaklaşan bir Senato oylaması nedeniyle cinsel geçmişinin ortaya çıkarılmasıyla ifşa edilmekle tehdit edildiğinde.
  • Sonuç: Tehdide dayanamayan senatör intihar ediyor.
  • Toplumsal Yargı: Kaynaklar, bu trajedinin yaşandığı dönemde (1950'ler ve 1960'lar Amerikan ahlakı bağlamında), bu tür bir cinsel ifşanın "en kötü günah" (o günlerde bu en kötü günahtı) olarak kabul edildiğini belirtmektedir.

3. Oyuncu Kadrosu Detayı

  • Filmde, Charles Laughton kurnaz bir Güneyli senatörü canlandırmıştır.
  • Bu rolün, Charles Laughton'ın son filmi olduğu düşünülmektedir.

David Karp'ın Eserleriyle Bağlantısı

Advise and Consent filmi, David Karp'ın romanındaki bir olay örgüsüyle doğrudan karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma, Karp'ın eserindeki gizli örgüt temalı konunun toplumsal yankısını anlamlandırmak için yapılmıştır.

  • Karp'ın Romanındaki Paralel Konu: Karp'ın Kadife Kardeşliği (The Brotherhood of Velvet) romanında, ana karakter Jim Watterson, Çan Kardeşliği (The Brotherhood of the Bell) adlı gizli örgüt tarafından şantaja uğrar. Jim'den, en yakın arkadaşı Clark'ın Dışişleri Bakanlığı'ndaki işinden istifa etmesini sağlaması istenir.
  • Şantaj Aracı: Kardeşlik, Jim'i ikna etmek için Clark'ın gençken girdiği eşcinsel cinsel ilişkilere dair belgeleri kullanır.
  • Ahlaki Yargı Ortaklığı: Jim'in gözünde, bu sır "herhangi bir erkeğin itibarı için olabilecek en kötü ve tamamen yıkıcı sırdır". Bu ahlaki bakış açısı, Advise and Consent filmindeki senatörün intihar etmesine neden olan "en kötü günah" temasıyla paralellik göstermektedir.
  • Karşılaştırmanın Amacı: Bu kıyaslama, David Karp'ın romanında ele aldığı ve o dönemde sinema dünyasında da işlenen "eşcinsel panik" ("eşcinsel panik" romanları) zihniyetini ve gizli cinsel geçmişin bir bireyin kariyerini ve hayatını nasıl mahvedebileceğini göstermektedir. Bu durum, Advise and Consent filminde senatörün intihar etmesiyle, Clark'ın kariyerinin Jim tarafından tehdit edilmesi arasında güçlü bir tematik bağ kurmaktadır.

İşte David Karp'ın Geleceğe Dair Öngörülerinin Kapsamlı Bir Dökümü


I. Totaliter ve "Hayırsever" Devletin Yükselişi

Karp'ın distopik kurgusunun merkezinde, modern dünyanın temel sorunlarını (yoksulluk, suç, savaş) çözmüş gibi görünen, ancak bunu bireysel özgürlükleri feda ederek yapan bir devlet yer alır.

1. Radikal Eşitlikçilik ve Mutlak İtaat

Gelecek devleti, "biri bir değerdir" (one equals one) aksiyomu üzerine kuruludur. Bu, radikal bir eşitlikçilik ilkesi gibi görünse de, aslında mutlak itaatin ve bireyin tam olarak uyumunun fiyatını gerektirir.

2. Terör Yerine Rasyonellik

Karp, geçmiş totaliter rejimlerin (Nazi Almanyası veya Sovyet Rusyası gibi) kılıç ve terörle çöktüğünü gözlemlemiştir. Gelecekteki devlet ise gücünü kaba kuvvetten değil, "sebep, adalet ve iyilikseverlikten" alır. Devlet, vatandaşlarını, sistemin iyiliği için inançlarını sorgulamadan kabul etmeye ikna etmeye çalışır.

  • Devletin amacı, "akıl, adalet ve hayırseverlik" üzerine inşa edilmiş itibarını korumaktır.
  • Eski sistemlerde terör, kaçınılmaz isyanı geciktirmekten başka işe yaramayan, "yıpranmış bir siyasi sistemin acınası tehdidi" olarak görülmüştür. Yeni sistemde ise terör yerine sistematik psikolojik manipülasyon kullanılır.

3. Toplumsal Sorunların Sona Ermesi

Karp'ın kurguladığı gelecekte, devletin karakteri yeniden şekillendirme çabaları meyvesini vermiştir:

  • Suç Oranının Sıfırlanması: Suçluluk neredeyse sıfıra inmiştir.
  • Alkolizm ve Ruh Hastalıkları: Maniciler (ruh hastaneleri) sayısı azalmaktadır ve otuz yaş altındaki alkoliklerin hastaneye yatırılması söz konusu değildir.
  • Bu durum, çocuk suçluluğunun da var olmadığını gösterir. Suç işleyen tek aktif kişiler, kırklı ve ellili yaşlardaki yetişkinlerdir.

II. Bireyselliğin ve Kimliğin Yok Edilmesi

Karp'ın en ürkütücü öngörüsü, bireysel kimliğin (individualism) yok edilmesinin devletin uzun süreli başarısının anahtarı olacağıdır.

1. Kişiliğin Toz Haline Getirilmesi

Lark adlı karakter, Profesör Burden'a (eretiktik suçuyla yargılanan) uygulanan yöntemin temelini açıklar:

  • Lark, Burden'ın bireyselliğinde ısrar etmesinin, "Devlet ile bin yıllık yönetim" arasına giren tek engel olduğunu söyler.
  • Lark'ın amacı, "bu adamın kimliğini toz haline getirmektir". Nihai amaç, onu birden (one) sıfıra (nothing) indirmektir.

2. Karakterin Kapasiteden Önce Gelmesi

Gelecek devletinin eğitim felsefesi, modern toplumun değerlerini tersine çevirir:

  • Eğitimin amacı entelektüel kapasite değil, karakterdir. Devlet, "dürüst, enerjik, sadık, güvenilir" insanlar ister.
  • Devlet, "zeki anarşistlere, yetenekli aylaklara, eğitimli alaycılara, zeki nihillistlere" ihtiyaç duymaz.
  • Karp, "karakterin kapasiteden önce gelmesi" gerektiğini öne süren bu bizarro fikri, kendi dönemindeki yüksek entelektüel eğitim kurumlarının eleştirisine dönüştürmüştür.

3. Bilimsel İtaat Yöntemleri

Bireylerin dönüştürülmesi, kaba güç yerine bilimsel ve psikolojik yöntemlerle yapılır:

  • Narkotik Sorgulama ve Talimat: Eretiklere, dirençlerini kırmak ve "kişilik yeniden yönlendirme" (personality reorientation) sağlamak için narkotikler (uyuşturucular) altında sistematik olarak talimatlar verilir.
  • Ahlaki Terbiye: Öğrencinin "yeterli olduğu kadarını yapması istenir" ve keyfi hedeflerle yüklenmesi amaçlanmaz. Ancak devletin asıl istediği, öğrencinin entelektüel yetenek yerine ahlaki karakter geliştirmesidir.

III. Bürokrasi, Komplo ve Kontrolün Geleceği

Karp, gelecekteki kontrolün, görünmez ve duygusuz bir bürokratik mekanizma aracılığıyla sağlanacağını öngörür.

1. Yönetimin İnsanüstü Kitaplara Devredilmesi

Karp'ın distopik Dairesi (Department), kişisel süpervizyon veya karar alma mekanizması olmaksızın işler.

  • Burden, kendisini yönetenlerin kim olduğunu sorduğunda Lark, "genel denetimin aslında bir kitap; bir el kitabı" olduğunu söyler.
  • Bu el kitabı, yılların deneyimi ve birçok zeki zihnin çabasıyla oluşturulmuş aşırı karmaşık bir dizi kural ve norm içerir.
  • Burden, bir makine gibi muamele gördüğü gerçeğiyle şoka uğrar. Bu, bireyin insani karar vericiler tarafından değil, soğuk ve mekanik kurallar bütünü tarafından yönetileceği geleceğin öngörüsüdür.

2. Sürekli Gizli El Kontrolü

The Brotherhood of Velvet ve The Brotherhood of the Bell romanları, gelecekte dahi, görünürdeki siyasi yapıların arkasında gizli, elitist örgütlerin (Bell Kardeşliği) kontrolünün süreceğini öngörür.

  • Bu örgütler, üyelerinin kariyerlerini ve zenginliklerini (örneğin Patterson'ın babasının şirketinin başarısı) 22 yıla kadar besleyebilir ve kontrol edebilir.
  • Örgütün asıl isteği "yönetimde kendi ve kontrol ettikleri kişilerin bulunmasıdır". Bu kontrol, mevcut hükümetler varlığını sürdürürken arka planda devam edecektir.

3. Küresel Hakimiyet ve Uluslararası Ticaretin Arka Planı

David Karp'ın Murray D. Lincoln ile birlikte yazdığı Vice President in Charge of Revolution gibi kurgusal olmayan eserler ise, uluslararası ticaretin ve sanayinin gelecekteki rolünü vurgular.

  • Savaş sırasında dahi Krupp holdinglerinin Hitler döneminde çok iyi işlediği ve ailenin isteklerinin her zaman saygı gördüğü belirtilir.
  • Bu durum, ideolojilerin üstünde, küresel ticaret ve finansın siyasi güçlerle işbirliği yaparak hayatta kalacağı ve güçleneceği fikrini destekler.

IV. Öngörülen Kriz ve Direniş

Karp'ın kurgusal gelecek dünyası kusursuz değildir ve çöküş tohumlarını içinde barındırır.

1. Devrimin Geri Dönüşü

Dr. Wright, Devletin aşırı kontrolünün bir isyana yol açacağını öngörür:

  • Devletin "sertliği ve esnek olmaması" nedeniyle, yaklaşık yetmiş beş yıl içinde çözülemez bir krize girecektir.
  • Bu krizde, toplumun "en iyi unsurları" (düşünceli, yetenekli, dürüst, cesur, erdemli insanlar) Devlete karşı çıkacaktır.
  • Lark bu öngörüyü ciddiye alır ve bu yüzden Burden gibi entelektüelleri yakalamanın ve onları dönüştürmenin hayati önem taşıdığını düşünür.

2. Eresinin Kalıcılığı

Karp, nihayetinde, insan doğasının bireysellikten vazgeçmeyeceğini öngörmektedir.

  • Lark, eresinin (sapkınlığın) bir insanın kendisi tarafından kazanılan bir şey mi, yoksa "içgüdüye ait bir şey mi, bir insan yaratığının içine o kadar derin yerleşmiş bir şey mi" olduğunu sorgular.
  • Commissario'ya göre bu, tohumun "hepimizde" yaşadığı anlamına gelir ve filizlenmesi sadece doğru koşulları gerektirir. Bu, bireysel özgürlük tohumunun her zaman var olacağı ve baskıya rağmen gelecekte isyanı tetikleyeceği öngörüsüdür.

David Karp'ın eserleri ve felsefesi, inanç (iman) kavramını geleneksel dinler bağlamından çok, bireyin kendisini çevreleyen siyasi ve toplumsal dogmaya karşı takındığı tavır üzerinden ele alır. Karp’ın temel çizgisi, sistemlere körü körüne bağlılığa ve sorgulamadan kabul edilen dogmaya karşı derin bir eleştiri ve şüphedir. Bu tavır, özellikle distopik romanı Bir (One) ve komplo temalı eserlerinde açıkça görülür.

Karp'ın inanç konusundaki çizgisi, "çok fazla inanmak ve çok az anlamak" ikilemi etrafında şekillenir.

İşte kaynaklar ışığında David Karp'ın inanç ve inanç sistemlerine dair temel görüşleri:


I. Dogmatik İnanca Karşı Şüpheci Duruş

Karp'ın ana endişesi, bireyin sorgulayıcı düşüncesini feda ederek bir sisteme (ister siyasi ister dini olsun) tam bir itaat göstermesidir.

1. Sistematik İnançların Çöküşü

Karp'ın distopik romanı Bir'de, totaliter devletin liderleri, toplumsal sorunları çözmek amacıyla yeni bir düzen kurmuşlardır ve bu düzende eski inanç sistemlerinin başarısız olduğu kabul edilir:

  • Devletin inşası, "büyük dinlerin başarısız olduğu", terörün başarısız olduğu, felsefi ve ticari sistemlerin başarısız olduğu inancına dayanır. Bu bağlamda, geleneksel inançlar toplumsal barışı getiremeyen kurumlar olarak görülür.
  • Yeni totaliter sistem, insan karakterini daha barışçıl ve insancıl kalıplara göre yeniden şekillendirmeyi hedefler.
  • Devletin itibarını, "akıl, adalet ve hayırseverlik" üzerine kurduğu iddia edilir. Bu, devletin kendisini, eski dinlerin vaat ettiği iyilik ve ahlakın nihai kaynağı olarak konumlandırdığı anlamına gelir.

2. "Pirinç Hristiyanlığı" ve Pragmatik İnanç

The Last Believers (Son İnananlar) romanında, Karp, inancın maddi veya kişisel çıkar için nasıl kullanıldığını gösterir.

  • Komünist Parti içinde yer alan bazı kişilere, misyonerlerin Asya'da "pirinç Hristiyanları" (rice-Christians) olarak adlandırdığı kişiler gibi, "pirinç komünistleri" (rice-Communists) denmiştir. Bu, inancın ideolojik veya manevi bir bağlılıktan ziyade, maddi kazanç veya hayatta kalma aracı olarak görüldüğünü düşündürür.

II. İnanç ve Kimlik: Eresi (Heresy) Kavramı

Karp için gerçek inanç çizgisi, dogmatik konformizmin tam karşısında duran bireysellik ve sapkın düşünce (eresi) kavramlarıyla tanımlanır.

1. Bireysellik = Eresi

Karp’ın distopik dünyasında, Devlet'in temel aksiyomu "bir, bire eşittir" (one equals one) iken, bu radikal eşitlikçilik, bireysel kimliğin tamamen yok edilmesini gerektirir.

  • Profesör Burden, bu totaliter devlette, sistemin temel ilkelerine uymadığı için "eretiktik" (sapkınlık) ile suçlanır.
  • Burden, ahlaki kuralları (punishment) ve bireysel düşünceyi savunarak Devlete meydan okur. Devletin amacı, Burden'ın kimliğini "toz haline getirmek" ve onu "birden sıfıra" indirmektir.
  • Burden, kendini rasyonel bir birey olarak görse de, Devlet tarafından "derin eretik" ve "benzersiz, mutsuz egzotik bir hayvan" olarak nitelendirilir. Yani, Devlet'in inanç çizgisine uymayan her türlü bireysel düşünce, bir tür hastalık veya sapkınlık olarak kabul edilmektedir.

2. Eresinin Yıkıcı Gücü

Karp'ın karakterlerinden Lark, tarihin büyük değişimlerinin dini inançlardan (eresilerden) kaynaklandığını öngörür:

  • Lark'a göre, Yahudi eresisi (Tek Tanrı inancı) putperest dünyada ilk çatlağı açmıştır.
  • Yahudi eresinden Hristiyanlık eresisi doğmuş ve Roma dünyasını bölmüştür.
  • Daha sonra Protestan eresisi Katolik dünyasını ayırmıştır.
  • Bu durum, Karp'ın gözünde inancın (veya sapkın inancın) basitçe bir kişisel mesele değil, "bir insanın içine o kadar derin yerleşmiş bir içgüdü" ve toplumları dönüştüren patlayıcı bir güç olduğunu gösterir.

3. Konformizmin İnancı: "Kayıtsız Kuşak"

Karp'ın Beni Yalnız Bırak (Leave Me Alone) romanında tasvir edilen Amerikan banliyö toplumu, dini veya siyasi inançları, rahatlık ve güvence uğruna terk etmenin bir inanç biçimi haline geldiğini gösterir.

  • Bu "Kayıtsız Kuşak" (The Indifferent Generation) için güven, emeklilik ve büyük devlet desteği esastır.
  • Bu kuşak, kendisini çevreleyen toplum tarafından itibar görmeyi gerektiren küçük haçlı seferlerine (küçük çaplı, dikkatlice sınırlandırılmış, tartışmasız amaçlar için) çıkmaya isteklidir.
  • Onların derin anlamdaki inanç çizgisi, "Bizi yalnız bırakın" (Leave us alone) sloganında özetlenir. Bu, ticari, kültürel, sosyal, siyasi veya dini değişiklikleri başlatmak istemedikleri anlamına gelir; sadece mevcut yapının içinde kendi amaçlarının peşinden gitmek isterler.

Sonuç olarak, David Karp'ın inanç konusundaki çizgisi, sistematik ve organize inançlara veya dogmalara karşı şüpheci bir noktada durur. Ancak, bireyin özgün düşüncesini (eresi) koruma yeteneğini en yüksek ahlaki inanç ve direniş biçimi olarak yüceltir. Karp'a göre, bir bireyin en büyük inanç eylemi, kendisine dayatılan kolektif dogmaya boyun eğmeyi reddetmek ve kendi benzersiz kimliğinde ısrar etmektir, zira bu ısrar, bin yıllık totaliter bir düzene bile engel olabilecek tek şeydir.

 


Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Benzer Yazılar

Yorumlar