David Karp… Çan Kardeşliği 22. Yıl
David Karp… Çan Kardeşliği
David Karp'ın (romancı ve televizyon yazarı)
eserleri ve kaynaklarda yer alan kişisel bilgileri temel alınarak, kronolojik
yaşamı, felsefesi ve gizli örgütler hakkındaki düşünceleri aşağıda detaylı
olarak sunulmuştur.
David Karp'ın (Romancı) Kronolojik Yaşamı
David Karp, 5 Mayıs 1922'de New York'ta
doğmuş bir Amerikalı romancı ve televizyon yazarıdır.
İlk Yılları ve Eğitimi
- Karp, küçük yaşlardan itibaren geçimini çalışarak sağlamıştır.
Çalıştığı işler arasında açık hava standında tişört satmak, tiyatroda yer
göstermek, bir eğlence grubuna liderlik etmek ve bulaşık yıkamak
bulunmaktadır.
- 1942'de Amerika Birleşik Devletleri
Ordusu'na katılmış.
- II. Dünya Savaşı
sırasında Filipinler ve Japonya'da Sinyal Birlikleri'nde (81. Piyade
Tümeni ile) görev yapmıştır.
- 1944'ten 1987'deki ölümüne kadar Lillian Klass Karp ile evli
kalmıştır.
- 1946'da ordudan ayrıldıktan sonra yarıda kalan eğitimine devam
etmiştir.
- 1948'de New York Şehir Koleji'nden (City
College of New York) mezun olmuş ve yaratıcı yazarlık dalında Ward Madalyası
almıştır.
- Medya kariyerine New York'taki bir radyo istasyonunda süreklilik
yazarı olarak başlamıştır.
Edebi Kariyeri ve Önemli Eserleri (Kronolojik)
Karp, kariyerinde Wallace Ware ve Adam Singer
takma adlarını da kullanmıştır.
- 1952: İlk
romanı The Big Feeling yayınlanmıştır. Aynı yıl, dünya hakimiyetini
hedefleyen gizli bir topluluk hakkında incelikle işlenmiş kara filmi Kadife Kardeşliği (The Brotherhood of
Velvet) yayınlanmıştır.
- 1953: One
(Bir) adlı romanı yayınlanmış. Bu roman, Book-of-the-Month Club'ın
alternatif seçimi olmuş ve "hicivsel ve peygamberane bir yazı"
olarak nitelendirilmiştir. One daha sonra Escape to Nowhere
adıyla da yayınlanmıştır.
- 1955: The
Day of the Monkey (Maymun Günü) romanı yayınlanmıştır.
- 1956: All
Honorable Men (Tüm Saygıdeğer Adamlar) yayınlanmıştır.
- 1957: Leave
Me Alone (Beni Yalnız Bırak) romanı yayınlanmıştır.
- 1958: Daha
sonra filme uyarlanacak olan Çan Kardeşliği (The Brotherhood of
the Bell) romanına dayanan senaryoyu yazmıştır.
- 1960: Enter,
Sleeping (diğer adıyla The Sleep-Walkers - Uyurgezerler)
yayınlanmıştır. Aynı yıl, Murray D. Lincoln ile birlikte kurgusal olmayan
eseri Devrimden Sorumlu Başkan Yardımcısı (Vice President in
Charge of Revolution) yayınlanmıştır.
- 1964: The
Last Believers (Son İnananlar) romanı yayınlanmıştır.
- 1970: David
Karp'ın senaryosunu yazdığı ve romanına dayanan The Brotherhood of the
Bell adlı televizyon filmi vizyona girmiştir.
- 1999: Karp, 11
Eylül 1999'da Massachusetts, Pittsfield'da amfizemden ölmüştür.
David Karp'ın Felsefesi ve Düşünce Dünyası
Karp, kaynaklarda "öfke romancısı"
ve "sosyal yetersizliklerin tutkulu eleştirmeni" olarak
tanımlanır. Temel felsefesi, bireyin gücü ve otoriter sistemlerin yarattığı
baskı ve uyum zorunluluğu üzerine kuruludur.
1. Bireysellik ve Erezinin Önemi (The Heretic)
- Karp'ın distopik romanı One,
bir insanın kimliğinin yeniden şekillendirilip şekillendirilemeyeceği
sorusuna odaklanır.
- Romandaki ana karakter Profesör Burden, Birey olmaya devam
etmek istemektedir; ancak bu, devlet için bir hastalıktır.
- Eresinin (Sapkınlığın) Tanımı: Bireysel
inançlara sahip olmak tehlikelidir. Eresi, özgür bir toplumda zayıf ve
önemsiz olsa da, katı bir şekilde yapılandırılmış bir toplumda patlayıcı
bir güçtür.
- Devletin Rolü:
"Devlet-i Hayırsever" (The Benevolent State), vatandaşlarının
mutluluğunu arzular ve bireyleri zorla değil, ikna yoluyla sistemin
öncüllerini kabul etmeye yönlendirmeyi amaçlar.
- Bireyin Kıymeti: Burden
gibi entelektüellerin, yetenekli, dürüst ve erdemli kişilerin eresiye
kapılması, Devlet'i yıkıma götürebilecek temel bir tehlikedir. İnsanlığın
temel karakteri eresi tohumunu içerir; bu, sadece özel bir özen ve
koşullar birleşimiyle filizlenir.
- Gurur ve Kimlik:
Burden'ın sorunu, kendisini ayrı bir varlık olarak görme
konusundaki haksız inancı, yani gururu ve kibridir; bu düşünce, Devlet ile
bin yıllık yönetim arasındaki tek engeldir. Karp, bu bireysellik kabuğunun
"toz haline getirilmesi" gerektiğini savunur.
2. Siyasi Dogmaların Eleştirisi (Son İnananlar)
- Karp, romanı The Last Believers'da (Son İnananlar) siyasi
fanatizmi ele alır. Kitabın ana karakteri Cameron, gençliğinde Komünist
Parti'yi keşfeder ve Parti'nin onu manipüle etmesini ve nihayetindeki acı
veren uyanışını anlatır.
- Karp, geçmişteki başarısızlıkları (ticari felsefe, kendini tatmin
miti, büyük dinler, terör, savaş, teknoloji) nedeniyle Devlet-i
Hayırsever'in yeni yol olduğunu kabul eder.
3. Ahlaki Çöküş ve Paradokslar
- İkili Yaşamın Maliyeti: Başka
ilkelere inanırken bir ilkeye göre yaşamanın, hem insanlar hem de tüm
uluslar için daima mutsuzluğa, huzursuzluğa ve nihayetinde
başarısızlığa yol açtığı vurgulanır.
- 1950'ler Ahlakı: Kadife
Kardeşliği romanında, artan "sapkın" cinsel davranışlar
(eşcinsel ilişkiler, zina, tefecilik, cinayet) 1950'ler Amerika'sındaki
yozlaşmanın ve ahlaki çöküşün sinsi bir işareti olarak kullanılır. Yazar,
eşcinsel ifşanın, o dönemde diğer tüm suçlardan (cinayet, uyuşturucu
bağımlılığı, zina) daha zorlu ve uzun bir mücadele gerektiren "tek
şey" olduğunu belirtir.
- Bürokratik Aptallık: David
Karp'ın eserlerinde, büyük bir organizasyonda (Daire/Dipartimento)
bürokratik aptallığın kaçınılmaz olduğu ve çalışanların görevlerinin
amacını anlamadan uzun süreler çalışmaktan dolayı sapmalar geliştirdiği
işaret edilir.
İki Farklı Takma Ad
David Karp'ın (romancı ve televizyon yazarı)
eserleri ve kariyeriyle ilgili kaynaklar, onun kariyeri boyunca iki farklı
takma ad kullandığını belirtmektedir.
David Karp'ın kullandığı takma adlar şunlardır:
- Wallace Ware
- Adam Singer
Bu takma adlardan Adam Singer ismini, 1953
yılında yayımlanan Platoon (Takım) adlı romanında kullanmıştır. Karp'ın
ilk romanı The Big Feeling 1952'de yayınlanmış olup, Platoon
(1953) dahil olmak üzere ondan sonraki on romanından bazılarını bu takma
adlarla yayımlamıştır.
Gizli Örgütler Hakkındaki Yazıları ve Düşünceleri
David Karp'ın gizli örgütler konusundaki
en belirgin eserleri The Brotherhood of Velvet (Kadife Kardeşliği) ve
bunun daha sonra TV filmine uyarlanan versiyonu The Brotherhood of the Bell
(Çan Kardeşliği)'dir.
Çan Kardeşliği'nin Yapısı ve Amaçları
- Bu eserler, dünya
hakimiyetini hedefleyen ve Masonik yapılanmaya sahip elit/gizli bir
topluluğu konu alır.
- Kardeşlik, üyelerine acımasız
uygulamalar yoluyla zenginlik ve güç kazandırmaktadır.
- Örgüt, üyelerinin
kendilerine veya konumlarına zarar vermeyecek gibi görünen görevleri
yerine getirmelerini isterken, asıl amacı yönetimde kendi kontrol
ettikleri kişilerin bulunmasını sağlamaktır.
- Bell Kardeşliği, 200
yıldan daha eski ve Massachusetts Körfezi Kolonisi'nde kurulmuştur.
- Üyeler, mutlak itaat
yemini ederler.
- Gizli örgütün üyeleri
arasında ABD Başkanı, yüksek makam adayları ve Yüksek Mahkeme
yargıçlarının bile olduğu iddia edilmektedir.
Kontrol Mekanizması ve Kurbanlar
- Romanın/filmin kahramanı Profesör
Andrew Patterson, 22 yıl sonra lisanstayken katıldığı bu derneğin etik
dışı ve acımasız yüzünü görür.
- Patterson, babasının çok
uluslu şirketinin başarısının ve kendisinin akademik kariyerindeki tüm
seçeneklerin, bursların ve görevlerin, Kardeşliğin bahşettiği gizli
iyilikler sayesinde olduğunu öğrenir.
- Patterson, Bell'den
ayrılmak istediğinde, örgüt onu cezalandırmaya başlar. Bu cezalandırma,
Patterson'ın karısının onu terk etmesi, profesörlükten atılması, ve
babasının multi-milyon dolarlık şirketinin dolandırıcılık iddianamesiyle
karşı karşıya kalıp babasının felç geçirerek ölmesine neden olur.
- Patterson, 22 yıl boyunca
bir atın bir kazığa bağlanıp çayırda serbest sanılması gibi "kasaplık
koyun" gibi beslendiğini fark eder. Kardeşlik, üyelerini uzun
süre bekletip, zamanı geldiğinde onlardan sadakat eylemi talep etmektedir.
Komplo Teorilerine İşaret Edilen Konular
- Karp, bu eserinde komplo teorilerinin yarattığı belirsizliği vurgular:
Bu olaylar gerçek bir komplo mudur, yoksa karakter (Jim/Andrew
Patterson) aklını mı kaçırmış ve paranoyak şizofreninin sonucu olarak her
şeyi hayal mi etmiştir?.
- Patterson'ın gizli örgüt
hakkındaki iddiaları, bir televizyon programında alay konusu olur ve
dinleyiciler tarafından bu örgütün aslında bir "Yahudi
komplosu" veya "Amerika Birleşik Devletleri'nin siyasi,
ekonomik ve dini kontrolünü ele geçirmek için Roma'daki gizli Kardinaller
Koleji tarafından oluşturulmuş yeraltı Katolik örgütü" olduğu
iddialarıyla karşılaştırılır.
- Patterson'ın hikayesine inananlar, eğitimsiz, aptal ve dünyada
inanacak hiçbir şeyi olmayan kişiler olarak resmedilir.
İşaret Ettiği Temel Konular
David Karp, eserlerinde insan davranışlarının ve
sosyal sistemlerin karmaşık doğasına dikkat çekmiştir:
- Bürokratik
Akıl ve Amacın Yitirilmesi:
Büyük ve kurumsallaşmış organizasyonlarda ("Dipartimento" gibi),
memurların uzun süredir görevlerini yerine getirirken işlerinin gerçek
amaçlarını dikkate almadıkları için aptallıklar ve sapmaların ortaya
çıktığı belirtilir. Bu durum, görevlerini amaçlarını anlamadan yerine
getirenlerin olduğu büyük organizasyonların kaçınılmaz bir sorunudur.
- Otorite ve Şefkat Dengesi: Karp,
doktorlar gibi güçlü konumlardaki kişilerin, güç sahibi oldukları için
zayıf olanlara karşı kibar davrandığını öne sürer. Bu, gücün getirdiği
üstünlük duygusuyla ilgilidir ve Devlet'in (Dipartimento) zayıf olanlara
(Birey/Burden) karşı bu gücünü sergilememesi gerektiği anlamına gelir.
- Zenginliğin Kaynağı ve Sahte Özgürlük: Çan
Kardeşliği eserinde, zenginliğin iyi şanstan değil, gizli bir örgüt
tarafından sağlanan imkanlardan geldiği gösterilir. Patterson, 22 yıl
boyunca farkında olmadan örgütün imkanlarını kullanmış ve zamanı
geldiğinde bedelini ödemek zorunda kalmıştır.
- Gizli Güç Yapıları: Karp, Çan
Kardeşliği üzerinden, zengin, nüfuzlu adamlardan oluşan, beyaz
Anglo-Sakson Protestan Mafyası olarak tanımlanan süper gizli bir
örgütün varlığını işaret eder. Bu yapının, siyah erkekler, kadınlar ve
çocuklar tarafından iyi bilinen "Amerika Birleşik Devletleri'nin
beyaz güç yapısı" olduğu ileri sürülür.
David Karp'ın (romancı) kendisi, New York'ta
doğmuş bir Amerikalı yazar olup, eserlerinde sıklıkla siyasi dogmaları,
bireyselliği ve toplumsal çürümeyi ele almıştır. Karp, Yahudi kimliğini ve
Yahudi konularını, karakterlerinin geçmişleri, siyasi deneyimleri ve içinde
bulundukları toplumun çelişkileri üzerinden derinlemesine işlemiştir.
İki Kitap
"Çan Kardeşliği" (The Brotherhood of
the Bell)
David Karp'ın "Çan Kardeşliği" (The
Brotherhood of the Bell) adlı eseri, onun komplo teorileri ve totaliter güç
yapıları üzerine olan felsefesinin merkezinde yer alır. Eser, ilk olarak 1952
yılında "Kadife Kardeşliği" (The Brotherhood of Velvet)
adıyla yayımlanan bir romandır ve daha sonra 1970 yılında David Karp'ın yazdığı
senaryoyla televizyon filmi olarak uyarlanmıştır.
İşte bu kitap ve filmin kimliği, konusu ve ana
temaları hakkında kapsamlı bilgiler:
I. Eserin Kimliği ve Yapısal Gelişimi
|
Özellik |
Kitap (The Brotherhood of Velvet) |
Film (The Brotherhood of the Bell) |
|
Yazar / Senarist |
David Karp (Romancı) |
David Karp (Senaryo) |
|
Yayım Yılı / Vizyon Tarihi |
1952 |
17 Eylül 1970 (TV Filmi) |
|
Romanın Alternatif Adı |
The Brotherhood of the Bell |
Daha önce 1958 yılında Studio One bölümü
olarak çekilen romana dayanır |
|
Tür |
Kara film tadında incelikle işlenmiş gerilim
romanı |
Dram, Gerilim |
|
Başrol Oyuncusu |
Jim Watterson (Kitabın anlatıcısı) |
Glenn Ford (Prof. Andrew Patterson) |
|
Yönetmen |
N/A |
Paul Wendkos |
Not: Kitap başlangıçta Lion Books tarafından "Kadife
Kardeşliği" adıyla yayımlanmıştır, ancak bu adın kitabın edebi yönünü
gölgede bıraktığı ve ucuz pazarlama taktiği olduğu düşünülmüştür. Yorumcular
Karp'ın aslında "Çan Kardeşliği" adını kullanmak istediğini, Kadife
Kardeşliği'nin ise kitapta hiç yer almayan çocuksu bir metafor olduğunu
belirtir.
II. Çan Kardeşliği Tarikatı Hakkında Bilgiler
Çan Kardeşliği (The Brotherhood of the Bell),
David Karp'ın kurgusal dünyasında dünya hakimiyetini hedefleyen, son derece
gizli ve elit bir topluluktur.
1. Kardeşliğin Amacı ve Gücü
Kardeşlik, masonik yapılanmaya sahip bir tarikat
olarak tasvir edilir.
- Asıl Hedef: Amacı finansal zenginlikten
ziyade, "Yönetimde kendi ve kontrol ettikleri kişilerin
bulunmasını" sağlamaktır. Bu örgütler, para basitleştiği için
zaten zenginliği bulmaktadırlar.
- Acımasızlık ve Gizlilik: Örgüt,
bağlı olanlara acımasız uygulamalar yoluyla zenginlik ve güç
kazandırır. Topluluk 200 yılı aşkın bir süredir aynı törenle üyeler
almakta ve sürekliliğini mutlak itaate bağlamaktadır.
- Kontrol Mekanizması: Tarikat,
üyelerinin yaşamlarını uzun yıllar boyunca kontrol edebilir. Prof. Andrew
Patterson'ın babasının (Mike Patterson) şirketinin başarısının ve
Andrew'un kariyerindeki tüm seçeneklerin, bursların ve görevlerin, Kardeşliğin
emriyle bahşedilen gizli iyilikler olduğu 22 yıl sonra ortaya çıkar.
Patterson'a, bu süre zarfında kendini özgür sanan, çayırda kazığa bağlı
bir ata benzetildiği söylenir.
2. Kurgusal Gerçeklik ve Komplo Teorileri
Eserin kendisi, komplonun gerçekliği konusunda
okuyucuyu sürekli şüphede bırakır.
- Kitabın üzerinde sürekli "belirsiz bir aura" dolaşır;
hikaye gerçekten bir komplo mudur, yoksa ana karakter Jim/Andrew aklını
mı kaçırmıştır ve her şeyi paranoyak şizofreni sonucu mu hayal etmiştir.
- Buna rağmen, kaynaklarda, internetteki komplo teorisyenlerinin web
sitelerinde Çan Kardeşliği'nin gerçek bir gizli topluluk olduğuna
dair referanslar bulduğu belirtilmiştir.
III. Ana Konu ve Şantaj Olayları
Roman ve film, başarılı üyelerinden istenen,
masum bir görünen ancak korkunç sonuçları olan bir görev etrafında döner.
1. Kitap (Jim Watterson ve Clark)
Romanın ana karakteri Jim Watterson,
Kardeşlik tarafından, en yakın arkadaşı Clark'ı Dışişleri Bakanlığı'ndaki üst
düzey görevinden istifa ettirmesi için manipüle edilir.
- Şantaj Aracı:
Kardeşlik, Jim'in Clark'ı ikna etmesine yardımcı olmak için, Clark'ın
gençken girdiği eşcinsel cinsel ilişkilere dair belgeler sunar.
- Kitabın Teması: Jim, bu
sırrın "herhangi bir erkeğin itibarı için olabilecek en kötü ve
tamamen yıkıcı sır" olduğuna inanır. Jim görevi yerine getirir
ancak pişman olur ve Kardeşliği ifşa etmeye karar verir. Bu tema, dönemin
popüler "eşcinsel panik" romanlarının zihniyetini
yansıtmaktadır.
2. Film (Andrew Patterson ve Dr. Horvathy)
Filmin ana karakteri Prof. Andrew Patterson,
mezun olduğu St. George Koleji'ne geri döner ve Çan Kardeşliği'nin lideri Chad
Harmon'dan bir görev alır.
- Şantaj Aracı:
Patterson'dan, Dilbilim Koleji Dekanlığı'nı isteyen Kardeşlik üyesi için
yolu açması istenir. Patterson, faşizm/Nazi ve Komünizm'den kaçan bir
mülteci olan Dr. Konstantin Horvathy'nin görevi reddetmesini sağlamakla
yükümlüdür. Patterson'a, Horvathy'nin anavatanının hükümetine gönderildiği
takdirde 30'dan fazla kişi için ölüm cezasına neden olacak kaçış
dosyaları verilir.
- Trajik Sonuç:
Patterson, Horvathy'yi ikna edemeyince dosyaları gösterir ve Horvathy
intihar eder. Pişmanlık duyan Patterson, Kardeşliğin eylemlerini halka
açıklamak ister.
- Örtbas ve İtibar Kaybı:
Patterson, kayınpederi Masters'a güvenir, ancak Masters dosyaları Bell
Kardeşliği'ne gizlice yardım eden bir ajana (Thaddeus Burns) verir.
Federal Güvenlik Servisi (FBI'ın kurgusal versiyonu) Patterson'ın Burns
adında bir ajanla konuşmadığını ve binaya girdiğine dair kayıt olmadığını
iddia ederek, Patterson'ın akıl sağlığı sorunu yaşadığını öne sürer.
- Medyatik İnfaz:
Patterson, bir TV programında Kardeşliği ifşa etmeye çalıştığında,
hikayesinin "haber değeri" kalmadığı söylenir.
İzleyiciler ise bu örgütün beyaz güç yapısı, Yahudi komplosu
veya Roma'daki gizli Kardinaller Koleji tarafından oluşturulmuş yeraltı
Katolik örgütü olduğunu iddia ederek konuyu saptırırlar. Program
sunucusu, Patterson'ın karısını kaybettiğini, işini kaybettiğini ve
babasının mali çöküntüyle karşı karşıya olduğunu söyleyerek, onu bir "aptal"
(ding-a-ling) olarak damgalar.
IV. Filmin Ödül Adaylığı
The Brotherhood of the Bell filmi,
sinematik yönleri zayıf kalsa da konusu nedeniyle dikkat çekmiştir. Yönetmen
Paul Wendkos, 1971 yılında Amerika Yönetmenler Birliği tarafından "televizyondaki
olağanüstü yönetmenlik başarısı" için aday gösterilmiştir. Film, 2000
yapımı Kafatasları (The Skulls) filmiyle tematik olarak benzerlik
göstermektedir.
"Kadife Kardeşliği" kitabı hakkında kapsamlı
bir açıklama
David Karp'ın 1952 yılında yayımlanan romanı "Kadife
Kardeşliği" (The Brotherhood of Velvet), yazarın komplo
teorileri, siyasi yozlaşma ve ahlaki çöküş temalarını işlediği, kara film
tadında incelikle işlenmiş bir gerilim romanıdır.
Ancak kaynaklar, kitabın asıl edebi içeriği ile
yayıncı tarafından ticari kaygılarla seçilen ismi arasındaki çarpıcı tezatı ve
bu durumun kitabın algılanışını nasıl etkilediğini detaylıca açıklamaktadır.
I. Eserin Gerçek Kimliği ve İsim Karmaşası
Roman, başlangıçta David Karp tarafından yazılmış
olmasına rağmen, yayınevi (Lion Books) tarafından uygulanan pazarlama
taktikleri nedeniyle isminde ve kapak tasarımında değişiklikler yapılmıştır:
- Orijinal Konu ve Tarikat Adı: Romanın
temelinde, dünya hakimiyetini hedefleyen gizli bir topluluk olan "The
Brotherhood of the Bell" (Çan Kardeşliği) tarikatı yer alır. Jim
Watterson'ın yok etmeye kararlı olduğu grup, hazırlık okulu günlerinde
katıldığı bu kardeşlik tarikatıdır.
- "Kadife Kardeşliği" (The
Brotherhood of Velvet) İsim Seçimi: Romanın
bu ismi alması, yayınevi Lion Books tarafından bir ucuz pazarlama
taktiği olarak yapılmıştır. Bu isim, kitabın içeriğiyle pek ortak
noktası olmayan, şüpheli değerdeki eşcinsel ve lezbiyen kitapları üreten "rezillik"
pazarına ve müstehcen okuma zevklerine hitap etmek amacıyla kitaba
yapıştırılmıştır.
- Yazarın Tercihi:
Yorumcular, Karp'ın kesinlikle kitabın adını "Çan Kardeşliği"
koymak istediğini, mevcut ismin ise kitapta hiç yer almayan,
çocuksu bir metafor olduğunu belirtmektedir. Kitabın kapağında mor
gibi eşcinsel imgelerle ilişkilendirilen renklerin kullanılması da, bu
pazarlama stratejisinin bir parçasıdır.
II. Ana Konu ve Jim Watterson'ın Hikayesi
Romanın ana karakteri ve hikayenin anlatıcısı Jim
Watterson, Kardeşlik tarafından hayatı manipüle edilen ve sonunda kapana
kısılan bir adamdır.
1. Kardeşliğin Kontrolü ve Hedefleri
Kardeşlik, Jim'in hayatını daha iyiye doğru
şekillendirip kontrol etmiştir. Ancak Jim, örgütün gerçek yüzünü, zavallı Ted
Appleton'ın histerik telefon görüşmeleri ve "o piçler" hakkındaki
gizemli yorumlarını duyana kadar fark edemez.
- Appleton'ın Trajedisi:
Kardeşlik, Appleton'ı işinden kovmuş, karısını öldürmeyi başarmış ve
oğlunun West Point'ten mezun olmak üzereyken ordu kariyerini mahvetmiştir.
Watterson, Appleton'a
yardım etmeyi reddettikten sonra, Ted Appleton birkaç gün sonra bir park
bankında beynini patlatarak intihar etmiştir.
2. Şantaj ve İhanet Görevi
Appleton'ın ölümünden sonra Kardeşlik, Jim
Watterson ile şahsen iletişime geçer ve ona korkunç bir görev verir:
- Görevin İçeriği: Jim'den,
kendisinin de üst düzey bir pozisyona sahip olduğu Dışişleri Bakanlığı
ofisindeki en yakın arkadaşı Clark'ı istifa etmeye ikna etmesi
istenir.
- Şantaj Malzemesi:
Kardeşlik, Jim'in istifasını sağlamasına yardımcı olmak için, Clark'ın
gençken girdiği eşcinsel cinsel ilişkilere dair belgeler sunar.
- Toplumsal Yargı: Jim'in
gözünde bu eşcinsel sır, "herhangi bir erkeğin itibarı için
olabilecek en kötü ve tamamen yıkıcı sırdır" ve onu hayatı
boyunca rahatsız edip mahvedecektir.
- Pişmanlık ve İfşa Kararı: Jim,
Kardeşliğin talimatlarını izler, ancak kısa süre sonra yaptıklarından
pişman olur. Artık kapana kısılmış ve kendi hayatını mahvetme planının
kurbanı olan Jim, tek umudunun Kardeşliği ve onların geniş kapsamlı ve
uğursuz gücünü ifşa etmek olduğunu anlar.
III. Ana Temalar ve Karp'ın Üslubu
"Kadife Kardeşliği" romanı, David
Karp'ın keskin üslubunu ve 1950'ler Amerikan toplumuna yönelik acımasız
eleştirilerini içerir.
1. Ahlaki Çöküş ve Cinsel Paranoya
Karp, romanı, 1950'ler Amerika'sındaki
yozlaşmanın ve ahlaki çöküşün bir işareti olarak artan eşcinsel ve diğer
"sapkın" cinsel davranışları kullanarak Jim'in paranoyasını
vurgular.
- Karp'a göre cinsel sapkınlık, kimsenin asla tam olarak unutmadığı
tek şeydi. Eski uyuşturucu bağımlıları ve katiller dahi Amerikan iş
dünyasına kabul edilirken; alenen ifşa olan eşcinseller zorlu ve uzun
bir mücadeleden geçmek zorundadır.
- Bu durum, romanın o dönemin popüler "eşcinsel panik"
romanlarının zihniyetini yansıttığını gösterir.
2. Yozlaşmış Dünya ve Karakterin Düşüşü
Kitap, rüşvet, aşırı seks, aşırı içki ve
aldatmanın her sayfada olduğu yozlaşmış bir dünyayı acımasızca tasvir eder.
- Jim, Kardeşliğin entrikaları yüzünden alaycı bir alaycılığın
batağına derinlemesine düşer ve yabancıların arkadaşı olduğu barlarda
teselli bulmaya çalışır. Bir kokteyl garsonuyla ucuz bir flört rolü
oynarken, haline geldiği şeyden utanır.
- Karp, Jim'in karısı Vivian ile sağlıklı bir heteroseksüel evlilik
içinde olduğunu göstermesine rağmen, Kardeşlik onu göreve gönderdikten
sonra Jim'in yozlaşmaya ve gizli arzulara yenik düşmeye
başladığını, hatta Clark'ın karısına cinsel olarak ilgi duyduğunu anlatır.
3. Gerçeklik mi, Paranoya mı?
Komplo teorileriyle ilgilenen çoğu romanda olduğu
gibi, "Kadife Kardeşliği" üzerinde belirsiz bir aura
dolaşmaktadır: "Bu gerçekten bir komplo mu, yoksa Jim aklını mı kaçırdı
ve paranoyak şizofreni sonucu her şeyi hayal mi etti?". Bu
belirsizlik, romanın gerilimini artırmaktadır. İlginç bir şekilde, internetteki
komplo teorisyenlerinin web sitelerinde Çan Kardeşliği'nin gerçek bir gizli
topluluk olduğuna dair referanslar bulunduğu iddia edilmiştir.
IV. Edebi Değerlendirme
"Kadife Kardeşliği" (Çan Kardeşliği),
David Karp'ın The Big Feeling (1952) adlı ilk romanının hemen ardından
1952'de yayımlanan eseridir. Yorumculara göre Karp, zeki bir yazardır, keskin
bakış açıları ve keskin bir üslubu vardır. Eser, Lion Books'un düşük
kaliteli pazarlamasına rağmen harika bir üslupla yazılmış edebi bir roman
olarak değerlendirilmektedir.
Karp'ın bu romanı, yazarın daha sonra 1970
yılında "The Brotherhood of the Bell" adıyla televizyon
filmine uyarladığı senaryonun temelini oluşturmuştur. Bu film uyarlamasında
başrolü Glenn Ford oynamıştır.
David Karp'ın "Çan Kardeşliği" (The
Brotherhood of the Bell) ve "Kadife Kardeşliği" (The
Brotherhood of Velvet) adlı eserleri, temelde aynı hikayenin farklı isimler
ve formatlarla sunulmuş versiyonlarıdır. Kaynak materyaller, bu iki isim
arasındaki ilişkiyi, özellikle kitabın edebi niteliği ve ucuz pazarlama
taktikleri arasındaki gerilimi vurgulayarak açıklamaktadır.
İşte bu iki eserin karşılaştırmalı ve kapsamlı
incelemesi:
I. Eserlerin Kimliği ve İsim Farklılığının Nedeni
|
Özellik |
"Kadife Kardeşliği" (The
Brotherhood of Velvet) (Roman) |
"Çan Kardeşliği" (The Brotherhood
of the Bell) (Film/Konu) |
|
Yazar / Senarist |
David Karp (1952) |
David Karp (Senaryo) |
|
İsim Kökeni |
Lion Books tarafından ucuz pazarlama taktiği
olarak yapıştırılmış başlık. Kitapta hiç yer almayan, çocuksu bir metafor
olarak tanımlanır. |
Romanın orijinal içeriği olan gizli
kardeşlik tarikatının adı. |
|
Pazarlama Stili |
Eşcinsel ve lezbiyen kitaplarının müstehcen
okuma zevklerine hitap eden "rezillik" pazarına uygun hale
getirilmiştir. |
1970 yılında çekilen önemli bir TV filmi
uyarlaması. |
Önemli Not: Romanın asıl içeriği ve
Kardeşlik örgütünün adı **"The Brotherhood of the Bell"**dir. Karp'ın
eserin adını "Çan Kardeşliği" koymak istediği ve Kadife
Kardeşliği'nin sadece pazarlama amacıyla kullanıldığı düşünülmektedir.
II. Kitap ve Film Arasındaki Konu ve Karakter
Kıyaslaması
Temel komplo ve şantaj mekanizması her iki eserde
de aynıdır, ancak karakter isimleri ve istenen görevler farklılık gösterir.
A. Ana Karakter ve Uğradığı Kontrol
|
Konu |
Roman (The Brotherhood of Velvet) |
Film (The Brotherhood of the Bell)
(1970) |
|
Ana Karakter |
Jim Watterson (Hikayenin anlatıcısı) |
Profesör Andrew Patterson (Glenn Ford
canlandırır) |
|
Kardeşlik Üyeliği |
Jim Watterson, hazırlık okulu günlerinde
katıldığı Kardeşlik tarikatının (Çan Kardeşliği) üyelerinden biridir. |
Prof. Andrew Patterson, 22 yıl önce üye
yapılmış, mezun olduğu San Francisco'daki St. George Koleji'ndeki gizli
topluluğun yeni üye toplantısına katılır. |
|
Yaşam Kontrolü |
Kardeşlik, Jim'in hayatını daha iyiye doğru
şekillendirip kontrol etmiştir. |
Patterson'a, babasının başarılarının ve
kendisinin aldığı her seçeneğin, bursun ve görevin Kardeşliğin emriyle
bahşedilen gizli iyilikler olduğu söylenir. |
B. Şantaj Mekanizması ve Trajik Görevler
|
Görev Detayı |
Roman (Jim Watterson) |
Film (Andrew Patterson) |
|
Hedef Kişi |
En yakın arkadaşı Clark (Dışişleri
Bakanlığı'nda üst düzey pozisyon). |
Dr. Konstantin Horvathy (Dilbilim
Koleji Dekanı). |
|
İstenen Eylem |
Clark'ın Dışişleri Bakanlığı'ndaki işinden istifa
ettirilmesi. |
Dr. Horvathy'nin kendisine teklif edilen
Dekanlık görevini reddetmesinin sağlanması. |
|
Şantaj Malzemesi |
Clark'ın gençken girdiği eşcinsel cinsel
ilişkilere dair belgeler. Jim'e göre bu, "herhangi bir erkeğin
itibarı için olabilecek en kötü ve tamamen yıkıcı sırdır". |
Horvathy'nin anavatanının hükümetine
gönderildiği takdirde 30'dan fazla insan için ölüm cezasına neden
olacak kaçış dosyalarının fotoğrafları. |
|
Sonuç |
Jim, talimatlara uyar ancak yaptıklarından pişmanlık
duyar ve Kardeşliği ifşa etmeye karar verir. Ted Appleton adında bir
karakter de Kardeşlik yüzünden mahvolur ve park bankında beynini
patlatarak intihar eder. |
Patterson, Horvathy'yi ikna edemeyince
dosyaları gösterir ve Faşizm/Nazi ve Komünizm'den kaçan mülteci olan Horvathy
intihar eder. Patterson pişmanlık duyar ve Kardeşliği halka açıklamak
ister. |
III. Ortak Temalar ve Kardeşliğin
Karakteristikleri
Hem kitap hem de film, David Karp'ın komplo
algısını yansıtan ortak derin temaları paylaşır:
- Mutlak İtaat İsteği:
Kardeşliğin sürekliliğinin tek bir şeye bağlı olduğu vurgulanır: mutlak
itaat. Üyelerden ne istenirse (22 yıl içinde veya asla) o bedelin
gelecekte ödeneceği belirtilir.
- Paranoya ve Akıl Sağlığı Şüphesi:
Kardeşliği ifşa etmeye çalışan kahramanın akıl sağlığı sürekli sorgulanır.
Hem Jim Watterson hem de Andrew Patterson'ın hikayesi üzerinde "bu
gerçekten bir komplo mu, yoksa akıllarını mı kaçırdılar"
sorusunun belirsiz aurası dolaşır.
- Hükümet/Medya Tarafından İhanet: Patterson,
ifşa etme girişiminde bulunduğu Federal Güvenlik Hizmetleri (FBI'ın
kurgusal versiyonu) ajanı Burns'ün, Kardeşliğe gizlice yardım ettiğini
öğrenir. Resmi makamlar, Patterson'ın binada bulunduğuna dair kayıt
olmadığını iddia ederek, onun "önemli ölçüde duygusal stres
altında" olduğunu ileri sürer. Medya ise onu "aptal"
(ding-a-ling) olarak damgalar.
- Komplo Amaçları: Kuruluş
için para basit bir meseledir; amaç "yönetimde kendi ve kontrol
ettikleri kişilerin bulunmasıdır". Filmde, Patterson'ın babasının
çok uluslu şirketinin teklifleri, sözleşmeleri ve müzakereleri asla
kaybetmemesinin Kardeşlik sayesinde olduğu belirtilir.
- Gerçekçi İfşa Çabaları:
Patterson, yerel bir televizyon talk show'una çıkarak halka seslenir.
Ancak sunucu Bart Harris, hikayesinin artık "haber değeri
taşımadığını" söyler ve "hiçbir şeyin bu TV lensinden daha
hızlı yalan söyleyemeyeceğini" belirtir. Bu, medyanın gerçeği örtbas
etmedeki rolünü vurgular.
IV. Eserlerin Edebi ve Kültürel Değeri
Kaynaklar, Kadife Kardeşliği romanının
düşük kaliteli ucuz heyecan kitaplarıyla birlikte pazarlanmasına rağmen,
aslında zeki bir yazar olan Karp tarafından kaleme alınmış, kara film
tadında bir gerilim romanı ve edebi bir roman olduğunu
belirtmektedir. Eser, David Karp'ın The Big Feeling, One ve All
Honorable Men gibi diğer romanlarıyla aynı döneme aittir. Film uyarlaması
ise 1971'de Amerika Yönetmenler Birliği tarafından "televizyondaki
olağanüstü yönetmenlik başarısı" için aday gösterilmiştir.
Karp'ın bu eserleri, gizli topluluklar
konusundaki komplo teorilerinin yükselişini ele alan erken dönem
örneklerindendir ve internetteki bazı komplo teorisyenlerinin web sitelerinde
dahi "Çan Kardeşliği'nin gerçek bir gizli topluluk olduğuna dair
referanslar" bulunduğu iddia edilmiştir.
I. Yahudilik Üzerine Karp'ın Düşünceleri ve
Felsefesi
Karp'ın eserlerinde, Yahudi kimliği ve tarihinin,
bireyin siyasi ve kültürel konformizme karşı duruşunda merkezi bir rol oynadığı
görülür.
1. Holokost ve Nazi Zulmü Bağlamı
Kaynaklar, Karp'ın eserlerinde Holokost'a ve Nazi
dönemine doğrudan göndermeler yapıldığını göstermektedir:
- Anti-Semitizmin Vahşeti: The Last Believers (Son İnananlar) romanında,
anlatıcı (Cameron), Ukraynalılar hakkında konuşurken, onların "dünyadaki
en kana susamış Yahudi nefret edenler" arasında olduğunu ve Nazilerin Rus
Yahudilerinin katliamının büyük bir kısmını onlara bıraktığını
belirtmektedir. Bu, Nazi dönemi zulmünün tarihsel gerçekliğine
yapılan acı bir vurgudur.
- Nazi Liderlerinin İkna Mekanizmaları: Hollywood'da geçen bir
sahnede, stüdyo yöneticisi Felixson, Nazilerin kanının Yahudilerin elinde
olduğu bir dönemde parayı düşünecek bir canavar olup olmadığını sorarak
Nazi karşıtı faaliyetlere bağış yaptığını savunur. Bu, Yahudi iş
insanlarının bile, ticari kararlarını savunurken Nazi/Holokost gerçeğini
nasıl kullandığını ve manipüle ettiğini gösteren bir durumdur. Felixson,
"bu burunla Naziler için film çeker miydim?" diyerek kendisini
bu suçlamalardan korumaya çalışır.
- Toplama Kampları Kurbanları: Çan
Kardeşliği filminde, örgütün tehdit ettiği Dr. Horvathy'nin tüm
ailesinin bir toplama kampında öldürüldüğü belirtilir. Bu durum,
Horvathy'nin şantaja maruz kalmasının ardındaki trajik kişisel geçmişi
oluşturur.
- Reichsbank ve SS Yağması: James
Stewart Martin'in kitabından yapılan alıntılar, Reichsbank Başkan
Yardımcısı Emil Puhl'ün, SS yağmasını ve Auschwitz ile diğer
ölüm kamplarından gönderilen altın dişler, mücevherler ve diğer değerli
eşya torbalarını alıp elden çıkardığını ortaya koymaktadır. Puhl'ün,
Uluslararası Ödemeler Bankası'nda (Bank for International Settlements)
Alman üyesi olması, eritilmiş altının uluslararası planda elden
çıkarılması için onu ideal bir "paravan" yapmıştır. Bu, Holokost
sırasında gerçekleştirilen ekonomik suçların boyutunu ve uluslararası
finans kurumlarıyla olan bağlantılarını göstermektedir.
- Askeri Koruma İddiası: Bir
askeri sorgulama sırasında, sorgulanan karakterin Yahudi inancına sahip
Amerikalıların savaşta öldüğünü ileri sürerek "koruma"
istemesi, komünist taktiği olarak reddedilmiştir.
2. İsrail Konusu ve Siyonizm
David Karp,
İsrail'i bağımsızlık ve hayatta kalma mücadelesinin sembolü olarak ele alır:
- Mücadele Sonucu Elde Edilen Bağımsızlık: The
Day of the Monkey romanında, Dr. Luba, Yakın Doğu'daki uluslara dikkat çekerek, hepsinin
uyuşuk ve tembel devletler olduğunu, ancak küçük İsrail Devleti'nin
istisna olduğunu belirtir. Luba, bağımsızlığın kolay kazanılması
halinde kolay kaybedildiğini, ancak İsrail gibi savaşanların
zaferlerinin meyvelerini daha iyi değerlendirdiğini savunur.
- Piyon Olmayı Reddetmek: Bir
Yahudi kadının (Lisa Weiss) İsrail'de yaşama tecrübesi, zorluklara ve
tehlikelere rağmen kendi kaderini tayin etme isteğiyle ilişkilendirilir. Lisa'nın kardeşi,
Yahudilerin kendilerine bir yer bulduklarında, "tuvalet kâsesi
yapmak" ya da "temizlemek" gibi ne gerekiyorsa yapmaları
gerektiğini söyler. Kardeşi, Lisa'nın sanata olan bağlılığını,
Hitler geldiğinde onu koruyamayan Avusturyalı sanatseverlere güvenmekle
kıyaslayarak eleştirir. "Bir Yahudi'nin gidecek bir yeri
olduğundan beri nerede görülmüş?" diye sorarak, İsrail'in
varlığının önemini vurgular.
3. Yahudi Kimliği ve Toplumsal Uyum (Leave Me
Alone)
Karp'ın Leave Me Alone (Beni Yalnız Bırak)
romanında, banliyö yaşamında Yahudi kimliğinin toplumsal uyum (konformizm)
baskısı altında nasıl yer aldığına dair önemli bir diyalog yer alır:
- Yerel Çıkarlar ve Dışlanma: Oakstown'daki (banliyö) bir
kütüphane meselesinde, Arthur Douglas, Yahudilerin bu meseledeki ilgisini
sorgular. Marcus, Yahudilerin, ortak dinleri ve tapınak üyelikleri
temelinde ortak çıkarlara sahip olduklarını inkar etmez, ancak bunun
kütüphaneyi ele geçirme yönünde bilinçli bir çaba olmadığını söyler.
- Konformizm ve Savunma Mekanizması:
Arthur’ın Barney Steel ile konuşmasında, Arthur, Steel'e Wexler'lar gibi
Yahudilerin banliyöde neden mutlu olamayacağını sorar. Steel'in yanıtı,
Yahudilerin entelektüel eğilimleri ile dünyanın kayıtsızlığı arasındaki
çatışmayı vurgular:
- "Senin gibi,
[Wexler'lar] da zihinsel şeylere önem veriyorlar ve dünyanın çoğu
umurunda bile değil ve dahası, önemseyen insanlara da dostça davranmıyor.
Ne yapmamız gerekiyor? Kendimizi mi yok edelim? Ya da, ne olduğumuzu
kendimize saklayıp, geri kalan dünya ile paylaşılacak ne varsa onu mu
paylaşalım?".
- Steel, bu durumu taviz
(uzlaşma) olarak nitelendirir ve gençlerin tavizi kirli bir kelime olarak
görmesine rağmen, tavizin hayatı katlanılabilir kıldığını söyler.
Bu, Yahudi entelektüellerinin, düşmanca veya kayıtsız bir toplum içinde
varlıklarını sürdürmek için geliştirdikleri bir hayatta kalma
felsefesidir.
- Yahudilik Başlangıçların Kökeni Olarak: Yazar J.
H. Sprague, Arthur Douglas ile yaptığı bir konuşmada, "Tekvin
(Genesis) başlangıç demektir. Başlangıcın kaydıdır. Eski Ahit'te yer alır,
çünkü her şey Yahudilerle başlar" ifadesini kullanır.
II. Yahudilerin Dünyevi Planda Aşağılayan
Liderlerden İntikam Alma Konusu
Karp'ın
eserlerinde, Yahudilerin intikam almasından ziyade, baskıcı ideolojilerin
kendi kendini yok etme eğilimi ve komünizm/faşizm gibi sistemlerin
kurbanları üzerinde durulmuştur. Ancak, Yahudi karakterlerin veya onlarla
bağlantılı yapıların, kendilerine zarar veren veya onları aşağılayan sistemlere
karşı koyuş biçimleri mevcuttur.
1. Kurgusal Komplo Teorileri ve Yahudi Karşıtlığı
Karp'ın gizli örgütler hakkındaki kurgusu, komplo
teorilerinin Yahudi karşıtı unsurlarla nasıl karıştırılabileceğine dair bir
gözlem sunar:
- "Yahudi Komplosu" İddiası: Çan
Kardeşliği romanının (ve film versiyonunun) ana karakteri Andrew
Patterson, gizli örgüt hakkındaki iddialarını kamuoyuna açıkladığında,
dinleyicilerden biri bu örgütün aslında bir "Yahudi komplosu"
olduğunu iddia etmiştir.
- Komünist
Hissi: The
Last Believers romanında, Komünist Parti içinde olup, Yahudi
düşmanlığı yapan Ukraynalılara karşı duyulan nefret dile
getirilmiştir.
2. İntikamın Yerine Geçen Mücadele: İdeolojiye
Karşı Birey
Karp, intikam arayışından ziyade, ahlaki
ilkelere bağlı kalmanın önemini vurgular. Baskı ve haksızlık, bireyleri
intikama değil, doğruluk arayışına yöneltir:
- Yanlışların Geri Alınması: The
Last Believers'daki Cameron, oğluna (Abram) Komünist Partisi'nin
manipülasyonunu anlatarak, onu "sahte bir dava için vatandaşlıktan
vazgeçmekten" vazgeçirmeye çalışır. Bu, Cameron'ın kendi gençlik
hatasından "intikam" değil, oğlunu kurtarma çabasıdır.
- İdeolojik Sapkınlığın Çürümesi: Karp'ın
felsefesi, ister adanmış kapitalist ister adanmış komünist
olsun, insanlığa insan olarak değer vermeyenlerin arasında "kıl payı
fark" olmadığı yönündedir. Nazizm, kapitalizm ve komünizmin
(kaynaklarda bahsi geçenler), bireysel insanları yok sayarak kendilerine
verdikleri zarardır.
- Kurgusal Karşılık: Çan Kardeşliği filminde Patterson,
kendisine ve ailesine zarar vermeye çalışan örgüte "adil bir
uyarı" verir ve sessizliğini bozarak dünyanın öbür ucundan
duyulacak bir sesle ifşa edeceğini söyler. Bu, intikamdan ziyade,
kurgusal bir gizli güce karşı ahlaki bir meydan okuma eylemidir.
Patterson'ın babası, Bell'in (Kardeşlik) kendilerini zengin ettiğini,
ancak şimdi onu yok etmek için yola çıktığını söyler; Patterson ise
babasına Bell'e inanmadığını söyleyerek akıl sağlığının yerinde
olduğunu kanıtlama mücadelesi verir.
Sonuç olarak,
David Karp'ın eserleri, Yahudilerin maruz kaldığı soykırımı ve anti-Semitizmi
(Ukraynalıların Yahudi nefretine katılımı gibi) sert bir dille kayda
geçirirken, İsrail Devleti'ni mücadeleyle elde edilmiş, güçlü bir ulusal varlık olarak
konumlandırmıştır. İntikam teması yerine, Yahudi karakterler ve entelektüeller
(özellikle Leave Me Alone'da), toplumsal konformizme ve siyasi
dogmaya karşı bireysel bütünlüğü ve entelektüel özgürlüğü koruma mücadelesi
vermeyi merkeze almıştır.
J. Edgar Hoover ve FBI
David Karp'ın eserleri ve kaynaklarda sunulan
bilgilere göre, David Karp'ın (romancı) J. Edgar Hoover veya FBI
(Federal Soruşturma Bürosu) hakkındaki düşünceleri, genellikle bu
kurumların kitlesel histeri, siyasi damgalama ve gizli örgütler
tarafından manipülasyona açık olma potansiyeli bağlamında kurgusal olarak
ele alınmaktadır.
Karp, kurgusal eserlerinde, bu tür güçlü federal
kurumları, sıklıkla ironi ve derin şüphecilikle tasvir etmiştir:
I. J. Edgar Hoover ve FBI
(Açık Referanslar)
Karp'ın romanlarında J. Edgar Hoover ve FBI'a
yapılan doğrudan göndermeler, genellikle sıradan insanların siyasi paranoyasını
ve bu kurumların baskıcı otoritesini temsil eder:
- Siyasi Histerinin Hedefi Olarak FBI: Karp'ın The
Sleep-Walkers (Uyurgezerler) romanında, bir karakter olan Mrs.
Schapiro, "Truth Seeker" (Gerçek Arayanlar) adlı bir grup
hakkında duyum aldığında hemen harekete geçer ve FBI'a yazmaya karar verir.
Schapiro'nun tepkisi, FBI'ın siyasi muhalifleri veya alışılmışın dışındaki
grupları bastırmak için nihai araç olarak görüldüğünü gösterir:
- Mrs.
Schapiro, bu kişilerin "kesinlikle Komünist olması
gerektiğini" düşünür ve onlara "güzel uzun cezalar"
ve "iyi huylu bir Yahudi değil, kötü niyetli bir yargıç"
vermesi için Tanrı'ya yalvarır.
- Bir dosya kaydı "Dear
J. Edgar Hoover," (Sevgili J. Edgar Hoover) ifadesiyle başlar,
ancak metin uzmanları tarafından bu yanlış başlangıcın düzeltilmesinin
altı hafta sürdüğü belirtilir. Bu, Hoover'ın isminin bürokratik bir
kurumun bile ötesinde, kişisel bir otorite figürü olarak görüldüğünü vurgular.
- Aynı bağlamda, Mrs.
Schapiro'nun "Bu gece Schapiro J. Edgar Hoover'a yazıyor"
dediği ve bu grupların "Hapishane kuşları, Yahudi nefret edenler,
radikaller" olduğunu iddia ettiği belirtilir.
II. FBI'ın Kurgusal Versiyonu (Federal Güvenlik
Hizmetleri - FSS) ve Gizli Örgütler
Karp'ın komplo temalı romanı The Brotherhood
of the Bell (Çan Kardeşliği) ve Kadife Kardeşliği eserlerinde,
Amerika'daki gizli güç yapılarını araştıran devlet kurumları tasvir edilmiştir.
Bu kurumlar, gerçek FBI'ın kurgusal karşılığı olarak işlev görür.
- Komployu Görmezden Gelme: Romanın
ana karakteri Andrew Patterson, Bell Kardeşliği adlı gizli topluluğu ifşa
etmeye çalıştığında, bir ajan olduğunu düşündüğü Thaddeus Burns'e
(Burns'ün aslında Kardeşliğe gizlice yardım eden bir ajan olup olmadığı
belirsizdir) dosyaları verir. Daha sonra Patterson, Federal Güvenlik
Hizmetleri'nden (FSS) bir ajan olan Shepherd'ın ofisine gider.
- Yetkili Kurumun Reaksiyonu: FSS
ajanı Shepherd, Patterson'ın bahsettiği Burns adında bir ajanı
tanımadığını ve Patterson'ın o binaya girdiğine dair hiçbir kayıtları
olmadığını iddia eder. Shepherd, Patterson'a kayınpederinin kendisinin "önemli
ölçüde duygusal stres altında" olduğunu söylediğini aktararak,
Patterson'ın iddialarını akıl sağlığı sorununa indirger.
- Gizlilik ve Aldatma Mekanizmaları: FSS'nin, devlete ait
binalara girerken görülmek istemeyen kişilerle konuşmak için "gizli
ofis" (kapak ofisi) kullandığı belirtilir. Patterson'ın bu gizli
ofis deneyimi, federal kurumların sadece suçluları değil, aynı zamanda
masum vatandaşları da manipüle etmek için karmaşık yöntemler kullandığı
izlenimini yaratır.
III. Adalet Bakanlığı ve Siyasi Baskılar (All
Honorable Men)
Karp'ın iş dünyası ve siyaset arasındaki etik
dışı anlaşmaları konu alan eseri All Honorable Men'e dayanan kaynaklar,
ABD Adalet Bakanlığı'ndaki (Department of Justice) siyasi baskılara işaret
eder. Bu bağlamda, FBI'ın doğrudan adı geçmese de, soruşturma makamlarının
nasıl kısıtlandığı gösterilir:
- Soruşturmaların Kısıtlanması: 1941'de
Başsavcı Francis Biddle'ın, yardımcısı Thurman Arnold'un
uluslararası anlaşmalarla ilgili soruşturmasından rahatsız olduğu ve
Thomas G. Corcoran'ın Sterling Products, Inc. adlı bir ilaç firması adına
araya girmesiyle bir antitröst davasını düşürüp, yerine "muvafakat
kararnamesini" kabul ettiği belirtilir. Bu yasal hamle, hükümet
müfettişlerinin (ve dolayısıyla FBI gibi kurumların) soruşturmasını
durdurmuştur.
- Karp'ın kurgusal olmayan eseri Vice President in Charge of
Revolution'da, yazarın kendisine "özel asistan"
pozisyonunu alması için Başsavcıya yardım etmek üzere Adalet
Bakanlığı'nda bir birim organize etmesi teklif edilir.
Karp'ın bu eserleri, Hoover'ın liderliğindeki FBI gibi kurumların,
halkın gözünde hem bir komplo avcısı hem de siyasi baskının bir aracı olarak
görüldüğü, ancak kurgu içinde bu kurumların ya elit gizli örgütler tarafından
alt edildiğini ya da sıradan komplo teorilerine indirgendiğini düşündürmektedir.
Patterson'ın hikayesi, federal güvenlik kurumlarının, büyük güçler tarafından
kolayca aldatılabileceğini veya yalan söyleyebileceğini öne sürmektedir.
David Karp'ın eserleri ve kaynaklarda sunulan
komplo teorileri ve dinler arası ilişkiler bağlamındaki bilgiler doğrultusunda,
Hristiyan dünyası ile Yahudiler arasındaki gizli savaş teması ve küresel
sermayenin Yahudileri neden desteklediği konuları detaylandırılabilir.
David Karp'ın
(romancı ve televizyon yazarı) kendisi 1950 ve 1960'larda komplo ve
totalitarizm konularını ele almış, ve eserlerinde bu tür "gizli güç"
iddialarını incelemiştir.
I. Hristiyan Dünyası ile Yahudiler Arasındaki
Gizli Savaş Teması
Kaynaklarda bu
konuya doğrudan bir "gizli savaş" olarak bahsedilmemekle birlikte, Yahudilik
ve Hristiyanlığın tarihsel olarak birbirini etkileme ve hatta birbirini yok
etme çabası içinde olduğu fikrine, özellikle dinler arası diyalog ve
siyasi-dini komplolar bağlamında değinilmektedir.
1. Yahudi/Hristiyanlık Çatışmasının Edebi ve
Tarihsel Kökeni (Karp'ın Eserlerinde)
David Karp'ın romanları ve kurgusal distopik
eserleri, ideolojik çatışmaların kökenini dini ayrılıklara dayandırır:
- Tarihsel Ereziler (Sapkınlıklar): Karp'ın
distopik romanı One'da, bir karakter (Lark), tarih boyunca
imparatorlukları ve sistemleri yıkan büyük eresi (sapkınlık)
hareketlerinden bahseder. Bu hiyerarşi Yahudilikle başlar:
- "Tek
bir Tanrı'nın Yahudi eresisi, putperest dünyada ilk çatlağı açtı.".
- Yahudi eresinden "Hristiyan
eresisi doğdu", bu da Roma dünyasını böldü.
- Protestan eresisi ise Katolik
dünyasını ayırdı.
- Hristiyanlığın "Sulu Sepken
Yahudilik" Olarak Tanımlanması: Başka
bir bağlamda, dinler üzerine yapılan felsefi bir tartışmada,
Hristiyanların "sulu
sepken Yahudilerden" başka ne olduğu sorusu ortaya atılır (what
are Christians anyway but wishy-washy Jews?). Ayrıca, İsa'nın
kurtarıcı olup olmadığı konusundaki sonsuz tartışmanın saçmalık olduğu
belirtilirken, Hristiyanların O'nun geldiğini söylediği, Yahudilerin
ise hala beklediği ifade edilir. Bu durum, iki din arasındaki temel
anlaşmazlığın ve birbirini tamamlama/kabul etme zorluğunun altını çizer.
2. Modern
Gizli Savaş: II. Vatikan Konsili ve İslam'ı Yok Etme Planı
Kaynakların önemli bir kısmı, Hristiyan
dünyasındaki (Katolik Kilisesi/Vatikan) gizli bir girişimi, İslam dünyasına
karşı yürütülen bir "savaş" veya "işgal" olarak
yorumlamaktadır. Bu planlar, doğrudan Yahudilere karşı bir savaştan ziyade,
Hristiyanlığın küresel hakimiyetini (özellikle Asya ve Türkiye üzerinde) kurma
hedefini içerir, ancak bu planlarda Yahudi figürlerin de kilit rolü olduğu
iddia edilmiştir:
- İslam'ın Ölüm Fermanı: II.
Vatikan Konsili'nin (1962-1965), "Haçlı Seferleri'nin 20.
yüzyıl versiyonu" olduğu ve burada "İslam'ın ölüm
fermanının imzalandığı" iddia edilmektedir. Bu infaz tarihinin
2050 olarak belirlendiği öne sürülmüştür.
- Misyonerlik ve Diyalog: Eskiden
kılıçla gelenler, şimdi "diyalogla" geldiği
belirtilmektedir. Konsil'in amaçlarından biri, Müslüman ülkelerde
misyonerliği tamamen serbest bırakmak için laikliğin dayatılmasıdır
(Dignitatis Humanae belgesiyle).
- Asya'yı
Hristiyanlaştırma Hedefi:
Papa VI. Paul'ün 1964'te Konsil sona ermeden önce, "Üçüncü bin yılda
ise Asya'yı (Türkiye'yi) Hristiyanlaştıralım" açıklamasını
yaptığı iddia edilmiştir. Papa II. Jean Paul'ün de 1999'da aynı hedefi
tekrarladığı belirtilmiştir.
- Yahudi Kökenli Kardinalin Rolü:
Konsil'in gizli mimarının Yahudi asıllı Kardinal Augustin Bea
olduğu iddia edilmiştir. Kardinal Bea, Papa XXIII. Johannes tarafından
'Hıristiyan Birliği Sekreterliği'nin başına getirilmiş, bu dairenin asıl
adının ise 'İslam'ı Ele Geçirme Dairesi' olduğu öne sürülmüştür.
Konsil'in bütün İslam stratejisini Kardinal Bea'nın yazdığı iddia
edilmiştir.
- Nostra Aetate Belgesi: Bu
belge, Türk kamuoyunda hoşgörü olarak algılansa da, aslında
"Müslümanlar da kurtulabilir" ifadesiyle İslam'ı
Hristiyanlığın eksik bir parçası ve alt kolu haline getirme projesi
olarak yorumlanmıştır. Bu belgede Müslümanların "İbrahim'in
çocuklarıdır" denmesi, Yahudilikten Hristiyanlığa geçişi çağrıştıran,
"İbrahim'in asıl çocukları biziz, siz sapmışsınız, gelin bize
katılın" anlamına geldiği iddia edilmiştir.
Bu anlatılara göre, Hristiyan dünyası (Vatikan
liderliğinde) gizli bir savaş yürütmektedir, ve bu savaşın stratejik
mimarisinde Yahudi kökenli bir kardinalin merkezi bir rol oynadığı iddia
edilerek, Yahudi ve Hristiyan unsurların bu küresel "diyalog"
projesinde birleştiği öne sürülmektedir.
II. Küresel Sermayenin Yahudileri Neden Tuttuğuna
Dair Görüşler
David Karp'ın kurgusal eserleri ve kaynaklardaki
komplo teorileri, küresel sermayenin ve gizli örgütlerin işleyişi hakkında
genel bir çerçeve sunar, ancak bu çerçevede Yahudilerin özellikle küresel
sermaye tarafından tutulduğuna veya desteklendiğine dair açık bir felsefi
açıklama bulunmamaktadır. Ancak, komplo teorileri, finansal hakimiyet ve
Yahudi kimliğinin bu komplolara dahil edilmesi bağlamında bilgiler mevcuttur:
1. Kurgusal Gizli Örgütlerde Paranın Önemi (Çan
Kardeşliği)
Karp'ın Çan Kardeşliği romanı/film
senaryosu, elitist gizli örgütlerin (Bell Kardeşliği) finansal mekanizmasına
dair çarpıcı bir görüş sunar:
- Paranın
Basitliği:
Bu tür yapılanmalarda para o kadar "basit bir husustur ki, onlar
zaten parayı buluyorlar".
- Asıl Amaç Kontrol: Örgütün
temel amacının finansal zenginlikten ziyade, "Yönetimde kendi ve
kontrol ettikleri kişilerin bulunmasını" istemek olduğu
vurgulanır.
- Üyelere Sağlanan Faydalar: Örgüt,
üyelere "acımasız uygulamalar yoluyla zenginlik ve güç
kazandırdığını" ve Profesör Patterson'ın babasının şirketinin
başarısının ve Patterson'ın akademik kariyerindeki tüm seçeneklerin,
bursların ve görevlerin "Kardeşliğin emriyle bahşedilen gizli
iyilikler" sayesinde olduğunu öne sürer.
Bu bakış açısına göre, küresel sermaye bu
örgütlerin birincil hedefi değil, bir sonucudur; örgütler siyasi kontrol için
elitleri destekler ve bu elitler arasında Yahudi kökenli bir ayrım yapılmaz
(Patterson'ın örgütü "beyaz Anglo-Sakson Protestan Mafyası" olarak
iddia edilse de).
2. Komplo Teorileri Bağlamında Yahudilerin Hedef
Gösterilmesi
Karp'ın kurgusal dünyası, herhangi bir gizli
komplo iddiasının hızla Yahudi komplosuna dönüştürüldüğünü gösterir:
- Jim Watterson (veya Andrew
Patterson) gizli bir topluluğu (The Brotherhood of Velvet/The Bell)
ifşa etmeye çalıştığında, bir izleyici bu örgütün aslında bir "Yahudi
komplosu" olduğunu iddia etmiştir.
- Aynı tartışma sırasında,
örgütün "Roma'daki gizli Kardinaller Koleji tarafından
oluşturulmuş bir yeraltı Katolik örgütü" olduğu da iddia edilmiş.
Bu durum, Karp'a göre, küresel sermaye tarafından
desteklenme görüşünden ziyade, küresel komplolara dair halk nezdindeki genel
şüphenin ve paranoyanın Yahudi karşıtlığına yönlendirilme eğilimini işaret
etmektedir.
3. Yahudi İdeolojisinin Gücü
Kaynaklarda, Yahudilerin tarihsel olarak güçlü
bir ideolojiye sahip oldukları ve bu ideolojinin küresel değişimlerde etkili
olduğu fikri yer alır:
- Karp'ın eserindeki
totaliter devletin yöneticileri (Lark), Yahudi eresini "dünyayı
bölen" ilk büyük siyasi fikir olarak görmüşlerdir.
- Yahudilerin tarih boyunca kendi kaderlerini tayin etme mücadeleleri ve
İsrail'in "savaşan" bir ulus olarak elde ettiği bağımsızlık,
siyasi zorluklara karşı duruşun ve entelektüel gücün bir göstergesi olarak
sunulmuştur.
Küresel Sermaye ve Yahudi Komplosu
Bu bilgiler, küresel sermayenin Yahudileri
desteklediği sonucuna götürmese de, Yahudiliğin tarihsel ve ideolojik etkisinin
Karp'ın kurgusal eserlerinde ve komplo teorileri bağlamında güçlü bir rol
oynadığını göstermektedir.
David Karp'ın romanları ve özellikle televizyon
yazarlığı kariyeri, sinema ve medyanın yüzeyinin ardındaki kontrol gücüne dair
derin şüpheler ve incelikli komplo teorileri üzerine kurulmuştur. Karp'ın bu
konudaki düşünceleri, kurgusal ancak gerçekçi bir gizli elit örgüt olan "Çan
Kardeşliği" (The Brotherhood of the Bell, diğer adıyla The
Brotherhood of Velvet) üzerinden şekillenir.
Karp'a göre, sinema, medya ve siyasi yüzeyin
arkasındaki komployu kontrol eden güç, bireyin kaderini acımasızca yönetebilen,
siyasi ve ticari nüfuza sahip bir gizli topluluktur.
1. Komployu Kontrol Eden Gücün Yapısı ve Amacı
Karp'ın
kurgusunda ele aldığı bu gizli güç, yani Çan Kardeşliği, dünya
hakimiyetini hedefleyen, Masonik yapılanmaya sahip elit bir dernektir.
- Gizli Gücün Kapsamı: Bu
topluluk, üyelerine acımasız uygulamalar yoluyla zenginlik ve güç
kazandırmakta. Örgütün üyeleri arasında, Jim Watterson'ın üst düzey bir
pozisyona sahip olduğu Dışişleri Bakanlığı gibi devlet kurumlarında
çalışanlar bulunmaktadır.
- Para
Önemsiz, Kontrol Esas:
Örgüt için para o kadar basit bir husustur ki, üyeleri zaten parayı
bulmaktadır. Asıl amaçları, yönetimde kendi kontrol ettikleri kişilerin
bulunmasını sağlamaktır.
- Kariyerleri Şekillendirme: Örgüt,
üyelerinin hayatlarını 22 yıla kadar kontrol edebilir ve
şekillendirebilir. Profesör Andrew Patterson'ın akademik kariyerindeki tüm
seçeneklerin, bursların ve görevlerin, Kardeşliğin emriyle bahşedilen
gizli iyilikler olduğu ortaya çıkar. Karp, bir üyeyi 22 sene boyunca "kasaplık
koyun gibi beslediklerini" ve "çayırda kazığa bağlanmış
atlara" benzettiklerini belirtir; ipi uzun konulmuştur, bu yüzden üye
kendisini özgür sanmaktadır.
2. Medya Yoluyla İfşa ve İtibarsızlaştırma
Karp'ın komplo konulu eserlerinde, medyanın
kendisi, bu gizli gücü ifşa etmeye çalışan kahramanları itibarsızlaştırmak ve
gerçeği örtbas etmek için kritik bir araç olarak işlev görür.
- Gerçeğin "Haber Değeri"ni
Kaybetmesi: Andrew Patterson, Kardeşliği ifşa etmek
için yerel bir televizyon talk show'una çıktığında dibe vurur. Programın yapımcısı Bart
Harris, Patterson'a hikayesinin artık haber değeri taşımadığını
söyler, çünkü "kimseyi oturup fark ettirecek yeni bir şey"
olmamıştır. Bu, medyanın dikkat eşiğini ve kitleleri ilgilendirme
zorunluluğunu, komplonun örtbas edilmesinde nasıl kullandığını gösterir.
- Medya "Gerçek" Algısını Yaratır: Harris,
Patterson'a konuşması için platin değerinde yayın süresi vermeye
çalıştığını söylerken, aynı zamanda medyanın ikiyüzlülüğünü vurgular: "Doğruyu söylersen bu
TV lensi gösterecek. Ama hiçbir şey de bu TV lensinden daha hızlı yalan
söylemez, profesör.". Bu, Karp'ın medyaya olan şüphesini
yansıtır; medya, gerçeği gösterme potansiyeline sahip olsa da, kontrol
eden gücün çıkarları doğrultusunda hızla yalan söyleyebilir.
- Komplonun Paranoya Olarak Sunulması: Jim
Watterson/Andrew Patterson, yaşadığı dehşeti anlattığında, hikayesinin
üzerinde sürekli "belirsiz bir aura" dolaşır. Okuyucu
veya izleyici (ve TV sunucusu) sürekli şu soruyu sorar: "Bu
gerçekten bir komplo mu, yoksa Jim aklını mı kaçırdı ve paranoyak
şizofreni sonucu her şeyi hayal mi etti?". Bu, komplonun
üzerindeki en etkili örtüdür; ifşa eden kişinin akıl sağlığını
sorgulatarak otoritesini yok etmek.
3. Hollywood'un Yozlaşması ve Ahlaki Çöküşün
Sinyalleri
Karp, Hollywood stüdyo iç çatışmalarını ve
medyanın ahlaki çöküşü nasıl yansıttığını da ele almıştır.
- Toplumsal Ahlaki Çöküş: Karp, 1950'ler
Amerika'sındaki ahlaki çöküşü ve yozlaşmayı anlatırken, artan eşcinsel
ve diğer "sapkın" cinsel davranışları sinsi bir işaret
olarak kullanır. Kardeşlik, Jim'i en yakın arkadaşının (Clark)
itibarını mahvetmek için gençken yaşadığı eşcinsel ilişkiye dair belgeler
sunarak manipüle eder, çünkü Jim'e göre bu, "herhangi bir erkeğin
itibarı için olabilecek en kötü ve tamamen yıkıcı sırdır".
- Medyanın Sömürüsü: Yayınevi
Lion Books, Karp'ın eserinin edebi yönünü görmezden gelerek, ucuz
heyecanlara hitap eden "rezillik" pazarına uygun hale getirmek
amacıyla kitabın adını (Kadife Kardeşliği) değiştirmiş ve kapağında
eşcinsel unsurları öne çıkarmıştır. Bu durum, medya ve
yayıncılık sektörünün, derinlikli sosyal eleştiriyi bile yüzeysel ticari
kazanca kurban etme eğilimini gösterir.
4. Modern Medyada Gizli Kontrol İddiaları (Karp
Dışı Bağlam)
Kaynaklar, güncel medyadaki komplo inancına dair
dolaylı bir örneği de sunar:
- Türkiye'de popüler
kültürdeki yeri tartışılan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bir Hollywood filmi
olan Spectral'in bir sahnesinde, ABD ordusunun düşmanı yok ettiği
sırada "subliminal biçimde" yüzünün gösterildiği iddia
edilmiştir. Bu modern iddia, sinema ve medyadaki
görünen yüzün arkasında (subliminal mesajlar yoluyla) bir kontrol ya da
algı operasyonu olduğu inancını pekiştirmektedir, ancak bu Karp'ın
doğrudan bir felsefi çıkarımı değildir.
Karp'ın kendi düşüncesi, sinema ve medyanın dış
yüzeyinin, hırsa kurban olmaya meyilli bireyleri ödüllendiren ve itaat
etmeye zorlayan, acımasız ve geniş kapsamlı gizli bir oligarşi (Çan Kardeşliği)
tarafından sürekli manipüle edildiği yönündedir. Bu gücün karşısında durmaya
çalışanlar ise ya delilikle suçlanmakta ya da hikayeleri "haber değeri"
taşımadığı gerekçesiyle medya tarafından susturulmaktadır.
David Karp'ın gözünden sinema ve medya, okyanus
yüzeyindeki köpüklere benzer: canlı ve hareketli görünür, ancak yüzeyin
metrelerce altında, görünmez ve yavaş hareket eden devasa bir akıntı (gizli
örgüt) suyun her hareketini ve akış yönünü belirler. Medyanın parlak ışıkları
ve sansasyonel hikayeleri, bu derin ve acımasız kontrol mekanizmasının
üzerindeki dikkat dağıtıcı parıltıdır.
David Karp'ın roman yazarlığı ve televizyon
yazarlığı kariyeri göz önüne alındığında, kaynaklarda birden fazla eserinin
sinemaya, özellikle de televizyon filmi veya dizisi formatına uyarlandığı veya
bu eserlerin komplo temalarının güncel medyada tekrarlandığı belirtilmektedir.
David Karp'ın kitaplarından filmlere konu olan
veya kullanıldığı düşünülen başlıca eserler ve yapımlar şunlardır:
I. Doğrudan Filmlere Konu Olan Eserler
- The Brotherhood of Velvet (Kadife
Kardeşliği) / The Brotherhood of the Bell (Çan Kardeşliği) Romanı ve
Uyarlamaları
- Eserin Orijinali: David
Karp'ın 1952 yılında yayımladığı romanı Kadife Kardeşliği (The
Brotherhood of Velvet). Bu roman, dünya hakimiyetini hedefleyen gizli
bir topluluk hakkında incelikle işlenmiş kara film tadında bir eserdir.
Kaynaklar, bu eserin aynı zamanda The Brotherhood of the Bell (Çan
Kardeşliği) olarak da bilinen bir tarikat hakkında olduğunu
göstermektedir.
- Televizyon Filmi Uyarlaması: Bu
roman, 1970 yılında The Brotherhood of the Bell (Çan Kardeşliği)
adlı bir televizyon filmine uyarlanmıştır. Filmin senaryosunu bizzat
David Karp yazmıştır. Film, Paul Wendkos tarafından yönetilmiş ve Glenn
Ford, Rosemary Forsyth, Dean Jagger gibi oyuncular rol almıştır.
- Daha Önceki Uyarlama: David
Karp, senaryoyu bu romanına dayanarak yazmış olup, eser daha önce 1958
yılında Studio One bölümü olarak da çekilmiştir.
- Benzer Film:
Kaynaklarda ayrıca, Çan Kardeşliği temasına benzer bir kurguya
sahip olan Kafatasları (The Skulls) (2000) filminin de bu
yapımla karşılaştırıldığı belirtilmiştir.
- One (Bir)
Romanı
- David Karp'ın 1953 yılında
yayımladığı Bir (One) (diğer adıyla Hiçbir Yere Kaçış
- Escape to Nowhere) adlı distopik romanı. Bu roman, politik baskı
ve totalitarizm konularını ele alır.
- Kaynaklar, bu romanın Aldous
Huxley'in Cesur Yeni Dünya'sı, George Orwell'in 1984'ü
ve Arthur Koestler'in Karanlıkta Öğle'si gibi büyük
distopik romanlarla kıyaslandığını ve bunlarla aynı kategoriye
konulduğunu belirtmektedir. Romanın bir uyarlaması olup olmadığına dair
kesin bir bilgi olmamakla birlikte, bu edebi kıyaslamalar, onun sinema
dünyasını derinden etkileme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.
II. David Karp Tarafından Yazılan Televizyon
Yapımları
Karp, romanlarının yanı sıra televizyon yazarı
olarak da önemli çalışmalar yapmıştır:
- The Plot to Kill Stalin
(Stalin'i Öldürme Komplosu): Bu yapım, David Karp'ın Playhouse 90
için hazırladığı bir televizyon oyunu olup, 1958 yılının en iyi
dramatik programı ödülünü almıştır.
- The Untouchables
(Dokunulmazlar): Karp, bu televizyon dizisi için çeşitli bölümler
yazmıştır.
- The Defenders
(Savunucular): Karp, bu dizi için çeşitli bölümler yazmıştır.
- Hawkins
(1973–1974 televizyon dizisi): Karp, bu televizyon dizisinin hem yaratıcısı
hem de yazarı olarak görev yapmıştır.
III. Karp'ın Eserleriyle İlişkilendirilen Diğer
Filmler
David Karp'ın eserlerinde sıklıkla ele aldığı
"eşcinsel panik" ve siyasi ifşaat temaları, kaynaklarda başka
filmlerle de karşılaştırılmıştır:
- Advise and Consent (İzin ve
Onay): Bir yorumcu, Karp'ın Kadife Kardeşliği romanındaki arkadaşı
Clark'ı ifşa etme görevi hakkındaki bölümü okuduktan sonra, aklına Don
Murray'in gizli kalmış bir senatörü canlandırdığı Advise and Consent
filminin geldiğini belirtmiştir. Bu filmde senatör, cinsel geçmişinin ifşa
edilmesi tehdidi üzerine intihar etmektedir. Bu karşılaştırma, Karp'ın
romanındaki temanın, o dönemin sinemasındaki benzer kurgulara ne kadar
yakın olduğunu göstermektedir.
- Hallelujah Train: Karp'ın Leave Me Alone romanından yapılan alıntılarda, bir Hollywood yazarının (Herb Mandell), dört Akademi Ödülü kazandığı ve 1930'larda "sinema tarihinin en büyük komedi politik hicivlerinden biri" olarak hatırlanan "Hallelujah Train" adlı bir filmden bahsedilmiştir. Bu filmin David Karp tarafından yazılıp yazılmadığı kesin olarak belirtilmemiştir, ancak Karp'ın kariyeri ve Hollywood ortamındaki deneyimleri bağlamında anılmaktadır.
Advise and Consent adlı yapım
hakkındaki kaynaklarınız, bu filmi David Karp'ın The Brotherhood of Velvet
(Kadife Kardeşliği) romanındaki temel bir komplo temasıyla karşılaştıran
yorumlar aracılığıyla kapsamlı bir şekilde açıklamaktadır.
İşte kaynaklarda yer alan bilgilere dayanarak Advise
and Consent filmi hakkındaki özet, ana tema ve detaylı açıklamalar:
Advise and Consent Filmi: Özet ve Ana Tema
Advise and Consent, oldukça
dokunaklı (oldukça dokunaklı) ancak biraz melodramatik (biraz
melodramatik) olarak nitelendirilen bir filmdir.
Ana Tema: Filmin ana teması, gerçek cinselliğini kabul
etmeyi reddeden gizli kalmış bir senatörün karşılaştığı siyasi şantaj ve
toplumsal dışlanmanın trajik sonuçlarıdır.
Kapsamlı Açıklama
1. Karakter ve
Gizli Yaşam
Filmin ana karakteri, zavallı Don Murray
tarafından canlandırılan gizli kalmış bir senatördür. Senatörün tek büyük
günahı (Tek büyük günahı), Donanmada, Orduda veya başka bir yerde
yaşadığı düşünülen bir ilişkidir. Bu geçmiş ilişkisinin ardından, senatörün
daha sonra "heteroseksüel" olduğu söylenmiştir, ancak kendisi evli
bir senatördür.
2. Çatışma ve
Trajedi
- İfşa Tehdidi: Senatör,
yaklaşan bir Senato oylaması nedeniyle cinsel geçmişinin ortaya
çıkarılmasıyla ifşa edilmekle tehdit edildiğinde.
- Sonuç: Tehdide
dayanamayan senatör intihar ediyor.
- Toplumsal Yargı: Kaynaklar,
bu trajedinin yaşandığı dönemde (1950'ler ve 1960'lar Amerikan ahlakı
bağlamında), bu tür bir cinsel ifşanın "en kötü günah" (o
günlerde bu en kötü günahtı) olarak kabul edildiğini belirtmektedir.
3. Oyuncu
Kadrosu Detayı
- Filmde, Charles Laughton kurnaz bir Güneyli senatörü
canlandırmıştır.
- Bu rolün, Charles Laughton'ın son filmi olduğu düşünülmektedir.
David Karp'ın Eserleriyle Bağlantısı
Advise and Consent filmi, David
Karp'ın romanındaki bir olay örgüsüyle doğrudan karşılaştırılmıştır. Bu
karşılaştırma, Karp'ın eserindeki gizli örgüt temalı konunun toplumsal
yankısını anlamlandırmak için yapılmıştır.
- Karp'ın Romanındaki Paralel Konu: Karp'ın Kadife
Kardeşliği (The Brotherhood of Velvet) romanında, ana karakter
Jim Watterson, Çan Kardeşliği (The Brotherhood of the Bell)
adlı gizli örgüt tarafından şantaja uğrar. Jim'den, en yakın arkadaşı
Clark'ın Dışişleri Bakanlığı'ndaki işinden istifa etmesini
sağlaması istenir.
- Şantaj Aracı:
Kardeşlik, Jim'i ikna etmek için Clark'ın gençken girdiği eşcinsel
cinsel ilişkilere dair belgeleri kullanır.
- Ahlaki Yargı Ortaklığı: Jim'in
gözünde, bu sır "herhangi bir erkeğin itibarı için olabilecek en
kötü ve tamamen yıkıcı sırdır". Bu ahlaki bakış açısı, Advise
and Consent filmindeki senatörün intihar etmesine neden olan "en
kötü günah" temasıyla paralellik göstermektedir.
- Karşılaştırmanın Amacı: Bu
kıyaslama, David Karp'ın romanında ele aldığı ve o dönemde sinema
dünyasında da işlenen "eşcinsel panik" ("eşcinsel
panik" romanları) zihniyetini ve gizli cinsel geçmişin bir
bireyin kariyerini ve hayatını nasıl mahvedebileceğini göstermektedir. Bu
durum, Advise and Consent filminde senatörün intihar etmesiyle,
Clark'ın kariyerinin Jim tarafından tehdit edilmesi arasında güçlü bir
tematik bağ kurmaktadır.
İşte David Karp'ın Geleceğe Dair Öngörülerinin
Kapsamlı Bir Dökümü
I. Totaliter ve "Hayırsever" Devletin
Yükselişi
Karp'ın distopik kurgusunun merkezinde, modern
dünyanın temel sorunlarını (yoksulluk, suç, savaş) çözmüş gibi görünen, ancak
bunu bireysel özgürlükleri feda ederek yapan bir devlet yer alır.
1. Radikal Eşitlikçilik ve Mutlak İtaat
Gelecek devleti, "biri bir değerdir"
(one equals one) aksiyomu üzerine kuruludur. Bu, radikal bir
eşitlikçilik ilkesi gibi görünse de, aslında mutlak itaatin ve bireyin
tam olarak uyumunun fiyatını gerektirir.
2. Terör Yerine Rasyonellik
Karp, geçmiş totaliter rejimlerin (Nazi Almanyası
veya Sovyet Rusyası gibi) kılıç ve terörle çöktüğünü gözlemlemiştir.
Gelecekteki devlet ise gücünü kaba kuvvetten değil, "sebep, adalet ve
iyilikseverlikten" alır. Devlet, vatandaşlarını, sistemin iyiliği için
inançlarını sorgulamadan kabul etmeye ikna etmeye çalışır.
- Devletin amacı, "akıl, adalet ve hayırseverlik"
üzerine inşa edilmiş itibarını korumaktır.
- Eski sistemlerde terör, kaçınılmaz isyanı geciktirmekten başka işe
yaramayan, "yıpranmış bir siyasi sistemin acınası tehdidi"
olarak görülmüştür. Yeni sistemde ise terör yerine sistematik psikolojik
manipülasyon kullanılır.
3. Toplumsal Sorunların Sona Ermesi
Karp'ın kurguladığı gelecekte, devletin karakteri
yeniden şekillendirme çabaları meyvesini vermiştir:
- Suç Oranının Sıfırlanması: Suçluluk
neredeyse sıfıra inmiştir.
- Alkolizm ve Ruh Hastalıkları:
Maniciler (ruh hastaneleri) sayısı azalmaktadır ve otuz yaş altındaki
alkoliklerin hastaneye yatırılması söz konusu değildir.
- Bu durum, çocuk suçluluğunun da var olmadığını gösterir. Suç
işleyen tek aktif kişiler, kırklı ve ellili yaşlardaki yetişkinlerdir.
II. Bireyselliğin ve Kimliğin Yok Edilmesi
Karp'ın en ürkütücü öngörüsü, bireysel
kimliğin (individualism) yok edilmesinin devletin uzun süreli başarısının
anahtarı olacağıdır.
1. Kişiliğin Toz Haline Getirilmesi
Lark adlı karakter, Profesör Burden'a (eretiktik
suçuyla yargılanan) uygulanan yöntemin temelini açıklar:
- Lark, Burden'ın
bireyselliğinde ısrar etmesinin, "Devlet ile bin yıllık
yönetim" arasına giren tek engel olduğunu söyler.
- Lark'ın amacı, "bu adamın kimliğini toz haline
getirmektir". Nihai amaç, onu birden (one) sıfıra (nothing)
indirmektir.
2. Karakterin Kapasiteden Önce Gelmesi
Gelecek devletinin eğitim felsefesi, modern
toplumun değerlerini tersine çevirir:
- Eğitimin amacı entelektüel
kapasite değil, karakterdir. Devlet, "dürüst, enerjik,
sadık, güvenilir" insanlar ister.
- Devlet, "zeki
anarşistlere, yetenekli aylaklara, eğitimli alaycılara, zeki
nihillistlere" ihtiyaç duymaz.
- Karp, "karakterin kapasiteden önce gelmesi" gerektiğini öne
süren bu bizarro fikri, kendi dönemindeki yüksek entelektüel eğitim
kurumlarının eleştirisine dönüştürmüştür.
3. Bilimsel İtaat Yöntemleri
Bireylerin dönüştürülmesi, kaba güç yerine
bilimsel ve psikolojik yöntemlerle yapılır:
- Narkotik Sorgulama ve Talimat:
Eretiklere, dirençlerini kırmak ve "kişilik yeniden
yönlendirme" (personality reorientation) sağlamak için
narkotikler (uyuşturucular) altında sistematik olarak talimatlar verilir.
- Ahlaki Terbiye:
Öğrencinin "yeterli olduğu kadarını yapması istenir" ve keyfi
hedeflerle yüklenmesi amaçlanmaz. Ancak devletin asıl istediği,
öğrencinin entelektüel yetenek yerine ahlaki karakter geliştirmesidir.
III. Bürokrasi, Komplo ve Kontrolün Geleceği
Karp, gelecekteki kontrolün, görünmez ve duygusuz
bir bürokratik mekanizma aracılığıyla sağlanacağını öngörür.
1. Yönetimin İnsanüstü Kitaplara Devredilmesi
Karp'ın distopik Dairesi (Department), kişisel
süpervizyon veya karar alma mekanizması olmaksızın işler.
- Burden, kendisini yönetenlerin kim olduğunu sorduğunda Lark, "genel
denetimin aslında bir kitap; bir el kitabı" olduğunu söyler.
- Bu el kitabı, yılların deneyimi ve birçok zeki zihnin çabasıyla
oluşturulmuş aşırı karmaşık bir dizi kural ve norm içerir.
- Burden, bir makine gibi muamele gördüğü gerçeğiyle şoka uğrar. Bu, bireyin
insani karar vericiler tarafından değil, soğuk ve mekanik kurallar bütünü
tarafından yönetileceği geleceğin öngörüsüdür.
2. Sürekli Gizli El Kontrolü
The Brotherhood of Velvet ve The
Brotherhood of the Bell romanları, gelecekte dahi, görünürdeki siyasi
yapıların arkasında gizli, elitist örgütlerin (Bell Kardeşliği) kontrolünün
süreceğini öngörür.
- Bu örgütler, üyelerinin
kariyerlerini ve zenginliklerini (örneğin Patterson'ın babasının
şirketinin başarısı) 22 yıla kadar besleyebilir ve kontrol edebilir.
- Örgütün asıl isteği "yönetimde kendi ve kontrol ettikleri
kişilerin bulunmasıdır". Bu kontrol, mevcut hükümetler varlığını
sürdürürken arka planda devam edecektir.
3. Küresel Hakimiyet ve Uluslararası Ticaretin
Arka Planı
David Karp'ın Murray D. Lincoln ile birlikte
yazdığı Vice President in Charge of Revolution gibi kurgusal olmayan
eserler ise, uluslararası ticaretin ve sanayinin gelecekteki rolünü
vurgular.
- Savaş sırasında dahi Krupp holdinglerinin Hitler döneminde çok
iyi işlediği ve ailenin isteklerinin her zaman saygı gördüğü belirtilir.
- Bu durum, ideolojilerin üstünde, küresel ticaret ve finansın siyasi
güçlerle işbirliği yaparak hayatta kalacağı ve güçleneceği fikrini
destekler.
IV. Öngörülen Kriz ve Direniş
Karp'ın kurgusal gelecek dünyası kusursuz
değildir ve çöküş tohumlarını içinde barındırır.
1. Devrimin Geri Dönüşü
Dr. Wright, Devletin aşırı kontrolünün bir isyana
yol açacağını öngörür:
- Devletin "sertliği
ve esnek olmaması" nedeniyle, yaklaşık yetmiş beş yıl
içinde çözülemez bir krize girecektir.
- Bu krizde, toplumun "en iyi unsurları" (düşünceli,
yetenekli, dürüst, cesur, erdemli insanlar) Devlete karşı çıkacaktır.
- Lark bu öngörüyü ciddiye alır ve bu yüzden Burden gibi entelektüelleri
yakalamanın ve onları dönüştürmenin hayati önem taşıdığını düşünür.
2. Eresinin Kalıcılığı
Karp, nihayetinde, insan doğasının
bireysellikten vazgeçmeyeceğini öngörmektedir.
- Lark, eresinin (sapkınlığın) bir insanın kendisi tarafından kazanılan
bir şey mi, yoksa "içgüdüye ait bir şey mi, bir insan yaratığının
içine o kadar derin yerleşmiş bir şey mi" olduğunu sorgular.
- Commissario'ya göre bu, tohumun "hepimizde" yaşadığı
anlamına gelir ve filizlenmesi sadece doğru koşulları gerektirir. Bu,
bireysel özgürlük tohumunun her zaman var olacağı ve baskıya rağmen
gelecekte isyanı tetikleyeceği öngörüsüdür.
David Karp'ın eserleri ve felsefesi, inanç (iman)
kavramını geleneksel dinler bağlamından çok, bireyin kendisini çevreleyen
siyasi ve toplumsal dogmaya karşı takındığı tavır üzerinden ele alır.
Karp’ın temel çizgisi, sistemlere körü körüne bağlılığa ve sorgulamadan kabul
edilen dogmaya karşı derin bir eleştiri ve şüphedir. Bu tavır, özellikle
distopik romanı Bir (One) ve komplo temalı eserlerinde açıkça
görülür.
Karp'ın inanç
konusundaki çizgisi, "çok fazla inanmak ve çok az anlamak"
ikilemi etrafında şekillenir.
İşte kaynaklar ışığında David Karp'ın inanç ve
inanç sistemlerine dair temel görüşleri:
I. Dogmatik İnanca Karşı Şüpheci Duruş
Karp'ın ana endişesi, bireyin sorgulayıcı
düşüncesini feda ederek bir sisteme (ister siyasi ister dini olsun) tam bir
itaat göstermesidir.
1. Sistematik İnançların Çöküşü
Karp'ın distopik romanı Bir'de, totaliter
devletin liderleri, toplumsal sorunları çözmek amacıyla yeni bir düzen
kurmuşlardır ve bu düzende eski inanç sistemlerinin başarısız olduğu kabul
edilir:
- Devletin inşası, "büyük dinlerin başarısız olduğu", terörün
başarısız olduğu, felsefi ve ticari sistemlerin başarısız olduğu
inancına dayanır. Bu bağlamda, geleneksel inançlar toplumsal barışı
getiremeyen kurumlar olarak görülür.
- Yeni totaliter sistem, insan karakterini daha barışçıl ve insancıl
kalıplara göre yeniden şekillendirmeyi hedefler.
- Devletin itibarını, "akıl, adalet ve hayırseverlik"
üzerine kurduğu iddia edilir. Bu, devletin kendisini, eski dinlerin vaat
ettiği iyilik ve ahlakın nihai kaynağı olarak konumlandırdığı anlamına
gelir.
2. "Pirinç Hristiyanlığı" ve Pragmatik
İnanç
The Last Believers (Son
İnananlar) romanında, Karp, inancın maddi veya kişisel çıkar için nasıl
kullanıldığını gösterir.
- Komünist Parti içinde yer
alan bazı kişilere, misyonerlerin Asya'da "pirinç
Hristiyanları" (rice-Christians) olarak adlandırdığı kişiler
gibi, "pirinç komünistleri" (rice-Communists) denmiştir.
Bu, inancın ideolojik veya manevi bir bağlılıktan ziyade, maddi kazanç
veya hayatta kalma aracı olarak görüldüğünü düşündürür.
II. İnanç ve Kimlik: Eresi (Heresy) Kavramı
Karp için gerçek inanç çizgisi, dogmatik
konformizmin tam karşısında duran bireysellik ve sapkın düşünce
(eresi) kavramlarıyla tanımlanır.
1. Bireysellik = Eresi
Karp’ın distopik dünyasında, Devlet'in temel
aksiyomu "bir, bire eşittir" (one equals one) iken, bu
radikal eşitlikçilik, bireysel kimliğin tamamen yok edilmesini gerektirir.
- Profesör Burden, bu totaliter devlette, sistemin temel ilkelerine
uymadığı için "eretiktik" (sapkınlık) ile suçlanır.
- Burden, ahlaki kuralları (punishment) ve bireysel düşünceyi savunarak
Devlete meydan okur. Devletin amacı, Burden'ın kimliğini "toz
haline getirmek" ve onu "birden sıfıra"
indirmektir.
- Burden, kendini rasyonel bir birey olarak görse de, Devlet tarafından "derin
eretik" ve "benzersiz, mutsuz egzotik bir hayvan"
olarak nitelendirilir. Yani, Devlet'in inanç çizgisine uymayan her türlü
bireysel düşünce, bir tür hastalık veya sapkınlık olarak
kabul edilmektedir.
2. Eresinin Yıkıcı Gücü
Karp'ın karakterlerinden Lark, tarihin büyük
değişimlerinin dini inançlardan (eresilerden) kaynaklandığını öngörür:
- Lark'a göre, Yahudi
eresisi (Tek Tanrı inancı) putperest dünyada ilk çatlağı açmıştır.
- Yahudi eresinden Hristiyanlık eresisi doğmuş ve Roma dünyasını
bölmüştür.
- Daha sonra Protestan eresisi Katolik dünyasını ayırmıştır.
- Bu durum, Karp'ın gözünde inancın (veya sapkın inancın) basitçe bir
kişisel mesele değil, "bir insanın içine o kadar derin yerleşmiş
bir içgüdü" ve toplumları dönüştüren patlayıcı bir güç
olduğunu gösterir.
3. Konformizmin İnancı: "Kayıtsız
Kuşak"
Karp'ın Beni Yalnız Bırak (Leave Me
Alone) romanında tasvir edilen Amerikan banliyö toplumu, dini veya
siyasi inançları, rahatlık ve güvence uğruna terk etmenin bir inanç biçimi
haline geldiğini gösterir.
- Bu "Kayıtsız Kuşak" (The Indifferent Generation) için
güven, emeklilik ve büyük devlet desteği esastır.
- Bu kuşak, kendisini çevreleyen toplum tarafından itibar görmeyi
gerektiren küçük haçlı seferlerine (küçük çaplı, dikkatlice
sınırlandırılmış, tartışmasız amaçlar için) çıkmaya isteklidir.
- Onların derin anlamdaki inanç çizgisi, "Bizi yalnız
bırakın" (Leave us alone) sloganında özetlenir. Bu, ticari,
kültürel, sosyal, siyasi veya dini değişiklikleri başlatmak istemedikleri
anlamına gelir; sadece mevcut yapının içinde kendi amaçlarının peşinden
gitmek isterler.
Sonuç olarak, David Karp'ın inanç konusundaki
çizgisi, sistematik ve organize inançlara veya dogmalara karşı şüpheci
bir noktada durur. Ancak, bireyin özgün düşüncesini (eresi) koruma
yeteneğini en yüksek ahlaki inanç ve direniş biçimi olarak yüceltir. Karp'a
göre, bir bireyin en büyük inanç eylemi, kendisine dayatılan kolektif dogmaya
boyun eğmeyi reddetmek ve kendi benzersiz kimliğinde ısrar etmektir,
zira bu ısrar, bin yıllık totaliter bir düzene bile engel olabilecek tek
şeydir.
Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Yorumlar
Yorum Gönder