Atalar Sendromu
Elimizdeki kaynaklar, Atalar Sendromu adlı
eserin temel dayanağını oluşturan, bireyin yaşamındaki olayların ve
sarsıntıların (travmaların) kuşaklararası / transgenerasyonel zincirleme bir
aktarımın sonucu olduğunu göstermektedir. Bu yaklaşımın öncüsü olan Anne
Ancelin Schützenberger'e göre, bireyler atalarının görünmez sadakatine
bağlı oldukları için, kendi yaşamlarını seçmekte sanıldığı kadar özgür
değildirler.
Bu durum, bireyin bir görünmez ağın
parçası olması ve ailesinin geçmişinde kalan çözülmemiş sorunları, borçları
veya travmaları bilinçdışı bir zorunlulukla (gerekircilikle) kendi hayatında tekrar
etme (repetisyon) eğilimi taşımasından kaynaklanır.
Tesadüf gibi görünen bu olayların ardındaki
dinamikler, temel olarak üç mekanizma etrafında şekillenir:
1. Görünmez Sadakatler ve Aile Hesaplaşması
Bu kuramsal çerçevenin merkezinde, bireyin aileye
olan görünmez sadakati bulunur. Bu sadakat, aile içinde adalet ve
dürüstlüğün sürdürülmesini sağlayan karmaşık bir borç ve liyakat (merits
and debts) muhasebe sistemine dayanır.
- Liyakat ve Borç: Aile üyeleri arasındaki bu
"hesap defteri", sadece parasal değil, aynı zamanda duygusal ve
etik liyakatleri de kaydeder. Ebeveynlerin çocuklarına gösterdiği
sevgi ve özveri bir liyakat oluştururken, bu liyakat karşılığında
nesiller boyu süren bir borç (yükümlülük) oluşur.
- Tekrar Zorunluluğu: Eğer bu
hesap nesiller arasında dengelenmemişse, yani bir haksızlık (injustice)
ya da ödenmemiş bir borç varsa, sadakat, sonraki nesilleri bu yükü
taşımaya ve geçmişteki olayları bilinçdışı bir zorlamayla tekrar
etmeye iter. Bu, kişinin kendi yaşamını değil, ebeveynlerinin ya da
dedelerinin yaşamını yeniden canlandırmasıyla sonuçlanabilir.
2. Sırlar, Kript / Gizli Bölme ve Hayalet
Nesiller arası aktarımın en güçlü içeriğini, aile
içinde dile getirilmeyen, utanç verici veya travmatik sırlar oluşturur.
- Sırların Saklanması: Aile onuruna zarar veren
olaylar (intihar, cinayet, akıl hastanesine yatış, gayrimeşru çocuk, savaş
travmaları) sır olarak saklanır ve söylenmez (unspoken).
Çocuklar bu dile getirilmeyen olayları hisseder, ancak bu bilgi bilinç
düzeyine çıkamaz.
- Kript: Dile
getirilemeyen bu sır, bireyin ruhsal yapısında içsel bir mezar ya
da kript (crypt) olarak saklanır. Bu, bilince kapalı, yapay
bir bilinçdışı alanı yaratır.
- Hayalet (Phantom): Gömülü
olan bu sır, sonraki nesillerde hayalet (phantom) olarak
kendini gösterir. Hayalet, kişinin bilinçli farkındalığı olmadan, atasına
ait travmanın davranışsal veya sözlü olarak tekrar edilmesine neden
olur. Kaynaklarda (önceki yazılarımızda) bahsedildiği gibi, kişi,
kendisiyle ilgisi olmayan bir olayın "hayaleti" tarafından bir
vantrilok (ventriloquist) gibi yönlendirilir.
3. Yıldönümü Sendromu (Anniversary Syndrome)
Travmatik tekrarların rastgele zamanlarda değil,
belirli anlamlı zamanlarda ortaya çıkması, bu aktarımın gücünü gösterir.
- Kırılganlık Dönemi: Yıldönümü sendromu, travmatik bir olayın,
sonraki nesilde travmayı yaşayan atanın aynı yaşına ulaştığında
veya olayın aynı tarihinde (gün/ay) tekrar etmesi durumudur.
Bu dönemlerde kişi, artan bir ruhsal ve fiziksel kırılganlık (vulnerability)
yaşar ve kazalar, hastalıklar ya da psikotik krizler gibi olayları kendine
çeker.
- Örnekler: Kaynaklarda
(önceki yazılarımızda) yer alan vakalarda, kişinin kansere yakalanması
veya ciddi bir kaza geçirmesi, ya babasının/dedesinin öldüğü yaşa ya da
Ermeni Soykırımı gibi büyük bir travmatik olayın tarihine denk gelebilir.
Bu, tesadüften ziyade anlamlı bir eşzamanlılık (synchronicity)
barındırır.
Çözüm Yolu ve Çıkarılacak Ders
Bu zorlayıcı döngüden kurtulmak için, kişinin
öncelikle bu görünmez bağı (sadakati) bilinç düzeyine çıkarması gerekir.
- Genososyogram: Bu
süreç, bireyin genososyogram (soy ağacı üzerine aile ilişkilerini,
borçlarını, hastalıklarını, kazalarını ve önemli tarihlerini not düşerek
oluşturulan harita) hazırlamasıyla başlar.
- İfade Etme ve Özgürleşme: Gömülü
travmaları adlandırıp, onlarla yüzleşerek ve dile getirerek,
birey, atalarının yükünü bilinçdışından serbest bırakır. Bu, kişinin kendi
özgün yaşamını (yazgısını / destiny) yaşayabilmesi için bir
zorunluluktur.
Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Yorumlar
Yorum Gönder