Dehanın Psikolojisi
"Dehanın
psikolojisi" / Psychology
of Genius, bireyin sıradan yetenek ve zekâ düzeyinin ötesine geçerek
kalıcı, dönüştürücü ve özgün sonuçlar doğurma yeteneğini inceleyen derin bir
alandır. Kaynaklar, dehanın
rastgele/tesadüfi bir olay değil, aksine, bireyin içsel potansiyelini evrenin
akausal / nedensiz düzeniyle senkronize etme sürecinin nihai sonucu olduğunu
göstermektedir. Bu durum, psikolojik, felsefi ve bilimsel yaklaşımların
kesişiminde, irade, çaba ve yazgı arasındaki ilişkiyi merkezine almaktadır.
I. Dehanın Tanımı ve Amacı: Özün / Form
Gerçekleşmesi
Deha, sadece yüksek entelektüel kapasite veya
yetenekten ibaret değildir. Esas olarak, bireyin kendi içindeki derin ve
evrensel bir "Öz"ü (Form) algılama ve bunu dış dünyada
somutlaştırma yeteneğidir.
- Aydınlanma ve Geniş Kavrayış: Deha, bireyin yaşamın
çeşitli yönleri hakkında daha geniş ve daha derin bir kavrayışa sahip
olduğu bir aydınlanma / illumination durumu olarak tarif edilir.
Bu, kişinin sezgisel / intuitive olarak Öz'e uyum sağladığı bir
süreçtir ve bu uyum, toplum tarafından genellikle bir "ilerleme"
veya "daha da gelişme" olarak kabul görür.
- İçsel Kalıp ve Yasa: Deha, bireyin içindeki bir
Kalıp'a (Form / Yasa) uygun hareket etmesiyle mümkündür. Bu Kalıp,
kişinin fiziksel yasalar gibi uymak zorunda olduğu zihinsel bir taslaktır.
Bu Kalıp'a uyum sağlandığında, birey "memnuniyet ve huzura"
kavuşur. Bu içsel Kalıp, aynı zamanda evrenin akausal düzeniyle de
ilişkilidir ve yaratıcı bir enerjinin kaynağıdır.
- Yazgının Fethi: Dehanın
psikolojisi, kişinin kendisi için önceden belirlenmiş olan yazgıyı (destiny)
veya potansiyeli gerçekleştirmesi üzerine kuruludur. Jung’a göre (önceki
yazılarımızda), kişi kaderin (fate) zorlamasıyla yaşamak yerine,
bilinçli seçim ve çaba ile kendi yazgısını inşa etmelidir. Deha, bu
yazgıya ulaşmanın en yüksek formudur, zira yaşamın zorlukları
(yaralanmalar, krizler, kusurlar) bile nihayetinde kişinin misyonunu
yerine getirmesi için bir eşik / threshold haline gelir (Yaralı
Şifacı / Wounded Healer arketipi).
II. Dehanın İşleyiş Mekanizması: Duygusal Çaba ve
Eşzamanlılık
Yetenek ve zekânın ötesinde, deha, yoğun ve
sürekli bir ruhsal ve zihinsel yatırım gerektirir. Bu yatırım, evrenin normalde
görünmez olan yasalarını harekete geçirir.
A. Yoğun
Duygusal Çaba ve Geri Tepme Etkisi (Boomerang Effect)
Dehanın ortaya çıkışı, sadece yetenek değil, aynı
zamanda sabır, çaba kapasitesi ve uzun yıllar süren sürekli bir duygusal / emotional
güdülenmeyi gerektirir.
- Kalıcı Amaç: Yoğun
duygusal çaba, belirli ve net tanımlanmış bir amaçtan çok, genel bir
başarı veya Kalıp'ı gerçekleştirme gayesine yönelik olmalıdır. Bu çaba
sürdürüldüğünde, yasalar harekete geçer.
- Geri Tepme Mekanizması: Bu
sürekli çaba, metaforik olarak, fırlatılan bir bumerang gibi, yıllar sonra
kişiye geri döner (Geri Tepme Etkisi / Boomerang Effect). Bu geri
dönüş, kişinin zihnine "zihinsel bir tezahür" / mental
emanation olarak iner. Bu tezahür, bilgelik, kitaplar, bilgiler veya
tam olarak ihtiyaç duyulan kişilerle temas kurma şeklinde gerçekleşir ve
bu, tesadüf değil, doğa yasasının zorunlu sonucudur.
- Kitle Düşüncesinin Rolü: Bu
Kalıp'ın sonucu, bireyin çabasıyla şekillense de, etrafındaki insanların
(kitlelerin) düşünce ve özlemleri tarafından da biçimlendirilir. Birey,
çevresindeki kitlenin özlemini çektiği sonucu somutlaştırarak bir aracı
rolü üstlenir.
B. Sezginin / Intuition
ve Eşzamanlılığın Rolü
Deha, bilimsel atılımları, sanatsal ilhamları ve
kişisel dönüşümleri sağlayan ani içgörülerle karakterize edilir. Bu anlar,
mantıksal nedensellik zinciri dışında işler.
- Akausal Bağlantı: Deha
anları, Jung’un ortaya koyduğu eşzamanlılık (synchronicity)
ilkesinin bir tezahürüdür. Eşzamanlılık, nedensel olarak ilgisiz iki veya
daha fazla olayın anlamlı bir şekilde zaman içinde çakışmasıdır (önceki
yazılarımızda). Bu olaylar, bireyin içsel arketipsel değişimleriyle
(düşünceler, rüyalar) dış dünyadaki fiziksel olayların senkronize olduğunu
gösterir.
- Sezgisel Bilgiye Erişim: Deha,
sezgisel (supra-rasyonel) düşünce / supra-rational thinking
yeteneğiyle yakından ilişkilidir. Bu, katı mantığı ve ego'nun kısıtlayıcı
yapılarını aşarak, kolektif / evrensel bilinçdışına veya "yerel
olmayan zekâya" (nonlocal intelligence) erişim sağlar. Bu
sayede kişi, ihtiyaç duyduğu bilgiyi, kişiyi veya fırsatı (kütüphane
meleği / library angel etkisi) rastgele olmayan yollarla bulur.
- Kritik Anlar (Kairos):
Eşzamanlılık, genellikle kriz, dönüşüm veya önemli bir karar anında
(kairos) kendini gösterir. Dehanın bu gücü kullanması, bu "şansın
kübik santimetresi" (cubic centimetre of chance) belirdiğinde,
tereddüt etmeden ve hızlı bir şekilde hareket etmeyi gerektirir.
III. Dehanın Uzun Vadeli Sonuçları: Akışın / Flow
Gücünü Kullanmak
Deha sadece bir anlık başarı değil, aynı zamanda
bireyin hayatını tam potansiyelinde yaşaması anlamına gelir. Bu, psikolojide
"Akış" (Flow) veya "Eşzamanlı Yazgı" (Synchrodestiny)
olarak adlandırılan durumlara karşılık gelir.
A. Akış
Durumunun Nitelikleri
Akış, hayatın zorlamadan, kendiliğinden / effortless
bir şekilde bütünlüğe ve uyuma doğru ilerlemesidir. Bu durum, kişinin doğru
yerde, doğru zamanda, doğru şeyi yaptığı hissiyatını verir.
Akışı deneyimleyen bireylerde belirginleşen temel
nitelikler şunlardır:
- Taahhüt / Commitment: Kişisel
gelişim, etik ilkeler ve daha büyük bir bütünlük için sarsılmaz bir
kararlılık.
- Dürüstlük / Honesty: Kendine
karşı dürüst olma ve etik kodlara bağlı kalma; içsel ve dışsal çelişkileri
giderme çabası.
- Cesaret / Courage: Risk
alabilme ve doğru olana inançla hareket edebilme.
- Tutku / Passion: Yaşama,
bilgiye, ilişkilere ve hakikate karşı derin bir bağlılık duyma.
- Güven / Trust: Sürece
teslim olma ve sonucun en büyük hayra hizmet edeceğine inanma. Bu, kontrol
etme ihtiyacından vazgeçmeyi sağlar.
B. Sürekli
Gelişim ve Değişim
Akış, kişinin kendisiyle ilgili eski inançları
(örtülmüş yaraları) bıraktığı ve sürekli dönüşüme açık olduğu anlamına gelir.
- Dönüştürücü Krizler: Bireysel
ve örgütsel dönüşüm, genellikle mevcut düzenin (yapıların) kritik bir
noktada çözülmesiyle başlar. Bu çözülme (dağıtıcı yapılar kuramı), yeni ve
daha yüksek düzeyde bir organizasyona yol açar. Dehanın yolu, bu kriz
anlarını (yıkımı) reddetmek yerine, onları büyüme ve gelişim için bir
fırsat / opportunity olarak kabul etmeyi gerektirir.
- Bütünleşme: Deha,
kişinin egosunu / ego (sınırlı, korku temelli benlik) ve Öz'ü (Self,
sınırsız, manevi benlik) birleştirmeyi içerir. Bu eksen (ego/Self),
dehanın nihai hedefi olup, kişinin korkudan arınmış, sevgi, bilgelik ve
şifa dolu potansiyelini serbest bırakır. Dehanın psikolojisi, bu sürekli
bütünleşme ve genişleme sürecini sağlayan bir kılavuzdur.
(Astolat, 1991), (Chopra, 2003), (Ramsay, 2019),
(Richards, 1985), (Belitz & Lundstrom, 2011), (Watson, 1982), (Gillborn,
2008), (Koestler, 2012), (Peat, 1987), (Schützenberger, 1998)
Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Yorumlar
Yorum Gönder