Bir Kaçırma Tiyatrosu
Nissan CEO'si Japonya'dan Gizlice Nasıl Kaçtı
Videoda bu konu işlenmiyor. Kaçıırlma
resmen tiyatro, kusursuzca oynanmış. Japon Hükümetide göz yummuş.
Kaçırmanın arkaplanı bu şekilde…
Kaçıranlara verilen küçük ceza
aslında dosyayı rafa kaldırmak için olduğu kesin. Sonuçta devletler arası
kaçırılma işleri filmlerdeki gibi kolay olmadığını herkes bilmeli.
Carlos Ghosn'un kaçışı
sonrasında Nissan'da yaşanan sarsıntılar, şirketin küresel dengelerini tamamen
değiştirdi. Japonya'nın bu kaçıştan doğrudan veya dolaylı olarak ne kazandığı
sorusu, otomotiv dünyasında hala en çok tartışılan konulardan biridir.
Kaçışın ardından Nissan
cephesinde yaşanan en önemli gelişmeleri ve bu durumun taraflara etkilerini şu
başlıklarla özetleyebiliriz:
Nissan ve Renault Ortaklığı
Dağılmaktan Kurtuldu
- Fransız Egemenliği Son
Buldu: Ghosn, Renault ve
Nissan'ı tamamen tek bir çatı altında birleştirmek (merger) istiyordu.
Nissan ve Japon hükümeti, şirketin kontrolünün tamamen Fransızlara ve
Fransa devletine (Renault'nun ortağı olduğu için) geçmesinden büyük
rahatsızlık duyuyordu.
- Japon Yönetimi Güçlendi: Ghosn'un tasfiye edilmesi ve ardından ülkeden
kaçmasıyla, Nissan'ın yönetimi tamamen Japon yöneticilerin kontrolüne
geçti. Şirket üzerindeki Fransız baskısı kırıldı.
İttifakın Dengeleri Yeniden
Kuruldu
- Hisselerin Gücü Değişti: Kaçıştan sonraki süreçte, Renault ve Nissan
arasındaki adaletsiz ortaklık yapısı yeniden müzakere edildi. Renault,
Nissan üzerindeki %43'lük büyük hisse payını ve oy hakkını %15'e düşürmeyi
kabul etmek zorunda kaldı.
- Eşit Ortaklık Dönemi: Böylece Nissan, Renault ile kağıt üzerinde eşit
bir konuma geldi. Japon hükümetinin en büyük korkularından biri olan
"ulusal markanın Fransızlara kaptırılması" riski ortadan kalktı.
Nissan Finansal ve İmaj Olarak
Ağır Yara Aldı
- Büyük Zarar ve İşten
Çıkarmalar: Ghosn sonrası dönemde
Nissan ciddi bir yönetim krizine girdi. Şirket, 2020 yılında milyarlarca
dolar zarar açıkladı, dünya genelinde 12.500'den fazla çalışanını işten
çıkarmak ve üretim kapasitesini %20 azaltmak zorunda kaldı.
- İtibar Kaybı: Şirketin hisse değerleri sert düştü ve kurumsal
yönetim imajı büyük bir darbe aldı.
Japonya'nın Bu Durumdan Kârı Ne
Oldu?
Sizin de şüphelendiğiniz gibi,
Ghosn'un Japonya'da kalıp yargılanması uzun yıllar sürecek uluslararası bir
kriz ve "insan hakları/adil yargılanma" tartışması yaratacaktı (0:30). Japon savcılık sistemindeki %99'luk suçlu
bulma oranı dünyaya açıklanmakta zorlanıyordu (2:38).
Ghosn'un ülkeden gitmesiyle
Japonya:
- Nissan'ın kontrolünü ülke içinde tutmayı
başardı.
- Ghosn'u "kaçak bir suçlu" konumuna
düşürerek onun mahkemedeki savunma itibarını zayıflattı (0:48).
- Onu hapiste tutmanın getireceği diplomatik
yükten ve Fransız hükümetiyle yaşanacak doğrudan krizlerden sıyrılmış
oldu.
--------
Ghosn sonrası dönem, otomotiv
dünyasının gördüğü en büyük güç savaşlarından birine sahne oldu. Nissan ve
Japon hükümeti, perde arkasındaki operasyonla kontrolü ele geçirdikten sonra,
Fransız ortağı Renault'yu adeta masada diz çökmeye zorladı.
İşte o büyük krizin ardından
yürütülen gizli pazarlıkların ve değişen dengelerin perde arkası:
1. 20 Yıllık Adaletsizliğin
Sonu (Hisse Savaşı)
- Eski Düzen: Renault, Nissan’ın %43,4 hissesine
sahipti ve yönetimde tam oy hakkı vardı. Buna karşılık Nissan, Renault’nun
sadece %15 hissesine sahipti ve hiçbir oy hakkı yoktu. Nissan çok
daha büyük ve karlı bir şirket olmasına rağmen, parayı Fransızlar
yönetiyordu.
- Yeni Dengeler: Ghosn’un tasfiyesi sonrası eli zayıflayan
Renault, 2023 yılında tarihi bir geri adım atmak zorunda kaldı. Renault,
Nissan’daki hissesini %15’e düşürmeyi kabul etti.
- Eşitlik Sağlandı: Böylece iki şirket de birbirinde %15 hisseye
sahip oldu ve Nissan nihayet yönetimde oy hakkı kazandı. Japonlar
şirketin bağımsızlığını tamamen kurtardı.
2. Fransız Devletinin Devre
Dışı Kalması
- Japon hükümetini en çok korkutan şey,
Renault’nun en büyük ortağı olan Fransa Devleti’nin Nissan üzerinde
söz sahibi olmasıydı. Ghosn gidince, Fransa’nın Japon otomotiv sektörü
üzerindeki siyasi baskısı ve planları tamamen suya düştü.
3. Faturayı Operasyonu Yapan
"Yeşil Bereli" Ödedi
- Sizin de belirttiğiniz gibi, sistemin bu
kaçışa göz yumduğu fikrini destekleyen en acı olay operasyonu yatanlara
patladı. Kaçışı organize eden eski Amerikan özel kuvvetler askeri Michael
Taylor ve oğlu Peter Taylor, Mayıs 2020'de ABD'de yakalandı ve
Japonya'ya iade edildi.
- Japon mahkemesi baba Taylor'a 2 yıl, oğluna
ise 1 yıl 8 ay hapis cezası verdi. Ghosn lüks malikanesinde özgürce
yaşarken, onu kaçıranlar Japon hapishanelerinin yolunu tuttu.
4. Nissan'ın Geleceği ve
Elektrikli Araç Krizi
- Bu iç savaş yaşanırken Nissan, Tesla ve
Çinli rakiplerinin yükselişini kaçırdı. Ghosn döneminde dünyanın ilk seri
üretim elektrikli arabalarından biri olan Nissan Leaf ile liderliği
yakalamışken, yönetim krizi yüzünden elektrikli araç (EV) teknolojisinde
çok geride kaldılar.
- Şimdi ise Renault’nun yeni kurduğu Ampere
adlı elektrikli araç şirketine ortak olarak bu arayı kapatmaya
çalışıyorlar.
Sonuç olarak; Carlos Ghosn’un
bir müzik kutusunda uçup gitmesi, Japonya için bir güvenlik zafiyeti gibi
görünse de, aslında Nissan’ı Fransızların elinden almak için kusursuzca
sahnelenmiş bir tiyatronun son perdesiydi
Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Yorumlar
Yorum Gönder