İsraili, Yine Yahudiler Tarih Sayfasına Gömecektir
Bir devletin dışarıdan gelen
askeri darbelerle değil, kendi içindeki sosyal, kültürel ve inançsal
çatışmalarla zayıflayıp yıkılacağı tezi, tarihçilerin en çok işlediği
konulardan biridir.
İbn Haldun, devletleri doğan, büyüyen, yaşlanan ve ölen canlı
bir organizmaya benzetir. Devletleri yıkan şey genelde dış düşmanlar değil,
içerideki "asabiye" (dayanışma ruhu) bağının kopması, iktidar hırsı,
kayırmacılık, yetersislik, lüks ve haksızlığın vb. getirdiği yozlaşmadır.
Günümüzde dünyayı meşgul eden
İsraile baktığımızda akibeti ne olacak sorusuna vereceğimiz cevap ne olabilir?
Yahudi tarihine baktığımızda,
bugünkü İsrail Devleti'nin geleceğini anlamamızı sağlayacak çok net iki tarihi
örnek ve günümüzde yaşanan somut iç çatışmalar bulunmaktadır.
Tarihteki Yahudi Devletleri ve "İçeriden
Yıkılma" Örnekleri
Tarihte bugünkü İsrail
topraklarında kurulmuş ve tam bağımsız olmuş iki ana Yahudi dönemi vardır.
İkisi de dış düşmandan önce kendi içindeki iç savaş ve bölünme yüzünden
yıkılmıştır.
1. Hz. Süleyman Sonrası Bölünme
(M.Ö. 931)
·
Ne Oldu?: Hz. Davud ve Hz. Süleyman döneminde Yahudi devleti en
güçlü, en zengin dönemini yaşadı.
·
Nasıl
Yıkıldı?: Hz. Süleyman’ın ölümünden
hemen sonra, kabileler arasında ağır vergiler ve yönetim anlayışı yüzünden çok
büyük bir iç anlaşmazlık çıktı. Devlet tek bir dış düşman saldırısı olmadan Kuzey
(İsrail) ve Güney (Yehuda) olarak ikiye bölündü.
·
Sonuç: Birbirine düşman olan bu iki küçük devlet, içeriden
zayıfladığı için yıllar sonra Asurlular ve Babilliler tarafından çok kolayca
yutuldu.
2. Haşmonayim (Makkabiler)
Krallığı (M.Ö. 63)
·
Ne Oldu?: Yahudiler, Helenistik (Yunan) baskısına karşı büyük
bir isyan başlatarak yüzyıllar sonra yeniden bağımsız bir krallık kurdular.
·
Nasıl
Yıkıldı?: Krallığın son döneminde iki
Yahudi kardeş (Hyrkanus ve Aristobulus) taht kavgasına tutuştu. İki kardeş de
birbirini yok etmek için dönemin süper gücü olan Roma İmparatorluğu'nu
(General Pompey'i) hakem olarak Kudüs'e davet etti.
·
Sonuç: Roma ordusu Kudüs'e girdi, iç kavgadan yararlandı ve
Yahudi bağımsızlığına son vererek bölgeyi kendine bağladı.
II Günümüz İsrail'indeki İç İhtilaflar (Tarihin
Tekerrürü)
Bugün modern İsrail, dışarıdan
çok güçlü ve teknolojik bir orduya sahip görünse de, kendi içinde İbn Haldun’un
işaret ettiği o "iç çürüme" ve bölünmeyi çok ağır bir şekilde
yaşamaktadır. Ülkeyi içeriden bölen ana fay hatları şunlardır:
·
Seküler (Laik)
- Ultra-Ortodoks (Haredi) Çatışması: İsrail nüfusunun hızla büyüyen
bir kısmı "Haredi" denilen aşırı dindar Yahudilerden oluşuyor. Bu
grup askere gitmeyi reddediyor, çalışmıyor ve devletten yardım alıyor. Seküler
Yahudiler ise hem vergi verip hem askere gittikleri için bu duruma isyan
ediyor. Bu, toplumu ikiye bölen en büyük ekonomik ve sosyal krizdir.
·
Yargı ve
Demokrasi Krizi: 2023 yılında başlayan ve
günümüzde de sarsıntıları süren "yargı reformu" tartışmaları, yüz
binlerce İsrailliyi sokaklara döktü. Ordu içindeki elit pilotlar ve
istihbaratçılar bile "Eğer bu yasalar geçerse göreve gitmeyiz"
diyerek devlete başkaldırdı.
·
Siyonizm ve
Teoloji Tartışması (80 Yıl Laneti): Yahudi inancında ve tarihinde,
bağımsız Yahudi devletlerinin hiçbirinin 80 yıldan fazla yaşamadığına
dair güçlü bir inanış vardır. Bugün pek çok İsrailli yazar ve siyasetçi (eski
Başbakan Barak dahil), devletin 80. yılına yaklaşırken (İsrail 1948'de kuruldu)
içerideki bu nefret ikliminin devleti yok edeceğinden açıkça korkmaktadır.
Özet ve Sonuç
İsrail'in en büyük düşmanı, yine kendi
içindeki aşırı uçların çatışmasıdır. Dışarıdan gelen tehditler Yahudi
toplumunu birbirine kenetlerken (asabiye bağını güçlendirirken), içerideki
adalet, inanç ve yönetim kavgaları bu bağı tamamen koparmaktadır. Tıpkı Hz.
Süleyman'dan sonra veya Roma kapıya dayandığında olduğu gibi, modern İsrail de
eğer bir gün çökecekse, bu dış bir ordunun işgalinden ziyade, kendi içindeki
toplumsal sözleşmenin yırtılmasıyla olacaktır.
Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Yorumlar
Yorum Gönder