GÜÇ ELİTLERİNİN KUTSAL ZIRHI: Ekşi Sözlük
Halkın Bilgisini Hiçe Sayan Sistemik Cezasızlık Ve Beyaz Yaka Arsızlığının Psikopatolojisi
"Halkın,
Ekşi Sözlük gibi platformlarda dahi aklama mekanizmalarını en ince ayrıntısına
kadar ifşa edecek düzeyde bu konuya vakıf olmasına rağmen, güç elitlerinin ve
kurumsal aktörlerin sergilediği sarsılmaz vurdumduymazlığın arkasında yatan
yapısal ve psikolojik zırhı" şeklinde cümle içine alarak konuya giriş
yaparken, yasal sistemin en tepesindeki bu aktörlerin neden bu denli rahat
hareket ettiklerini rasyonel, yasal ve psikolojik nedenleriyle çözümlemek
gerekir (Taub, 2020, s. x-xxxvi; De Sanctis, 2013, s. 42-44).
white yaka / beyaz yaka
suçlularının sergilediği bu sarsılmaz soğukkanlılık ve umursamazlık, her şeyden
önce insan psikolojisinin cognitive dissonance / bilişsel çelişki
ve mesafe algısıyla şekillenir. Geleneksel sokak suçlarında fail ve kurban
karşı karşıya gelirken; finansal aklama süreçlerinde kurbanlar tamamen invisible
/ görünmez kılınmıştır. Bir bankanın uyum yöneticisi uyuşturucu
kartellerinin milyarlarca dolarını aklarken ya da bir emlak baronu çuvallarla
nakit parayı sisteme sokarken, bu durumun arka sokaklarda yol açtığı şiddeti,
uyuşturucu bağımlılıklarını ve evsiz kalan insanların ıstıraplarını doğrudan
deneyimlemez. Bu psikolojik kopuş, elitlerin zihninde ahlaki bir tarafsızlık
algısı yaratarak onları vicdani yüklerden tamamen arındırır. Klinik
psikoloji verileri, aşırı servetin bireyler üzerinde criminogenic / suç
üretici bir etki yarattığını; empathy / empati yeteneğini
körelterek kural dışı eylemleri haklı gören patolojik bir narcissism / narsisizm
dalgası doğurduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Elitlerin gözünde sıradan
halkın, Ekşi Sözlük gibi sanal mecralarda aklama tekniklerini deşifre etmesi
sadece önemsiz bir gürültüdür; çünkü onların hayal dünyasında halk, lüks kabine
girmeye hakkı olmayan sıradan yığınlardan ibarettir (Taub, 2020, s.
xxiv-xxv; De Sanctis, 2013, s. 43).
Güç elitlerinin sergilediği bu sarsılmaz
rahatlık, sistemin koruyucu çarklarının bizzat suçlular tarafından
yağlanmasından ve halkın bilgisinin adli bir yaptırıma dönüşmesini engelleyen
kurumsal barikatlardan kaynaklanmaktadır.
Sermayeyi ve yasal düzenleme mekanizmalarını
elinde tutan üst sınıf için hukuk, sıradan vatandaşları ezmek için kullanılan
bir örümcek ağıyken; devasa bütçeli holdingler ve elitler için sadece aşılıp
geçilen anlamsız bir formalitedir.
Bu sistemik vurdumduymazlığın en gizemli ve kilit
kavramlarından biri mutually assured immunity / karşılıklı garantili
bağışıklık kültürüdür. Eğitim aldıkları prep schools / özel
hazırlık okullarından itibaren ortak bir ağda birleşen elitler, bir
diğerinin açığının tüm sistemi çökertebileceğini bilerek birbirlerini tavizsiz
bir koruma kalkanıyla sararlar. Daniel Drew'un o meşhur tarihsel tespitiyle: "Yasalar bir örümcek ağı
gibidir; küçük sinekleri yakalar ama büyük bumblebee / eşek arılarının delip
geçmesine izin verir.". Sokak düzeyinde vergi kaçırarak tek dal sigara
satan sıradan bir vatandaş, polis tarafından sokak ortasında boğularak
öldürülürken; Meksika ve Kolombiya uyuşturucu kartellerinin milyarlarca
dolarlık kanlı parasını sisteme enjekte eden devasa finans kurumları, tek bir
yöneticisi bile demir parmaklıklar ardına girmeden, sadece bir aylık kârlarına
denk gelen cezalarla uzlaşabilirler (Taub, 2020, s. xxvi-xxvii, s. 6-9).
Yasal düzlemdeki rahatlığın bir diğer ayağı, para
cezalarının ve adli tazminatların elitler için hiçbir caydırıcılığı olmayan
basit birer cost of doing business / ticaret maliyeti olarak
görülmesidir. Şirketler birer hukuki illüzyon olan legal fiction / tüzel
kişilik sıfatıyla hareket ettiklerinden, bireysel hapis cezalarından
muaftırlar. Suç deşifre olduğunda adalet bakanlıkları devreye girerek deferred
prosecution agreement / ertelenmiş kovuşturma anlaşması ya da non-prosecution
agreement / kovuşturmama anlaşması gibi mekanizmalarla kurumu sadece
finansal bir cezaya çarptırır; bu devasa cezalar ise yöneticilerin şahsi
kasasından değil, doğrudan hissedarların cebinden ve şirket bütçesinden ödenir.
Hatta indemnification / kurumsal tazminat maddeleri uyarınca,
örneğin Countrywide Financial CEO'su Angelo Mozilo davasında olduğu gibi,
devletle yapılan 67 milyon dolarlık uzlaşmanın 45 milyon doları doğrudan satın
alan banka tarafından karşılanır. Suçun şahsi hiçbir maliyeti kalmadığında,
rasyonel birer fayda-maliyet analizi yapan yöneticilerin yasaları ihlal
etmekten korkmaları için hiçbir sebep kalmamaktadır (Taub, 2020, s. xviii,
s. 4-5).
Sosyolojinin kurucu isimlerinden Edward Alsworth
Ross’un 1907 yılında ortaya attığı criminaloid / kriminaloid
kavramı, bu vurdumduymazlığın en sarsıcı teorik izahıdır. Kriminaloidler,
toplum gözünde saygın, dindar ve hayırsever görünen, ancak araya koydukları
düzinelerce middlemen / taşeronlar sayesinde ellerini tatlı,
botlarını ise temiz tutarak kamuyu milyarlarca dolar zarara uğratan elit
suçlulardır. Bu kişilerin zihninde willful blindness / kasti körlük
öylesine yerleşmiştir ki, kendilerini asla birer suçlu olarak görmezler.
Örneğin, insider trading / içeriden bilgi ticareti suçlamasıyla
yakalanan ve milyarlarca dolarlık fonu yönetmeye devam eden Steven A. Cohen
gibi aktörler, hiçbir ahlaki stigma / lekelenme yaşamadan yüksek
sosyeteye yön vermeyi sürdürürler (Taub, 2020, s. xviii, s. 11-12).
Bu çerçevede şahısların iç dünyasına
baktığımızda, finans dünyasının en tepesindeki bazı aktörlerin çarpıcı yaşam
öyküleri dikkat çekmektedir:
- Jack Grubman ve Sandy Weill'in Kuraldışı
İttifakı: Citigroup CEO'su Sandy Weill,
1990'larda telekomünikasyon balonunu şişirmek için analist Jack Grubman
ile işbirliği yapmış ve milyonlarca yatırımcıyı dolandırmıştır. Grubman'ın
bu kirli aklama çarkındaki tek kişisel talebi, çocuklarının prestijli bir
anaokuluna (92nd Street Y) kabul edilmesi olmuştur. Weill, bu kabulü
sağlamak için nüfuzunu kullanmış, karşılığında Grubman AT&T hisse
senedi notlarını manipüle etmiştir. Weill, milyarlarca dolarlık bu
kuraldışılığın ve ardından gelen 2008 küresel finansal krizinin mimarı
olmasına rağmen, hiçbir cezai kovuşturmaya maruz kalmamış, aksine tüm
servetini koruyarak lüks içinde yaşamaya devam etmiştir. Onun tek
"yapamadığı" şey, sonradan bir empty mea culpa / boş
pişmanlık açıklaması yapmak olmuştur (Taub, 2020, s. 101-105).
- Elliott Broidy'nin Güç Oyunu: Donald
Trump'ın en büyük kampanya bağışçılarından ve yakın çevresinden olan Elliott
Broidy, rüşvet ve nüfuz ticareti skandallarına adı karışmış bir diğer
seçkin figürdür. New York emeklilik fonuna rüşvet vermekten suçlu
bulunmasına rağmen hiçbir hapis cezası almamış, aksine Trump'ın göreve
başlama komitesinde baş fundraiser / bağış toplayıcı olarak
yer alarak gücüne güç katmıştır. Broidy'nin ailevi yaşamı ve lüks
düşkünlüğü, onun gücü paraya, parayı ise adaletten satın alınmış bir
bağışıklığa dönüştürme hayal dünyasının bir parçasıdır (Taub, 2020, s.
132-133).
Halkın Ekşi Sözlük gibi sanal arenalarda tüm
aklama yöntemlerine (smurfing / şirinleme, structuring / parçalama,
shell companies / paravan şirketler, emlak spekülasyonları,
naylon faturalar) en ince ayrıntısına kadar hâkim olması, elitler için hiçbir
şey ifade etmez; çünkü bu düzendeki en büyük engel "bilgi" değil,
"adli irade" eksikliğidir. Elitler, lobbying / lobicilik
faaliyetleri ve devasa seçim bağışları yoluyla adli mekanizmaları ve
denetim organlarını (MASAK gibi) tamamen işlevsizleştirmiştir. Hükümetlerin
"sıcak para" ve "beka sermayesi" ihtiyacı nedeniyle ilan
ettiği vergisiz varlık barışları / amnesty, halkın ifşa ettiği tüm
yasadışı fonları yasal bir zırha kavuşturur. Dolayısıyla, sıradan vatandaşın
elinde bu aşılmaz kurumsal bağışıklık duvarını yıkacak hiçbir cezai instrument
/ enstrüman bulunmadığı sürece, elitlerin bu rahatlığı ve
vurdumduymazlığı mutlak bir pervasızlıkla devam edecektir (Taub, 2020,
s. xxviii-xxix, s. 222-223; De Sanctis, 2013, s. 141).
BİLİMSEL GROUNDING / DOĞRULAMA KAYNAKÇASI (APA
STİLİ DİPNOTLAR)
- De Sanctis, F. M. (2013). Money
Laundering Through Art: A Criminal Justice Perspective. New York:
Springer.
- Lessambo, F. I. (2023). Anti-Money
Laundering, Counter Financing Terrorism and Cybersecurity in the Banking
Industry: A Comparative Study within the G-20. Cham: Palgrave
Macmillan.
- Riccardi, M. (2022). Money
Laundering Blacklists. New York, NY: Routledge.
- Robinson, J. (1996). The
Laundrymen: Inside the World's Third Largest Business. New York: Simon
& Schuster.
- Taub, J. (2020). Big
Dirty Money: The Shocking Injustice and Unseen Cost of White Collar Crime.
New York: Viking.
- Ekşi Sözlük.
(2019-2023). "kara para aklama yöntemleri" başlığı altındaki
girdiler (Sayfa 1, 2, 3, 4). Alındığı adres: eksisozluk.com
Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Yorumlar
Yorum Gönder