Print Friendly and PDF

Irak'tan İran'a Dick Cheney Komplosu




 

Dick Cheney'nin İsrail ile olan ilişki düzeyi, "sarsılmaz ve koşulsuz bir destek" olarak tanımlanabilir. Siyasi kariyeri boyunca, özellikle de 2001-2009 yılları arasındaki ABD Başkan Yardımcılığı döneminde, Washington'daki en güçlü İsrail yanlısı (pro-Israel) figürlerden biri olmuştur. Cheney, İsrail'in güvenliğini ve askeri hamlelerini ABD'nin Ortadoğu'daki çıkarlarıyla tamamen bir tutan bir yaklaşım sergilemiştir.  

Cheney’nin İsrail ile ilişkilerini ve bu politikanın temel taşlarını şu maddelerle özetleyebiliriz:

1. "Sarsılmaz" Güvenlik Garantisi

Cheney, İsrail'in askeri üstünlüğünü ve kendini savunma hakkını her platformda savunmuştur. 2008 yılındaki İsrail ziyaretinde, CNN'in aktardığına göre ABD'nin İsrail'in güvenliğine olan bağlılığının "kalıcı ve sarsılmaz" olduğunu ilan etmiştir. Ayrıca, Washington yönetiminin İsrail'i tehlikeye atacak veya istemediği tavizler vermesine neden olacak hiçbir adımı atmayacağını ve İsrail'e asla baskı yapmayacağını defalarca vurgulamıştır.  

2. "Terörle Mücadele" Ortaklığı ve Filistin Sorunu

11 Eylül saldırılarının ardından Cheney, dünyayı "terörle mücadele edenler ve teröre destek verenler" olarak ikiye ayırdığı sert bir dış politika vizyonu (Neo-muhafazakar / Neocon yaklaşımı) geliştirdi.  

  • İsrail'in Filistinli gruplarla olan çatışmasını doğrudan bu küresel "terörle mücadele" konseptinin bir parçası olarak gördü.
  • İsrail-Filistin barış görüşmelerini hiçbir zaman öncelikli bir gündem maddesi yapmadı. Ona göre asıl hedef Ortadoğu'daki rejimleri (Irak gibi) değiştirmek ve radikal grupları tasfiye etmekti. Bu durum, İsrail yönetiminin Batı Şeria'daki yerleşim yerlerini genişletirken Washington'dan ciddi bir baskı görmemesini sağladı.  

3. İran ve Bölgesel Tehditlere Karşı Ortak Tutum

Cheney, Ortadoğu'da İsrail'i tehdit eden unsurlara karşı her zaman en sert askeri seçeneklerin masada olmasını savundu.  

  • Suriye Operasyonu: 2007 yılında Suriye'nin bir nükleer reaktör inşa ettiğine dair şüpheler üzerine Cheney, bu tesisin ABD tarafından doğrudan bombalanmasını istemişti. Başkan Bush bunu reddetse de kısa süre sonra İsrail ordusu gizli bir operasyonla o reaktörü vurdu.  
  • İran Tehdidi: Cheney, İran'ın nükleer silah geliştirme çabalarına karşı İsrail'in askeri saldırı düzenleme hakkını her zaman destekledi ve İran'ın hem ABD hem de İsrail için varoluşsal bir tehdit olduğunu savundu.  

4. Yahudi Lobileri ve İsrail Siyasi Çevreleriyle Yakın İlişkiler

Cheney, görev süresi boyunca ve sonrasında ABD'deki en güçlü İsrail lobisi olan AIPAC (Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesi) toplantılarında sık sık baş konuşmacı olarak yer aldı. Buradaki konuşmalarında ABD ve İsrail'i "aynı idealler için mücadele eden doğal müttefikler" olarak tanımladı. Eski İsrail elçileri ve siyasetçileri, Cheney'nin arkasında her zaman güçlü pro-İsrail danışmanlar bulundurduğunu ve şahsen de İsrail'e büyük bir sempati duyduğunu belirtmişlerdir.  

Özetle; Dick Cheney, İsrail hükümetlerinin askeri ve stratejik kararlarına ABD içinden gelebilecek diplomatik engelleri kaldıran, İsrail'in askeri doktrinlerini tamamen destekleyen ve bölgedeki operasyonlarına yeşil ışık yakan en üst düzey koruyucu aktörlerden biri olmuştur

Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Benzer Yazılar

Yorumlar

Çok Eski Yazılarımızdan

Arşivden yazılar getiriliyor...