Cemre Demirel Ekşi Sözlük Analizi
Sığınak ile Uçurum Arasında Bir Entelektüelin Portresi:
"Cemre Demirel’in soykütüğü, gençliği ve
hayat sahnesindeki kronolojik adımları" şeklinde konuya giriş yapalım.
Cemre Demirel, muhtemelen 1989 yılında dünyaya
gözlerini açmıştır. Kökeni Bolu’nun Mengen ilçesine uzanmakta olup,
gençlik yıllarını ve hayatının önemli bir kısmını İstanbul'un Karagümrük
semtinde geçirmiştir.
Eğitim hayatına bakıldığında oldukça parlak bir
akademik geçmişe sahiptir: Lisans derecesini Galatasaray Üniversitesi
İktisat Bölümü’nden almış, felsefeye / dünya görüşüne yönelerek yüksek
lisansını Yıldız Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde ve doktorasını
da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde tamamlamıştır.
İnternet dünyasındaki serüvenine 2010’lu yılların
başında, o dönemin popüler platformu olan Avare Sözlük'te yazarlık yaparak
başlamış, ardından Ekşi Sözlük ve kişisel blogunda kullandığı "Michael
Skkofeld" mahlasıyla / takma adıyla efsaneleşmiştir.
Bu dönemde kaleme aldığı İlluminati ve 11 Eylül
gibi komplo teorileri içerikli, sürükleyici yazılarıyla milyonlarca
tıklanma alarak adeta Z kuşağının / yeni neslin erken dönem kanaat
önderlerinden biri haline gelmiştir. Genç yaşta edinilen anonim şöhret ve sanal kitlelerin
yarattığı narsistik / özsever tatmin, bireyin gerçek dünya ile kurması gereken
pratik bağları zayıflatmıştır. (Ekşi Sözlük, Sayfa 2, 4, 12, 20)
"Cemre Demirel’in ruhsal krizleri, tıbbi
travmaları ve bipolar / iki uçlu duygu durum bozukluğu savaşı" şeklinde
konuya giriş yapalım.
Hayatındaki en büyük kırılma ve psikolojik
travma, genç yaşta babasını kaybetmesiyle gerçekleşmiştir. Babasının
ölümünden önceki 15 yıllık süreçte her an babasının öleceği korkusu ve
beklentisiyle yaşamak, onun ruhsal yapısında derin yaralar açmıştır. Bu büyük
kaybın ardından kendisinde Bipolar Tip 2 / iki uçlu duygu durum bozukluğu
ve kronik majör depresyon / ağır çökkünlük teşhisleri kesinleşmiştir. Bu
ağır ruhsal hastalıklar sebebiyle yıllarca kapı kapı psikiyatrist gezmiş,
lityum, Seroquel, Ketiapin, Concerta ve ağır yeşil reçeteli Xanax gibi psikofarmakolojik
ilaçları adeta leblebi gibi tüketmiştir. İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı
dönemlerde kendisine Elektrokonvülsif Terapi (EKT) / elektroşok tedavisi
uygulanmış ve zihni bu ağır klinik süreçlerle hırpalanmıştır.
Ruhsal acılarının yanı sıra 2022 yılında testis
kanseri / er bezi tümörü teşhisi almasıyla sarsılmış, ameliyatla tek taşağı
alınmış ve ağır bir kemoterapi süreci geçirmiştir. Bu dayanılmaz acılar
zihninde sürekli intihar düşüncelerini beslemiş; kendisi açıkça ifade etmiştir
ki, eğer bir yaratıcı
inancı ve Kuran olmasaydı çoktan intihar etmiş olacaktı. Cemre Demirel’in
bipolar / iki uçlu duygu durum bozukluğu ve kanser gibi ağır varoluşsal
krizleri, onu hayatı anlamlandırmak için sürekli bir dine sığınmak zorunda
bırakmıştır.
Ruhun ve bedenin eşzamanlı olarak maruz kaldığı
ağır patolojik acılar, entelektüel derinliği olan bir zihni nihilist / hiççi
bir yok oluştan korumak adına teist / tanrıcı bir savunma kalkanı geliştirmeye
zorlamaktadır. (Ekşi Sözlük, Sayfa 2, 3, 10, 11, 13)
"Geçim kaynakları, sosyal statüsü ve bugünkü
meşguliyeti" şeklinde konuya giriş yapalım.
Cemre Demirel,
hayatı boyunca kurumsal veya geleneksel bir 9-to-5 / mesai düzenli işte hiç
çalışmamıştır. Günlerinin %99'unu oda, mutfak ve tuvalet üçgeninde, 10 metrekarelik
karanlık bir odada geçirerek oldukça asosyal / toplum dışı bir parazit
hayatı sürmektedir. En büyük destekçisi, odasına yemeğini getiren,
arkasını toplayan ve her türlü kahrını çeken fedakar annesidir. Ancak bu ev
kuşu haline rağmen dijital dünyanın sunduğu imkanlar sayesinde maddi olarak
oldukça yüksek gelirler elde etmektedir.
YouTube yayınlarındaki üyelik (katıl) sistemleri,
izleyicilerden gelen yüksek miktarlı donasyonlar / bağışlar sayesinde bir
profesör maaşından çok daha fazla para kazandığını kendisi de itiraf
etmiştir.
Günlük meşguliyeti, bu dar odada durmaksızın
sigara içmek, bira tüketmek, canlı yayınlar açıp goygoy yapmak, felsefi ve dini
söyleşiler gerçekleştirmektir. Ayrıca Oğuzhan Uğur liderliğindeki Babala TV
bünyesinde yerli bir animasyon dizi projesinin senaristliğini üstlenmiş,
oyunculuk deneyimi olarak
da "Mezarlık" dizisinde tarikata katılan ılımlı bir İslamcı rolünü
canlandırmıştır.
Sosyal hayattan izole yaşayan ve herhangi bir
kurumsal işte çalışmayan Cemre, dijital platformlardaki entelektüel monologları
ve samimi dertleşmeleri sayesinde geçimini ve popülaritesini sürdürmektedir.
Bireysel özgürlüğü ve kapitalizmi / serbest
piyasa ekonomisini öven bir entelektüelin, pratik hayatta ailesinin ve
kitlelerin ekonomik desteğine bağımlı bir asalak yaşam formu sürdürmesi derin
bir ironidir. (Ekşi Sözlük, Sayfa 10, 11, 12, 13, 20)
"Dini inanç dünyası, fikir dönüşümleri ve
Kuran Müslümanlığı" şeklinde konuya giriş yapalım.
Gençlik yıllarında ateizme / tanrısızlığa oldukça
yakın duran Cemre Demirel, zamanla Kuran’ı birincil kaynaklardan araştırarak
radikal bir fikir dönüşümü yaşamış ve Kuran Müslümanlığı / mealcilik ekolünü
benimsemiştir. Bu
dinsel duruşta hadislerin tamamı uydurma kabul edilerek reddedilir;
mezhepler, fıkıh kuralları ve geleneksel dinsel kabuller devre dışı bırakılır.
İnancını rasyonel / akılsal temellere oturtmaya çalışan Demirel, felsefi olarak
"Tanrı yoksa objektif / nesnel bir ahlak da var olamaz" tezini
savunmakta ve bu konuda "Ahlak Felsefesinde Tanrı Nerede?"
adında meta-etik / etik ötesi odaklı bir doktora tezi/kitabı yazmıştır.
Tasavvuf düşüncesini dinsel bir sapma, mistisizmi
ise doğrudan bir şirk / ortak koşma kuyusu olarak nitelendirdiği "Bir
Başka Din Tasavvuf" adlı eseriyle gelenekçi çevrelerin şimşeklerini
üzerine çekmiştir. Ancak
inancı son derece eklektiktir / seçmecidir; bir yandan her fırsatta Allah ve
Kuran derken, diğer yandan canlı yayınlarında birasını yudumlamakta ve
bunun günah olduğunu bilerek yaptığını söylemektedir.
Hadisleri ve
geleneksel fıkhı reddederek dini yalnızca Kuran metniyle sınırlandıran Cemre,
rasyonel / akılcı bir İslam reformu vaat etse de dinsel yaşamındaki
çelişkilerle sürekli eleştirilmiştir.
Geleneksel dogmaları yıkarken kendi aklını ve
arzularını merkeze alan reformist yaklaşım, dinî kuralları bireysel konfor
alanına göre esnetme riski barındırır. (Ekşi Sözlük, Sayfa 2, Sayfa 11, Sayfa 12,
Sayfa 15, Sayfa 17)
"Medyatik kamuoyundaki monolog ve
diyaloglar, önder olarak gördüğü şahsiyetler" şeklinde konuya giriş
yapalım.
Cemre Demirel, dinsel ve felsefi alanda
kamuoyunun yakından takip ettiği birçok isimle dirsek temasında bulunmuştur. Geleneksel İslam’a karşı
duruşunda Caner Taslaman’ı adeta bir hoca ve mentör / akıl hocası olarak
görmekte ve saygı duymaktadır. Erken dönemlerinde Edip Yüksel ile
Skype üzerinden programlar yapmış, ancak daha sonra aralarındaki diyalog
kopmuş ve sert tartışmalara evrilmiştir.
Batı düşünce
dünyasında Ayn Rand’ı ve onun nesnelci / objektivist felsefesini hararetle
savunmakta, onun bireyci yaklaşımlarını dilinden düşürmemektedir.
Ayrıca Hannah Arendt’i "feministlerin
şahı" olarak nitelendirerek ona büyük bir hürmet beslemektedir.
Medyatik alanda en çok ses getiren tartışması Diamond
Tema ile gerçekleştirdiği "Ahlak ve Tanrı" temalı yayın olmuştur;
bu programda ateist ve agnostik / bilinmezci kitlelerin karşısında felsefi bir
direnç göstermeye çalışmıştır.
Benzer şekilde akademisyen Enis Doko ile
yaptığı "Tasavvuf" tartışmasında sert argümanlarla kendi
kitabındaki tezleri savunmuş, ancak Doko’nun akademik derinliği karşısında yer
yer sıkışmıştır.
Sosyal medyada ise Jahrein, Erlik, Asrın Tok ve
Berat Mutluhan Seferoğlu gibi sağ-muhalif ve milliyetçi figürlerle ortak
yayınlar ve ittifaklar kurmuştur.
Tarihsel
figürler arasında ise JİTEM kurucusu Ahmet Cem Ersever’e övgüler düzdüğü
bir video kaydı mevcuttur.
Felsefi ve sosyolojik anlamda tamamen zıt
kutuplardaki figürleri (Ayn Rand, Edip Yüksel, Caner Taslaman, Jahrein) kendi
zihinsel dünyasında sentezleme çabası, Cemre’nin eklektik / seçmeci yapısının
bir göstergesidir. (Ekşi Sözlük, Sayfa 2, Sayfa 11, Sayfa 13,
Sayfa 18, Sayfa 21)
"Siyasi duruşu, eleştirel yönü ve muhalefete
muhalefet çizgisi" şeklinde konuya giriş yapalım.
Kendisini her ne kadar klasik liberal /
özgürlükçü olarak tanımlasa da, pratik siyasette Ümit Özdağ önderliğindeki
Zafer Partisi'nin radikal göçmen karşıtı ve milliyetçi politikalarını hararetle
desteklemektedir.
Komünizme,
sosyalizme ve sol liberalizme / Cihangir solculuğuna karşı aşırı derecede
saldırgan ve küfürlü bir üsluba sahiptir.
Türk siyasi
tarihindeki en büyük çıkışı, 2023 seçimleri öncesinde Kemal Kılıçdaroğlu’nun
adaylığına karşı başlattığı "Aday Olma Leblebi Kafalı"
protestosudur.
Seçimlerin kaybedilmesiyle birlikte öngörülerinde
haklı çıkmış, bu durum popülaritesini tırmandırmıştır. Siyasi konulardaki
duruşu son derece serttir; sokak köpeklerinin itlaf edilmesini / öldürülmesini
savunmakta, Kavala ve Demirtaş gibi hukuksal simgelerin gündemde tutulmasına
şiddetle karşı çıkmaktadır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik
çöküşü muhalefetin basiretsizliğine bağlayan Cemre, özellikle Kemal
Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı sergilediği öfkeli protestoyla muhalif
kitlelerin sesi ve gelecekte haklı çıkan kâhini haline gelmiştir.
Özgürlükçü bir söylem benimseyip milliyetçi ve
göçmen karşıtı bir partiyi hararetle savunmak, klasik liberal ilkelerle
ulusalcı pratikler arasındaki derin ideolojik çelişkiyi açığa vurur. (Ekşi
Sözlük, Sayfa 2, Sayfa 4, Sayfa 18, Sayfa 19, Sayfa 21)
"Canlı yayın skandalları, ilişkileri ve
kadına şiddet krizi" şeklinde konuya giriş yapalım.
Bipolar / iki uçlu duygu durum bozukluğunun
yarattığı öfke nöbetleri, alkol ve ağır psikiyatrik ilaçların yan etkileriyle
birleştiğinde Cemre Demirel’i büyük taşkınlıklara sürüklemiştir.
İlk büyük
sansasyonel / şok edici olay, Temmuz 2022'de gerçekleştirdiği kriz yayınında, canlı
yayında penisini / cinsel uzvunu çıkarıp kameraya sallaması olmuştur.
İkinci ve çok daha ağır olan kriz ise 2024 yılının başında yaşanmıştır.
Kendisinden 14 yaş küçük, 20 yaşındaki kız
arkadaşı Nilsu'yu canlı yayına çıkarmış; yayın esnasında ona ağır hakaretler
etmiş, onu aşağılamış ve kons / pavyon kadını muamelesi yapmıştır. Bu yayından
kısa bir süre sonra Nilsu, Cemre Demirel tarafından fiziksel şiddete
uğradığını, feci şekilde darp edildiğini açıklayarak morarmış gözünün
fotoğraflarını paylaşmıştır.
Cemre, alkollü olduğunu savunarak "Kafam
iki milyonken bir tane vurmuşum" diyerek şiddeti küçümsemeye çalışmış,
ancak bu durum kamuoyunda büyük bir nefret dalgasına ve iptal etme / cancel
kampanyasına yol açmıştır.
Olayın ardından Nilsu’nun da geçmişte kendi oda
arkadaşını kör edecek derecede ağır şekilde darp ettiği ve şiddete meyilli
olduğu ifşa olmuştur.
Cemre Demirel’in canlı yayınlarında sergilediği
cinsel organ teşhiri ve sevgilisine uyguladığı fiziksel şiddet olayları, onun
zihnindeki rasyonel ahlak teorisi ile hayatındaki pratik çöküş arasındaki derin
uçurumu gözler önüne sermiştir.
Zihinsel kontrol mekanizmalarını yitirmiş ve
dürtüsel / içgüdüsel sınırları aşmış bir bireyin, yaşadığı hezeyanları ve
taşkınlıkları bipolar / iki uçlu duygu durum bozukluğu teşhisi arkasına
saklanarak meşrulaştırmaya çalışması toplumsal bir tepkiye yol açmaktadır. (Ekşi
Sözlük, Sayfa 11, Sayfa 12, Sayfa 13, Sayfa 14, Sayfa 15, Sayfa 16, Sayfa 17)
"Eleştirenlerin takıldığı temel noktalar ve
takdir edenlerin beğendiği taraflar" şeklinde konuya giriş yapalım.
- Eleştirilen
Yönleri:
Kendisine yöneltilen en büyük itham sahtekarlık / iki yüzlülük ve
dürüst olmamaktır. Dini sürekli Kuran'a göre şekillendirdiğini iddia etmesine rağmen
hayatında alkolün, zinanın ve en nihayetinde şiddetin gırla gitmesi
dindarlar tarafından ağır şekilde yerilmektedir. Ayrıca,
hastalıklarını bir kalkan gibi kullanarak her türlü rezilliğin
sorumluluğundan sıyrılmaya çalışması, komplo teorilerinin aslında batılı
sitelerden kopyala-yapıştır / tercüme hırsızlığı olması ve etrafına lise
düzeyinde ergen müritler toplayarak sanal tarikat kurması en çok
eleştirilen yönleridir.
- Takdir Edilen Yönleri: Son
derece zeki, analitik düşünebilen ve felsefi olarak son derece donanımlı
bir beyindir. Kendisini sansürlemeden, ne ise o olarak kitlelerin önüne
koyabilen ender dürüst ve samimi karakterlerdendir. En büyük toplumsal
başarısı, Şubat 2023
depremlerinde 10 saat boyunca canlı yayın yapıp flütüyle şarkılar
çalarak depremzedeler için 1.5 milyon TL'nin üzerinde (bazı kayıtlara göre
1.8 milyon TL) devasa bir bağış toplamasıdır.
- Kılıçdaroğlu’na yönelik öngörülerinde sonuna kadar haklı çıkması da
siyasi dehasının bir kanıtı olarak görülür. Toplumsal çöküş
dönemlerinde kitleler, kusursuz ve steril aydınlar yerine kendi
öfkelerini, çaresizliklerini ve taşkınlıklarını filtresizce yansıtan
"yaralı ve kusurlu" anti-kahramanları / sıra dışı kişilikleri
kendilerine rehber edinmeye daha meyillidir. (Ekşi Sözlük, Sayfa 2,
Sayfa 5, Sayfa 6, Sayfa 8, Sayfa 14, Sayfa 17)
"Bugünkü duruşuyla gelecekte olabileceği
kişisel durum" şeklinde konuya giriş yapalım.
Cemre Demirel’in geleceğine dair öngörüler iki uç
noktada birleşmektedir. Kötümser
senaryoya göre, dört duvar arasındaki izole yaşamı, kontrolsüz alkol kullanımı
ve ağır ilaç bağımlılığı devam ettiği sürece zihni tamamen uçuruma
sürüklenecek ve kaçınılmaz olarak bir gün canlı yayında intihar edecektir.
İyimser ve akademik çevrelerin beklentisine göre
ise, özellikle deneysel Ketamin tedavisi gibi ağır klinik süreçlerin olumlu
yanıt vermesi durumunda, bu bunalımlı dönemi atlatıp Türkiye’nin önemli felsefe
ve din akademisyenlerinden biri haline gelecek, dinsel reform hareketlerine
güçlü eserleriyle yön vermeye devam edecektir.
Ancak gerçekçi bir bakış açısı, onun bu
hastalıklı ve çökkün haleti ruhiyeyi dijital bir kazanç kapısı / business
plan olarak sürdürmeye devam edeceğini, kitlelerin ilgisini odasından
çıkmayarak diri tutacağını öngörmektedir.
Cemre Demirel'in geleceği; onun ağır ilaç
bağımlılığından ve alkol sarmalından kurtulup kurtulamayacağına, aynı zamanda
içindeki varoluşsal sancıları dindirecek gerçek bir entelektüel üretim alanına
yönelip yönelmeyeceğine bağlıdır. (Ekşi Sözlük, Sayfa 11, Sayfa 12, Sayfa 17,
Sayfa 19, Sayfa 20)
APA Tarzı Dipnotlar ve Kaynakça
- Demirel, C. (2016). Piyon. İstanbul: İstanbul Yayınevi.
- Demirel, C. (2017). Bir Başka Din Tasavvuf. İstanbul: İstanbul
Yayınevi.
- Demirel, C. (2023). Ahlak Felsefesinde Tanrı Nerede? İstanbul:
İstanbul Yayınevi.
Sığınak ile Uçurum Arasında Bir Entelektüelin
Portresi: Kullanışlı Aparat Olma Trajedisi
"Sistemlerin
ve komplo / gizli anlaşma uzmanlarının iddia ettiği üzere, bazı parlak
figürlerin zamanla devşirilerek / dönüştürülerek egemenlerin amaçları
doğrultusunda kullanışlı birer aparat / aygıt haline gelmesi ve bir insanın bu
trajik / acıklı konumdan sıyrılabilmesi için kendisini hangi çizgiye atması
gerektiği" şeklinde cümle içine alarak konuya giriş yapalım
ve bu derin varoluşsal sancıyı sosyo-psikolojik / toplumsal-ruhbilimsel ve
tarihi bir perspektifle / bakış açısıyla masaya yatıralım.
Sosyo-Politik / Toplumsal-Siyasal Araçsallaştırma
ve Kullanışlı Aparat / İşlevsel Aygıt Olma Durumu
Hasan Mezarcı örneğinde görüldüğü üzere, radikal
/ kökten dinci bir çizgiden başlayıp hapishane süreci sonrası mehdileşme /
kendisini mesih ilan etme aşamasına geçen figürlerin trajik / acıklı dönüşümü,
aslında egemen yapıların "kullan-at" politikalarının bir yansıması
olarak okunabilir. Bu tür figürler, başlangıçta taşıdıkları yüksek gizil güç / potansiyel
ile kitleleri peşinden sürükleme kabiliyetine sahipken, yaşadıkları psikolojik
/ ruhbilimsel kırılmalar ve travmalar neticesinde sistemin marjinalleştirdiği /
sıradışılaştırdığı ve en nihayetinde etkisiz hale getirdiği birer nesneye
dönüşürler (klatyator, Sayfa 6; dorafdelus, Sayfa 2).
Bir aydının zihinsel dehasını toplumsal bir
sığınak uğruna feda etmesi, onun egemen güçler tarafından yönlendirilen edilgen
bir kurbana dönüşmesinin ilk adımıdır.
Cemre Demirel Örneği: Komplo / Gizli Anlaşma
Teorisinden Siyasi Aygıtlığa Uzanan Çelişkiler
Cemre Demirel,
Galatasaray Üniversitesi İktisat / ekonomi mezunu olmasına rağmen kariyer / iş
hayatı yerine felsefe / düşünbilim alanına yönelmiş, metaetik / etikötesi
üzerine doktora tezi yazmış bir aydındır (safaret, Sayfa 4; mchaelskkofeld, Sayfa 18).
İnternet dünyasındaki tanınırlığını 2011'li yıllarda Michael Sikkofield
mahlasıyla / takma adıyla yazdığı Illuminati ve 11 Eylül içerikli komplo /
gizli anlaşma teorileriyle kazanmıştır (safaret, Sayfa 4; tojourus, Sayfa 1).
Ancak, zaman içerisinde yaşadığı derin kişisel krizler / bunalımlar ve bipolar
/ iki uçlu duygu durum bozukluğu ile majör depresyon / büyük çökkünlük gibi
kronik / müzmin hastalıklar, onun düşünsel dünyasını ve pratik / uygulamalı
yaşamını derinden sarsmıştır (loststone, Sayfa 11; ssamancopu, Sayfa 10).
Babasının erken yaşta ölümüyle tetiklenen intihar / kendi canına kıyma eğilimi
karşısında, din ve Allah inancını varoluşsal bir can simidi / sığınak olarak
benimsemiştir (loststone, Sayfa 11; namahrem el, Sayfa 11).
Ancak bu inanç arayışı, onu geleneksel dinsel
yapıları reddederek "Kuran Müslümanlığı" adını verdiği reformist /
yenilikçi bir çizgiye taşımış, bu süreçte tasavvufu / İslam mistisizmini bir
şirk / ortak koşma kuyusu olarak nitelendirdiği eserler kaleme almıştır (matrx,
Sayfa 4; 155551, Sayfa 21). Ne var ki, zihnindeki ahlak teorisi / kuramı ile
pratik / uygulamalı yaşamı arasındaki çelişkiler sürekli bir kriz alanı
yaratmıştır. Canlı yayınlarda alkol (bira, viski) tüketmesi, yoğun küfürlü ve argo
üslubu ve en nihayetinde kendisinden 14 yaş küçük olan 20 yaşındaki kız
arkadaşına alkollü bir kriz / bunalım anında feci şekilde fiziksel şiddet /
darp uygulaması, onun ahlak felsefecisi kimliğiyle taban tabana zıt bir çöküşü
gözler önüne sermiştir (suchababyface, Sayfa 14; 9, Sayfa 15; mss gollum, Sayfa
16).
Bu tutarsızlıklar ve bipolar / iki uçlu duygu
durum bozukluğunun yarattığı öfke nöbetleri, onu egemen siyasi aygıtlar /
aparatlar için oldukça "kullanışlı" bir araç haline getirmiştir.
Özellikle 2023 seçimleri sürecinde muhalefete yönelik başlattığı öfkeli ve
küfürlü "Aday Olma" çığlıkları, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin dev
miting / halk toplantısı ekranlarında propaganda / tanıtım malzemesi olarak
kullanılmıştır (dorafdelus, Sayfa 2; m scott, Sayfa 19). Kendi özgür iradesiyle
/ özerk istemiyle hareket ettiğini sanırken, aslında egemenlerin kutuplaştırma
stratejisine hizmet eden kullanışlı bir aparat / aygıt konumuna düşmüştür
(klatyator, Sayfa 6).
Kitlelerin alkışına ve sanal cemaatlerin onayına
bağımlı hale gelen marjinal / sıradışı figürler, kendi yanılsamalarının /
illüzyonlarının esiri olarak egemen güçlerin kullan-at projelerine hizmet eden
kullanışlı birer aygıt / aparat haline gelmekten kaçınamazlar.
Bir İnsanın Kendini Atması Gereken Kurtuluş
Çizgisi Neresidir?
Bir bireyin farkında olmadan bu kullan-at
çarkının bir dişlisi haline geldiğini fark etmesi ve bu yanılsamadan kurtulması
için kendisini şu çizgilere atması gerekmektedir:
- Radikal Rasyonellik / Kökten Akılcılık ve
Öz-Eleştiri Çizgisi: Birey, kitlelerin kendisine sunduğu "şeyh", "kanaat
önderi" veya "mesih" gibi narsistik / özseverlik doyumunu
sağlayan payeleri tamamen elinin tersiyle itmelidir (suchababyface,
Sayfa 14; 155551, Sayfa 21). Kendi zihnini bir dogma / nas hapishanesine
çevirmek yerine, inançlarını ve eylemlerini nesnel bir mesafeden /
dışarıdan bakışla sorgulayabilmelidir.
- Pratik Hayat ve Üretken Emek Çizgisi: Dört
duvar arasında, duman altı 10 metrekarelik bir odada, annesinin bakımına
ve internetten gelen bağışların / donasyonların konforuna sığınarak
felsefe / düşünbilim üretmek, bireyi kaçınılmaz olarak gerçeklikten
koparır (cokbulutlu, Sayfa 8; lerler, Sayfa 21). Kurtuluş, güneşin alnında
günde 10 saat fiziksel emek / beden işçiliği yapmak, pratik / uygulamalı
toplumsal sorumluluklar üstlenmek ve hayatı bir sığınaktan ibaret
görmekten vazgeçmektir (lerler, Sayfa 21; cokbulutlu, Sayfa 8).
- Zihinsel Dürüstlük ve Sorumluluk Çizgisi: Birey, yaptığı ahlaki ve
insani hataların sorumluluğunu "ben bipolarım", "büyük
travmalarım var" diyerek klinik / klinik bahanelerin arkasına
saklamayı bırakmalıdır (apprecated, Sayfa 16; squx, Sayfa 15).
Gerçek özgürlük, hatalarla yüzleşmek ve kendini kurbanlaştırma
yanılsamasından / illüzyonundan kurtarmaktır.
Bu adımlar atılmadığı takdirde, en parlak
beyinler bile sistemin marjinal / sıradışı birer maskotuna dönüşerek, kendi
verimli dönemlerini heba edip trajik / acıklı bir yok oluşa sürüklenmekten
kurtulamazlar (summerof69, Sayfa 11).
APA Tarzı Dipnotlar ve Kaynakça
- Ekşi Sözlük. (2013-2026). Cemre Demirel Başlığı Altındaki Yazar
Yorumları ve Analizleri. İstanbul.
- Demirel, C. (2017). Bir Başka Din Tasavvuf. İstanbul: İstanbul
Yayınevi.
- Demirel, C. (2023). Ahlak Felsefesinde Tanrı Nerede? İstanbul:
İstanbul Yayınevi.
BATI SATHINDAKİ VAROLUŞSAL UÇURUMLAR: DEHA, AKIL
HASTALIĞI VE DİJİTAL SÖYLEŞİNİN REFORMİST MUADİLLERİ
"Cemre Demirel benzeri batı dünyasında var
olmuş, onun felsefi-ruhsal krizlerini, dijital cemaatleşme / sanal tarikatleşme
eğilimlerini ve medyatik taşkınlıklarını paylaşan figürlerin kimler olduğu ve
aralarındaki varlıkbilimsel / ontolojik benzerlikler" şeklinde cümle içine
alarak konuya kapsamlı ve öğretici bir giriş yapalım.
İnternet çağının yarattığı en büyük illüzyon /
yanılsama, bireylerin kendi odalarındaki izole / toplumdan yalıtılmış alanlarda
inşa ettikleri sanal krallıkların, kitleler üzerinde gerçek birer kurtarıcı ve
aydın / entelektüel etkisi yaratmasıdır. Batı dünyasında da Cemre Demirel gibi
felsefe / düşünbilim, teizm / tanrıcılık, komplo / gizli anlaşma teorileri ve
derin psikiyatrik patolojiler / ruhsal bozukluklar sarmalında debelenen,
kitleleri peşinden sürükleyen ama kendi trajik / acıklı krizleri içinde kaybolan
çarpıcı figürler mevcuttur.
1. Kanye West (Ye): Bipolar / İki Uçlu Duygu
Durum Bozukluğu ve Mesihlik Kompleksi
Batı
dünyasındaki en gürültülü ve en medyatik / iletişimsel muadil, şüphesiz müzikal
dehası ile klinik taşkınlıkları / manik evreleri arasında savrulan Kanye
West'tir.
Sözlük yazarlarının da isabetle tespit ettiği
gibi, Cemre Demirel'in provokatif / kışkırtıcı tavırları ve anti-woke /
farkındalık karşıtı üslubuyla girdiği bu tehlikeli yol, onun "yazgısındaki
Kanye West finalini yaşamaktan geri kaçamamasına" yol açmıştır
(Ayetullah Dranzer Efendi, Sayfa 16).
- Ruhsal Krizler ve Dini Sığınak: Tıpkı
Demirel’in majör depresyon / büyük çökkünlük ve Bipolar Tip 2 / iki uçlu
duygu durum bozukluğu krizlerinde intihar / kendi canına kıyma
düşüncesinden kurtulmak amacıyla Kuran inancına ve teizme / tanrıcılığa
sarılması gibi (Namahrem El, Sayfa 13), Kanye West de yaşadığı bipolar / iki uçlu duygu
durum bozukluğu krizlerinin ortasında radikal bir dinsel dönüşüm geçirmiş
ve kendisini Tanrı'nın seçilmiş bir habercisi olarak konumlandırmıştır.
- Medyatik Meltdown / Zihinsel Çöküşler:
Demirel’in canlı yayınlarda alkol (bira, viski) tüketirken ayet okuması,
küfürlü / argolu üslubuyla ahlak felsefesi / ahlak düşünbilimi anlatması
ve en nihayetinde cinsel organını kameraya sallaması veya sevgilisine darp
/ fiziksel şiddet uygulaması gibi normal olmayan aşırılıkları, Kanye West’in de canlı
yayınlarda kontrolsüzce hezeyanlar savurması, kamusal alanda ahlaki
çelişkiler yaşaması ve kitleler önünde yaşadığı sinir krizleriyle birebir
örtüşmektedir. Ruhsal acılarla sınanan bir zihnin, ahlaki
tutarsızlıklarına rağmen sanal kürsülerde kitleleri peşinden sürüklemesi,
çağımızın modern bir kutsallık arayışıdır.
2. Terry A. Davis: "Meczup Deha" ve
Bilgisayar Dünyasının Üçüncü Tapınağı
Dijital dünyanın gördüğü en trajik / acıklı ve
marjinal / sıradışı dahi programcılardan biri olan Terry A. Davis (1969–2018),
bilgisayar felsefesi / düşünbilimi bağlamında çok somut bir örnektir.
- Akademik Altyapı ve Akıl Hastalığı: Davis,
Arizona Eyalet Üniversitesi'nde Elektrik Mühendisliği yüksek lisans /
lisansüstü derecesine sahipti. Önce bipolar / iki uçlu duygu durum
bozukluğu, adından şizofreni / zihin bölünmesi teşhisi konulmuş ve ömrünün
geri kalanını çalışmayarak babasının evinde izole / yalıtılmış bir şekilde
geçirmiştir. Bu durum, Galatasaray Üniversitesi İktisat / ekonomi mezunu
olan ve felsefe / düşünbilim alanında doktora yapan Cemre Demirel’in
hayatı boyunca kurumsal bir işte çalışmayarak annesinin bakımına sığınmasıyla
(Çokbulutlu, Sayfa 8) psikolojik / ruhbilimsel açıdan büyük benzerlik
taşımaktadır.
- Fizikötesi / Metafizik İnşa:
Başlangıçta ateist / tanrıtanımaz olan Davis, geçirdiği ruhsal krizlerin
ardından Tanrı'dan doğrudan vahiy / ilahi bildirim aldığını iddia etmiş ve
Tanrı’nın emri doğrultusunda tek başına "TempleOS" / Tapınak
İşletim Sistemi adını verdiği bir yazılım inşa etmiştir. Bu durum,
ateizmden / tanrıtanımazlıktan Kuran Müslümanlığı / mealcilik reformuna
sapan Demirel'in dini zihninde rasyonel / akılsal bir sığınak olarak
kurgulamasıyla paraleldir.
- Sanal Cemaat ve Küfürbaz Üslup: Davis,
internet üzerinde açtığı canlı yayınlarda son derece vulgar / kaba, ırkçı
ve saldırgan bir dil kullanmasına rağmen, arkasında onu adeta bir
"modern meczup" veya "aziz" olarak gören devasa bir
gençlik kitlesi toplamıştır. İnternet kullanıcılarının bu iki figüre de
ahlaki ve insani tutarsızlıklarına rağmen duyduğu saplantılı / takıntılı
hayranlık, dijital çağın yalnız bireylerinin anlam arayışını
göstermektedir.
3. Roosh V (Daryush Valizadeh): Komplo / Gizli
Anlaşma Teorilerinden Radikal Gelenekçiliğe
Daryush Valizadeh, batı internet dünyasında
"Roosh V" mahlasıyla / takma adıyla bilinen, son derece tartışmalı
bir ağ günlüğü yazarıdır / bloggerdır.
- Komplo / Gizli Anlaşma Teorileri ve
Bloggerlık / Ağ Günlüğü Yazarlığı: Tıpkı Cemre Demirel'in 2011'li yıllarda
"Michael Sikkofield" mahlasıyla / takma adıyla blog / ağ günlüğü
yazıları yazarak Illuminati / gizli dünya örgütü, komplo teorileri ve 11
Eylül kumpasları üzerine kitleleri aydınlatmaya (!) soyunması gibi, Roosh
V de "Return of Kings" / Kralların Dönüşü adlı ağ günlüğünde
modern dünyayı yöneten elitlerin komploları üzerine yazılar yazarak üne
kavuşmuştur.
- Radikal Din Reformuna / Gelenekçiliğe Uyanış: Roosh
V, yıllarca son derece vulgar, cinsiyetçi ve ahlaki sınırları aşan seküler
/ dünyevi bir hayat sürdükten sonra, 2019 yılında yaşadığı derin bir
varoluşsal krizin ardından ani bir "Şam Yolu" dönüşümüyle
Ortodoks Hristiyanlığı benimsemiştir. Tıpkı Demirel’in geleneksel fıkhı /
mezhepleri ve tasavvufu / İslam mistisizmini tamamen dışlayarak literal /
düz metin dindarlığına (Kuran Müslümanlığı) yönelmesi gibi, Roosh V de tüm
seküler geçmişini lanetlemiş, kitaplarını imha etmiş ve internet forumlarında
ahlaki harfiyeciliği / literalizmi savunarak genç muhafazakar erkeklerin
akıl hocası haline gelmiştir. Geleneksel dinsel yapıları "gerçek
dinden sapma" olarak niteleyen bu radikal yenilikçilik, batıda da
bireyin kendi konfor alanına göre dini tevil etmesi / yorumlamasıyla
sonuçlanmaktadır.
Bireyin kişisel taşkınlıklarını ve ahlaki
çöküşlerini bipolar bozukluk teşhisinin arkasına sığınarak toplumsal bir kalkan
haline getirmesi, modern internet çağında sorumluluktan kaçışın en tipik
semptomudur.
APA Tarzı Dipnotlar ve Kaynakça
- Ayetullah Dranzer Efendi. (2024). Cemre Demirel Başlığı Üzerine
Eleştiriler ve Sosyolojik Tespitler. Ekşi Sözlük, Sayfa 16, Entry No:
420.
- Demirel, C. (2017). Bir Başka Din Tasavvuf. İstanbul: İstanbul
Yayınevi.
- Demirel, C. (2023). Ahlak Felsefesinde Tanrı Nerede? İstanbul:
İstanbul Yayınevi.
- Namahrem El. (2024). Varoluşsal Kaygıların Dinsel Algı Üzerindeki
Etkileri. Ekşi Sözlük, Sayfa 13, Entry No: 13.
- Valizadeh, D. (2019). The Path to Orthodoxy: From Secularism to
Faith. Washington: Return of Kings Publishing.
Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Yorumlar
Yorum Gönder