Küçük Firmalara Ölüm...Kasası da Beyazıda Bizim Olacak
KÜRESEL FİNANSAL TEKELLERİN DEZENFORMASYON KALKANI: Dev Kuruluşların Pazar Hakimiyetini Koruma Stratejileri Ve Küresel Sermaye Kontrolünün Psikopatolojisi
Sistemik yapıyı sorgularken "büyük
firmaların küçük ve yeni oluşmaya çalışan düzgün firmaların önünü kesmek için
dezenformasyon tipi medyatik ve sosyal platformları kullanmaları, kara para
trafiğini kontrol etmek ve kaçakları
önlemek için de yaptıklarını düşünülebilir. Piyasada dolaşan para hacmi belli
olunca bunun kontrolünü de kaybetmek elitlerin işine gelmez bunu nasıl
açıklayabiliriz" sorusuna yanıt arandığında, küresel finansal
hegemonya ile tekelci sermaye korumacılığı arasındaki karanlık ve simbiyotik
çıkar ilişkisini tüm çıplaklığıyla analiz etmek gerekir (Taub, 2020, s. x-xxxvi; Riccardi, 2022, s. 25-26). Dev küresel tröstler ve onların
güdümündeki finansal kuruluşlar, kurallara tam compliance / uyum
gösteren ve yasal sınırlar içinde büyümeye çalışan dürüst işletmeleri pazarın
dışına itmek için medya manipülasyonunu ve devletlerin yasal denetim
mekanizmalarını birer silah olarak kullanmaktadırlar (Taub, 2020, s. 49-51).
Yasadışı sermayenin piyasaya ucuz mal sürerek
haksız rekabet yaratması, dürüst girişimcilerin ayakta kalmasını engelleyen en
sinsi tekelci bariyerdir. (Young, 2017,
s. 71)
DE-RISKING / RİSKTEN KAÇINMA KILIFI ALTINDA KÜÇÜK
GİRİŞİMCİLERİN BOĞULMASI
Uluslararası
finansal sistemde, büyük bankaların ve küresel sermayenin, "kara para
aklamayla mücadele" kılıfı altında geliştirdiği de-risking /
riskten kaçınma politikalarının aslında pazara yeni girmek isteyen küçük ve
düzgün firmaları boğmak için tasarlanmış sistemik birer mekanizma olduğu fikri,
modern ekonomi-politik teorilerinde sıkça tartışılmaktadır (Riccardi, 2022, s. 25-26). Küresel ölçekli dev bankalar ve finansal
elitler, "suç gelirlerini engelleme" ve "uluslararası
yaptırımlara uyum sağlama" bahanesini öne sürerek, kendi pazar
hakimiyetlerine tehdit oluşturabilecek her türlü bağımsız ya da yerel finansal
kanalı sistemin dışına itmektedirler (Riccardi,
2022, s. 25-26).
Bu süreçte uygulanan en yaygın yöntem, gelişmekte
olan ülkelerdeki yerel bankaların ve küçük finansal aracıların muhabir
bankacılık ilişkilerini tek taraflı olarak kesmektir (Riccardi, 2022, s. 26). Büyük bankalar muazzam idari bütçeleri sayesinde yasal denetimleri
kolayca atlatabilirken, yeni filizlenen küçük ve dürüst işletmeler en ufak bir
şüphe dalgasıyla banka hesaplarının bir gecede kapatılması riskiyle karşı
karşıya kalırlar (Riccardi, 2022, s. 26). Bu tekelci
engelleme mekanizması, sadece bireysel işletmeleri değil, tüm coğrafi bölgeleri
finansal olarak izole ederek küresel sermayenin tek merkezde toplanmasını
garanti altına alır (Riccardi, 2022, s. 26).
Küresel finansal otoritelerin ve dev bankaların
cezasızlık zırhı altında ezdiği küçük işletmeler, sistemik bir sömürünün
kurbanı haline gelmektedir. (Taub, 2020,
s. xxvi, s. 6-9; Riccardi, 2022, s. 25-26)
MEDYA MANİPÜLASYONU, "POWELL
MEMORANDUMU" VE PROPAGANDA AYGITI
Büyük kurumsal elitlerin, pazar üzerindeki mutlak
kontrollerini ve yasadışı ayrıcalıklarını sürdürmek amacıyla medyayı nasıl
organize ettikleri tarihsel süreç incelendiğinde daha net anlaşılmaktadır (Taub, 2020, s. 49-51). Amerikan iş dünyasının 1971 yılında kaleme aldığı ve literatüre
"Powell Memorandumu" olarak geçen gizli manifesto, kurumsal elitlerin
televizyon kanalları, sosyal platformlar, akademik dergiler ve mahkemeler
üzerinde sistemik bir hegemonya kurarak "serbest teşebbüs sistemini
koruma" adı altında kendi tekellerini nasıl tahkim ettiklerini açıkça
göstermektedir (Taub, 2020, s. 49-51, s. 57).
Bugün basının ve medyanın önemli bir kısmı
küresel holdinglerin mülkiyeti altındadır (Sanat yoluyla
kara para aklama.pdf, s. 8). Bu medya organları, dürüst ve küçük işletmeleri "güvensiz",
"kara para aklama riski barındıran" ya da "yasadışı
faaliyetlerin odağı" olarak yaftalayan sinsi bir disinformation /
dezenformasyon yaymaktadır (Taub, 2020,
s. 49-51, s. 147). Öte yandan, uyuşturucu kartellerinin
milyarlarca dolarlık kanlı paralarını sistematik olarak aklayan Londra merkezli
Hong Kong ve Şanghay Bankacılık Şirketi (Hong Kong and Shanghai Banking
Corporation) gibi finans devlerinin suçları deşifre olduğunda, medya bu
skandalları sıradan birer yönetsel hata gibi sunarak kamuoyunun algısını
manipüle eder (Taub, 2020, s. xxv-xxvi, s. 6-9). Sivil
toplumun seçkin elitleri ve basın, kendi çıkarlarına uymayan her türlü dürüst
finansal girişimi şeytanlaştırırken, devasa beyaz yaka suçlarını örtbas etmekte
gizli bir ortaklık yürütür (Sanat yoluyla
kara para aklama.pdf, s. 8).
GÜÇ ELİTLERİNİN PARA HACMİNİ KONTROL ETME
ARZUSUNUN PSİKOPATOLOJİSİ
İnsan psikolojisinin loss aversion /
kayıptan kaçınma ve power pathology / güç patolojisi verilerine göre,
kontrolsüz bir finansal büyüme ve merkezileşmemiş sermaye hareketleri, egemen
sınıfların zihninde derin bir güvensizlik ve tahakküm kaybı travması yaratır.
Elitler için piyasada kontrol dışı dolaşan her bir kuruş, kendi inşa ettikleri
hiyerarşik piramidin altındaki tuğlaların gevşemesi anlamına gelir. Bu
patolojik endişe, onları yasal düzenlemeleri ve medya organlarını birer kalkan
olarak kullanmaya sevk eder (Taub, 2020,
s. 49-51, s. 218).
Büyük finansal aktörlerin para hacmini tamamen
kontrol altında tutmak istemelerinin ardında yatan rasyonel nedenler ise
şunlardır:
- Ekonomik Politika Yapımının Sabote Edilmesi: Eğer
kayıt dışı sektör ve serbest dolaşan nakit hacmi çok büyürse; bu durum
tüketimi, yatırımları, tasarrufları ve döviz kurlarını tamamen çarpıtır (Young, 2017, s. 40). Resmi
devlet verileri gerçek ekonomik durumu yansıtamayacağı için, elitlerin
para politikalarını kendi çıkarları doğrultusunda manipüle etme yeteneği
felç olur (Young,
2017, s. 40).
- Büyük Havuzda Kamufle Olma İhtiyacı:
Finansal elitler ve suç örgütleri için yasadışı parayı gizlemenin en kolay
yolu, onu devasa ve tekelleşmiş bir para havuzunun içine enjekte etmektir;
zira "büyük bir para havuzunda para saklamak çok daha kolaydır" (Riccardi, 2022, s. 33). Eğer para akışı küçük ve
bağımsız kanallara dağılırsa, paranın izlenebilirliği artar ve elitlerin
gizlilik zırhı yırtılır (Riccardi,
2022, s. 33).
- Kolektif Cezasızlığın Korunması: Aşırı
servet birikimi criminogenic / suç üretici bir doğaya sahiptir ve
üst sınıflar birbirlerine mutually assured immunity / karşılıklı
garantili bağışıklık sağlarlar (Taub,
2020, s. 218). Piyasaya yeni giren uyumlu ve düzgün firmalar bu kirli çarka dahil
olmadıkları için, elitlerin karşılıklı sessizlik yeminini bozma
potansiyeli taşıyan birer tehlike olarak algılanırlar (Taub, 2020, s. 218).
ELİT PERVASIZLIĞININ VE İHANETLERİN TARİHSEL
ANATOMİSİ
Küresel finans sisteminin tepesindeki aktörlerin,
kendi pazar hakimiyetlerini ve mutlak kontrollerini korumak uğruna giriştikleri
kuraldışılıklar, tarihin en sarsıcı ihanet ve güç savaşlarında gizlidir:
- Tanrı'nın Bankerinin Gizemli Sonu (Roberto
Calvi): Milano merkezli Banco Ambrosiano’nun
yönetim kurulu başkanı olan 62 yaşındaki Roberto Calvi, Vatikan Bankası,
İtalyan mafyası ve uluslararası aklama şebekeleri arasındaki devasa nakit
akışını yöneten kilit bir aktördü (Robinson,
1996, s. 797). "God's Banker" / Tanrı'nın
Bankeri olarak anılan Calvi, 18 Haziran 1982'de Londra'daki Blackfriars
Köprüsü altında asılı olarak bulunmuştur (Robinson, 1996, s. 797). Calvi'nin ölümü üzerindeki intihar süsü verilmiş gizem perdesi,
küresel aklama çarkının deşifre olmasını engellemek isteyen elitlerin,
kendi sırdaşlarını dahi nasıl acımasızca ortadan kaldırabileceğini
gösteren en büyük tarihsel uyarılardan biridir (Robinson, 1996, s. 797).
- Dennis Levine'in İhaneti ve Güç Tutkusu: Drexel
Burnham Lambert’in birleşme ve satın alma departmanında yöneticilik yapan
33 yaşındaki dahi narsist Dennis Levine, içeriden aldığı gizli bilgilerle
13 milyon dolarlık yasadışı bir servet biriktirmiştir (Robinson, 1996, s. 783). Kendi
başarısının kurbanı olan Levine, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun
kıskacına girdiğinde, hapisten kaçabilmek için yıllarca birlikte çalıştığı
tüm suç ortaklarını ve finans dünyasındaki dostlarını hiç düşünmeden ihbar
ederek kurtulmaya çalışmıştır (Robinson,
1996, s. 784).
- Saddam Hüseyin ve Kirli Finans Ağları: Irak
diktatörü Saddam Hüseyin, mutlak güç saplantısı ve aşırı şüpheci,
paranoyak kişilik yapısıyla ülkesinin petrol gelirlerinden elde ettiği
payları üvey kardeşi Barzan el-Tikriti aracılığıyla yönetmiştir (Robinson, 1996, s. 805). Barzan,
yasadışı paraları Ürdünlü ve Filistinli iş insanlarının adlarına
kaydederek İspanya, Fransa, Brezilya ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki
yasal işletmelere entegre etmiştir (Robinson,
1996, s. 805). Saddam’ın hayal dünyası, küresel finansal
sistemin ikiyüzlülüğünü kullanarak diktatörlüğünü ebedi kılmaktı (Robinson, 1996, s. 805).
Ticarete ve finansa dayalı tüm denetim
mekanizmaları, aslında sisteme dışarıdan sızmaya çalışan dürüst küçük rakipleri
ezmek için birer silah olarak kullanılırken; egemen konumdaki devasa tröstler
için sadece aşılıp geçilen anlamsız birer bürokratik prosedürden ibarettir. (Taub, 2020, s. xxvi; Riccardi, 2022, s. 25-26)
BİLİMSEL APARAT VE DİPNOTLAR (APA STİLİ)
- De Sanctis, F. M. (2013). Money
Laundering Through Art: A Criminal Justice Perspective. New York:
Springer.
- Lessambo, F. I. (2023). Anti-Money
Laundering, Counter Financing Terrorism and Cybersecurity in the Banking
Industry: A Comparative Study within the G-20. Cham: Palgrave
Macmillan.
- Riccardi, M. (2022). Money
Laundering Blacklists. New York, NY: Routledge.
- Robinson, J. (1996). The
Laundrymen: Inside the World's Third Largest Business. New York: Simon
& Schuster.
- Taub, J. (2020). Big
Dirty Money: The Shocking Injustice and Unseen Cost of White Collar Crime.
New York: Viking.
- Young, A. (Ed.). (2017). Trade-Based
Money Laundering: Overview, Issues, Perspectives. New York: Nova
Science Publishers, Inc.
- Ekşi Sözlük.
(2019-2023). "kara para aklama yöntemleri" başlığı altındaki
girdiler (Sayfa 1, 2, 3, 4). Alındığı adres: eksisozluk.com
Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Yorumlar
Yorum Gönder