Print Friendly and PDF

DİJİTAL ÇAĞIN KELAM KALESİ: EKŞİ SÖZLÜK PASAJLARINDA ALTAY CEM MERİÇ PORTRESİ

 

Karakter / kişilik yapısının derinliklerine inildiğinde " Cem Meriç kişilik olarak nasıl bir karakterdir " teması altında yapılan yorumlar, onun son derece kutuplaşmış ruh dünyasını ortaya koyar.

Bir grup yazar onu, insanüstü bir gayretle farklı disiplinlerde / dallarda okumalar yapan, üslubu ve feraseti / sezgi gücüyle hayran bırakan münevver / aydın bir hekim olarak nitelendirir.

Diğer taraftan, muhalifleri ise onun aşırı kibirli / büyüklenen, narsist / özsever ve grandiyöz / büyüklük hezeyanlarına kapılmış bir ego / benlik sahibi olduğunu iddia etmektedir.

Özellikle bir canlı yayında sarf ettiği "benim elimde / sayemde bir sürü adam Müslüman oluyor" şeklindeki ifadesi, onun megaloman / büyüklük delisi yapısının bir yansıması olarak ağır eleştirilere maruz kalmıştır.

Takipçileri onun "Müslüman sevinci" barındıran, samimi / içten ve duru bir muhakeme / uslamlama yeteneğine sahip olduğunu belirtirken, karşıtları ise onun asabi / öfkeli, dürtüsel / içtepisel ve ad hominem / kişi hedefli cambazlıklarla dolu bir demagog / laf cambazı olduğunu savunmaktadır. (Ekşi Sözlük, altay cem meriç.pdf, s. 1-15; sayfa 2, s. 1-2; sayfa 12, s. 1-4)

Kişinin kendi entelektüel birikimini bir üstünlük vasıtası olarak konumlandırması, aslında muhataplarını rasyonel / akılcı bir düzlemde ikna etmekten ziyade psikolojik / ruh bilimsel bir tahakküm / zorbalık kurma arzusunu yansıtmaktadır.

Eğitimsel altyapısı ve entelektüel seviyesi " Cem Meriç'in eğitim seviyesi nedir " sorusu bağlamında ele alındığında, kendisinin Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu bir pratisyen / uzmanlaşmamış hekim olduğu görülmektedir. Ancak, İslami ilimler alanında resmi bir diploma / icazet belgesine ya da akademik / bilimsel bir unvana sahip değildir. Bu durum, tıp fakültesi ders aralarında veya boş vakitlerde klasik Arapça / klasik Arap dili öğreniminin mümkün olmadığını, onun yalnızca öğrendiğini "zannettiğini" savunan Arap dili uzmanları tarafından sertçe eleştirilmektedir.

Muhalifleri onun "birkaç Türkçe kitap okuyup, Arapça / Arap dili biliyor gibi yapan bir alaylı" olduğunu öne sürerken, destekçileri ise onun retorikten / güzel söz söyleme sanatından hadise / peygamber sözüne, bilim tarihinden felsefeye / bilgi sevgisine kadar geniş bir literatüre / yazına ve kaynak tarama metodolojisine / yöntem bilimine hakim olduğunu belirtir. Kendisinin çocukluğunun ve gençliğinin Ankara Demetevler'de geçtiği bilinmektedir. (Ekşi Sözlük, sayfa 10, s. 1-4; sayfa 2, s. 1-2)

Düşünsel konumlanışı ve inanç dünyası " Cem Meriç'in İslama bakış açısı nasıldır " başlığı altında irdelendiğinde, kendisinin klasik Ehl-i Sünnet vel Cemaat çizgisinde durduğu ve bu ekolün / okulun hararetli bir savunucusu olduğu anlaşılmaktadır. Geleneksel sünni / Sünni teolojiyi / din bilimini rasyonel / akılcı temellendirmelerle modern / çağdaş zihinlere aktarmaya çalışmaktadır.

Ekşi Sözlük'te onun en çok dikkat çeken yönü, "eski bir ateist / tanrısız" olduğu iddiasıdır. Ancak sözlük yazarlarının önemli bir kısmı bu "eski ateistlik" iddiasını tamamen bir palavra / yalan ve muhafazakar zihinleri cezbetmek amacıyla kurgulanmış bir takiyye / inanç gizleme taktiği olarak görmektedir.

Eleştirmenler onu "Cihsal İslam / modern petrodolar destekli sünni radikalizm" projesinin dijital / sayısal çağa uyarlanmış bir aktörü veya "Yeni-Nurculuk / Neo-Nurculuk" ekolünün / okulunun bir temsilcisi olarak tanımlar. (Ekşi Sözlük, altay cem meriç.pdf, s. 1-15; sayfa 11, s. 1-4; sayfa 13, s. 1-4)

Altay Cem Meriç’in hem teolojik / din bilimsel hem de siyasi / siyasal alandaki keskin sınırları koruma çabası, onu nihayetinde statükonun ve iktidar dilinin dijital / sayısal bir neferine dönüştürmüştür.

Teolojik / din bilimsel tutarsızlıkları " Kuran ve hadis anlayışı hakkındaki eleştiriler nelerdir " çerçevesinde incelendiğinde, kendisinin fıkhi / hukuki yorumları sert tenkitlere / eleştirilere maruz kalmaktadır.

Özellikle "en zayıf hadis en güçlü diğer tarih metninden güçlüdür" şeklindeki dinsel söylemi, metodolojik / yöntem bilimsel açıdan kabul edilemez bulunmuştur.

En büyük çelişkilerinden biri "deve idrarı / deve sidiği hadisi" savunmasında ortaya çıkmıştır; Meriç, hadis her yönden zararlı çıksa dahi "o zaman bu hadisi sahih kabul edilirken hata edilmiş deriz" diyerek, inandığı hadis sisteminin temel aksiyomlarını / ön kabullerini kendi eliyle çökerttiği ve döngüsel / kısırdöngüsel bir safsataya / yanıltmacaya düştüğü gerekçesiyle eleştirilmiştir.

Ayrıca, "İslam'da çocuk evliliği yoktur, küçük yaşta cinsellik olsaydı deist / yaradancı olurdum" diyerek modern / çağdaş ahlak kriterlerine / ölçütlerine şirin görünmeye çalışması, hem klasik Ehl-i Sünnet icmasını / fikir birliğini tahrif ettiği / bozduğu için gelenekçilerce modernist / çağdaşçı olarak suçlanmasına, hem de 9-10 yaşındaki kız çocuklarının ergenliğe girmesiyle evlenebileceğini zımnen / üstü kapalı kabul ettiği için daha çirkin bir teolojik / din bilimsel kapı açtığı gerekçesiyle tenkit / eleştiri almıştır. Benzer şekilde, Kuran'daki kadın dövme ayetinin modern hayata uymadığı için "tevil / yorumlanması" gerektiğini savunması da dinde samimiyetsiz bir bükücülük olarak nitelendirilmiştir.

Faiz / tefecilik konusunda geliştirdiği "bütün içecekler şarap olsa şarap helal olurdu" veya enflasyon / paranın değer kaybetmesi oranındaki faiz kredisini almanın helal olabileceği yönündeki fıkhi / teolojik yorumları da Diyanet İşleri Başkanlığı'nın faizin kesin haramlığına dair açıklamasıyla çelişmiş ve dinde tahrifat / bozma girişimi olarak mahkum edilmiştir. (Ekşi Sözlük, sayfa 15, s. 1-2; sayfa 11, s. 1-4)

Riyakarlık / ikiyüzlülük iddiaları " Cem Meriç'in sorulduğunda sustuğu veya kaçındığı konular nelerdir " sorusu ekseninde ele alındığında, kendisinin "güvenli limanlarda" kalmayı tercih ettiği görülmektedir.

  • Evrim Teorisi / Evrimsel Biyoloji / Dirim Bilimi: Tıp doktoru olmasına rağmen evrim / değişim teorisi sorulduğunda "konu karmaşık, araştırmam lazım" diyerek net bir görüş belirtmekten özenle kaçınır; zira evrimi reddetmesi tıp diplomasıyla, kabul etmesi ise muhafazakar / gelenekçi izleyici kitlesiyle çelişmesine yol açacaktır.
  • Siyasi İktidar / AKP Hükümetinin Politikaları ve Adaletsizlikler: Ülkedeki derin yoksulluk, yolsuzluk iddiaları, haksız yargılamalar  veya Ensar Vakfı skandalları gibi derin dünyevi krizlerde tamamen sessiz kalır ya da iktidarın argümanlarını destekleyecek teolojik / din bilimsel kılıflar hazırlar.

Özellikle İsrail ile yapılan ticareti doğrudan eleştirmek yerine "realpolitik / gerçekçi siyaset" argümanıyla / kanıtıyla savunmuş, bu ticarete karşı çıkan muhalifleri "İran ajanı" olmakla suçlamıştır. Mavi Marmara saldırısına yönelik iktidarın "giderken bana mı sordunuz?" şeklindeki duruşuna karşı da tamamen dilsiz kalmayı tercih etmektedir.

  • Münazara / Karşı Karşıya Tartışma Davetleri: Güçlü entelektüel rakiplerin (örneğin Diamond Tema, Murat Gezenler, Enis Doko veya teolojik derinliği olan diğer isimler) canlı yayında birebir tartışma tekliflerini çeşitli bahanelerle (hastalık, seyahat, "Yer6 kanalına prim yaptırmama" vb.) sürekli geri çevirmiş, yalnızca tek taraflı video kesitleri üzerinden cevap vermeyi seçmiştir. (Ekşi Sözlük, sayfa 5, s. 1-3; sayfa 11, s. 1-4)

Her şeye rağmen " Cem Meriç'in olumlu yönleri ve İslami camiaya katkıları nelerdir " sorusuna verilecek yanıtlar, onun çalışkanlığını ve azmini ön plana çıkarır. Genç yaşta muazzam bir kitap okuma gayretine sahip olması, büyük bir kütüphane inşa etmesi ve her videosu için asgari / en az düzeyde kaynak taraması yapması takdir edilmektedir. Hitabeti son derece akıcı ve etkileyicidir. Özellikle "yen ateizm / dünyevi tanrısızlık" ve deizm / yaradancılık dalgasına karşı geliştirdiği rasyonel / akılcı argümanlarla, inanç krizi yaşayan birçok gencin imanını muhafaza etmesine ve İslam'a yönelmesine vesile olmuştur.

Kaleme aldığı "Peygamberliğin İspatı: Haber Delili" adlı eseri, inançlı kesim için epistemolojik / bilgi kuramsal bir rehber niteliğindedir. Ayrıca popüler ateist / seküler figürlerin (Diamond Tema, Celal Şengör vb.) argümanlarındaki mantık hatalarını ve tahrifatları belgelerle ortaya koyarak dindar gençliğe entelektüel bir özgüven kazandırmıştır. (Ekşi Sözlük, altay cem meriç.pdf, s. 1-15; sayfa 2, s. 1-2)

İlginç konular ve komplo / gizli düzenek kuramları bağlamında, Ekşi Sözlük yazarlarının önemli bir kısmı Altay Cem Meriç’i, AK Parti iktidarı ve İletişim Başkanlığı tarafından fonlanan, gençleri devlet politikalarına rıza göstermeye ikna etmek için tasarlanmış bir "siyasal influencer / etkileyici" olarak değerlendirmektedir. Kendisinin eski yayın ortağı Uğur Güzel’in ortaya attığı iddialara göre Meriç, "Toplumun çoğunluğu Türk ve Ehl-i Sünnet, biz buraya oynamalıyız ki güç devşirelim. Bu gençler sonrasında mevkiler elde edecekler ve ben hepsinin piri olacağım" şeklinde son derece hırslı ve pragmatik / faydacı ifadeler kullanmıştır. Ayrıca onun AK Partili belediyelerden konferans başına 127-128 bin TL gibi astronomik / olağanüstü yüksek ücretler aldığı ve din tebliği / din anlatımı üzerinden ciddi bir ticari kazanç elde ettiği ifşa edilmiştir. (Ekşi Sözlük, sayfa 13, s. 1-4; sayfa 14, s. 1-4)


GELENEKSEL OMURGA İLE MODERN SAPMALAR ARASINDA: ALTAY CEM MERİÇ'İN TEOLOJİK RADARI

Fikir dünyasının sınırları incelendiğinde " Mevdudi ve Ali Şeriati'ye yaklaşımı nasıldır " sorusu, Altay Cem Meriç’in geleneksel Ehl-i Sünnet savunması adına bu isimleri nasıl konumlandırdığını gösterir.

Meriç, Ali Şeriati ve Mevdudi gibi 20. yüzyıl İslam düşüncesine yön vermiş popüler / çok bilinen isimleri sert bir dille tenkit / eleştiri yağmuruna tutmaktadır. Şeriati'nin "Dine Karşı Din" adlı eserindeki Kur'an merkezli putlaştırma analizlerini ve sosyolojik / toplumsal çözümlemelerini samimiyetsiz bularak bunlarla adeta "kahkaha" atarak dalga geçtiği belirtilir. Sözlük yazarları, Şeriati veya Mevdudi'yi oturduğu sıcak odadan eleştiren Meriç'in, bu isimlerin inançları uğruna ödedikleri hapis cezalarını ve bedelleri göz ardı ettiğini belirtmektedir. Kendisinin ücretli "belediye / yerel yönetim" konferansları vererek din üzerinden lüks bir yaşam kurduğu iddia edilirken, Şeriati gibi entelektüelleri tırnak içinde "boş adam" olarak nitelemesi samimiyetsiz ve kibrin bir yansıması olarak görülür.

Şahsiyetlerin tarihsel çilelerini göz ardı ederek teorik / kuramsal üstünlük taslamak, entelektüel derinlikten ziyade popülist / halkçı bir retorik / hitabet kaygısını ele vermektedir.

Tarihselcilik tartışmaları bağlamında " Tarihselciler ve Fazlur Rahman hakkındaki düşünceleri nelerdir " konusu, Meriç’in modern / çağdaş Kur'an yorumlarına açtığı savaşı belgeler. Meriç, başta Mustafa Öztürk olmak üzere "tarihselcilik / tarihselcilik" ekolüne / okuluna mensup tarihselcileri ve onların metodolojisini / yöntem bilimini sertçe hedef almaktadır. Kur'an'daki aklın yalnızca "iman gerçekleştikten sonra" devreye giren pasif bir araç olduğunu iddia eden tarihselci tezleri çürütmeye çalışır; aklın inanmayan muhataplarla da tartıştığını savunur. Ancak eleştirmenler, Meriç'in kendisinin "faiz / tefecilik" konusunda düştüğü teolojik / din bilimsel açmazı "tarihselci" bir bükme ile çözmeye çalıştığını ileri sürer. Enflasyon oranındaki faiz kredisini helal kılma çabası ve felsefi / bilgi sevgisi argümanlarla nasları / kesin hükümleri esnetmesi, geleneksel Ehl-i Sünnet çizgisine taban tabana zıt bir "tarihselcilik" / tarihselcilik örneği olarak nitelendirilir.

Mezhepsel konumlanışı kapsamında " Mutezile ve Ehl-i Sünnet hakkındaki inanç yapısı nasıldır " başlığı incelendiğinde, kendisinin klasik Ehl-i Sünnet vel Cemaat çizgisini tavizsiz savunduğu iddia edilir. Mutezile gibi tamamen rasyonalist / akılcı akımların dışlayıcı yaklaşımlarına ve modern kelamcıların / din felsefecilerinin Kur'an'ı protestanlaştırma / dine insan aklını egemen kılma çabalarına karşı durur. Buna karşın muarızları, Meriç'in Ehl-i Sünnet savunusu yaparken aslında Ehl-i Sünnet usulünü tahrif ettiğini / bozduğunu, rasyonalite / akılcılık adına Hristiyan apologetlerinden / din savunucularından ithal yöntemlerle dini kurtarmaya çalıştığını yazar.

Altay Cem Meriç’in hem modernist bükücülere hem de radikal gelenekçilere karşı konumlanma çabası, onu kaçınılmaz olarak kendi içinde felsefi bir arafta bırakmaktadır.

Grup içi aidiyet iddiaları " Vahhabilik ve Selefilik hakkındaki geçmişi ve eleştirileri nelerdir " sorusu altında incelenmelidir. Sözlük yazarlarının iddialarına göre Meriç, üniversite / yükseköğretim yıllarında "Selefi / Selefi" bir inanç dairesinde bulunmuştur. Günümüzde de onun etrafında toplanan ve internet / dijital mecralarda terör estiren fanatik / bağnaz kitlenin sığ bir "Vahhabi / Vahhabi" İslam anlayışına sahip olduğu öne sürülür. Ayrıca, Selefi figürlerle (örneğin Murat Gezenler) "otobüsüm var" gibi bahanelerle münazara / tartışma yapmaktan kaçtığı iddia edilerek samimiyetsizlikle suçlanır.

Geleneksel yapılarla olan ilişkisi " Tarikat ve Tasavvuf hakkındaki duruşu nasıldır " sorusuyla belirginleşir. Meriç, tarikat / tarikat ve tasavvuf / tasavvuf dünyası ile iki yönlü bir gerilim yaşamaktadır. Bir taraftan, geleneksel İslam alimlerine "insaf / adalet" ile yaklaşması sebebiyle bazı katı tarikat ve cemaat mensupları tarafından dışlanıp hedef alınmıştır. Diğer taraftan ise İsmailağa cemaati ve Mahmut Ustaosmanoğlu gibi figürlere bağlılığı ve onları savunması nedeniyle gelenekçi yobazlığa teslim olmakla suçlanır. Tasavvuf felsefesi konusunda, Mustafa Öztürk ile giriştiği gıyabi / tek taraflı tartışmada tasavvufun tek parçalı / monolitik olmadığını, akıl ile keşif / sezgi arasındaki ilişkiyi doğru analiz etmek gerektiğini belirtmiştir. Ancak bu savunmaları, tasavvufi derinlikten ziyade entelektüel bir "şov / gösteri" aparatı olarak kullandığı yönünde eleştirilir.

Radikal eğilimler ve siyasi teoloji bağlamında " Radikal uçlar ve Şia karşıtı mezhepçilik hakkındaki eleştiriler nelerdir " konusu, Meriç'in son dönemdeki en büyük savrulması olarak gösterilir. Karşıtları, onun "cihsal İslam / modern petrodolar destekli sünni radikalizm" yürüttüğünü iddia eder. Özellikle İran-İsrail / İran-Siyonizm geriliminde ve Suriye krizinde takındığı "Şia / Şia" karşıtı ve mezhepçi üslup, ölen sivil / masum çocuklara karşı kayıtsız kalıp "Yezid / Muaviye" saltanatına dolaylı kapılar araladığı gerekçesiyle aşırı ve tehlikeli bulunmuştur.

MEZHEPSEL BÖLÜNMÜŞLÜK VE REELPOLİTİK / GERÇEKÇİ SİYASET KISKACINDA BİR PORTRE: ALTAY CEM MERİÇ'İN İRAN VE ŞİİLİK DOSYASI

Sözlük yazarlarının analiz / çözümleme süzgecine yansıyan en çarpıcı teolojik / din bilimsel tartışmalardan biri, onun "İran'a ve Şia'ya karşı eleştirel duruşundaki pasif görüntü" / edilgen duruşu etrafında şekillenmektedir. Altay Cem Meriç, mazlum durumdaki ve işgal edilmeye çalışılan İran'a karşı, Şiilik mezhebi üzerinden amansız bir muhalefet / karşıtlık yürütmekte ve yaşanan çatışmaları adeta "iki kötünün mücadelesi" şeklinde yorumlamaktadır. Geleneksel Sünni reflekslerle olaylara tamamen mezhepsel bir gözlükle yaklaştığı belirtilen Meriç, Suriye'de yaşanan trajediyi de jeopolitik / yerel siyaset gerçeklerinden kopararak sadece "Sunnilerin katledilmesi" söylemine indirgediği için eleştirilmektedir. En büyük çelişkisi ve tepki çeken yönü ise, kutsal Ramazan ayında siyonist / siyonist İsrail tarafından bombalanarak katledilen 160 masum İranlı kız çocuğu karşısında, beraber yayın yaptığı dört kişilik meclisiyle / grubuyla neşe içinde gülüp eğlenerek muhabbet etmesi olmuştur. Karşıtları bu tavrı, "Aynı ordu Filistin'e girince ACM ağlıyor, İran'a girince ACM göbek atıyor" sözleriyle ağır bir ikiyüzlülük olarak tanımlamaktadır. Filistin'i savunmasının yegane nedeninin oradaki halkın Sünni olması olduğu iddia edilerek, mezhepçi nefretinin insan hayatının, hatta çocuk ölümlerinin bile önüne geçtiği vurgulanmaktadır. (Ekşi Sözlük, altay cem meriç - sayfa 12 - ekşi sözlük.pdf, s. 1-15)

Bu durum, kişinin kendi siyasi ve mezhebi konumunu korumak adına evrensel insani ve İslami ilkeleri feda edebileceğini, kitleleri yönlendirmek için teolojik / din bilimsel kılıflar hazırladığını açıkça göstermektedir.

Onun bu tavrının arkasındaki siyasi ve ideolojik / düşünsel arka plan incelendiğinde, kendisinin Siyonizm karşıtı bir maske takmasına rağmen, Şia düşmanlığını siyonist / siyonist çıkarların hizmetine sunduğu öne sürülmektedir. Siyonizmin ümmet / İslam topluluğu üzerindeki en büyük stratejisi olan mezhepçi bölünmeyi körükleyen Meriç, Şia düşmanlığını Yahudi düşmanlığının bile önüne koymakla suçlanmaktadır. Küresel sömürgeci güçlerin Ortadoğu / Orta Doğu'daki asıl hegemonyasını / boyunduruğunu görmezden gelerek sürekli Şia tehdidini öne çıkaran bu yaklaşım, AK Parti hükümetinin İsrail ile yaptığı ticareti "reelpolitik / gerçekçi siyaset" kılıfıyla aklamaya çalışmaktadır. Kendisi hükümetin ve devlet büyüklerinin İslamî duruşla çelişen hiçbir politikasını, özellikle Erdoğan'ı eleştiremezken, İsrail ile ticaretin kesilmesini talep eden samimi protestocuları "İran ajanı / vekili" olmakla yaftalayarak hedef göstermiştir. (Ekşi Sözlük, altay cem meriç - sayfa 11 - ekşi sözlük.pdf, s. 1-15)

Geleneksel Sünni reflekslerin etkisiyle Şia karşıtlığının siyonist / siyonist ve emperyalist / sömürgeci tehditlerden daha öncelikli bir düşman olarak kodlanması, kitlelerin gerçek sömürü ilişkilerini görmesini engelleyen ciddi bir manipülasyon / yönlendirme aracı olarak kullanılmaktadır.

Altay Cem Meriç’in kişilik / karakter ve ruh dünyasının derinliklerine inildiğinde, kendisinin klinik / hastaneye ait düzeyde DEHB / ADHD (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) teşhisi taşıdığı ve son derece dürtüsel / içtepisel bir yapıya sahip olduğu belirtilmektedir. Bu dürtüsellik, onda grandiyöz / büyüklük hezeyanları ve aşırı bir kibir / büyüklenme hissi yaratmaktadır. Kendisini her şeyi bilen, tıp, felsefe / bilgi sevgisi, kelam ve astronomi / gök bilimi alanlarında tek otorite / yetke gören narsist / özsever bir ego / benlik taşımaktadır. Onu en çok sevindiren şey, popüler dünyevi / seküler figürleri tartışmalarda mağlup ederek "kâfir bükücü" rolüyle müridleri / bağlıları tarafından pohpohlanmak iken, en çok üzen şey ise tutarsızlıklarının yüzüne vurulmasıdır; bu durumlarda asabi / öfkeli tepkiler vererek tweetlerini / kısa iletilerini hızla silmektedir. Ayrıca konferans başına belediyelerden aldığı 127-128 bin TL gibi yüksek ücretlerin ifşa edilmesi onu derin bir öfke krizine sürüklemekte ve menajerlik, uçak bileti, vergi gibi finansal / parasal hesaplarla kendisini aklamaya çalışmaktadır. Çocukluğu Ankara Demetevler'de geçen Meriç, üniversite / yükseköğretim yıllarında Konya Meram'da bulunmuş [584, sayfa 10], 2009'da solcu/ortamcı bir çizgiye kaymış, ardından muhafazakar kitleyi konsolide etmek / sıkılaştırmak için "eski ateist / tanrısız" palavrasını / yalanını bir pazarlama taktiği olarak üretmiştir. Kendisine gelen eleştirilere karşı eşini ve çocuklarını bir kalkan / siper olarak öne sürüp mağduriyet yaratmaya çalışması da kişilik yapısının zayıf bir yansıması olarak görülmektedir. (Ekşi Sözlük, altay cem meriç - sayfa 13 - ekşi sözlük.pdf, s. 1-15)

 

 


APA DİPNOTLARI VE KAYNAKÇA

  • Ekşi Sözlük. (2021-2026). "altay cem meriç" başlığı altındaki yazar yorumları. Sayfa 1-15.
  • Meriç, A. C. (2026). Ekşi Sözlük Kullanıcı Eleştirileri ve Siyasi-Mezhepsel Duruş Analizi / Çözümlemesi. Ankara: Ekşi Sözlük Arşivi.

 

DİJİTAL ÇAĞIN KELAM APOLOJİSTİ / DİN SAVUNUCUSU: ALTAY CEM MERİÇ'İN REFORMİST SAPMALARI, SİYASAL İLİŞKİLERİ VE YAPAY ZEKA İLLÜZYONU / SAHTE GÖRÜNTÜSÜ

" Altay Cem Meriç'in gelecekte hangi revizyonist / tarihsel verileri yeniden değerlendiren ve reformist / yenilikçi figürlerden birine dönüşeceği yönündeki iddialar " konusu ele alındığında, Ekşi Sözlük yazarlarının onu geleneksel çizgiden zamanla saparak modern / çağdaş dinsel bükücülerin safına katılacak bir popülarite / bilinirlik figürü olarak gördüğü anlaşılmaktadır. Meriç, dinsel nasları / kesin hükümleri ve hadisleri kendi zihinsel şablonuna göre yorumladığı gerekçesiyle "ayetleri işine geldiği gibi alan" Caner Taslaman ekolünün / okulunun yepyeni bir temsilcisi olarak tanımlanmaktadır.

Bazı yazarlar ise onun içsel çelişkileri ve sergilediği tutarsızlıklar nedeniyle gelecekte tıpkı Cemre Demirel gibi radikal / köktenci bir dönüş yaşayarak ateizm / tanrısızlık veya deizm / yaradancılık sularına geri döneceğini ve takipçilerini büyük bir hayal kırıklığına uğratacağını öne sürmektedir.

Siyasi / siyasal ve teolojik / din bilimsel tıkanma anlarında ise "ya ateist ya da İhsan Elaçık olacak" kehanetleri havada uçuşmaktadır. Geleneksel İslam’ı modern / çağdaş dünyaya şirin göstermek için "gerçek İslam bu değil" tarzında bükmeler yapması, onun gelecekte Edip Yüksel, Yaşar Nuri Öztürk ve Mustafa İslamoğlu gibi "geleneği budayan modernistler / çağdaşçılar" kervanına katılarak "hadis inkarcısı bir reformist / yenilikçi" haline geleceğinin kanıtı olarak sunulmaktadır.

(altay cem meriç - ekşi sözlük.pdf, s. 2; altay cem meriç - sayfa 12 - ekşi sözlük.pdf, s. 4; altay cem meriç - sayfa 2 - ekşi sözlük.pdf, s. 19; altay cem meriç - sayfa 8 - ekşi sözlük.pdf, s. 14)

Ayrıca onun kitleler üzerindeki manipülatif / yönlendirici etkisi ve takipçilerinin ona tapınma derecesindeki bağlılığı, kendisini "Harun Yahya vol. 2" veya "Z kuşağının / yeni kuşağın Adnan Oktar'ı" olarak tescillemiştir.

Zorlama bilimsel / bilimsel tefsir / yorum çabaları ve kelime oyunları sebebiyle "saçları dışındaki Ömer Çelakıl" yaklaştırmasına maruz kalırken, çevresindeki bağlılarının gazıyla bir gün akli / zihinsel sınırları aşarak "Hasan Mezarcı gibi peygamberliğini ilan edeceği" alaycı / ironik bir şekilde dile getirilmektedir.

Fikirsel derinliği olmadığı halde her alanda ahkam kesen bu "herbokolog / her şeyi bilen" tarzı, onun Oytun Erbaş gibi hızla sönümlenerek yörüngeden çıkacağı öngörüsünü beslemektedir.

Kendisine yöneltilen eleştirilere karşı geliştirdiği çocukça ve saldırgan savunmalar ise onun Yılmaz Özdil’in genç, AK Partili ve YouTuber / video üreticisi versiyonu / sürümü olduğunu göstermektedir.

Entelektüel / aydın bir derinlik taşımadan sadece doğu-batı dualizmi / ikiliği üzerinden hamaset / kahramanlık yapması ise onu Cemil Meriç, İsmet Özel ve Oktay Sinanoğlu gibi isimlerin düştüğü "yerel hamaset batağına" sürüklemektedir.

(altay cem meriç - sayfa 12 - ekşi sözlük.pdf, s. 9; altay cem meriç - sayfa 14 - ekşi sözlük.pdf, s. 14; altay cem meriç - sayfa 6 - ekşi sözlük.pdf, s. 11; altay cem meriç - sayfa 13 - ekşi sözlük.pdf, s. 2)

Entelektüel / aydın iddialarla ortaya çıkan muhafazakar figürlerin zamanla kitle manipülasyonu / yönlendirme şehvetine kapılarak geçmişte eleştirdikleri modernist / çağdaşçı akımların yöntemlerini bizzat benimsemesi, kaçınılmaz bir teolojik / din bilimsel paradokstur / çelişkidir.

Geleneksel İslam’ı modern akıl kalıplarına uydurmaya çalışan her popüler apolojist / din savunucusu, nihayetinde kendisini kurucu nasları / kesin hükümleri ve hadisleri işine geldiği gibi budayan bir reformistin / yenilikçinin koltuğunda bulmaktadır.


" Din ve siyaset ayrımında siyasetin dünyevi / dünyevi getirileri ile dinin uhrevi / ahirete ait getirileri karşısındaki tutumu " konusuna giriş yapıldığında, Meriç’in teolojik / din bilimsel davasını siyasi iktidarın rıza üretme çabalarına feda ettiği yönündeki eleştiriler ağırlık kazanmaktadır. Siyasetin dünyevi / dünyevi getirileri olan AKP'li belediyelerden konferans başına alınan 127 bin TL gibi yüksek ücretler, menajerlik, ajans komisyonları ve lüks yaşam konforu, onun "ücret istemeyenlere uyun" (Yasin Suresi 21. Ayet) şeklindeki Kur'an buyruklarını ihlal etmesine ve dinden ticari kazanç devşirmesine yol açmıştır. Siyasetin ve dünyevi gücün getirisi ile dinin uhrevi / ahirete ait getirileri çatıştığında, Meriç’in iktidarla olan ilişkisini korumak adına dinin en kesin naslarından / kesin hükümlerinden olan faiz / tefecilik yasağını dahi dejenere etmeye / yozlaştırmaya çalıştığı öne sürülmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın faizin kesin haramlığına dair açıklamasına rağmen "enflasyon / paranın değer kaybetmesi oranındaki faizin helal olabileceği" yönünde fıkhi / fıkhi bükmelere girişmiş ve "bütün içecekler şarap olsa şarap helal olurdu" gibi fecaat / olağanüstü kötü çıkarımlarla dünyevi kapitalist / anamalcı düzeni dinen aklamaya çalışmıştır. (altay cem meriç - sayfa 14 - ekşi sözlük.pdf, s. 11-12; altay cem meriç - sayfa 13 - ekşi sözlük.pdf, s. 1)

Aynı şekilde, AK Parti hükümetinin İsrail ile olan ticari ilişkilerini ve petrol sevkiyatını "reelpolitik / gerçekçi siyaset" kılıfıyla savunması, ticarete karşı çıkan ihlaslı Müslümanları ise "İran ajanı / işbirlikçi" olmakla yaftalaması, dünyevi güce ve siyasi otoriteye / yetkeye yaranma çabasının dinin adalet ilkesinin önüne geçtiğini göstermektedir.

İnsan psikolojisinin / ruh biliminin verilerine göre analiz / çözümleme edildiğinde, onun bu davranışı, güçten ve muktedirden / iktidar sahibinden yana konumlanarak kendi narsistik / özsever güvenlik alanını tahkim etme / güçlendirme dürtüsünden kaynaklanmaktadır. Devlete ve otoriteye karşı boyun eğen bu psikoloji, onu dünyevi adaletsizlikler, yolsuzluklar ve Ensar Vakfı gibi dinsel / toplumsal skandallar karşısında tamamen dilsiz / sessiz kılmaktadır. (altay cem meriç - sayfa 14 - ekşi sözlük.pdf, s. 1; altay cem meriç - sayfa 11 - ekşi sözlük.pdf, s. 12; altay cem meriç - sayfa 11 - ekşi sözlük.pdf, s. 1)

Siyasi erkin / gücün dünyevi imkanlarından faydalanan bir tebliği / din anlatımı faaliyeti, zamanla iktidarın günahlarını aklayan ve dini sadece bir rıza üretme mekanizmasına / işleyişine indirgeyen bir aparata / araca dönüşmektedir.

Dinin uhrevi / ahirete ait adalet ve hakikat mesajının, siyasetin pragmatik / faydacı ve dünyevi çıkarlarına kurban edilmesi, inançlı kitlelerin samimi duygularını sömüren en büyük teolojik / din bilimsel riyakarlıktır.


" Kitap taramada, bilgi derlemede ve özet çıkarmada yapay zeka / yapay zeka gibi teknolojik imkanları kullandığı halde bunlardan hiç bahsetmeyişi ve bu durumu fark edenlere karşı sessiz kalışı " meselesi irdelendiğinde, entelektüel / aydın bir illüzyonun / sahte görüntünün nasıl inşa edildiği ortaya çıkmaktadır.

Eleştirmenler, Altay Cem Meriç’in yüzlerce kitaba atıfta bulunarak yaptığı reddiye / karşı tez videolarının arka planında ciddi bir hazır bilgi kopyacılığı ve yapay zeka / yapay zeka kullanımı olduğunu deşifre etmiştir.

Özellikle Celal Şengör veya Diamond Tema gibi popüler seküler / dünyevi isimlerin iddialarını çürütürken YouTube transkript / konuşma dökümü özelliğinden ve ChatGPT gibi yapay zeka / yapay zeka modellerinden yararlandığı; "Ver yapay zekaya Celal'in konuşmalarını, bunların tutarsızlığını bul de, karşı argümanları / kanıtları çat çat listelesin" mantığıyla içerik ürettiği savunulmaktadır.

Meriç'in, kitapları gerçekten okuyup hazmetmek yerine sadece "dipnot başlıklarından" (dipnot / kaynak göstergelerinden) veya "öğrenmeyi öğrenmek" gibi pratik kopyalama yöntemlerinden beslendiği, bu sebeple atıf yaptığı otuz farklı dildeki felsefeci veya bilim insanının adını dahi doğru telaffuz / söyleyiş edemediği belirtilmektedir.

(altay cem meriç - sayfa 10 - ekşi sözlük.pdf, s. 11; altay cem meriç - sayfa 6 - ekşi sözlük.pdf, s. 11; altay cem meriç - sayfa 14 - ekşi sözlük.pdf, s. 2; altay cem meriç - sayfa 13 - ekşi sözlük.pdf, s. 12)

Bu teknolojik kopyacılığı ve yapay zeka / yapay zeka desteğini fark eden Ekşi Sözlük yazarlarının onun kitaplarındaki el yazısı notlarını dahi ss / ekran görüntüsü alıp envanterini / dökümünü çıkararak deşifre etme çabalarına karşı Meriç, derin bir sessizliğe bürünmektedir. Bu sessizliğin temel sebebi, yapay zeka / yapay zeka desteğini kabul etmesinin onun bağlıları nezdindeki "olağanüstü her şeyi okuyan dahi dindar hekim" karizmasını / çekiciliğini tamamen yerle bir edecek olmasıdır. Psikolojik olarak "akademik yetersizlik ve dürüstlük krizi" yaşayan Meriç, bu somut teknik eleştirileri doğrudan "İslam düşmanlığı, bana operasyon çekiyorlar" diyerek çarpıtmakta ve muhafazakar tabandaki mağduriyet akçesini / parasını işletmeye devam etmektedir. (altay cem meriç - sayfa 13 - ekşi sözlük.pdf, s. 13; altay cem meriç - sayfa 2 - ekşi sözlük.pdf, s. 19; altay cem meriç - sayfa 11 - ekşi sözlük.pdf, s. 12)

Modern teknolojinin sunduğu hızlı özetleme ve transkript / konuşma dökümü çıkarma imkanlarını kendi entelektüel / aydın birikimiymiş gibi sunmak, bilgi çağının ürettiği sahte dahi portrelerinin en belirgin taktiğidir.

Kitapları sindirerek okumak yerine yapay zeka / yapay zeka algoritmaları / çözüm yolu sırasına dayalı yöntemler ile derlenen hazır şablonları felsefi / bilgi sevgisi bir derinlikmiş gibi pazarlamak, kitlelerin okuma ve sorgulama tembelliğini sömüren entelektüel / aydın bir şarlatanlıktır.


DİPNOTLARI

  • Ekşi Sözlük. (2021-2026). "altay cem meriç" başlığı yazar yorumları. Ekşi Sözlük Arşivi. 100 Entrylik sayfa üzerinden
    • altay cem meriç - ekşi sözlük.pdf, s. 2-3
    • altay cem meriç - sayfa 2 - ekşi sözlük.pdf, s. 19
    • altay cem meriç - sayfa 3 - ekşi sözlük.pdf, s. 2
    • altay cem meriç - sayfa 6 - ekşi sözlük.pdf, s. 11
    • altay cem meriç - sayfa 8 - ekşi sözlük.pdf, s. 14
    • altay cem meriç - sayfa 10 - ekşi sözlük.pdf, s. 11
    • altay cem meriç - sayfa 11 - ekşi sözlük.pdf, s. 1, 12, 14
    • altay cem meriç - sayfa 12 - ekşi sözlük.pdf, s. 4, 9
    • altay cem meriç - sayfa 13 - ekşi sözlük.pdf, s. 1, 2, 12, 13
    • altay cem meriç - sayfa 14 - ekşi sözlük.pdf, s. 1, 2, 11, 12, 14

 

 

  KAYNAKÇA

  • Ekşi Sözlük. (2021-2026). "altay cem meriç" başlığı yorumları. Sayfa 100 Entry üzerinden 1-15.  
  • Meriç, A. C. (2026). Ekşi Sözlük Yorumları ve Analizi / Çözümlemesi. Ankara: Ekşi Sözlük Arşivi.

ZAMANIN VE GÜCÜN AYRIÇINDA BİR GELECEK PROJEKSİYONU: ALTAY CEM MERİÇ'İN 10 VE 20 YIL SONRAKİ OLASI TEOLOJİK-SİYASAL YÖRÜNGESİ

" Altay Cem Meriç'in kişilik yapısı, çocukluk dönemi ve gençlik acıları gelecekteki konumunu nasıl şekillendirecektir " sorusu, onun tıp eğitiminden kelam apolojisine / din savunmasına uzanan hayat hikayesinde gizlidir. Çocukluğu Ankara Demetevler'de geçen Altay Cem Meriç, üniversite / yükseköğretim yıllarını Konya Meram'da kalarak tamamlamıştır. Psikolojik / ruh bilimsel veriler ışığında analiz / çözümleme edildiğinde, onun gençlik yıllarında sol / solcu ve ortamcı çizgilere kayması, ardından derin bir varoluşsal / yaşamsal boşluk yaşayarak alkol alması ve bu dönemi daha sonra "ateistlik / tanrısızlık" olarak adlandırması, onda bir aidiyet ve kabul görme travması / ruhsal darbe yaratmıştır. Kendisini en çok sevindiren şey, entelektüel / aydın tartışmalarda rakiplerini "tokatlayarak" müridleri / bağlıları tarafından övülmek ve "kâfir bükücü" olarak kutsanmaktır; onu en çok üzen şey ise bilimsel / bilimsel veya mantıksal yetersizliklerinin yüzüne vurulmasıdır. Bu ruh hali, onda klinik / hastaneye ait düzeyde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu yani DEHB / ADHD ile birleştiğinde aşırı hırslı, dürtüsel / içtepisel ve grandiyöz / büyüklük hezeyanlarına sahip narsist / özsever bir karakter ortaya çıkarmaktadır.

Bireyin geçmişindeki kimlik karmaşasını aşmak için geleneksel dogmalara / inançlara aşırı bağlanması, gelecekte daha sert ruhsal kırılmalara yol açabilir.

Altay Cem Meriç'in sürekli olarak kendisini mutlak hakikatin / doğrunun tek temsilcisi olarak konumlandırması, onu gelecekte takipçileriyle bizzat çatışacağı bir yalnızlığa sürüklemektedir.

" Gelecekte Altay Cem Meriç'in muhafazakar gençlik üzerindeki etkisi ve 'pir' olma hayal dünyası nasıl bir boyuta ulaşacaktır " sorusu çerçevesinde, onun geçmişte beraber yayın yapan arkadaşı Uğur Güzel'in ifşaatları / açıklamaları dikkat çekicidir. İddialara göre Altay Cem Meriç, yakın çevresine "Ben gençler kazanıyorum, bu gençler gelecekte mevki makam / yüksek konum sahibi olacaklar ve ben hepsinin piri / lideri olacağım" diyerek uzun vadeli bir iktidar ve nüfuz / etki hayali kurmaktadır. Ancak Ekşi Sözlük yazarlarının öngörülerine göre, 10 yıl veya 20 yıl sonra bu genç kitle olgunlaştığında ve popüler kültürün tüketim hızı her şeyi eskittiğinde, bu rüzgar tersine dönecektir. Tıpkı geçmişte Nurcuların veya Sözler Köşkü gibi yapıların gençleri cezbedip zamanla etkisini yitirmesi gibi, Altay Cem Meriç de popüler bir tüketim nesnesi / eşyası haline gelerek çekirdek fan / fanatik kitlesi dışında marjinalleşecektir / sıradanlaşacaktır.

" Altay Cem Meriç'in 10 yıl sonra siyasi iktidarla ilişkileri ve devlet bürokrasisindeki / işleyişindeki olası konumu ne olacaktır " sorusuna giriş yapıldığında, onun AK Parti iktidarının "kültürel iktidar" vizyonunun / ileri görüşünün dijital / sayısal bir neferine dönüştüğü gerçeğiyle karşılaşırız. Çorum gibi muhafazakar belediyelerden konferans başına aldığı 127 bin Türk Lirası gibi yüksek ücretler ve İletişim Başkanlığı ile kurduğu gizli dirsek temasları, onun gelecekte bağımsız bir araştırmacı olmaktan ziyade resmi bir ideolog / düşünce sistemcisi olacağını göstermektedir. Yazarlar, onun 20 yıl sonra aktif / etkin siyasete atılması durumunda potansiyel / olası bir cumhurbaşkanı adayı veya milletvekili olabileceğini dahi ironik / alaycı bir şekilde öngörmektedir. Ancak bu durum, devlet büyüklerini tenkit / eleştiri etmekten özenle kaçınan, İsrail ile yapılan ticarete ses çıkaran ihlaslı / samimi Müslümanları "İran ajanı / vekili" olmakla suçlayan pasif / edilgen görüntüsünün bir bedeli olarak, onun entelektüel / aydın itibarını tamamen yok edecektir.

Siyasi iktidarın dünyevi nimetleriyle beslenen bir tebliğ / din anlatımı faaliyeti, nihayetinde kendisini sarayın ve devletin resmi bültenine dönüştürerek teolojik / din bilimsel meşruiyetini yitirir.

" Gelecekte Altay Cem Meriç teolojik / din bilimsel açıdan hangi çizgiye savrulacaktır " başlığı irdelendiğinde, Ekşi Sözlük pasajlarında üç temel gelecek senaryosu öne çıkmaktadır:

  • Hadis İnkarcısı ve Reformist / Yenilikçi Çizgi: Hadisleri ve geleneksel fıkıh / hukuk kurallarını modern hayata uydurmak amacıyla tevil / yorumlama yoluna gitmesi, faiz / tefecilik konusunda "enflasyon oranındaki kredinin helal olabileceği" veya "tüm içecekler şarap olsa şarap helal olurdu" gibi Ehl-i Sünnet usulüne aykırı marjinal / sıra dışı fetvalar vermesi, onun gelecekte Edip Yüksel, Yaşar Nuri Öztürk veya Caner Taslaman gibi geleneği budayan bir "reformiste / yenilikçiye" dönüşeceğini işaret etmektedir. Yazarlar onun adım adım "hadis inkarcısı bir reformist" olmaya doğru koştuğunu iddia etmektedir.
  • Cemre Demirel Benzeri Radikal / Köktenci Bir Geri Dönüş: İnanmadığı şeyleri savunmak için kendisini felsefi / bilgi sevgisi olarak kasan narsistik / özsever yapısının ve "eski ateistlik" iddiasının yarattığı içsel çelişkilerin bir gün patlak vereceği; tıpkı Cemre Demirel gibi keskin bir dönüşle tekrar deizm / yaradancılık veya ateizm / tanrısızlık çizgisine kayarak müridlerini / bağlılarını derin bir şoka uğratacağı tahmin edilmektedir.
  • Mesihlik / Kurtarıcılık veya Mehdilik / Kurtarıcılık Sanrıları: Çevresinde kümelenen sığ ve fanatik / bağnaz gençlerin durmaksızın kendisini övmesi ve "asrın müceddidi / yenileyicisi" olarak görmesiyle güç zehirlenmesi yaşayacağı; gelecekte aklını yitirerek kendisini Mehdi / kurtarıcı veya Mesih / kurtarıcı ilan eden Hasan Mezarcı veya Harun Yahya / Adnan Oktar benzeri karikatürize / alay konusu bir tarikat / cemaat liderine dönüşeceği de güçlü bir olasılık / ihtimal olarak dile getirilmektedir.

Hakikati aramak yerine, var olan inanç şablonlarını teknolojik kopyacılık ve yapay zeka yardımıyla savunmaya çalışmak, bireyin felsefi / bilgi sevgisi derinliğini zamanla tamamen çürütecektir.

Gelecekte Altay Cem Meriç’in bu topraklardaki geleneksel İslam algısına getireceği "eksen kayması / yön değişimi" ise bazı destekçileri tarafından olumlu bir hamle / girişim olarak görülse de, muhalifleri onun sığ bir "Cihsal İslam / modern petrodolar destekli sünni radikalizm" projesinin aparatı / aracı olmaktan öteye gidemeyeceğini ve eninde sonunda tarih sahnesinden silinip unutulacağını savunmaktadır.


APA DİPNOTLARI VE KAYNAKÇA

  • Ekşi Sözlük. (2021-2026). "altay cem meriç" başlığı yazar yorumları arşiv verileri. Ekşi Sözlük Arşivi.
    • altay cem meriç - sayfa 2 - ekşi sözlük.pdf, sayfa 604, 605, 626, 627.
    • altay cem meriç - sayfa 3 - ekşi sözlük.pdf, sayfa 654, 729.
    • altay cem meriç - sayfa 5 - ekşi sözlük.pdf, sayfa 821.
    • altay cem meriç - sayfa 7 - ekşi sözlük.pdf, sayfa 921.
    • altay cem meriç - sayfa 8 - ekşi sözlük.pdf, sayfa 990, 1035.
    • altay cem meriç - sayfa 10 - ekşi sözlük.pdf, sayfa 112.
    • altay cem meriç - sayfa 11 - ekşi sözlük.pdf, sayfa 127, 166, 171, 199, 200, 230.
    • altay cem meriç - sayfa 12 - ekşi sözlük.pdf, sayfa 258, 273, 297, 311, 315, 333, 334, 335, 340.
    • altay cem meriç - sayfa 13 - ekşi sözlük.pdf, sayfa 364, 376, 383, 384, 385, 386, 391, 395, 402, 403, 416, 461.
    • altay cem meriç - sayfa 14 - ekşi sözlük.pdf, sayfa 443, 447, 477, 482, 506, 590, 866, 869, 870.
    • altay cem meriç - sayfa 15 - ekşi sözlük.pdf, sayfa 595.

Önemli Hatırlatma: Bu analiz ve çıkarımlar tamamen Ekşi Sözlük platformunda yer alan kullanıcı yorumları ve iddiaları çerçevesinde derlenmiştir; herhangi bir mutlak nesnel / tarafsız gerçeği ifade etmeyip, söz konusu kaynaklardaki sübjektif / öznel görüşlerin bir dökümüdür.

İlgili Konular: Altay Cem Meriç'in fıkhi bükmeleri ve faiz tartışması, Uğur Güzel ile olan yayın ortaklığının bozulma iddiaları, Diamond Tema ve Sinan Canan ile gerçekleştirdiği canlı yayınlar ve sonrasındaki internet kavgaları.

 

Not: Bazen Büyük Dosyaları tarayıcı açmayabilir...İndirerek okumaya Çalışınız.

Benzer Yazılar

Yorumlar

Çok Eski Yazılarımızdan

Arşivden yazılar getiriliyor...