Kayıtlar

Domuzlar Hakkında Düşünceler

      "Her şey yerli yerince..." “Alıntı” 1- Dağdaki Domuzun Bir Ülkeye Ne Faydası Vardır? Bilindiği gibi atasözümüze giren “ Adam öyle varlıklı ki dağda bir domuzu eksik” Bu deyimin ne anlama geldiğini Avgünü dergisinin.1997 tarih ve 7. sayısında açıklamıştık. Bu açıklamamızı özetlersek; Dağın, Anadolu’nun kırsal alanların da orman anlamına geldiğini, ormanın oluşmasında domuzun önemli bir rol oynadığını, bu sebepten “ orman çiftçisi “ dendiğini, domuz olmayan ormanların iyi gelişmediğini anlatmıştık. Diğer bir ifade ile bir kişinin zenginliğinde orman varlığının eksikliğini ifade etmek için bu atasözü söylenmiştir (1). Bir ülkenin doğal zenginliğinin başında orman varlığı gelmektedir. Orman sadece yaban hayatının varlığını değil ülkelerin yaşanır olmasının da belli başlı sebebidir. Nasıl ki verimli ve canlı bir toprağın göstergecisi içerisindeki solucan ve diğer canlılar ise, ormanın zenginliği de içerisinde barındırdığı yaban domuzu ve diğer varlıklar ile değerle

DÜŞÜNCE VE EDEBİYATTA MERKEP TİPOLOJİSİ...ÖVGÜ VE YERGİ

    Yazan: Ca’fer Kumeyha */Çeviren: Yusuf Tercüman/El-Müctem’a Dergisinden Merkep bir kez geçtiği yolları bile unutmaması hasebiyle yol gösterici olarak bilinir. Merkep farklı cihetlerden bakılarak hem yerilmiş ve hem de övülmüştür. Merkebi binek olarak beygire tercih edenler bile olmuştur. Bunlardan birine merkebe binme hakkında sorulduğunda şöyle demiştir: Kahrı en az yardımı en çok olan hayvan merkeptir. Öte yandan bir bedevi yergi babından şöyle der: Merkep aşağılıktır, utanç kaynağıdır, ne kanı keser, ne mihir olur, sesiyse seslerin en kötüsüdür. Merkep, Buhari ve Müslim’de geçen bir hadise şöyle konu olur: “Başını imamdan önce kaldıran kimse Allah’ın onun suretini bir merkep suretine çevirmesinden korkmaz mı!” Bu hadis suret dönüştürmenin (mesh) cevazına bir delildir. Meshe şiddetli gazap neden olur. Allah Teala bu konuda şöyle buyurmuştur: “De ki Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size söyleyeyim mi? Allah kime lanet ve gazap etmiş, kimden maymunlar, domuzlar

EMEVÎLER DÖNEMİNDE BÎR İKTİDAR MÜCADELESİ ÖRNEĞİ...ABDULLAH B. ZÜBEYR (622-692)

  Prof. Dr. İrfan AYÇAN Biyografi: Abdullah b. Zübcyr Medine’de doğdu. Babası, Zübeyrb. Avvâm, an­nesi Esma binti Ebî Bekir’dir. Abdullah, Medine’de hicretten sonra mu­hacirler arasında doğan ilk çocuktur. Bazı bilgiler onun hicret senesinde doğduğunu belirtirken [1] bazdan da hicretten yirmi ay veya iki yıl sonra dünyaya geldiğine işaret eder [2] . Ama bizzat kendisinin ve İbn-i Abbas’ın verdiği bilgiler birinci görüşü doğrular niteliktedir [3] . Medine’ye hicret ettikleri vakit, müslümanlar arasında Yahudilerin kendilerine sihir yaptıklan, dolayısıyla çocuklarının olmayacağı görüşü yayılmıştı; Abdullah’ın doğumu ile Medine günlerce bu görüşün ve iddia­nın yanlışlığının ortaya çıkmasının sevincini yaşadı [4] . Annesi Esma onu Hz. Peygamber (S.A.V.)’e gelinmişti. Resulullah (S.A.V.), onu kucağına aldı, dua etti, sevdi ve adını Abdullah koydu [5] . Hicretin beşinci yılında meydana gelen Hendek savaşında babası Zübeyr b. Avvam onu savaş alanına getirmişti. Muhaddisler Abdullah