Kayıtlar

Kayıt Düşmezler

Resim
Zincirler zülüfleri  Bir öpücükle avlarmış teni Bağra kan koymuş Sığınacak beden bulamasın Yetmez Hâle tedbir akıl  mı bırakmış Göz yaşları kurutmuş iç demi Suçu  nedir? Sızlayıp inleyenin Virane yazdırmış divana deli Dumansız ateşi yok mu  sandınız Ümitsiz aşkın eni sonu belli Kavuşmak mı.. olur  bir  pişmanlık Zavallı devasız …zormuş işi demeyin Nasıl olsa mecnuna kayıt düşmezler Sürgün etmeli ya da öldürmeli Bin yıl olsa ömrü, onsuz neylesin İsmail Hakkı Altuntaş

Cânân İklîminin Güllerinin Bâğı Göründü

Resim
  Mef’ûlü mefâîlü mefâîlü feûlün Cânân iklîminin güllerinin bâğı göründü Dost iklîminin lâlesinin dâğı göründü Envâr-ı Muhammed doğuban tuttu cihânı Şakku’l-kamerün mu’cize barmağı göründü Ya'kûb’a bugün Yûsuf'ının kokusı geldi Eyyûb’a dahi sıhhatinin çağı göründü Kaygı gecesi geçti kamu kalmadı korku Vuslat gününün gündüzünün ağı göründü Şemsî yine aşkıyla bugün vecde erişti. Var-ise hayât âbının ırmağı göründü

Sadaka Taşları...İnfak ve Zerafet

Güzel İsimler

Resim
 

Ömer Gürânî’nin Terceme-İ Müntehab Min Fütûhât-I Mekkiyye Adlı Eserinin Yeni Harflere Çevirisi

SIRR-I MEKTÛM-U MAHTÛM (Üzeri Mühürlenmiş Gizli Sırlar)

بســـم الله الرحمن الرحيم الحمد لله رب العالمين والصلاة والسلام على رسولنا محمد وعلى اله وصحبه وسلم اجمعين   SIRR-I MEKTÛM- U MAHTÛM    (Üzeri Mühürlenmiş Gizli Sırlar)   Sırr-ı Mektûmu toplayan ve üzerine Allah Teâlâ tarafından mühür vurulan zarftır. İmâm-ül Evliyâ ârif-i billâh Ebû Abdullah Muhammed b. Ali b. Muhammed b. Ârab-î, et-Tâî, el-Hâtimî, el-Endülûsî, Şeyh-ül Ekber Muhyiddin Kaddese’llâhü sırrahu’l-aziz buyurdu ki ;  Ya Rabb’i Sana arz ve şükrân ettim. Makam-ı celâletin pek büyüktür. Ya Rabb’i açıkladığım bu şükrân ve sevinci kalbimde kabul etti.  Kalbî sıkıntılarla beraber yakınlaşmana, zât-ı azîmu’ş-şânın kalbe sığmasından oluşan ferah ve sevince hayret ederim.  Fakat hakîkâtler, gece gündüz âmâ’da gizli olduğu halde kalbimde ilâhi vücud denizinde keşfine hayran kaldım. Asıl ve safî nûr olan Hakk uzaktan görülen hayal gibi cisimlerin yerine geçen ve yerinde durmayan bir nur verdin. Cesedimin nuruna şaşırmıyorum da, yalnız kalbdeki